• 24 Kasım 2017

Kurumsal

68. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 23 AĞUSTOS 2013


MERİNOS PARKI VE KENT MEYDANLARI
Bursa Kent Konseyi Toplantısı (23 Ağustos 2013)


Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, çok değerli konuklar, Kent Konseyinin gönüllü katılımcıları, sivil toplum kuruluşlarının ve resmi kuruluşların temsilcileri, değerli gönüllülerimiz. Öncelikle Bursa Kent Konseyi Başkanı olarak bugün yapmış olduğumuz toplantıya katılımınızdan ötürü teşekkür ediyorum. Bugün hava sıcak, bir yaz günü, konu da farklı değişik bir konu, belki herkesi direk ilgilendirmese bile Bursa’mızı ilgilendiren bir konu. Bursa Kent Konseyi olarak üzerimize düşen birçok görevler var, birçok konular var, onlara kısaca biraz sonra geleceğim. Planladığımız gibi biz toplantımıza başlayalım. Biliyorