• 25 Kasım 2017

Kurumsal

60. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 17 HAZİRAN 2011


60. BURSA KENT KONSEYİ TOPLANTISI (17 Haziran 2011)
“FATİH SULTAN MEHMET BULVARI NASIL OLMALI?”

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, çok değerli konuklar hızlı bir şekilde canlı ve sıkıcı olmayacak tarzda konularımıza geçeceğiz. İzleyeceğimiz yol şöyle; Bursa Büyükşehir Belediyemizin, Fatih Sultan Mehmet Bulvarında yapmak istediği, yapacağı bazı işler, yatırımlar var. Bunlarla ilgili yapılmak istenilenler, planlananlar veya düşünülenler noktasında Bursalılar bilgilendiriliyor. İnternetteki Büyükşehir Belediyesi sitesi vasıtasıyla, bilgilendirme ve bazı görüşler ortaya koyuluyor, Bu noktada da Bursa Büyükşehir Belediyesinin yöneticileri Bursa Kent Konseyinin de görev alanı içinde olan bu konuda Bursa Kent Konseyi ile işbirliği yaparak kentimizde insanımızı ilgilendiren bir konuda belediyenin yapacağı bir yatırım ile ilgili görüş ve düşünceler ortaya konulacak. Bugün burada Nilüfer Kent Konseyimizin de önemli bir katkısı var. Nilüfer Kent Konseyimizin yöneticilerine de, idarecilerine de, katılımcılarına da teşekkür ediyoruz. Bursa önemli bir dünya kenti. Bursa’nın kurumları ve kuruluşları da önemli, üst düzey ve kaliteli olmalı, olmak zorunda. Hepimiz üzerimize düşen görevleri yapmalıyız. Bursa Kent Konseyi hakkında size çok kısa bazı bilgiler verelim. 6 çalışma ofisimiz, 33 çalışma grubumuz ve Yürütme Kurulumuzla birlikte iki yılda 2.000 etkinlik yapan, Türkiye’nin en güçlü, en aktif, en dinamik Kent Konseyi. Bir Bursa markası. Nilüfer Kent Konseyi de geçmişten gelen başarılı çalışmalarıyla önemli bir yer edinmiş. Bursa Kent Konseyi Bursa Büyükşehir Belediyesinin ve Belediye Başkanı Sayın Recep ALTEPE’nin ciddi katkı ve destekleri ile Türkiye’nin önde gelen, örnek alınan bir kent konseyi haline gelmiştir. Bu, Bursa için önemlidir. Bursa’nın bir marka kent olması için hepimiz üzerimize düşen görevleri yapacağız. Tabi ki kent konseyleri demokratik yapılanma içinde önemli bir yere sahip. Kent konseylerinin çalışması diğer illere, ilçelere iyi örnek olması iyi bir çizgi yakalaması gerekiyor. Bir kere belediyelerle uyum içinde olunması gerekiyor, teslim olunmayacak ama uyum içinde olunacak. Ve biz bugüne kadar kent konseyinde herkese ve her kesime açık olmayı kendimize hedef yaptık ve bu noktada çalıştık. Toplumsal denge çizgisi anlayışıyla insanlarımızın kent konseyini sahiplenmesi noktasında hiçbir zaman için dayatma, kısıtlama gibi davranışlar içinde olmadık, bir demokrasi platformu olarak görüyoruz kent konseylerini. Çeşitli görüş ve düşünceler nereden olursa olsun toplumsal örgütlerin, sivil toplum örgütlerinin, akademik birimlerin, resmi kurumların gelip düşüncelerini belirtmeleri gerekir. Kent konseyleri Türkiye’nin idari yapılanmasında yeni bir kavramdır. Kent Konseyleri gücünün bilincinde olmak zorundadır. Bu imkânları iyi değerlendirmek iyi örnekler vermek zorundayız. Bursa Kent Konseyi de çalışmalarını bu anlayışla devam ettirmektedir. Ancak bizim Bursa Kent Konseyi olarak olmazsa olmazımız demokrasi, insan hakları ve özgürlükler. Bu noktada her zaman için taraf olduk bundan sonra da taraf olacağımızı açıkça belirtmek istiyorum. Yaptıklarımızı anlatmaktan ziyade hemen konulara geçmek isterim. Ancak bir konuda açıklama yapmak istiyorum. Sayın yazarımız Osman GÜRÇAY burada mı acaba?

Osman GÜRÇAY:
Buradayım efendim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, kendisine teşekkür ediyoruz, davet ettik icabet ettiler. Bugün bir yazısı var kendisinin Kent Gazetesi’nde. Biraz izaha muhtaç, yani hileli bir durum gibi bir yorum yapmış yazısında, bizi rahatsız etti. Ben telefon açtım kendisine, Bursa Kent Konseyi hiçbir zaman için hileli yaklaşımlar, çalışmalar içinde olmaz, olmadı. Eğer isterse kendisi bu noktada açıklama yapabilir, yapmasında da fayda var diyorum ve hemen konumuza geçiyoruz. Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Bayram VARDAR ve Etüd Proje Daireler Başkanlığı’nın çalışanları, yöneticileri de buradalar. Şimdi öncelikle Bursa Büyükşehir Belediyemizin ne yapmak istediği, neyi planladığı noktasında öncelikle sözü belediyenin en yetkililerine vermek istiyoruz. Onları bir dinleyelim diyoruz. Evet, Büyükşehir Belediyemizden Sayın Bayram VARDAR, buyurun.

Bayram VARDAR (Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı):
Sayın Başkan, Çok Değerli Divan, Çok Kıymetli Katılımcılar, Değerli Hemşerilerim, başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Recep ALTEPE adına ve şahsım adına herkesi saygı ile selamlıyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa’nın ana arterlerinde yoğun çalışmalarımız devam ediyor. Atatürk caddesinde cephe ve sokak düzenlemelerine yönelik çalışmalarımız Cumhuriyet Caddesi ile devam ediyor. Daha önceki dönemlerde Kayhan Caddesi’nde yaptığımız çalışmalar ve projelendirmesini bitirdiğimiz ki bu çalışmaların çoğu sit alanlarından oluşuyor, koruma kurullarına onaylattığımız çalışmalar. Ve akabinde peyderpey kamu ihale kanununa göre gerçekleştirdiğimiz ihaleler neticesinde uygulamaya başlamış olan çalışmalar. Bunlar özelikle Cumhuriyet Caddesi ile beraber önümüzdeki dönemde Fevzi Çakmak Caddesi, Osmangazi Caddesi, Hisar’da bir de ana arterlerimizde devam edecek. Büyükşehir Belediyemizin sorumluluğunda bulunan diğer önemli bir ana arter de hiç şüphesiz Fatih Sultan Mehmet Bulvarı. Bu bulvarımız çeşitli yıpranmalardan oluşan ve pek çok sorunu içinde barındıran bir hal almış durumda. Biz yaklaşık 50 metre genişliğinde ve 2.3 km uzunluğundaki bulvarda birçok sorun tespit ettik. Bu sorunları irdeledikten sonra hep birlikte arkadaşlarımızla bir sonuca gitmekten öte, bunları en önemli paydaşımız hemşerilerimizle paylaşalım istedik. Biz dayatma veya buyur etmeden, hep birlikte bir sonuca gitmenin anlayışıyla bunu web sitemizde paylaşalım istedik ve ortaya koyduğumuz şey ise bir projeden öte, fikirlerimizi içeren bir sunumlar manzumesi. Burada üç tane öneri konsept proje ortaya koyduk. Bu üç konsept projenin sunumunu, arzını yaptıktan sonra insanların, dileyenlerin önerilerini de aldığımız bir butonumuz oluştu web sitemizde ve onlarca, yüzlerce, katılımcı da oldu. Böylece bizi aydınlatan projenin grafik yapısını, grafiğini, tasarımını oluşturacak ciddi veriler elde ettik. Konuya bu çerçeveden bakmamız gerekir diye düşünüyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak diğer bütün projelerimizde de aynı mantığı güden bir anlayışla sonuca halkımızla, hemşerilerimizle beraber gitmek istiyoruz. FSM’de de aynı düşünceyle yol aldığımızı özelikle ifade etmek istiyorum. Dediğim gibi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı; Beşevler, İhsaniye, Ataevler, Fethiye ve Bağlarbaşı konut yerleşimlerinden ve kent insanı arasındaki popülerliğinden ötürü yoğun bir yaya ve araç trafiği ile karşı karşıya bulunmakta. Bulvarın yol kesit ve frenlemeleri on ayrı uygulamalı İmar planıyla ilgili mevzuata uygun olarak oluşturulmuş durumda. Hali hazırda yerinde 1980’lerde oluşmuş bir grafik yapı var, Projelendirme sürecimiz öncelikli olarak söylediğim gibi alanı ve çevre ile olan ilişkilerini incelemek şeklinde başladı. Proje alanına barındırdığı fırsat ve potansiyelleri tespit etmek ile devam ettik. Bu mevcut potansiyelin hayat görmesi için önümüzdeki sorunları tespit ettik. Bu sorunlara yönelik olarak çözümleri katılımcılık esasına dayalı olarak ortaya koymak istiyoruz. Projelerin doğru ve nitelikli biçimde hayata geçirilecek şekilde hazırlanacağını bu toplantılardan sonra hayata geçireceğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim bu bölgenin ana arterinde 6 tane önemli sorun tespit ettik. Bunlar ulaşım, trafik düzensizliği ve parklanma, yaya güvenliğini tehdit eden unsurlar, zemin bozulmaları ve farklılıkları, farklı kodlar var biliyorsunuz özellikle yolun ortalarında farklı kodlarda oturan taşıt istikametleri var. Orta refüjün etkin ve estetik kullanılmaması yine önemli bir sorun, aydınlatma eksikliği mevcut. Aydınlatma elemanları, şehir mobilyalarında ciddi fiziksel bozulmalar, yıpranmalar, yanmayan aydınlatma elemanları var. Dediğim gibi Bursa her ne kadar tek merkezli bir şehir olsa bile FSM’ye bunu yapmaya hakkımız yok. Trafik düzensizliği ve parklanma ile ilgili sorunlarımız zaten bütün şehrimizde de benzer ana caddelerimizde benzer sorunlarımız var, burada da yoğun bir şekilde kendini gösteriyor. Bunlarla ilgili ciddi sorunlardan bazıları yaya güvenliğini tehdit eden hususlar, bisiklet yolu ve taşıt yolunun ayrımlı olmasına rağmen bisiklet yolunun taşıtlar tarafından işgalinin engellenmesi için konulan bariyerler, korkuluklar. Yaya güvenliğinin ihlal edildiği birçok nokta var. Yaklaşık 20–30 yıllık çınarların büyümelerinden dolayı zemine müdahalesi, zaten o yılların mali imkânları nedeniyle yaya kaldırımı da asfaltla geçiştirilmiş ve asfalt zemin zamanla bozulmuş. Mülk sahiplerinin veya oradaki kiracıların kullanımındaki yola cepheli olan yapılara yaptığı müdahaleler var. İşgal edilen ön bahçe kısımları ve hatta kaldırımlara taşan uygulamalar, farklı kotlardan doğan müdahaleleri bulunmaktadır. orta refüjün etkin ve estetik kullanılmaması da zaten bir peyzaj alanı şeklinde düzenlenmiş olmasına rağmen kentliyi çeken, kentlinin tasarım zevkini çok ilgisini çekmeyen bir uygulama var refüjün orta refüjdeki peyzaj uygulaması, bunu ele almak gerektiğinin tespitiyle buna dikkat çekiyoruz. Aydınlatma eksikliğini de demin ifade ettiğim gibi biz konuşmamın başında da söylediğim gibi burada kesinlikle bunu bir sonuç gibi görmemek lazım. Dediğim gibi burada biz bir sonuçtan öte zaten bir kesin bir proje veya uygulama projesi değil bir konsept ve bu konsepte biz özellikle yataydaki kullanım kesitteki kullanımı kentin gece algılamasında bulvarı gece algılamasındaki eksikliğine yaya - taşıt ilişkilerinin düzensizliğine dikkat çekip bu hususlarda kullanıcıların, kentlinin özellikle birinci elden bulvarı kullanan kişilerin düşüncelerini aslında almak istedik, yoklamak istedik. Çünkü tarihi mekanlarda özellikle bizim cadde, sokak düzenleme çalışmalarımız, tarihi mekanlarda oluyor. Bu şekilde yeni oluşmuş, kentin yeni alanlarında bir kentsel düzenleme, kentsel tasarım detayında bir uygulama şimdiye kadar olmuş değil. Sit alanlarındaki düzenlemelerle kültür ve tabiat varlıklarının standartları belli zaten. Yapılabilir hususlar 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında da tanımlanmış. Ancak böyle yeni oluşan kent parçası diyelim buradaki düzenlemeyi bu yeni bulvardaki bozulmadığını nasıl birlikte organize ederiz şeklinde bir konsept proje var. Bu konsept projede dediğim gibi yaya ve trafik ilişkisini ele alan kesitlerimiz oldu. Bu ana cadde 2.3 km kadar mesafelik ana bulvarda birkaç tespit ettiğimiz nokta var. Bunlardan bir tanesidir bu. Diğeri de bu nokta. Bu noktalara yönelik 3 tane alternatiften oluşan konseptimiz var. Bunlarda dediğim gibi gerek aydınlatma elemanları, gerek zemin malzeme ilişkileri, gerek diğer kent mobilyalarına yönelik hususlar var, peyzaj düzenlemeleri var. Ve bunları da halkın, kullanıcıların beğenisine sunmuş olduk. Dediğim gibi bunlar tabi tasarımı bitmiş şeyler değil ama Bursa’mızda pek olmayan plastik öğe, mimari öğeler, heykel öğeleri olabilir. Kentin o parçasını tanımlayan, o alanına özgün unsurlar. Bu 3 konsept alternatiflerden özellikle gece görüntüleri burada tartışılabilir bunların hepsi hiç şüphesiz. Heykel öğesi Fatih Sultan Mehmet’le ilintiler verilebilir belki bunlar kesinlikle karar kılınmış unsurlar değil. Belki ekstrem bir uygulama orta refüjdeki peyzajın yandaki görüntüsü. Yaklaşık 1.455 kişi katılım gösterdi web sitemizdeki bu konuya. 1.455 anketör katılmış oldu ve bu çalışmamızda da en çok alternatif 1 değeri gördü. Yaklaşık 1.455’in yarısı alternatif 1’i oyunu gördü. Ve yaklaşık 180 kişi de projeye açtığımız butonda ve caddeye yönelik fikirlerini, önerilerini sundu. Bu öneriler özellikle şu ana başlıklarda toplandı: Trafik ve kavşak düzenlemelerinin gözden geçirilmesi yönünde öneriler var. Parklanma sorununa bizim de önceden zaten parmak bastığımız ve değindiğimiz sorunlar. Parklanma sorunlarına yönelik tespitler ve öneriler var. Tramvay uygulaması çok dikkatimizi çekti. Bizim zaman zaman belki eleştirilere de konu olan Cumhuriyet Caddesi’ndeki düzenlememizin birçok kişi tarafından uygun görüldüğünü buradan da anlıyoruz. Tramvay uygulamasına yönelik burada da beklentiler talepler var. Yaya ulaşımı ve güvenliğinin arttırılmasına yönelik yine vatandaşın ankete rağmen ayrıca değinmeleri var, önerileri var. Yoğun bir şekilde de bu katılan 180 kadar hemşerimizin Fatih Sultan Mehmet Heykeli’nin yapılması isteği var. Bursa’mızda Yıldırım Bayezid’ın herhalde değil mi? Bir de şeyde var Osmangazi heykeli var Fomara Meydanı’nda. Bir de Fatih Sultan Mehmet Sultan’ın heykeli isteniyor. Vatandaşın temelde bu görüş ve önerileri var. Buradaki kullanıcıların. Biz, ben özellikle tekrar tekrar söylemek istiyorum Büyükşehir Belediye Başkanımızın da yaklaşımı o, bütün projelerde yaklaşımı öyledir. Bu kesinlikle bir sonuç değil. Bazı eleştiriler de aldık halktan. Bu bir proje midir? Bu sunduğumuz sonucu bir proje olarak görmeyip, yetersizliğini ifade eden oldu. Biz Bursa’nın yoğun kullanım alanlarından bir tanesi olan Fatih Sultan Mehmet Bulvarına sadece dikkat çekmek istedik. Ve konsept yaklaşımıyla beraber, kişilerin, paydaşların, hemşerilerimizin katılımını istedik. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tasarımda, grafik düzenlemede ciddi bir şekilde bize örnek oluşturabilecek, bizim rehber olarak alabileceğimiz fikirler oluştu, öneriler gelişti. Bu yüzden bütün katılımcıların, bütün web sitemizi ziyaret edip, burada fikirlerini, düşüncelerini aktaran ve anketimize katılan herkese teşekkür ediyoruz. Yine burada öneriler varsa onları da almaya hazırız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu şekilde halkın yoğun kullanımında olan mekânları düzenlemekten daha kullanılabilir, daha yaşanabilir bir Bursa oluşturma adına projeler üretmekten biz teknik insanlar olarak övünç duyuyoruz. Dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Sorular varsa soruları da alabiliriz.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Şimdi çok değerli konuklar, Sayın Vardar kürsüdeyken konu ile ilgili söz almak isteyen var mı? Bazı talepler var. Talep yapanlardan Sayın Elvan ATAY burada mı? Burada. Ali Cenk ALGÜN, burada. Nuray ADAL, burada. Cüneyt EREN, burada, Sibel ÜNLÜDAĞ, burada evet. Herkese söz vermeye gayret edeceğiz. Konuşmak isteyen varsa değerli arkadaşımız Ayşe Hanıma isimlerini yazdırsınlar, görevli arkadaşlar onları alalım. Ancak konuşmalar kısa olursa sonraki konuşmalara da zaman kalır. Evet, Ali Bey buyurun. Yalnız kısa ve hızlı olsun sorularınız lütfen, yorumlar daha sonra.

Ali TURAN:
Teşekkür ederim. Öncelikle sözcü sözlerine katkı koymak için söz aldım.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Katkı değil sorular Ali Bey.

Ali TURAN:
Öncelikle Şehreküstü Meydanı demesi lazım Fomara Meydanı değil meclis kararı var, lütfen bunlara sahip çıkması lazım bir. İkinci olarak Atatürk Caddesi cephe sağlıklaştırılması denildi. İGS’de bulunduğu yerde 5 – 6 katlı bina var cephe sağlıklaştırılması yapıldı.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Bakın Ali Bey, Bayram Beyin konusu ile ilgili teknik anlamda soru istiyorum yalnız.

Nuray ADAL:
Teşekkür ediyorum. Nuray ADAL. Sayın başkanım bu projenin uygulamasının takvimi ile ilgili kesin bilgi paylaşmanızı rica ediyorum yani bu proje ne zaman sonuçlanacak ve bu uygulama ne zaman hayata geçirilecektir ve kaç yıllık bir uygulama hedefleniyor?

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet anlaşıldı. Çok güzel net bir soru.

Bülent PLEVNE:
Efendim iyi günler diliyorum divan başkanımıza ve sayın katılımcılara. İsmim Bülent Plevne, Esentepe Mahallesinde oturuyorum. Sayın divana bu konu ile ilgili birkaç sorum var. Bulvarda yapılan bu düzenleme ile son sürat yarışan motosiklet ve otomobillerin süratlerine ve seslerine çözüm bulunacak mı? 2. sorum araçların yol boyunca park yapılamaz levhasına rağmen iki sıra hatta üç sıra kadar park yapması önlenebilecek mi? İşletmelerin yaya yollarına masa koyarak sigara yasağını delmelerine ve yaya geçitlerine engel olmalarına mani olunabilecek mi? Yine yaya yollarında işletmelerin yeni tabiriyle bodyguard veya bizim bildiğimiz tabiri ile korumalarının yolları işgal etmelerine engel olunabilecek mi? Yaya yollarına büyük – küçük motosikletlilerin park etmelerine engel olunabilecek mi? Yiyecek işletmelerinin bacalarından çıkan duman ve yemek kokuları önlenebilecek mi? Bisiklet yolunda motosiklet ile gezmelerinin önüne geçilebilecek mi?

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
İzin verirseniz size bir sonraki konuşmada söz vereceğim. Özür diliyorum.

Bülent PLEVNE:
Bir sorum kaldı, sayın başkanım bunu tamamlayayım.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Benim istediğim yöntem bu değildi, kusura bakmayın. Şimdi Sayın VARDAR’ a teknik anlamda sorular geldi. Sayın Vardar, çok kısa bir iki bir şeyler söyledikten sonra sizi yerinize alalım. Ben konuşmacılara söz vermeye başlayacağım. Buyurun

Bülent PLEVNE:
Devam edeyim mi?

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Siz oturun ben size daha sonra söz vereceğim.

Bayram VARDAR (Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı):
Ben birkaç defa ısrarla bahsettim. Bu kesinlikle bir sonuç, bir proje değil. Şu anda da Bursa Büyükşehir Belediyemizin önemli çalışmalarından birisi olup hala devam eden ulaşım master planı var. Burada tramvay talebi de var. Ulaşım master planı da her hâlükârda irdelenmesi gereken, bizim de üzerinde durduğumuz bir konu. Ancak bu çalışmaları ve yolun en gerisindeki grafik düzenlemeyi hep birlikte gerçekleştireceğiz. Demin Beyefendinin söylediği gibi yaya veya bisiklet yollarını kullanan, yaya kaldırımlarını kullanan motosikletliler var. Bunlar hep grafik düzenleme ile önlenebilir durumlar. Bu çalışmanın uygulama proje detayını yılsonu gibi düşünüyoruz. Ve önümüzdeki yıl uygulamaya geçme hedefindeyiz. Bu çalışmayı kesinlikle birlikte gerçekleştireceğimizi ısrarla ifade etmek istiyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, çok teşekkür ediyoruz, Sayın VARDAR’ ı yerine alıyoruz. Hiç kimseye söz vermemezlik yapma hakkımız yok, düşüncelerinizi eleştirel bir yaklaşımla burada ifade edebilirsiniz. Bu tarz konuşmaların yapılabileceği en demokratik platform da Bursa Kent Konseyi’dir. Bunun örneklerini ki senedir vermekteyiz. Ben şimdi söz almak isteyenlere hemen söz vermek istiyorum. Sayın Elvan Atay, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter Vekili olarak, yanlış değilse, buyurun.

Elvan ATAY (Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter V.):
Sayın Başkan, Değerli Bursalılar, merhaba, Elvan Atay Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter Vekiliyim. Buraya toplandık. FSM’yi Türkiye’nin en iyi sekizinci caddesi seçilen FSM’yi konuşacağız. Öncelikle bir söz var; derler ki insanın iki zor anı varmış. Bir ölmeden hemen önce, bir de bir konuşma yapmadan hemen önce. Böyle bir zorluğu yeni aşmış bir insan olarak heyecanımı mazur görmenizi istiyorum. Fakat bugün burada konuşma yapmanın heyecanından daha farklı heyecanlarım var benim. Sanırım ilk kez bir araya gelip böyle bir konu üzerinde ortak çalışacağız, demokrasiyi işleteceğiz. İki zor şeyi daha başaracağız bugün burada. Birlikte çalışacağız. Ortak kararlar alacağız. Şimdi öncesinde buraya nasıl geldik kısaca özetlemek istiyorum. Bizim tarafımızdan nasıl gelişti. Bundan yaklaşık bir buçuk ay kadar önce tesadüf eseri Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kendi resmi web sitesinde açmış olduğu anketle karşılaştık. Herhangi bir duyuru vs. bize ulaşmadı. “Sonra nedir bu?” diye Genel Sekreterimiz Mehmet KARTAL bir yazı yazdı ve dedi ki biz bu projeyle ilgili görev almak istiyoruz. Biz Nilüfer’i iyi tanıyoruz. Kurultayla ilgili çalışmalar yapmak istiyoruz, anketler yapmak istiyoruz. Yurttaşlara, esnafa, muhtarlara herkese sormak istiyoruz. Ve bir Kent Konseyi toplantısı istiyoruz bu konuda dedi. Daha sonra Mehmet Bey bir kalp krizi geçirdi, haberiniz vardır belki. Şu anda istirahatte. Evde gayet iyi, fakat aramızda değil. Daha sonra bize Bursa Büyükşehir Belediyesinden tamam dediler, kent konseyi toplansın, çok teşekkür ederiz. Bu sayede burada demokrasiyi işleteceğiz. Sonucunda biz çalışmaya başladık. Bir FSM grubu kurduk. Şimdi ben konuşacağım daha sonra arkadaşlarım size anlatacak herkes kendi tarafından bakacak. Ali Cenk ALGÜN; Nilüfer Gençlik Meclisi Başkanı, Nuray ADAL; İhsaniye Mahalle Komitesi Üyesi aynı zamanda bunlar FSM Çalışma Grubu Üyeleri, Cüneyt EREN; FSM Çalışma Grubu Esnaf Komitesi Üyesi, Sibel ÜNLÜDAĞ da Nilüfer Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdür Vekili. Biz Mehmet KARTAL’ın yerini doldurmak için beş kişi birden geldik. Çalışmalarımızı size sunacağız. Şimdi biliyorsunuz Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Türkiye’nin sekizinci caddesi seçildi. Deniliyor ki; Türkiye’nin tekstil ve otomotiv devi Bursa geliştikçe tarihi Heykel, Altıparmak, Çekirge gibi semtlere sonradan Nilüfer gibi yeni yerleşim alanları eklendi. Son 10 yılda büyük gelişme gösteren Nilüfer’deki en büyük cadde olan Fatih sultan Mehmet Bulvarı FSM Caddesi adıyla anılıyor. Kentin marka mekânları, kafe ve restoranları da artık bu cadde üzerinde faaliyet gösteriyor. Gencinden, yaşlısına her kesimden Bursalının ve Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin uğrak noktası. Bu arada yılların Tunalı Hilmisini, Kordon Boyunu geçmişiz, sekizinci olmuşuz. Biraz önce zaten sunumu yapıldı. Bu projeyle ve 2 milyonu aşan nüfustan 1455 katılımcı ve küçük bir alan bir sonuç söyleniyor ve deniliyor ki işte 731 kişi alternatif 1’i oyladı. Biz buna tabii ki karşı çıkıyoruz. Yani herkesin duymasını, herkesin fikrini söylemesini istiyoruz. Biz çalıştık, çok sıkışık bir zamanda çalıştık. Ama neredeyse bu kadar veriye ulaştık 2 haftalık çalışmamız sonucunda. Şimdi dünya ve gelişmiş ülkeler ne yapıyorlar? Katılımcı demokrasiyi işletiyorlar. Çok uzun anlatmayacağım ama duymuşsunuzdur zaten basından. İzlanda bir halk oylamasıyla anayasasını yapıyor. Projeksiyon çok uygun aslında Nilüfer’de. Biz 280 bin civarında nüfusa sahibiz. Onlar 320 binlik küçük bir ülke. Nilüfer’inde internet bağlantısı çok zengin, pek çok yerinde var. Bu insanlar, İzlanda, öncelikle bir komite oluşturmuş. 600 kadar uzmandan 25 kişiyi seçmişler. Ondan sonra da herkes bu anayasa ile ilgili fikir beyan edebiliyor. İnanılmaz bir şey ve bu da facebook üzerinden twiter üzerinden falan yürüyor. Sonuçta güzel bir metin oluşturulacak ama sonrasında parlamentoya gidilecek. Biz de artık gelişmiş bir ülkeyiz diyorum ve özellikle Nilüfer’e de bu çok yakışır diyorum. Herkesin haberi olması gerekiyor bundan. Biz şimdi dediğim gibi 11 Mayıs’ta bir yazı yazdık. 27 Mayıs’ta bize yazının cevabı geldi. Tamam dediler. 3 Haziran’da da Bursa Kent Konseyi’nin çağrısı ile buradayız. Burada 3 Hazirandan sonra hemen kısa bir sürede bunları yaptık. FSM Çalışma Grubumuzu kurduk, zaten sonuçları sunacak arkadaşlarımız ve tüm işyerleri ile yüz yüze görüştük. 115 işyeri, 250 eve girdik, haneyle yüz yüze görüşme yaptık. Daha sonra internete koyduk. 769 internet çok hızlı tabi sonuçlarda. 769’da internet cevabımız var. Burada zaten toplam 1136 katılımcı olmuş. Cinsiyet dağılımı aslında işte internete göre işyerlerini daha çok erkekler ele geçirmiş gibi görünüyor. Kadınlar yine evde. Eğitim durumunda da burada bu verileri çok fazla tutmadım. Uzatmayacağım da. Yine üniversite yoğun bir internet kullanımına sahip.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Şimdi Elvan Hanım.

Elvan ATAY (Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter V.):
Efendim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Çok güzel anlatıyorsunuz. Arkada konuşmacılarımız var. Siz de Konseyleri çok iyi bilen bir katılımcısınız. Demokratik katılımcı.

Elvan ATAY (Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter V.):
Ama bunları söylemek zorundayım.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Yani benim önerim, önerilere hızlı bir şekilde şekil ve içerik açısından girmenizdir.

Elvan ATAY (Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreter V.):
Tamam. Çok fazla değil zaten. Şimdi “FSM’den geçen araçların hız yapmasından şikâyetçi misiniz?” diye sorduk insanlara. Tabii ki şikâyetçiler. “FSM’deki düzensiz parklanma sorunlarına park cepleri yaparak çözüm getirilmesini ister misiniz?” dedik. Elbette onu da istiyorlar zaten sorunlarımız bunlar. “Gelişmiş ülkelerdeki bulvardaki kaldırımlar gibi beş metrelik kaldırımlar istiyor musunuz?” diye sorduk. Burada işyerleri çok ilgilenmemiş sanırım bu soruyla ilgili diğer herkes yine yüksek katılım oranıyla evet diyor. “FSM orta refüjde Mudanya yolunu İzmir yolu ile Beşevler Meydanına bağlanacak bir tramvay hattının olmasını ister misiniz?” diyoruz. Burada da yine 83, 63, 77 gibi rakamlarla evet oyu çıkıyor. Şu anda bisiklet yolları otobüs duraklarının önünde bulunuyor. “Bu durum bisikletliler ve yayalar için tehlike yaratıyor mu?” diye sormuşuz. Biraz sonra bir filmimiz var orada da izleyeceksiniz aslında gerçekten dehşet şekilde yaratıyor. %71, 66, 71 olarak burada da evetler var. “Bisiklet yollarının durakların arkasına alınmasını ister misiniz?” diye. Sibel Hanım anlatacak projemizi size. Bizim bir çözüm önerimiz de odur. %80, 73, 77 gibi oranlarımız var. Akuğur’un karşında yaya geçidi ve trafik lambası istenmiş. Hız kesici set istenmiş, orta refüjün yüksekliği eleştirilmiş. Bulvarın trafiğe kapanması önerileri var. Zakkumlar sinek yaptığı için sökülsün yerine köksüz ağaç dikilsin diyen vatandaşlarımız var. Yeşil alan çoğalsın diyorlar. Ses ve gürültü kirliliğinden şikâyetler var. Bunlar istatiksel olarak çok şey değil, değerlendirilebilecek bir şey değil ama açıkça şu sorumuz var. Onlara gelen cevaplar bunlar; ne istiyorsunuz dendiğinde, bunları istiyorlar. Şimdi böyle bir yerde ve biliyorsunuz bundan 50 – 60 yıl kadar önce çok ünlü mimarları davet etmiş bir kentten bahsediyoruz burada. Burada Bulvar ve Bursa temelinden karar verilemez bu konuyla ilgili diye düşünüyoruz. Bizim, biraz önce siz de bahsettiniz zaten, sorunlarımız aynı. O sorunlara Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasının cevap vermediğini düşünüyoruz. Siz de bahsettiniz yine zaten hani ulaşım master planı bitmeden, niçin kentin ana arterlerinden birinde, biraz önce saydığımız sorunlara cevap vermeyen bir proje uygulanıyor? Biz çok anlayamıyoruz açıkçası. Ne öneriyoruz? Biz kentsel tasarım proje yarışması öneriyoruz. Bir projemiz var arkadaşlarımız anlatacak ve bütün bu sayılan sorunlara, FSM’nin bütün sorularına nerdeyse cevap verecek bir proje. 1,5 yıl önce de Büyükşehir Belediyesi’ne ulaştırılmış bir proje bu. Hani beraber çalışalım Nilüfer Belediyesi ve Büyükşehir diye. Henüz cevap alamadığımız bir proje ama onun haricinde de biz o olsun falan diye de diretmiyoruz. Biz bir uluslararası proje yarışması açılsın FSM için istiyoruz. Kentin tüm bileşenleri katılsın uzmanlar, tasarımcılar olsun, sanatçılar olsun. Seçelim, bir komisyon kuralım aynı İzlanda örneğindeki gibi. Daha sonra da pek çok proje, pek çok kentsel tasarımcı katılsın, sorunlarımızın hepsini çözelim istiyoruz. İnsan odaklı bir sonuç istiyoruz. Mesela Şanzelize neden olmasın Bulvar. Çok güzel bir şey, çoğunuz gitmişsinizdir zaten. Çok çok güzel bir cadde. 1600’li yıllarda ağaçlandırılmaya başlanmış. İlk çizimler 1700’lü yıllarda ve hala kentin ihtiyacına cevap veriyor, o kadar güzel şekillendirilmiş ki insan odaklı yaklaşım var yine. FSM’de zaten hali hazırda şimdi de öyle uygulamalar var. Yine belirli günlerde kapatılabilir. İnsanlar burada rahat rahat gezebilir. Diyoruz ki Türkiye’nin Şanzelizesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı olabilir. Bu bizim elimizdedir. Yine bizde olmasının ötesinde aceleye getirmeden düzgün planlar ve düzgün işler yapmak için, bu kent için boynumuzun borcudur. Teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, çok teşekkür ediyoruz. Farklı ve değişik görüşler, düşünceler ortaya kondu. Evet, gerçekten öyle de olmalı. Hep bunlar ortaya konulacak, görüşülecek, tartışılacak. Hemen bir sonraki konuşmacıyı alalım izin verirseniz. Sayın Ali Cenk ALGÜN, buyurun.

Ali Cenk ALGÜN (Nilüfer Gençlik Meclisi Başkanı):
Öncelikle merhaba. Ben Ali Cenk ALGÜN. Nilüfer Gençlik Meclisi Başkanıyım ama burada ondan ziyade bir bisiklet kullanıcısıyım. Yani şu andaki çok bisiklet yollarının olmamasına rağmen çok güvenli olmamasına rağmen inatla bisiklet kullanan insanlardanım ve biliyorum ki eğer güvenli şartlar sağlanabilirse daha artacağız. Biz FSM’de çok kısa süre içerisinde bir çalışma yaptık. FSM Bulvarında bisikletle giderken başınıza gelebilecek kimi zaman komik, kimi zaman enteresan, kimi zaman da bisikletle ilerlemenizi imkânsız kılacak bir takım sorunlar saptadık ve bunlara birer çözüm önerileri bulduk, bunlardan bahsedeceğim. Öncelikle böyle bir kalabalığı bulmuşken bisiklet aktivistliği yapmazsam olmaz diye düşündüm. O yüzden böyle birkaç madde ile bisikletin faydalarını anlattım. Hepsini tek tek açıklamak istemiyorum. Çünkü zamanımız kısıtlı sanırım. Ama hepimiz biliyoruz ki bisiklet güzeldir. Tespitine ve sorunlarına başlayacak olursak öncelikle otobüs duraklarının bisiklet yollarının arkasında olması ve şurada da görülebildiği gibi reklam panolarıyla otobüs durağının içinin bisikletli tarafından görülmemesi, aynı şekilde otobüs durağının içindeki yayanın da gelen bisikletliyi görememesi zaman zaman burada da olduğu gibi yolda bisikletle gidiyor olsam büyük ihtimalle otobüs durağından çıkacak birisine çarpacağım ya da durmaya çalışırken kendim yere düşeceğim. Bu gerçekten de oldukça tehlikeli bir durum ve bisiklet yolları FSM Bulvarında yeterince görünür değil. Bu yüzden yayalar tarafından oldukça sık işgal ediliyor. Hatta anketörler ve birçok şey tarafından. Bu işte FSM Bulvarındaki bisiklet yolunun bisiklet yolu olduğunu göstermeyecek. Logo var şurada, bir tane bisiklet. Bu görüntüde levhalar olmasına rağmen motosikletliler tarafından sıkça işgal edilen bir bisiklet yolumuz var. Hatta biz işgal ediyoruz gibi görünüyor motosikletliler daha fazla olduğu için. Çeşitli örneklerle bunu göstermek mümkün ve yolun zemini tamamen bozuk durumda, bisiklet kullanımına çok uygun değil şu anda kanalizasyon kapakları, çatlaklar, yamalar, seyyar satıcılar vb.. Ve bisiklet yolunun giriş, çıkışına park etmiş arabalar. Çünkü bisiklet öyle bir şey ki belli bir hıza ulaştıktan sonra çok güç harcamadan devam edebileceğiniz bir şey. Ama bu şekilde dur kalklarla hani hiç yorulmayacağınız bir mesafede bile çok yorulmanıza sebep oluyor. Yani buradan bilmiyorum bisikletle geçilebilir mi? Burası da aynı şekilde, şurası bisiklet yolunun çıkışı. Bu arabanın sahibi aramızda mı? Ben arıyorum bir süredir kendisini, yok herhalde. Bir takım sözlü önerilerimiz var bizim. Bisiklet yolu yaya yolunun bir parçası değil de aslında bir ulaşım aracı olduğu için otomobil yolunun bir parçası şeklinde algılanmalı esas olarak. Bu yüzden de otobüs duraklarından hali ile bağımsız olmalı. Çeşitli renklendirme çalışmalarıyla ve sıkça koyulacak tabelalarla daha belirgin hale getirilmeli. Zeminine giriş - çıkışına motosikletlerin ve yayaların girmemesi için çeşitli levhalandırma ve sinyalizasyon çalışmaları yapılmalı. Zemini bisiklet kullanımına uygun hale getirilmeli ve yine görünürlüğü arttırılmalı ki dünyada bunların çok fazla örneği var. Yaya yoluyla ve araç yollarıyla kesiştiği noktalarda oradan bisikletin geçebileceğine dair işaretler ya da bir sinyalizasyon çalışmalarıyla bunlar belirtilmeli. Bir de yer yer park yerleri olsa daha rahat ederiz diye düşünüyoruz, biz bisiklet kullanıcıları olarak. Özellikle kafelerin, barların, restoranların yoğun olduğu bölgelerde. Aslında hani sadece FSM’ deki bisiklet yolu sorununu çözmekle bisiklet kullanıcılarını arttırmak çok şey değil, çünkü bisiklet daha böyle bütün ana arterlerin birbirlerine bağlanmasıyla, hepsinin bisiklet yollarının birbirine bağlanmasıyla çözülecektir. Biz şimdilik sadece FSM’yi hayal ediyoruz ama hayal etmeye devam edeceğiz. Bu da dediğimiz gibi bisikletçi hayalperesttir, zira ayakları yere basmaz. Bundan dolayı biz Bursa’nın daha sonra Türkiye’nin tamamen her tarafını bisiklet yollarıyla dolduğunu hayal ediyoruz. Kısa bir film çektik çok kısa 3 dakika. Bu filmde de gençlik meclisinden arkadaşlarımızla bisikletle Fatih Sultan Mehmet Bulvarında böyle bir tur atmayı denedik, bir dizi hikâye geldi başımıza. Az önce bahsettim. Burada da parklanmadan dolayı otobüs durağına giremiyor. Özet olarak söylemek isteyeceğimiz şey; FSM Bulvarındaki kaplama malzemelerini değiştirmekle henüz hiçbir şey çözemeyeceğiz. Bence biraz daha oturup daha sakin daha kapsamlı çalışmalar yürütmeliyiz, çok teşekkür ediyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, genç arkadaşımıza teşekkür ediyoruz. Gerçekten de görüldüğü gibi yıllar öncesinden düşünülerek bisiklet yolu yapılmış ama bisiklet yolunu kapatanlar da Nilüfer gibi çağdaş bir kentte yaşayan, oturan insanlar. Demek ki farklı hadiseler var, farklı olayların hepsini birlikte Bursalılar olarak aşacağız diyoruz. Şimdi hemen bir sonraki konuşmacımız Nuray ADAL, buyurun. Şu mikrofonu ayarlar mısınız?

A. Nuray ADAL (FSM Çalışma Grubu Yurttaş Komitesi Üyesi):
Sayın katılımcılar, Sayın Divan; ben mahalle komiteleri adına katılıyorum, konuşmacı olarak yer alıyorum. Fatih Sultan Mehmet Caddesi, cadde diyorum bakın kendiliğinden bir şekilde çeşitli işletmelerin orada yer almasıyla planlı bir biçimde değil, 1980’ler civarında bunlar düşünülmemiş, konut bölgesi olarak planlanan bir yer. Çeşitli işletmelerin kendiliğinden yer almasıyla bu gün renklenmiş, kentin önemli ana arterlerinden biri haline gelmeye başlamış, artık sadece Nilüfer’in değil bütün Bursa’nın bir şekilde gece ve gündüz hayatıyla yaşama katıldığı bir ana arter noktasına gelmiş ama oraya bir bulvar diyebilir miyiz ondan çok şüphemiz var. Yani yapılan toplantılarımızda bu çok tartışılan bir konu oldu. Şimdi bizim tek hayalimiz Fatih Sultan Mehmet Caddesiyle, Nilüfer bölgesiyle ilgili tek hayalimiz her şeyin insana göre planlanması yani insan odaklı projeler üretilmesi. İşin içerisine hızlı akan bir trafik girdiği zaman artık insandan söz etmek çok mümkün olmuyor, onlara canavar deniliyor benim bildiğim kadarıyla şoförlere, bir kısmına özellikle. Dolayısıyla buradaki temel sorun bizim açımızdan hızlı akan trafiktir. Hatta ağır trafikte zaman zaman yer almaktadır bu cadde üzerinde. Birinci itirazımız hızlı trafiğin buraya girişinin engellenmesi. Bunun için yapılması gereken ne varsa yapılmalıdır. Bizim aklımıza gelenler Fatih Sultan Mehmet Bulvarını baypas yolu olarak kullanan kullanıcıların alternatif yollara geçirilmesini sağlayacak bir ulaşım planının yapılması. Şehrin daha batısında aynı caddeye paralel bir Ata Bulvarı var, gene aynı şekilde İzmir caddesiyle Mudanya caddesini birbirine bağlayan ve orada bir konut yerleşimi çok söz konusu değil, çünkü sanayi bölgelerine sınırı bulunan bir cadde. Yani Fatih Sultan Mehmet Caddesine yüklenen trafik yükünün kesin kez oradan kesilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için yapılması gereken ne varsa yani yeni bir plan, yeni bir ulaşım şemasıyla değilse, yapılamıyorsa topografyasına bakın caddenin. Fatih Sultan Mehmet Bulvarının tamamıyla yayaların kullanımına açmak bile söz konusu olabilir. Önemli midir? Çok önemlidir. Çünkü burada yaşayan insanların ve bu caddenin kullanıcılarının bu yönde bir talebi vardı, bunu dikkate almak lazım. Dolayısıyla bununla bağlantılı olarak bu caddeye cephe veren işyerlerinin ihtiyacı olan otoparkların, parklanma alanlarında farklı bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Yani hem otopark ya da parklanma alanı yapmayıp hem de ya bizim insanımızda yani gideceği yerin ta önüne park etmeye meraklıdır diye şikâyetçi olmak kadar anlamsız bir çelişki olmaması gerekiyor. Bizim modern şehircilik anlayışının gereği olan her türlü tedbiri almamız, eğer insanlar bu kuralları ihlal ediyorsa o zaman bunları tartışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Şimdi Fatih Sultan Mehmet Caddesinin birinci problemi oradaki hızlı trafik akışıdır. İkinci problemi ise yaya ve bisiklet yollarının çeşitli durumlarda kesintiye uğramasıdır. Genç arkadaşımıza tekrar buradan da teşekkür etmek istiyorum. Çok harika oranın durumu çok iyi gösteren bir film hazırlamışlar ama daha biraz daha ileri götürüp şunu söylemek istiyorum. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı bir tarafında İzmir yolunda yaya ve bisiklet yoluna kesilmektedir, bir tarafında Mudanya yoluyla yaya ve bisiklet yolları kesintiye uğramaktadır. Üstelik bu her iki tarafta yani İzmir yolu tarafında Beşevler artık karşı yaka olmuş vaziyettedir. Yaya olarak oradan bir yakınınızı ziyarete gitmeniz mümkün değildir o köprünün üstünden geçerek. Öbür tarafta da Mudanya Bulvarı önünüzü kesmektedir. Oysa şu tespiti doğru yapmak lazım, orada kuzeyden güneye doğru uzanan yani Hürriyet ben Hürriyetten başlayacağım. Abdal köprüsü, Nilüfer çayı Hürriyetten başlayıp, öbür tarafta Küçük Sanayi’ye kadar uzanan bir yeni akstır bu. Eğer bir tramvay ya da hafif raylı taşıma yapılacaksa sadece bulvar ölçeğinin biraz daha dışında düşünmek lazım, biraz daha hayallerimizi büyük tutmamızda hiçbir zarar yok. Eğer bu şekilde bir bağlantı sağlanırsa bu kopukluğun da giderileceğini düşünüyorum. Yani Hürriyetten Küçük Sanayi’ye kadar bir raylı taşıma, yaya ve bisiklet ulaşımı düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun dışında burada kendiliğinden oluşan son derece kaliteli, son derece haddini bilen ağır başlı bir yaşantı var şu anda devam etmekte olan. Bu yaşantıya yapılacak müdahalelerin yanlışlıkla bu yaşantıyı başka yerlere doğru götürülebilir diye düşünüyoruz. Örneğin alışveriş merkezleri, ticaret iş hanları gibi kitlesel olarak nüfusu arttıracak olan yerlerin çok kontrollü bir şekilde izin verilmesi gerekiyor imarına cadde boyunca. Yani alışveriş merkezlerini, ticaretleri çoğaltmak buradaki trafik çözümüne eğer bir çözümsüzlük getiriyorsa o zaman burada iki kere daha düşünmek gerekiyor. Şu andaki halinden aslında biz memnunuz ama ileriye doğru bunlar planlanırken göz önüne alınması gereken bir kriter daha olmasını istiyoruz bu konuda. Şimdi tabi burada özellikle sigara yasağı nedeniyle buradaki işyerlerinin parsel sınırına kadar uzanmaları hatta yer yer kaldırım sınırını ihlal etmeleri ciddi ve önemli bir sorun ama Bursa’nın ve Türkiye’nin her yerinde bu sorun var gördüğümüz kadarıyla. Bu sorunun aşılması için de yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa yönetmelik olarak binaların bu ticarete açılan zemin katları için yeni bir plan yapılması gerekiyorsa bunun da yapılması ve isteyenin istediği gibi dışarı taşmasının önlenmesi gerekiyor. Bütün bunları yapabilmek için tabi ki biz bir master planına da ihtiyaç olduğunun da farkındayız. Yani bir master planını bilmiyorsak caddeyi alttan geçelim yahut bütün trafiği Ata Bulvarına taşıyalım demek çok anlamlı olmuyor. Bu nedenle bu ulaşım master planını konusunda bilgilenmemiz çok önemlidir kentli olarak, belediyeler olarak da bu bilgiyi kentliye ilk baştan aktarmak gerektiğini düşünüyoruz. Tabi bütün bunların sonucunda yani bütün bu saydığımız kriterlerin neticesinde varılacak olan kararda elde edeceğimiz bulvar bizim hayalimizde işte demin bir Şanselize örneği verildi, evet neden olmasın? Dünyada ve Avrupa’da da bunun örnekleri var. Üstelik bir tarihi kent dokusunu da tahrip etmeniz de söz konusu değil çünkü yeni yapılmış bir cadde. Bütün bunlar yapıldıktan sonra da tabi ki o bulvarı ağaçlarıyla, aydınlatmalarıyla, çeşitli kent objeleriyle, zemin kaplamalarıyla bezemek ve bunun kopmaz bir parçası ama temel olarak biz insanı hedef alan insanı odaklayan bir proje aracı değil, hızlı araç trafiğini değil insana odaklanan bir proje talep ediyoruz. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, değerli arkadaşımıza çok teşekkür ediyoruz. Şimdi değişik iki görüş ortaya çıktı. Hep bunlar kayda alınıyor çok değerli konuklar. Sayın Cüneyt EREN, hemen, hızlı, seri, çünkü daha konuşmacılarımız var.

Cüneyt EREN (Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Esnaf Komitesi Üyesi):
Sayın Genel Sekreter, Sayın Divan, Değerli Konuklar; Nilüfer Kent Konseyi Bulvar Esnaf Çalışma Grubu temsilcisi olarak buradayım. Tabi ki birçok geç bilgilendirmeden kaynaklanarak yetersiz bir hazırlık içindeyiz ama yine de Genel Sekreterimin ifade ettiği gibi projenin bir ön çalışma olduğu kesin bir sonuç olmadığı bilgisine burada ulaşıyoruz. Bunun neticesinde de böyle bir çalışmanın içinde yer almak ve büyükşehre, kent esnafına SMS atarak ve bu işe destek olacağımız konusunda bilgi vermek adına buradayız. Birincisi evet Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Türkiye’nin, yapılan araştırmada 8. en iyi caddesi seçildi. Bunda bulvarda bulunan işletmelerin çok önemli pay sahibi olduğunu düşünüyoruz. Biz işletmeler olarak çevreye saygılı, kanuna saygılı ve kent sakinlerine saygılı onlara herkesin hak ettiği bir sosyal yaşam alanı sunmak üzere böyle bir yola çıktık. Giderek insanların sanal iletişim ağlarında gezindiği öngörüsü yaygınlaştığı bir dönemde insanın sosyal bir varlık olduğunu dolayısıyla bir sosyal çevre içinde bulunması gerektiğini, bu sosyal çevre, sosyal yaşam alanları içinde bulunurken de iyi bir kaliteli hizmet alması gerektiği düşüncesindeyiz. Ve bu noktada bulvarın bunu destekleyici bir yapıya sahip olduğu ve bu denetimi koruyabilecek nitelikte olduğunu düşünüyoruz. Bunu sürekli kılabilmemiz için de doğru planlama, doğru hamleler ve doğru istifade etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. FSM yenileme projesi kapsamında bizim sonradan dediğim gibi dâhil olduğumuz bir sonuçla karşılaştığımız şey, projenin sadece bir makyajlama diyebileceğimiz, bulvarın ve bu kentin asıl sorunlarını sorun etmeyecek bir çalışma olduğu düşüncesindeyiz. Bu noktada bulvarın yaşayanları ve bulvarda acil yer yardımı içinde olan insanlar olarak kendi düşüncelerimizi, kendi fikirlerimizi böyle bir platformda sunmanın faydalı olacağını ve bizim de bulvarın gelişim süreci içindeki zaman içinde ne gibi katkılarda bulunabileceğimizi söylemek gayemiz. Zaten az önce de farklı grupların yaptığı tespitler, hemen hemen ortak, bizim de gördüğümüz temel sorun parklanma sorunu. Farklı olarak söyleyebileceğimiz belki değinilmemiş bir konu olarak konutların ve sosyal yaşam alanlarının bir arada olmasından kaynaklı kentsel atıkların doğru bir şekilde programlanamaması. Buradan kasıtta özellikle çevrenin kirlenmesine neden olan bizim daha doğrusu işletmenin ortaya çıkardığı işte beyefendinin bahsettiği şikâyetler var. Egzozların doğru planlanamaması, çevresel atıkların zamanında ve yerinde alınmaması gibi hem çevresel, hem görüntü kirliliğine yer açan etmenlerin iki farklı unsurun bir arada bulunmasından dolayı doğru programlanamaması. Bulvar trafiğinde yaşanan gerek hız, gerekse yoğunluğun olması her ne kadar belki bunların ilk işletmelerin yol açtığı düşüncesi insanlara yansısa da biz de bu durumdan çok şikâyetçiyiz. Çünkü her şeyden önce insana yer vermek üzere, sonuçta bulvar mantığının oluşmasında gidiş şeklinin önemli bir yer teşkil ettiğini tekrar söylemek istiyorum. Dolayısıyla bu yapılacak yeni düzenlemenin veya oluşturulacak yeni projenin buradaki yayalanmayı destekleyici nitelikte olması gerektiğini düşünüyoruz. Nasıl bir FSM Bulvarı istiyoruz? Dediğimizde de hayata geçirilmesi planlanan proje FSM bulvarın temel sorunlarına çözüm getirecek yaklaşımlar yerine hala makyajlanması niteliğinde olmaması gerektiğini, yine daha önce de üstünde değinildiği gibi kentin master planının temel alınacağı kalıcı çözüm üretecek yaklaşımlar içeren bir düzenleme olması gerektiğini düşünüyoruz. Teşekkür ediyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, biz de çok teşekkür ediyoruz. Hemen Sayın Sibel ÜNLÜDAĞ’ a geçiyorum, buyurun.

Sibel ÜNLÜDAĞ (Nilüfer Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdür V.):
İyi günler Sibel ÜNLÜDAĞ ben. Nilüfer Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürüyüm. Hakikaten söze başlamak zor oluyormuş. Benim burada değinmek istediğim ilk konu aslında dünyada yeni ulaşım anlayışının nasıl olması gerektiğiyle ilgili. Daha sonra proje detaylarımız konusunda da bilgi vermeye çalışacağım. Şimdi bütün bu sorunları konuştuk. Dünya içerisinde araçlar için park yerleri, ulaşım için otoyollar, fabrikaların kapladığı yekûn alanlar derken insan için ne olması gerektiği sorusu genelde unutulmakta günümüzde. Araçlardan kaynaklanan egzoz, emisyon kirliliğinin kenti ne kadar olumsuz yaşam koşulları ile yüz yüze bıraktığını görüyoruz. Buradan hareketle kent yönetimleri artık tüm dünyada ortak kararlar almaya başlamakta ve çevreyle, sağlık, refah, güvenlikle, ulaşımla ilgili yeni tasarımlar, yeni projeler uygulamaya koymaya başlamaktalar. Bizde bu yeni ulaşım yaklaşım içerisinde temel alınacak prensiplerde hareket bağlantılarının birbirinden ayrılmaz öğeler olduğunu, toplu ulaşıma en yüksek önceliğin verilmesi gerektiğini, tüm halka erişilebilirlik konusunda eşit fırsatların tanınması gerektiği ve yöre hareketlerinin en yüksek olduğu çekim merkezine özel araç kullanımının muhakkak azaltılması gerektiği yönünde yaklaşıyoruz. Ve bir proje ile ilgili gerekçeler oluştururken bizim temennimiz konforlu bir toplu taşıma hizmetini yakalayabilmek. Toplu taşıma durakları ile bütünleşmiş yaya bölgeleri oluşturmak ve eş düzey yaya geçitleriyle yaya taşıt trafiğinin çok daha sağlıklı ve hızlı hale getirilmesi. Burada hızdan kastım yaya hızı. Sayıları artan özel arabaların hareketli otopark gereksinimlerinin olduğunu bilindiğini görüyoruz. Ve yayalar ile taşıtlar arasındaki karmaşanın ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması. Bunların temelinde toplu taşımacılığı besleyici nitelikte bir yaya ulaşımının oluşması gerektiğinin altını herkes çizmeli. Bu genel bilimsel standartlardan bahsedersek eğer yürümeye ve yürüyene daha geniş alanlar ayrılması bizim için önemli. Bilinen gerçekleri tek tek sıralamak istemiyorum. Ulusal standartlarda da ticaret yolları için uzunlukları, yaya yolları için minimum mesafeler yeni standartlarda 1,5 m altına inmemesi gerektiğini söyler ve herkesin değindiği estetik kent mobilyaları insanların ihtiyacı diyor. Ve ince nitelikte kent mobilyaların kullanılması gerektiği, bunların tamamını tasarlarken engellileri unutmamamız, dezavantajlı grupları unutmamamız gerektiğinin altını çizmek lazım. Burada şöyle bir parantez açmak istiyorum. 2006 yılında Birleşmiş Milletler Meclisinde genel kurulda kabul görmüş, daha sonra 2007’de sözleşmesi imzalanmış, 2008’de yasalaşmış, engellilerle ilgili yasanın artık uygulamayla ilgili küçük orta, kısa orta ve uzun vadeli etaplarının tamamlanmaya başladığı ve 2012’nin ortalarında artık bu yasanın sonuçlarını tüm kent yöneticileri olarak almamız gerektiğiyle ilgili bilinen gerçekler var. Tüm engellileri dezavantajlı grupta tabi ki bunlar yüzeysel olarak ortalama %20’ye yakın bebekli anneler, engelliler, yaşlılar, dezavantajlı gruplar olarak sıralarsak %20 gibi toplumun önemli bir kesimini kaplamakta ve muhakkak bütün projelerin detaylarını bu önceliklere göre oluşturmamız lazım. Yayaları yönlendirirken muhakkak kentin estetik doğal dokusunu sağlayarak ilgili yerlere ağaçlandırma çalışmaları tamamlanmalı. Proje detayları arasında bunları tek tek deklare etmek istemiyorum. Hızlı bir akış istedi sayın başkan. Genel olarak çağdaş standartlara uygun yapı malzemeleri ve uygun kesit ölçüleri temennimiz. Ve Sinyalizasyon düzenlemelerinin yapıldığı özellikle hemzemin yaya geçitlerinin kullanıldığı bir kesit görmek istiyoruz. Çünkü genel Nilüfer aksı içerisinde de baktığımızda özellikle engelli grupların geçişlerde üst ve alt geçitlerde geçişlerin genelde memnuniyetsizlik yarattığı ve kullanımda büyük zorluklar ve enerji kaybı yarattığı bilinen gerçekler. Genel kabuller arasında yine bisiklet yolları ile ilgili konuya arkadaşlar çokça değindiler. Bu bizim de hep desteklediğimiz ve bir tek Fatih Sultan Mehmet için değil ülkemizdeki tüm yollarda planladığımız bir bisiklet ağımız var. Onları birbirine entegre etmek en büyük temennimiz. Bir gün istiyoruz ki herkes hakikaten motorize, motorlu taşıtlarda değil yaya olarak ve bisikletli olarak gerekirse istediği yere ulaşabilmeli artık, hem Nilüfer’de hem Bursa’da. Bu bisiklet yollarına araç yolu ilişkisinin kavşak düzenleme standartlarında gerçekleşmesi gerekiyor. Ve bu yolların gerekli ayraçlarla, şeritlerle, güvenlik bantlarıyla çevrilmesi yayaları da, bisikletliyi de koruyan önlemlerin alınması, zeminin muhakkak düzgün yapı malzemesi ile kaplanması gerektiği, zeminler arasında kasis ve çukurun olmaması, uygun drenajların yol eğimlerinin bulunması gibi, standart değerler var kabul gören. Kesinlikle kesintisiz olmalı herhangi bir engel, yaya, araç vs. ile karşılaşmamalı. Dönüş çarpıları, beyaz çarpıları muhakkak yeterli teknik değerlere göre ayarlanmalı, muhakkak aydınlatmasının sağlanması gerekiyor. Biz Elvan Hanımın da bahsettiği gibi geçen senenin içerisinde tüm bunlardan ortak hareketle kesit bir proje çalışmıştık ve bunu öneri olarak Büyükşehir Belediyemize sunduk. Ve UKOME gündeminde yer aldığında ben de katılmıştım. Şöyle söylendi; evet bu kabul edilebilir ancak bir ulaşım master planı yapılmakta. Master planı kapsamında projeniz değerlendirilecektir dendi bize. Biz bu projeyi hazırlarken aslında üç temel hedefle olaya yaklaştık. Bunlardan birincisi kentsel ve estetik ekonomik canlanmaya yönelik hedeflerdi. İkincisi sosyal çevreye yönelik hedeflerdi. Üçüncüsü ulaşıma, çevreye yönelik hedeflerdi. Kentsel estetik ve ekonomik canlanmaya yönelik hedeflerde gerekse bulvarın fiziksel imajıyla ilgili oradaki kent mobilyaları estetik görüntüsüyle ilgili ve genel olarak kent ticaretinin geliştiği atmosferi sağlamakla oradaki ticaret düzenlemesinde zaman kısıtlamasını ortadan kaldıran düzenlemeyi getirmek, yani gündüz olduğu kadar gece de alışverişin mümkün olduğu bir bulvar görmek. Sosyal çevreye yönelik hedeflerde yaya etkinlikleri için uygun mekânlar oluşturmak. Orada yayaların ihtiyaçlarına cevap verecek tek düze sıkıcı olmayan canlı, hareketli, gelişken, yaşayabilir bir alan oluşturmak yani kentin sosyal yapısına katma değer katması ve bireyleri bir araya getirerek iletişimin sağlanması gibi hepsinden de önemlisi yayaların güvenli alanlarda bulunmasını sağlayarak her türlü toplumsal suçtan korunmaları. Ulaşıma ve çevreye yönelik hedefler arasında da kültür, eğlence, spor, alışveriş, dinlenme ve rekreasyon faaliyetlerinin gürültü ve çevre kirliliğinden uzak atmosferlerde gerçekleşmesini sağlamak ve FSM gibi her konudaki ticaret yolunda daha geniş bantta yaya yürüme alanları oluşturmak. Orta refüjde olmasını umduğumuz bir tramvay hattı ile yaya ve araç trafiğine amaca uygun doğrultuda kontrol altında toplamak. Bu Bayram Bey’in de katılacağını da düşündüğüm alt yapı ile ilgili temennimiz doğalgaz, elektrik, enerji hatları, su, kanalizasyon, telekomünikasyon hatlar gibi yol alt yapılarının mutlaka hani kalıcı levye hatları ile yerin altına almak ve bundan daha sonra kentsel atıktaki herhangi bir yeni oluşum veya arıza müdahalelerinde yolun yeniden kazılmasını engellemek. Tüm bunlardan hareketle proje detaylarımız arasında en önemlisi park ceplerinin ihtiyaçlara cevap verecek olduğunu düşündüğümüz şerit sayısını üçten ikiye düşürerek orada bir şeridi park cebi haline getirmeyi düşündük. Eski bir görüntüydü demin yakaladığımız canlı fotoğraftan ve onun üzerinde görseli çalıştığımız buradan anlatmaya çalışacağım. İki şeritli bir araç geçişi olduğunu görüyoruz. Üçüncü şeridi artık ortadan kalkacak ve burası bir otobüs durağı düzenlemesi olduğu için burada hani parklanmayı biraz sonra gösterebileceğim. Cep kesilerek otobüs durağı uygulaması yapılmış. Ve arkadaşlarımın hepsinin bahsettiği bisiklet yolunun artık olması gerektiği yerde. Herkes yayayı da bisikletliyi de koruyacak bir otobüs durağının arkasında uygun ölçüsünde biraz sonra ölçülerini de size sunacağım. Bunun ölçüsünde bir noktaya taşımak temennimiz ve hemen onun yanında ölçek aldatmasın sizi fotoğraf üzerinden çalışıldığı için böyle. Biz yaklaşık 6 metrelik bir yaya kaldırımı önerdik. Yine aynı yolu bir de otobüs duraklı, pardon park cepli tasarladığımızda yine iki şeritli bir araç yolu, 2,5 metre genişliğinde bir yatay parklanmanın olduğu bir cebin hemen yanında bisiklet yolu ve onun hemen yanında gene uygun yaya yolları. Bunların renkleri değişik olabilir. Kotları zaman zaman yani o ortak doğrularda buluşulur değişik tasarımlar da yapılabilir ama hani kesit olarak ölçü olarak az sonra sunacağım ölçüler bizim temenni ettiğimiz ölçüler. Yine FSM Bulvarı üzerinde orta refüjün düzenlenmesini umduğumuz bir tramvay hattı ile hafif raylı sistemle bağlantı kurularak trafik yükünün bir kısmının Ata Bulvarına aktarılması ve Nilüfer ilçesinde sorun olduğunu düşündüğümüz kuzey – güney bağlantısının ortadan kaldırılmasının alternatif bir çözüm üreteceğini sanıyoruz. Hafif raylı sistemin gayet iyi kullanılmasını sağlamak için diğer ulaşım türlerinden toplu taşıma sistemine yolcu çekmek. Ve Nilüfer’de yakın dönemde oluşmasını umduğumuz projelerimizden biri olan yakında temeli de atılacak olan Beşevler Kent Meydanına tramvay ile bağlantı avantajını yakalayabilirsek sosyal açıdan da çok büyük faydaları olacak ki; bulvar uzunluğu 2.3 km olup ona ilave olarak teknik alt yapısı sağlanmalı. Karafatma bağlantısı ile birlikte yaklaşık 3 km’lik bir uzunluğa hitap etmekte. Beşevler Kent Meydanı projesini kısaca geçecek olursam burada bir stadyum, kapalı spor salonu, gençlik merkezi, ticari birimler, alışveriş merkezleri ve bilim merkezinin bulunduğu bir meydan olacak burası. İki bulvarla meydanı birbirine bağlamakta kentli açısından oldukça verimli olacak. Tramvay hattının görseldeki yeri böyle. Yine iki şeritli oto araç geçişi, uygun otopark cebi ve bisiklet yolu ve yaya kaldırımı hemen bisikletten sonra. Orta refüjdeki düzenleme normalde şuan yerinde 14 metre olan orta refüj yine tramvay geçişi ile birlikte asla yeşilinde de hani şey olmuyor zarar görmüyor. Yaklaşık 3,5 – 4 metrelik bir tramvay hattının kapladığı alanın dışında sağda solda yine yeşil boşluklar kalıyor. Dünya’da tramvay ne kadar tercih ediliyor buna gelecek olursak, çünkü Dünya da metrolar her güzergâha ulaşamadığından hatları daha basit sistemlerle taşıma metotlarından biri tramvay. Kent içi ulaşıma bir alternatif, daha az araç girmesini sağlıyor ve kentin daha sıkışık popüler yerlerinde uygulaması mümkün. Yerel yönetimler için daha ekonomik uygulamalar olduğu için avantajlı ve metro gibi ulaşım sistemlerini de destekleyen bir yapısı olduğu için yine uygun. Çevreye katkısı var ve kentimizi estetik ve turistik bir hava katacağını düşünüyoruz. Avrupa’da da çok kentte uygulandığı muhakkak. 190’ın üzerinde kentte var tramvay sistemi ve bunlar Bursa’nın yarısı veya çeyreği ölçüsünde kentler. Ancak 50 ila 100 km. arasında tramvay hatları ile bağlanmış. Dünya’daki örneklerinden biraz fotoğraflar sunmaya çalıştık. Ticaret merkezlerinin yoğunlaştığı bulvarlarda kullanılıyor ve yine toplu taşımaya önemli bir alternatif ve kamu idarelerini ve ulaşım şirketlerine enerji tasarrufu yaratması açısından oldukça ekonomik. Gelişmiş kentlerde İşte Rusya, Las Vegas örnekleri görülüyor. Hepsine baktığımızda projemizin tamamı burada çok iyi algılanmayabilir isterseniz aydınlatmayı biraz kısabilirsek belki kesitler daha iyi algılanabilir.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Şimdi Sibel Hanım genel konsepte değinsek te geri kalan detayları daha sonraki toplantılarda ele alırız. Genel anlamdaki.

Sibel ÜNLÜDAĞ (Nilüfer Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdür V.):
Bu bizim öneri projemiz. Bunun üzerinde tabi ki tartışılabilir, konuşulabilir. Ben hazırladığımız kesiti göstermek istedim sadece anlatacaklarım zaten bu kadardı. Orta refüj düzenlemesi yine işte demin de bahsettiğim gibi 1,5 metre kadar. Şimdi bulvar tüm uzunluğu boyunca 50 metre değil kesiti. Yer, yer 46, 47, 48 ortalama 48 metre bir kist alanı aldık. 11,5 metrelik orta refüj düzenlemesi, 50’şer cm’lik yanda koruma bantları mesafeleri, 3,5 metrelik şerit genişliği araç şerit genişliği, 2,5 metrelik bir park cebi, 1,75 metrelik bu arttırılabilir bence bisiklet yolu ve onun ötesinde yaya kaldırımının 6 metre olması planlanmıştır. Buradaki yeşilleri korumaktan, ağaçlandırıp korumaktan yanayız. Diğer yolun diğer simetrik kesimi de bu. Aynı ölçüler diğer tarafta da görülmesi mümkün. FSM’nin diğer tüm cadde boyunca, bulvar boyunca kesit proje detaylarını biraz göstermek istiyorum. Deminki kesitin bu boylamda yapılandırılışı, kavşak düzenleme örnekleri. Tekrar söylüyorum, tabi bunlar önemlidir üzerinde hep beraber çalışılır. Master planın tamamlanmasından sonra eminim daha doğrularla hareket edilebilecek. Bizim hazırlıklarımız bunlardı. Büyükşehir Belediyemize sunmuştuk. Umarım daha iyi sonuçlar alırız. Sunumum bu kadar. Teşekkürler.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, çok teşekkür ediyoruz Sibel Hanım. Üzerinde çalışılmış, net, somut öneriler var. Tabi ki konuşmak üzere, tartışmak üzere ortaya konulan görüşler, düşünceler. İsmail Bey; Sayın İPÇİ, buyurun.

İsmail İPÇİ:
İyi günler diliyorum. Programsız bir konuşma yapacağım için hepinizden özür dilerim. Bugün bu toplantıya katılma niyetindeydim fakat başka bir işim çıkmasından dolayı gelemem dedim. Hiç hazırlanmadım fakat Nilüfer ve özellikle FSM Bulvarı hakkında bu kadar kaygılı bir kalabalığı bulmuşken bir iki tane fikrimi açıklamadan gitmekde istemedim. Şimdi önümüzde bir FSM Bulvarı gerçeği var. Bu bulvarın gerçi dününü ve yarınını çok iyi hesaplamamız gerekiyor. Biz bugününü konuşuyoruz. Ortada bulvar dediğimiz ama bulvar olmayan bir caddemiz var. Sorunlarımız var. Bu sorunların da gerekçeleri var. Aslında bu gerekçeler hiç de önemli değil. Biz sorunun nedenini bulmazsak, FSM Bulvarı maalesef çok yakın bir gelecekte hepimizin sadece Nilüfer’in değil Bursa’mızın başına ciddi bir sorun açan arter haline gelecek. Şimdi ben nedeni ikiye ayırıyorum. Şu konuşulanlar çok güzel, çok güzel ama bence sorunu çözmeye yeterli değil. Öncelikle nedeni tespit etmemiz lazım. Neden iki aşamalı bence; birincisi Nilüfer’in planları yapılırken FSM Bulvarının böyle ilgi göreceğini buranın bu kadar cazibe merkezi haline geleceğini hiç kimse hesaplamadı. Hiç kimse düşünmedi, biz de düşünmedik. Düşünseydik müteahhitler hiçbir zaman burada dükkân yerine ev almayı tercih etmezlerdi. Herkes dükkânları mal sahibine vermeyi düşündü. Mal sahipleri de aman ben niçin onları alayım Nilüfer’den iki tane daha fazla daire alayım diye düşündü. Şimdi FSM Bulvarının dününü hesaplarsanız. Beşevlere geçebilmeniz için Karagöz’ün oradan dönmeniz gerekiyordu. Karagöz’ün oraya geldiğinizde iki tane dükkân var ondan sonra yok. Kavşağın oraya geliyorsunuz, caminin oraya geliyorsunuz hiçbir dükkân yok. Ondan sonra biraz daha ileriye gidiyorsunuz Rentıp’ın oraya gidiyorsunuz sağ tarafınızda küçücük dükkânlar, sol tarafınızdaysa Akuğur marketin olduğu yerde yüksek dükkânlar ondan sonra neye benzediği pek belli olmayan yapılar karşımıza çıkıyor ki bunu aslında hepimiz biliyoruz, FSM Bulvarının şu anda kullanılmasının gerekçesi bizim oradaki işletmelerin kaçak inşaatlarına dokunmamızdır. Orada iptal yok, orada yaşam alanı yok dostlar. Dükkân, dükkân değiniz şey sığınaktan bozmadır. Belediyemiz elleyemiyordur. Biz eleştiremiyoruzdur, hiç kimse eleştiremiyordur. Kaçak inşaat yapılıyordur. Kaçak inşaat FSM Bulvarında yapılıyor. Tamamı kaçak. Hani gelin hep beraber siyasiler olarak, toplum olarak karşı çıkalım. Ama karşı çıkamıyoruz çünkü alternatifimiz yok orada yaşamak zorundayız ve bu mekânı kullanmak zorundayız. Orada bir kafeteryanın levhasını hadi gelin beraber sökelim, sökemeyiz. Kabullenmek zorunda, kaçak inşaatı eleştiriyoruz ama kaçak inşaatı kabul etmek zorunda kalıyoruz. Niçin? Yaşamamız için. Ya Allah aşkına bir kebapçıya gittiğinizde adam sizi kaldırımda oturtturuyor. O sitenin bahçesinde oturtturuyor, mekânı yok çünkü. Bizde orada aman ne kadar güzel FSM Bulvarı Türkiye’nin 8. caddesi oldu diye övünüyoruz, yok, bu bir rezalet. Ama şunu bilin ki bu rezaleti çok yakında arar hale geleceksiniz. Neden bu işin dünkü sorunuydu, dünkü nedeniydi. Birde gelecek var. Gelecekle alakalı problemimiz de biz siyasilerden kaynaklanıyor. Biz FSM Bulvarını siyasetimize alet ettik arkadaşlar, dostlar. Yarın ne olacak biliyor musunuz? Bakın planlanırken okul alanı bırakmamız gerekiyor, yeşil alan bırakmamız gerekiyor, sağlık alanları bırakmanız gerekiyor. Bu planı yapan hiç kimse hiçbir şeyi ön görmemiş bu caddede. Kalkmış bir tane sağlık alanı koymuş. Tam caddenin bulvarın ortasına Şanselize’nin ortasında bir tane devasa hastane düşünün, İstiklal Caddesinin ortasında İstanbul’un en büyük hastanelerinden birini düşünün. Buraya koymuşlar. Bakanlık dedi ki buraya hastane olmaz. Ben bunu buraya kaldırayım. Sen misin bir hastane kaldıran. Ne dedi bakan? Hastaneni geri istiyorsan, bir kamuoyu oluştuysa Nilüfer’e hastane lazım vay be hastane buradan Nilüfer’den alınıyor. Haydi hoppaninna herkesi ayağa kaldırdık mı hep beraber. Gösteriler yaptık mı? Pankartlar açtık mı? Bakın bir dakika…. biz hastanemizi isteriz dedikçe bakanlık dedi ki al sana hastane.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Sevgili konuklar bakın Bursa Kent Konseyi’nin toplantı ortamında hep beraber bulunuyoruz. Konuşmacılar görüşlerini söyler. Eğer bilahare söz söylemek isteyen varsa yani buradan söz verilir konuşursunuz lütfen.

İsmail İPÇİ:
Şimdi bakanlık diyor şunu yapıyor. Madem hastane istiyorsunuz, madem bu sizin ihtiyacınız, Nilüfer halkı olarak bunu talep ediyorsunuz ben de buraya hastaneyi yapıyorum. Hastaneniz size hayırlı uğurlu olsun. Biz orada kentin trafiğinin yavaşlatılmasını düşünüyoruz, delikanlılar bisikletle gezmeği düşünüyorlar, unutun onları öyle bir şey yok artık. Oraya artık onlarca ambulans girecek. Hastasını yetiştirmeye çalışan anneler, babalar gelecek. Gençler gelecek. Bursa’nın en büyük hastanelerinden bir tanesi FSM bulvarına yapılıyor. Eğer biz Nilüfer’de FSM bulvarını kurtarmak istiyorsak birinci etapta yapmamız gereken şey “biz hastanemizi istiyoruz ama FSM’ye istemiyoruz”u başlatmamız lazım. Teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, farklı, değişik bir yaklaşım, dikkat çekici bir yaklaşım, üzerinde düşünülmesi gereken bir yaklaşım. Tabi ki tenkit edilebilir karşı görüşler de söylenebilir ama gerçekten uygun yerler varsa, gerekirse o caddenin de geleceği açısından da üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Hemen bir genç kardeşime de söz vermek istiyorum Ahmet Can Güneş, buyurun.

Ahmet Can Güneş (Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi):
Saygıdeğer Başkan, Değerli Hazirun, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben Ahmet Can GÜNEŞ. Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi Bilim ve Teknoloji Çalışma Grubu temsilcisiyim. Bursa Gençlik Meclisi olarak bizler gençlik adına projeler üretiriz ve gençlik adına düşünürüz ve bugün burada Bursa Gençlik Meclisi’nin Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nın gençlere yönelik fiziki şartları ve sosyal yaşam alanları ile ilgili bazı düşüncelerini dile getirmek için söz alıyorum. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı genel itibari ile zaten gençler arasında oldukça revaçta olan yoğun ilgi gören bir yer. Burada gerek restoranlar olsun barlar olsun ve benzeri kuruluşlar olsun çokça rağbet görmekte fakat şunu bilmeliyiz ki gençlik olarak burası Fatih Sultan Mehmet Bulvarı sadece alkol alınan ya da eğlence mekânları olarak anılmamalı. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Bulvarı sadece Nilüfer’in Caddesi değil Bursa’nın bir caddesidir ve Bursa’daki diğer gençlerin de geldiği bir caddedir. Burada Fatih Sultan Mehmet Bulvarı gençler içerisinde daha çok kültürel ve sosyal faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir yaşam merkezi olarak anılabilir. Peki, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı bizim açımızdan, gençler açısından nasıl olmalıdır. Lise ve dengi okullar mezuniyet balolarını yapmak için -genelde okullarında yapamıyorlar çünkü bu Milli Eğitimin kanunuyla yasak- bunu dışarıda bir mekân tutmaları gerekiyor bir otel veyahut ta bir düğün salonu tutmak gerekiyor fakat bu salonlar ihtiyacı karşılayamıyor. Çünkü bir lisede ya da herhangi bir dengi kurumda bir organizasyon yaptığınızda davet sayısı artabiliyor bu bağlamda salonların çok amaçlı salonların sayısı arttırılabilir ve bu salonlar liselere ve dengi kurumlara davetler için, mezuniyet baloları için, normal balolar için tahsis edilebilir. Aynı zamanda okullarımızda şu anda sanata olan ilgi Bursa’da oldukça arttı. Her okulda nereden bakarsanız bir tiyatro kulübü, ya da bir resim kulübü, müzik kulübü bulunmakta. Fakat bu müzik kulüpleri, resim kulüpleri, tiyatro kulüpleri, çoğu zaman prova yapacak yer bulamıyorlar çünkü çoğu okulun tiyatro salonu, bir konferans salonu yok veyahut ta bir sergi salonu yok. Ve bu ihtiyacı karşılamak için orada koltukları bulunmayan bu sahne alanları yapılabilir. Bu sahne alanlarına gelerek öğrencilerin burada ücretsiz olarak provalarını yapması, okul provalarını yapması ve buralarda vakitlerini geçirmesi, bir sergisi varsa yine sergisini burada değerlendirilmesi olabilir. Gençliğin müziğe olan ilgisi de arttı, bu durumda gençliğin canlı müzik özellikle sokaklarımızda, caddemizde çalan canlı müzik sayısı oldukça arttı. Bunun için gençlere yönelik bir serbest kürsü yapılabilir, yani kürsüden kastım daha doğrusu sahne yapılabilir burada canlı müzik yapabilirler. Tabi bu yapılacak canlı müzik şehri rahatsız etmemesi açısından uygun yerlere kurulabilir bu özel yerler. Hatta bu proje daha ileri gittiği takdirde bu enstrümanlar, müzik enstrümanları devlet tarafından sağlanabilir. Fatih Sultan Mehmet Bulvarının aynı zamanda bir gençlik merkezi olması hedefimiz var. Yani bu bağlamda gençlik festivallerinin çoğu burada yapılabilir yani festival dediğimizde, gençlik festivali dediğimizde aklımıza direk Fatih Sultan Mehmet Bulvarı gelebilir. Örneğin Cumhuriyet Bayramı olsun, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olsun, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olsun yani bu bayramların tören geçişleri, yürüyüşleri burada olabilir. Burada kutlayabiliriz. Bir de ayrıca bulvar bildiğiniz üzere gayet uzun bir bulvar. Bu bağlamda bazı yerlerden çıktıktan sonra öğrencilerin, gençlerin yürümesi çok uzun bir zaman alıyor. Bunun azaltılması için bulvarın tamamına gidilebilecek ücretsiz bir ulaşım hattı yapılabilir. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, ortada öneriler var. Genç kardeşimize teşekkür ediyoruz. Toplantımız devam ediyor. Herkese söz vereceğimizi söyledik. Şu ana kadar konuşulan bazı konular var. Bunların şöyle bir ara toparlanmasının yapılması için Bayram Bey’e söz vermeden önce kısa bir iki bir şey söylemek istiyorum. Nilüfer ilçemiz gerçekten bundan yıllar önce Bursa’nın geleceğine yönelik çalışmalarda o günün Belediye Başkanı Sayın Ekrem BARIŞIK, daha sonra Sayın ÖZALP ve Sayın SAKER dönemlerinde, özellikle Barışık döneminde planlarının yapılmaya başladığı bir yerdir. Hep bunların içinde bulunan bir inşaat Mühendisi, bir teknik insan, 40 yıldır cemiyet hayatının içinde biri olarak özellikle Sayın BARIŞIK’a bu ileri görüşlülüğü nedeni ile açıkça teşekkür ediyorum. Çok önemli bir karar verilmiş, nazım planlarda o zamanki Nilüfer bölgesi şekillendirilmiştir. Ondan sonra tabi ki bunlar gelişti. Tabi bu gelişmeler içinde caddelerin kullanımı, yolların kullanımı noktasında söylendi, gerçekten planlama hataları yapıldı. Zamanında da bazı şeyler konuşuldu ama böyle ortamlar yoktu yıllar önce Türkiye’de arkadaşlar. Şu anda bile birçok yerde var ama bu tarzda kullanılmıyor. Bursa ileri boyutta demokrasiyi ileri demokrasiyi şekillendiren, bunun nimetlerinden faydalanan bir kentiz. Bakın oturuyoruz ne güzel konuşuyoruz. Bursa önemli bir kent Nilüferiyle, ilçeleri ile onun için burada ne güzel interaktif etkileşimli bir toplantı noktasında gidiyoruz. Bursa Kent Konseyi, konsey toplantısı olarak “Bursa Konuşuyor“ adı altında bakın, Bursa stadyumunu biz konuştuk. Yüzlerce insan geldi konuştu. Adliye binasını konuştuk. Belediye binasını konuştuk. Üniversiteyi konuştuk. Alışveriş merkezlerini konuştuk. Cesaretle konuştuk. Hızlı treni konuştuk ve aylarca süren 100.000 ölçekli plan çalıştayı yaptı Bursa Kent Konseyi. Herkes, her dünya görüşündeki insan oy birliği ile 600 kişi geldi, parmak kaldırdı, 55 tane ilke kararı aldı, Bursa Türkiye’ye örnek. Onun için bu örnekliğimizi hep beraber devam ettirmek niyetindeyiz ve ben hemen Sayın Bayram VARDAR’ ı bir ara toparlama ve konulara varsa bazı cevaplar verme açısından kürsüye davet ediyorum, buyurun. Bir saniye, Bayram Bey bir konuşsun. Hepsini konuşacağız.

Bayram VARDAR (Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı):
Ben tekrar Kent Konseyi’nin Değerli Başkanına ve Divan’a teşekkür ediyorum. Katılımcılara teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak bizim amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum. Hem sosyal anlamda, hem teknik anlamda çok ciddi veriler var, çok önemli öneriler var. Özellikle İsmail Bey’in son anda, son zamanda söylediği tespitler çok mühim hiç şüphesiz, yollarımızın devirlerini ayarlayan şeyler. Yollara cephe alan parsellerin fonksiyonları, biz bunun ciddi bir şekilde farkındayız. Geçen yıllardaki tepkiler döneminde de, protestolar döneminde de farkındaydık. Ben tekrar toplantı amacımıza ciddi bir şekilde ulaştığımızı düşünüyorum. Biz projemizde daha önceki projelerde de olduğu gibi dayatmacı bir mantıkta olmak istemedik. Ve Elvan Hanım işte proje dayatması gibi bir şey söyledi sunumunda. Böyle bir şey yok. Ortada proje yok. Birlikte üreteceğimiz bir çalışma var. Bir düşünce var, bir konsept var, burada sunulan grafik kesitleri yol - en kesitlerini koymak çok zor değil bunlar teknik anlamda belli. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde de Ulaşım Daire Başkanlığı’nda da ciddi uzmanlar var. Teknik üniversitenin üniversitemizin ulaşım master planında zaten ciddi danışman hoca grubu var. Ulaşım master planını hazırlayan ekip uluslararası tanınırlığı olan, bilinirliği olan bir ciddi bir firma, ciddi bir teknik ekip, o açıdan burada en kesitleri basit detayları konuşmak çok kolay ama yolu bu duruma getiren sorunları çözmek, hiç şüphesiz ciddi bir katılımcılıkla mümkün olacak. Yine sorunlar hep aynı aslında biz çok detaya girmek istemedik anketimizde. Elde edilen sonuçlar değil 1455 kişinin, oradaki sadece 185 kişinin önerileri doğrultusunda da incelediğimizde önerilerini göz önünde bulundurduğumuzda benzer sorunları tespit etmişler zaten ben de özetimde bunu söyledim. Burada yaya trafik ilişkisinin ciddi bozulmalarının olduğunu söyledik ve bunları düzenlemek gerekir diye ifade ettik. Katılım, bütün projelerimizde katılım arıyoruz ve bugünkü toplantıyı da kent konseyimizin başkanlığında ciddi bir şekilde sağladığımızı ve amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum. Tekrar teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, çok teşekkür ediyoruz Bayram VARDAR’a. Hastane konusuna geçtik, hemen kısa varsa bir iki açıklama yapmak üzere Bursa Tabip Odası Genel Sekreterimiz ve İl Sağlık Müdür Yardımcımız Sayın Doktor Hakan BAŞ, buyurun.

Dr. Hakan BAŞ (İl Sağlık Müdür Yardımcısı):
Sayın Genel Sekreterim, Sayın Başkan ve diğer katılımcılar; İl Sağlık Müdürüm Sayın Özcan Akan adına ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Biraz önce katılımcılardan bir kısmı güzel noktalara temas ettiler. Nilüfer bölgesindeki hastane ihtiyacı gündeme geldi. Biz Bursa olarak, sağlık birimi olarak aslında kendimize yeter düzeydeyiz. Gerek hasta yatağı sayımız, gerek ekip sayımız bazında Bursa’nın nüfusu yaklaşık 2 milyon 605 bin, 2010 sayımına göre. Bizim hedefimiz 2 milyon 605 bin daha üzerinde çünkü biz bölge ili konumundayız. Çanakkale, Balıkesir, Bilecik, Yalova zaman zaman Kütahya’ dan da hasta transferleri olmaktadır. Dolayısı ile bizim hizmet ve hizmet verdiğimiz nüfusumuz 4 milyon 5oo bin civarına yaklaşmaktadır. Bu bağlamda bizim daha fazla hedeflerimiz var. İkincisi biraz önce konuşmaların başında da söylendi, Bursa turizm alanında gelişecek bu anlamda yatırım yapıyor aynı şekilde sağlık turizminde de gelişim gösterecek. Bu yüzden bizim daha fazla yatağa, daha fazla hastaneye ihtiyacımız olabilir. Kendimize yetmemiz ile birlikte Bursa’nın özellikle Nilüfer bölgesinde, Kamu Hastanesi yönünden eksiklik gözükmektedir. Biz sınırlara baktığımız zaman Nilüfer ilçesi içinde bir Çocuk Hastanemiz var. Bir de fakültemiz var. Eğitim ve Araştırma hastanesi ancak konum olarak daha uzakta ve statüsü gereği de farklı bir konumdadır. Dolayısıyla Nilüfer Bölgesi içinde bir kamu hastanesi ihtiyacı görülmekteydi. Zamanında Nilüfer bölgesinde bildiğiniz o 38 dönümlük FSM Bulvarı üzerindeki arsada hastane yapılması ile ilgili süreç devam ediyordu. Ancak biraz önce Sayın İPÇİ’nin çok güzel söylediği gibi belki bunları siyasi ranta dönüştürme çalışmaları vardı. Biliyorsunuz internet sitesinin üzerinde bir 777 diye bir sitesi var. Oradan sabah gelirken çıkarttım. Yaklaşık otuza yakın sayfa, daha da fazla. İşte rant elde ediliyor. Burası kime veriliyor gibi birtakım zan altında bırakılacak sıkıntılı söylemler oldu. Oysa biz hiçbir zaman onlara girmedik. Bu amacımız tamamen hizmet üretmekti. Nilüfer Belediyesi’nden arsa taleplerimiz oldu ancak hastane yapılmasına uygun arsaların olmadığı ve özellikle de hastane alanı için sağlık alanı olarak bu yerin ayrıldığından bahisle hastanenin bu bölgede yapılması talepleri geldi. Bizde 2011 yatırım yılı planına aldık. Bu sene başında diğer ilçelerimiz gibi Mudanya, Gemlik, Karacabey, İnegöl, Orhaneli ile birlikte burası da yatırım planına alındı. Şu anda Sağlık Bakanlığı tarafından projesi çizilmektedir. 45 milyon TL’lik bir bütçeyle plana alınmıştır. Önümüzdeki süreçte bu da devam edecektir. FSM’nin ileriki aşamalarında dolayısı ile bu hastanenin de negatif veya pozitif katkıları değerlendirilebilir. Ben bu anlamda Sağlık Müdürlerime teşekkürlerimi sunuyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, Dr. Bey’e Teşekkür Ediyoruz. Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Güzide ELİTEZ, buyurun.

Güzide ELİTEZ (Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri):
Merhabalar, ben Bursa Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Güzide ELİTEZ. Özellikle sağlık alanıyla ilgili bir konuşma olduğu için mutlaka konuşmam gerektiğini düşündüm. Ama demin bir şey öğrendim ki İl Sağlık Müdür yardımcımızdan, bu konuda gerçekten bizlerin çabası bir meyve vermiş. Biliyorsunuz Nilüfer’de bir kamu hastanesi yapılmadı dostlar. Bizler hasta olduğunda, ben de bir dönem Nilüfer’de oturdum, oradaki özel sağlık kuruluşlarına gidiyoruz. Acıbadem Hastanesi, Rentıp ve yeni açılan Medicabil gibi. Bir kamu hastanesinin olmaması ki dünyada bu ölçekteki bir nüfusta hiçbir zaman için böyle bir şey söz konusu bile olamaz ve bu yerin böyle bir tartışmaya açılması son derece sakıncalıydı. Bizler bu konuda gerçekten büyük bir mücadele verdik. Nilüferliler ve Bursa Tabip Odası olarak. Hastanemize sahip çıkmak istedik. Bence bu konuda bir rahatsızlık yaratmışız. Ama gördüğünüz kadarıyla da hastanemize sahip çıkmışız ve bu alan bugün bir sağlık alanı olarak ayrılmış ve hastanemiz yapılacak. Şöyle bir gerçek var ki bizler 15 km ötede üniversiteye hastalarımızı götürmek zorundaydık veya Bursa’nın içerisinde merkezde yoğun trafiğin içerisine. Bilmiyorum hiç acil hastanız oldu mu? Bursa’nın trafiğinin içerisinde yol almak zorunda kaldınız mı? Gerçekten oraya bir kamu hastanesine ihtiyacımız var ve bunun tartışması bile olmaz. Her zaman için ilk sözünü ettiğimiz şey, her şeyin başı sağlık deriz, insan deriz. Bir Acıbadem’in yaratacağı hareket kadar, gürültü kadar hareket yaratacaktır oradaki kamu hastanesi ve bu şekilde de olmalıdır, Nilüfer’in gerçekten buna ihtiyacı vardır. Ayrıca bir Nilüfer’li olarak da Nilüfer Belediyesi’nin bu çalışmasını gerçekten tebrik etmek istiyorum. Büyükşehir Belediyesi’ne de yapacağı anıtlar veya heykeller gibi çalışmalarda mutlaka bir yarışmalı proje yapması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu ülkenin sanatçıları var ve o sanatçıların eserlerini ortaya koyma ihtiyacı var her şeyden önce. Bizler bu projelerin gerçekten birer imza eseri olması gerektiğini, birer nasıl söyleyeyim, ihaleyle açılmış bir şeyin, tasarlanmış, yani Bursa’da bunun çok kötü örnekleri var, ben 3 tane timsah biliyorum, el ele koymuş, karşı karşıya duran, bir merkezde duran. Yani bu tarz, böyle hiç olan örneklerden uzak durarak gerçekten sanat eserlerine ihtiyacımız var. Bunları bir fiil hekim olarak konuşuyorum belki ama sanata aşık olan birisi olarak da, bir vatandaş olarak da istiyorum. Teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Bu görüşler, düşünceler ortaya konuluyor. Ve bu görüşler ve düşüncelerden herkes payını alıyor, idare payını alıyor, not alınıyor. Sayın Osman GÜLÇAY, buyurun

Osman GÜLÇAY:
Sayın Başkan, Sayın Divan ve Sevgili Komşularım; Ben bir Nilüferliyim. Herkes burada güzel şeyler söyledi, Nilüfer’in geleceği açısından. Benim yazdığım yazıda şu vardı. Böyle bir toplantının 1700 kişi, 1405 kişinin rezervinin ışığı altında yapılmamasıydı. Sanıyorum başkanım da bunu yanlış anladılar. Şimdi ben size şunu söylemek istiyorum. Hepiniz Nilüfer’in geleceği ile ilgili, FSM’nin geleceği ile ilgili çok güzel şeyler söylediniz. Ben bizim Bursa için yaptıklarımızı söyleyeyim. Biz merinos evleri cennetini çarşamba pazarı cehennemine çevirdik. Biz Buttim gibi dünya markası olabilecek bir tekstil devini diri diri toprağa gömdük. Doğanbey’i tarih yazacaktır. Biz Hasanağa gibi Dünya’nın en lezzetli enginarının yetiştirdiği bir yerde sanayi bölgesi ucubesi yarattık. Biz buyuz. Biz şampiyon olduk, tören ve kupa alma merasimini beceremedik. Biz böyle bakarsak meselelere, FSM için de, Bursa’mız için de en güzelini buluruz. Ortak akıl ile ortak anlayış ile ve çağdaş kafa ile bu hedeflere ulaşırız diye düşünüyorum. Herkese saygılarımı sunuyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, Sayın GÜLÇAY’a ben de teşekkür ediyorum. Bu günkü yazısından sonra kendisini telefonla aradım, özellikle davet ettiğimi, söz vereceğimi söyledim. Yani burada hileli bir ortamın olmadığı aşikâr ve net diyorum, konuyu da uzatmıyorum, kendisine de teşekkür ediyoruz. Şimdi çok değerli arkadaşlar, toplantımızın sonuna doğru geliyoruz ancak bir kere gönüllü çevreci Ali Bey var, Bursa’da tanımayan yok, şimdi ona söz vereceğim. Hemen Ali Bey, kısa, konuyla ilgili.

Ali TURAN:
Tamam, hemen, tamam.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Ne güzel. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bursa’nın fahri müfettişi. Bu tarz insanlar az bulunur. Tenkitlerinin de başımızın üstünde yeri var.

Ali TURAN:
Geçen hafta sonu Valim de ödül vermişti. “Kim olursa olsun yanlış yapıyorsun diyebilen bir insan” diyor. Bu benim için onur verici bir şey. 45 doğumluyum. Bursa’da trenin olduğu zamanı biliyorum, çalıştığını biliyorum. Ben Kent Konseyi Tarihi Kültürel Miras Çevre Grubu’nda temsilci yardımcısıyım, onu da söylemiş oluyorum, en genç olarak Gençlik Meclisi’ni, gerçekten kutluyorum. En genç olduğu halde, ben yaşlılarından birisiyim diye düşünürüm, bütün söylediklerine katılıyorum. Kültür ve sanat merkezi gibi. Yani meyhanelerin olmaması, bunlar gerçekten çok önemli. Bunun yanı sıra benim bir katkı olarak birkaç tane önerim var. Öncelikle Fatih Sultan Bulvarı üzerindeki binaların zemin katlarındaki iş yerinde bu ve benzeri, buna benzer yerlerin tretuvarlara müdahale ve işgalleri kesinlikle önemlidir. Bayram Başkanımın çok güzel tespitleri var, katılıyorum. Kesinlikle önlenecek, taviz yok. Siyaset falan yok. Bitti. Sonra tramvay hattı. Hanım güzel söyledi, ona da katılıyorum. Hürriyet’ten başlanabilir. Bu bence inanın demin trafik akışı hızı yoğun deniliyor ya onu da frenleyecektir diye düşünüyorum. Tramvay oradan başlayıp böyle gidebilir. Bir düzgünlük, bir düzen, bir disiplin gereklidir diye düşünüyorum, bu benim kanaatim. Trafik akışına ne kadar olumlu etki yapacağına inanıyorum. Bir de otobüs durakları. Şimdi bir de tramvay düşünüyoruz. Güzel bir fikir katılıyorum. Otobüs durakları bisiklet ve yaya yolları bir bütün olarak, bunda belediyelere çok iş düşüyor burada bir bütün olarak. Öncelikle işgaller önlenmeli, buradaki yaya yolu, mesela ben milli sporcuyum aynı zamanda, 15 yıldır Avrupa’ya gidiyorum. En son gittiğim Avrupa Şampiyonası Slovenya’ydı, eski Yugoslavya. İnanın Avrupa Birliği oldu diye adamlar diyor ki, efendim, hem yaya yolu olacak, hem de bisiklet yolu. Burada yolların bir kısmını kırmızıyla bölmüşler, insanlara da yol yapmışlar. Şimdi Avrupa Birliği’ne girdiler ya bizden önce… Bitireceğim zaten başkanım. Bu çok önemli. Ama şu önemli bakın: taviz vermemek önemli. Ben orada yaşadım. Kendim sporcu da olduğum halde inanın bisiklet yolundan girerken “Acaba beni çiğneyecekler mi?” diye korktum. Çünkü işaret koymuş. Girdin, bak sana bisiklet de çarptı mı hapı yuttun. Hakkını da arayamazsın. Teşekkür ederim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, bizde teşekkür ediyoruz. Son iki konuşmacıya söz vereceğim ve bitireceğiz. Arkadaşlar, Bursa Kent Konseyi olarak gerçekten önemli çalışmalar yapıyoruz. Bir iki örnek vermek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de Kent Konseyleri Sempozyumu yaptık. Mayıs ayında. Bakın Bursa’da görülmemiş şeyler bunlar. Türkiye’deki 17 üniversiteden, 50 akademisyen geldi buraya. 25 sunum yapıldı, 60 tane Kent Konseyi’ni biz misafir ettik, 2 gün otellerde Bursa’da. Akademisyen ve pratisyenleri bir araya getirdik. Hem pratik hem bilimsel, Türkiye’ye faydalı bir çalışma yaptık. Mesela başka bir örnek lise temsilcileriyle, Bursa’daki seçilmiş liselerdeki temsilci çocuklar, hepsi zıpkın gibi, zehir gibi çocuklar maşallah, hepsini topladık burada. Hepsi çıktılar kürsüye. Çatır çatır da tenkit ettiler idarecileri. Ama çok güzel konuşuyorlar, efendi ama tenkit etmesini de biliyorlar. Yani bizim nesil, gelecek nesil iyi. Orada hakikaten gördük ki öyle öneriler var ki medenice konuşurlarsa sonuç alınır. Biz de onlara onu söylüyoruz. Bakın biz çok kavga ettik eskiden, yıllar önce, kavga etmeyin aslanlarım dedim, söylemesini bilin. Konuşmasını, istemesini bilirseniz her dediğiniz yapılır diyorum ve hemen son iki konuşmacıdan Bayan Canan KIZILALTUN, buyurun

Canan KIZILALTUN:
Bayan değil kadın, önemli bir ayrıntı.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Biz o kadar ayrıntıları bilemiyoruz Canan Hanım. Bakın bu sefer hanım dedim.

Canan KIZILALTUN:
Merhabalar, Canan KIZILALTUN ben. Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi sorumlusuyum. Cinsiyete duyarlı kent planlaması konusunda çalışıyorum. Burada da bir caddenin, bir kentin ve bir bulvarın planlanması ile ilgili yaklaşık 3 saattir konuşuyoruz ve henüz pusetliler ve dezavantajlı gruplar dışında cinsiyete duyarlı ne bir planlama ve ne de bir bütçeleme ile ilgili herhangi bir şey duymadığım için söz almak istedim ben. Zaten bizim yaptığımız anketlerde de çıkmıştı. Bulvarda anket yapmaya çıktığınızda zaten bütün esnaf ve bütün oturanlar yani bulvarı kullananlar erkekler genelde. Hane halkında da anket yaptığınızda daha çok kadınları görüyorsunuz zaten. Cinsiyete duyarlı bir kent planlarken kadınların da erkekler kadar sokakları, caddeleri, bulvarları, işyerlerini, barları, restoranları kullanması, erişilebilirliğinin dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Ben eğer pazara gittiysem, dönüyorsam ve bir kafeye oturup çay içebilmek istiyorum ama o pazar arabasıyla o kafeye girebilmek istiyorum. Tretuvarların ve kaldırımların buna uygun yapılmasını istiyorum. Geçen yıl ayağımı kırdım ve bulvarda hiçbir yere gidemedim. Çünkü hiç biri engellilerin, tekerlekli sandalyeyi bırakın koltuk değneği ile bile çıkıp bir kahve ya da bir yemek yiyebileceğiniz düzeneğe sahip değil. Dolayısıyla da ben özellikle kenti planlayıcıların, karar vericilerin planlama yaparken, bu yeni bir kavram Türkiye’de, artık bütün belediyeler için ve kamu kurumları için zaten eşitlik birimleri ve eşitlik komisyonları zorunlu hale getirildi. Bütün kentlerde bütün bütçeler artık cinsiyete duyarlı yapılmak zorunda. Bizde, ulaşım kadınlar için oldukça önemli bir mesele ve maalesef ulaşımdan Büyükşehir Belediyeleri sorumlu. Bizim söz hakkımız yok, ilçe belediyesi olarak. Dolayısıyla da ben hem Nilüfer’de yaşayan bir kadın olarak, hem de Nilüfer Belediyesi’nde bu konuda çalışan biri olarak Büyükşehir Belediyesi’nin hem bulvarda hem de kentin herhangi bir yerinde ulaşımı planlarken, ulaşım master planı yapılıyor. Cinsiyete duyarlı bir planlama, cinsiyete duyarlı bir mimari, bir tasarım ve bütçeleme yapmalarının oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Hatta bununla ilgili mümkünse özellikle stratejik planları yaptığımızda yaptığımız gibi kadın örgütleriyle, kadınlarla onların talepleri doğrultusunda onları da ayrı paydaşlar olarak görüp ihtiyaçları doğrultusunda planlama yapmak gerektiğini düşünüyorum. Hastane meselesiyle de ilgili kısaca bir şey söyleyeceğim hani İsmail İPÇİ söyledi, söyledi gitti galiba. Kendisine verilen cevapları da dinleme gereği duymadı, keşke burada olsaydı. Özellikle sağlığın fazlasıyla piyasalaştırıldığı bir süreçte kamu hastanesinin ve parasız sağlık hakkının önemli bir şey olduğunu düşünüyorum kişisel olarak da, ayrıca belediye olarak da böyle düşünüyoruz. Bulvarın başında devasa bir Acıbadem Hastanesi ile ilgili hiç tek kelime etmiyorken, bulvarın sonunda ki bir de sağlık alanı olarak tahsis edilmiş bir yerde, kamu hastanesinin yapılmasına gösterilen tepkiyi hakikaten anlamıyorum. Güzide Hoca’mın da söylediği gibi bu Acıbadem ne kadar etkilerse bulvarı kamu hastanesi de o kadar etkiler. Bununla ilgili de ayrı bir şey, başka bir yol, başka bir alan, otopark falan tahsis edilebilir. Hep başından beri söylüyoruz, siyaset yapmıyoruz, burada ortak söz söylüyoruz diye. Çok özür dileyerek Can Yücel’in bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Bu iş tüzük işi değil büzük işidir” der Can Yücel. Dolayısıyla da burada çok samimice çok sahice şunu hakikatten söylemek istiyorum. Biz bu projeyi aslında sadece sunuyoruz. İşte dayatma yok. İşte demokratik bir ortamda bütün bunları paylaşıyoruz, konuşuyoruz gibi söylemlerin hayata yansımasını bekliyorum açıkçası bir vatandaş olarak. Semih PALA’nın yıllardır takip ettiğimiz o muhalif yanının gerçekler, doğrular söz konusu olduğunda da işlemesini bekliyorum ben yine bir vatandaş, onu takip eden biri olarak. Ve gerçekten bulvarla, kent ile ilgili bu kentte yaşayan insanlar olarak, bu projenin önümüzdeki yıl ya da bu yıl ne zaman ise süresi bana dayatılmasını istemiyorum. Dayatıldığında da bulvara girmenize izin vermeyeceğimi kendi adıma söylüyorum. Teşekkür ediyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Biz de teşekkür ediyoruz. Bitti alkış herhalde. Güzel final yaptınız maşallah. Şimdi, şöyle bir saniye. Şimdi bizi tabi birçok Bursalı tanıyor, eleştirel muhalif görüş açımızla mücadelemizle Bursalıların huzurunda olduk. Yani o eleştirel bakış açımız ve mücadele ruhumuz içimizde, onu bir yere atmadık. Ancak tabiî ki konum olarak masanın bu tarafındayız artık. Hem belediyecilik olarak, hem yöneticilik olarak, şimdi yeni Semih PALA’lar çıksın diye bekliyoruz. Teşekkür ederim. Evet, Baki AKKUŞ buyrun.

Baki AKKUŞ:
Merhabalar herkese, öncelikle dün akşam duydum bu projeyi ve bir doğaçlama yapmak istiyorum, kısa bir konuşma olacak. Bu caddenin bir kimliğe ihtiyacı var. Şöyle bir örnek ile açıklayabiliriz. Ben bir dağcıyım. Türkiye’nin birçok kentini gezdim. Dağlarını gezdim, vadilerini gezdim. Elbet bütün kentler birbirine benzemeye başladı. Bütün caddeler birbirine benzemeye başladı. Yani usta gezginciler şöyle söylüyor: Bütün kentlerin birbirine benzediğini, tarih dokusunun çok az kaldığını ve bir kenti gezdiğinizde diğer kentlere gitme gereği duymuyorlar. Böyle cümleler söylemeye başladılar Türkiye için. Bu caddenin bir kimliğe ihtiyacı var. Bir kimliği kazanabilmesi için, elbette ki bir konu işlenmesi lazım oradan örnek verelim: Adı Fatih Sultan Mehmet Bulvarı bir heykel kurtarmayacaktır hani ismiyle bağdaşan bir heykel bu tarihi anlatamayacaktır diye düşünüyorum. Şimdi diğer konuşmacıların da belirttiği gibi bir transit geçiş yolu hani günde kaç araç geçiyor bilemiyorum. Ama bir transit geçit yolu, burası bir kimliğe ve özgünlüğe kavuşabilmesi için öncelikle transit geçit yolunun kapanması lazım yani tramvay desteklenebilir, sabah saatlerinde sadece ve akşam geç saatlerde araç trafiğine açılabilir, bir sevgi yolu olabilir. Yani o bölgenin insanı kurallara, kaidelere, selam vermeye uyan bir halk, bir sevgi yolu olabilir. Alsancak’ta bunun bir örneği var. Bu Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndan daha güzeli elde edilebilir. Sevgi yolu deyince sanata sevgi; duvarlara yansıtılabilir, insana sevgi; heykellerle şekillendirilebilir, doğaya sevgi; ağaçlarla şekillendirilebilir. Elbette ki bisiklet yolları genişletilmeli, yaya yolları bunlar gayet mükemmel fikirler, bir caddenin kurtarılması demek şudur; Bursalının haydi şu caddeyi gezmeye gidelim. Bu bulvara geziye gidelim cümleleri bu kentte duymaya başladığınız zaman o cadde bir kimliğe kavuşmuş demektir. Şöyle bir örnekle de açıklayalım bu kimliği öyle bir kimlik yaratabiliriz ki orada. Gerçekten belki bir proje yarışması gerekecektir. İlk üç proje halk tarafından onaylanması gerekecektir, oylanması gerekecektir. Bir milli referandum gerekebilir. Üzerinde şu an bulunduğumuz topraklar Merinos topraklarıydı. Fabrikalar vardı. İşte 1935’te Atatürk tarafından açılmış bir fabrikaydı bu. 38 evet. Ve bir kimlik yok edildi. Arkeoloji kalıntıları bile kalmadı yani bir nesli siyasi partiler çizelgesi yok etti bu kimliği. Elbette ki şehir içinde kalmıştır, taşınabilirdi vs.. Bizde Fatih Sultan Mehmet Bulvarına öyle bir kimlik kazandırmalıyız ki tıpkı İstiklal Caddesi gibi yani daha çok örnekler vardır. Şu an İzmir’deki Alsancak’ta bulunan sevgi yoluna dokunmak hiç kolay değil İzmir’in ortak değeridir. Yani dokunmak hiç kolay değil o palmiyelerin zaten muhteşemliğini görürseniz. O kitapçıların dizilişlerini görürseniz, gümüş satan gençleri görürseniz zaten dokunmanız imkânsız yani gerçekten bir sevgi yolu. O binaların yüksek binaların içinde nefes alabileceğimiz bir yerdi İzmir’deyken bunu söylüyorum. Bu caddeye de bir kimlik kazandırmak lazım. Bir heykele hiç bir şey demiyorum hani adı Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, bir heykel olabilir ama savaştan başlayan barışa doğru giden barış öğelerinin çok çok işlendiği bir sevgi yolu olmalıdır. Teşekkür ediyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Biz de teşekkür ediyoruz. Bu verdiğiniz örnek Merinos ile mi ilgili bu söyledikleriniz? Bu bölge ile mi ilgili?

Baki AKKUŞ:
Merinos fabrikası örneğini verdim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Şimdi haksızlık etmeyelim. Ben ayrıca bir de Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Genel Koordinatörlüğü görevini yapıyorum. Buraya Bursa Büyükşehir Belediyesi 220 trilyon lira yatırım yapmış. Atatürk’ün Cumhuriyet dönemindeki ekonomik hamlelerde ilk açılan fabrikalardan merinos fabrikası geçmişteki hatıralarına yönelik bir şekilde restore edilmiş, çünkü gidişat bu, tarih bu, bunların önüne geçemezsiniz adı da Atatürk Kongre Kültür Merkezi, Merinos Tekstil Müzesi her türlü çağrışım yapılmış burada kimlik kaybetme gibi ağır bir yaklaşımın haksızlığını söylemek istiyorum. Bilahare pek çok konular anlatılacak. Bu bölge öyle bir hale gelmiş ki geçen sene sayın başbakan tarafından işletmeye açıldı burası. Bir yıl geçti üzerinden ve 500 bin kişi hareketi oluştu şu komplekste. 700’e yakın etkinlik yapıldı. Yani burada baleler, operalar, konferanslar, seminerler, ulusal, uluslararası kongreler, yerel her türlü günde 2 tane 3 tane toplantı yapılıyor. Nilüfer bölgemizin de toplantıları burada yapılıyor. Yani burası herkese, her kesime açık gerçekten müthiş bir kimlik. Sağ olsunlar cumhuriyetimizin kurucuları bu fabrikayı da kurmuş, bu günün Türkiye’sinin insanları da bunu restore etmiş, açmış bizlere de işletmek, sizlere de gelip bakın buralarda oturmak nasip oldu diyorum. Ve son söz olarak Betül Kırlangıç hanımefendi. Bir de Ekrem Hayri Peker var. Demin söyledim bakın. Buyurun Ekrem Bey. Kısa olarak ifade edin. Şöyle şimdi hep aynı yaptık ayırmayalım şimdi sizi.

Ekrem H. PEKER:
Şimdi arkadaşlar bizim ülkemizde sinema sektörü zayıf. Devletimiz sinemayı da bir propaganda kendini tanıtma aracı olarak görmedi. Kültür ağzımızdadır, tarihi de sevelim. Ben tarihi seven, araştıran bir kimya mühendisiyim. Şimdi arkadaşlar Bursa Osmanlının bir bahçesidir. Hala temel durur. Osmanlı feodal birlik değildi.1.Murattan itibaren aynen bugünkü gibi tek bir hükümdar yönetimdeydi, şimdi biz de tarihi film çevrilmediği için dışarıdan gelen filmleri seyrettik, çocuklarımız da seyretti ve heykel çizenler de seyretti. Bir tane Osmanlı filmi seyretmedik ama 50 tane 100 tane Kral Arthur ve onun yuvarlak masa şövalyelerini izlettik. O yüzden Osmanlı padişahları batının silahşorları gibi şövalyeleri gibi tanımlanmamalıdır. Buna dikkat çekmek istedim. Osmanlı, ittifakla değil devletinin kanunlarıyla yönetmiştir. O yüzden Fatih devrimi ile ilgileneceksek Fatihi Fatih kadar tarihe geçmiş hocalarının da olduğu ve bunu normal hükümdar gibi tasvir eden şövalye gibi değil heykellere ihtiyacım var. Arkadaşımızın da belirttiği gibi o dönemin tarih şahsiyetleri de bulvar üzerine konabilir, buna çok dikkat edelim. Batının hükümdarları feodaldir. Feodallerin birincisidir. O gözle bakarsak iyi olur. Biraz tarihimize saygı gösterelim. Teşekkür edelim.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, teşekkür ediyoruz. Son söz olarak bir hanımefendi. Betül Kırlangıç, buyurun.

Betül KIRLANGIÇ (Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Üyesi):
Ben bir öneri olarak vermiştim ama. İzmir yoluna paralel bankalar caddesinde biliyorsunuz ücretli otopark uygulaması var ve Büyükşehir’in de oradan da iyi bir gelir elde ettiğini düşünüyorum. Madem bu orada uygulanabiliyor ve bulvar da bir park problemi var. Aynı uygulamayı orada yaparlarsa belki 2. şeride park edilmesini 3.şerite park edilmesini önlemiş olabilirler diye düşünüyorum. Yanı sıra biraz önce dışarıda da duydum. Bulvarın bir alt caddesindeki park probleminden söz ettiler. Sitelerin içine o kafeteryalara, restoranlara girenlerin araçlarını park ettiklerini ve vaktinde inşaatlar esnasında, yapımları esnasında otopark ücreti olarak ödenmiş olmasına rağmen kendi araçlarını park edemediklerinden müşterilerinin araçlarını park ettiklerinden bahsettiler. Sadece bunları söylemek istiyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, teşekkür ediyoruz. Kimsenin gönlünün kalmasını da istemiyoruz. Sayın Turan ÇİLİNGİR. Bir iki cümle ile. Buyurun şöyle alalım sizi de hemen.

Turan ÇİLİNGİR (Cumhuriyet Mahalle Komitesi Üyesi):
Değerli divan, değerli katılımcılar.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Adil bir yönetim yapıyoruz bakın.

Turan ÇİLİNGİR (Cumhuriyet Mahalle Komitesi Üyesi):
Ben Turan ÇİLİNGİR. Cumhuriyet mahallesi komitesi üyesiyim. Fatih Sultan Mehmet Bulvarında, bulvar sınırlarında olan beş mahalle komitesinin de düşüncelerini sizlere aktarmak istiyorum. Daha önce katılan bir arkadaş bulvar ile ilgili hiçbir şey yapamazsınız diye kimse sahip çıkmıyor diye bir söz söylemişti. İsmini bilmiyorum. Ben Nilüfer Yerel Gündem 21 Emekliler Grup Başkanı olduğum dönemde bulvar üzerinde şu anda İNG bankın olduğu Ziraat Bankası’nın bitişiğindeki bina beş metre yola cephe çıkmış vaziyette inşaatı devam ediyordu. Bunun imza kampanyası, tüm siyasi partiler, basını devreye sokarak bu binanın 3 kat çıkmasına rağmen kırılmasını sağladık ama müteahhit o kadar düzenli çalışmış ki tüm binaların ip gibi düzenlediği şekilde kolonlarını koymuş o şekilde geriye çekerek bu çirkin görüntü ortadan kaldırılmıştır. Biliyorsunuz bu ticarethaneler bulvar üzerindeki ticarethaneler site planlarına, kat mülkiyeti kanununa ve imar kanunlarına aykırı yapılan yapılardır. Bunların önlenmesini talep ediyoruz.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, konu anlaşıldı. Detaylara girmeyelim isterseniz.

Turan ÇİLİNGİR (Cumhuriyet Mahalle Komitesi Üyesi):
İki kelime daha iki kelime özür dilerim. Çevremizdeki binaların dış görünüşü bozan değişik renkler çerçeve, pencere takılması ve balkonların kapatılması yoluyla yaratılan görüntü kirliliğine dur dememiz gerekiyor. Proje değişikliği yapılmadan standart dışı uygulamalar ile yaratılan farklı çirkin görüntüleri önlemeliyiz. Binaların dış duvarların şekil ve renkleri, balkonların kapatılması projesi sahibi mübadil yazılı izin alınmadan değiştirilmemesi gerekir. Bu uygulamalar olmasına rağmen yapılan yapılar sigara içimi nedeniyle müsaade alınmış. Prefabrik yapı ile yapılmış zaman içerisinde kalıcı konuma getirilmiştir. Büyük bir izdiham yaratıyor. Bu işyerlerine gelen araçlar gece belirli saatten sonra, üç sıra haline gelerek trafiğin akışını ve kazalara neden olacak. Teşekkür ederim, sağolun.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Evet, bunlar hep ah vah dedirttirecek konular. Şimdi çok değerli arkadaşlar. Toplantıyı biz 5’te bitirmeyi planlamıştık, yani toplantılar başlama ve bitiş saatinde yapılırsa verimli olur. Evet, Sayın Paşalıoğlu, ısrar ettiniz, size de söz veriyoruz. Buyurun, hemen kısa olarak, konuyla ilgili.

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Konuyla ilgili...

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Buyurun.

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Sayın Başkan, hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. İhsan PAŞALIOĞLU, iş adamı ve turizmciyim. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı yapılmadan önce Nilüfer’e taşındık, orada oturduk, orada inşaat yaptık. Halen daha oradaki eksiklerimizi bitirmiş değiliz. Çünkü bürokrasi biraz çok geri, arkadan takip ediyor. Şimdi bulvar, ilk defa yapılırken, o bulvar bir kazıldı aşağı indi, bir daha doldu yukarı çıktı, bir daha kazıldı aşağı indi. Şimdi git içerisine görüyorsunuz kot farkı var. Artık, oldu, bitmiş, geçmiş. Şimdi bizim Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ile ilgili en önemli şey: ben Fatih Sultan Mehmet Camisi’nin kurucu üyesiyim, derneği biz kurduk. Diyanet İşleri Vakfı tarafından. Cami yeni bitti çok şükür. Çünkü yedi sene ara verildi, mahkeme kararıyla durduruldu. Sonra Diyanet Vakfı’na tapu geçince rahatsız olduk, orada oturduğum için. Yedi sene sonra yeni dernek kurduk, yaptık ve Diyanet Vakfı’na devrettik. Onun bahçesini, biz oraya otopark olarak, tüzüğe de yazdık onu, otopark olarak düşünmüştük. Hatta iki kat ineceğiz aşağıya. Oraya şimdi bir cuma günü ve bayramlarda bütün caddeler kesiliyor trafikten, araba yüzünden. Oraya insanlar ulaşamıyorlar. Hâlbuki belediyenin meclisinin arsası, belediyenin arsası Cami vakfının idi. İkisi de beraber anlaşıp orada güzel bir otopark yapabilirdik, yerleştirebilirdik. Onu yapamadık, halen daha yapma imkânımız var, yapabiliriz onu. Ondan sonra, üzerine yine o şekilde, bahçe ve park şeklinde yapmayı düşünüyordum. Derneğin tüzüğünde de vardı bakın. Bir iki şey söyleyeceğim çok kısa. Bir de cadde üzerinde kurulan baz istasyonları var. Sanki bunları koyacak başka yer bulamadık, bulvarın ortasına koyduk onları, bir. İkincisi; yüksek gerilim İhsaniye’nin üzerinden, sayın arkadaşlar, sayın komşular, yüksek gerilim evimizin üzerinde dolanıyor. Ne bilgisayarımız, ne elektronik makinemiz çalışmıyor. Bunların bir an önce halledilmesi gerekiyor. Yeraltına mı alınacak. Başka yere mi nakledilecek. En önemli şey bu. Artık kanser mi olacağız? Nasıl olacak bilmiyorum. Yani bunlar çok önemli şeyler. Bunun evvela yüksek gerilimin oradan halledilmesi lazım. Bütün Nilüfer’de oturan vatandaşlarla toplu dilekçe vereceğiz, Türkiye Elektrik Kurumu’na mı? TEK’e mi? Nereyeyse, yetkili kuruma. Onun oradan kaldırılması lazım. Gece kulüpleri Fatih Bulvarı’nın öbür tarafına insanlar gece geçemiyor. Orası meyhaneye döndü. Yani orası gece ben şahsen oradan çocuklarımla geçmeye korkuyorum. Ayyaşlar, sarhoşlar şunlar bunlar yani burası, eğer başka bir yer...

Vatandaş:
Alternatif getirin. Herkes bunu söylüyor.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Neyse. Hanımefendi, başından beri siz oradan sürekli söz söylüyorsunuz.

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Başka bir yere alınabilir. Yani illaki cadde üzerinde olması...

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Lütfen ama. Bakın sizi bir tek ben gördüm, dikkat ediyorum. Yani niye böyle yapıyorsunuz? Gerek yok. Bakın herkes gibi görüşünü söyledi. Evet, Sayın Paşalıoğlu, teşekkür ediyoruz. Konu anlaşıldı.

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Bir dakika. Bir dakika. Cadde...

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Detaylara girmeye gerek yok, sayın PAŞALIOĞLU.

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Detaya girmiyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Tamam, izin verir misiniz?

İhsan PAŞALIOĞLU (İşadamı ve Turizmci):
Sayın başkan, bir dakika. Girmiyorum. Cadde üzerinde otopark üreteceğine, toplu otopark üretme yollarını deneyelim. Mesela caminin bahçesini otopark yapabiliriz, başka yerlerde otopark yapabiliriz. Yerin altına girmek yasak değil! İki kat, üç kat yerin altına girebiliriz. Hepinize teşekkür ediyorum. Böyle bir toplantı yaptığınız için teşekkür ediyorum.

Mehmet Semih PALA (Bursa Kent Konseyi Başkanı):
Sağolun, teşekkür ederiz. Farklı görüşlere söz vermeye gayret ettik. Verimli bir toplantı oldu. Belediyecilerimiz burada, her şey kayıt altına alındı. Bunlar basılacak, tabi biraz redakte edilerek. Gerekirse isteyenlerin de ilaveleri de yapılarak ve Bursa Kent Konseyi olarak, yürütme kurulu üyemiz Sayın Cemil TEKİN ve Genel Sekreter Vekilimiz Sayın Ayşe HACIOĞLU ile birlikte toplantıyı yönettik. Size, herkese hayırlı günler diliyoruz, mutluluklar diliyoruz. Teşekkür ediyoruz, herkese katkılarından dolayı da teşekkür ediyoruz.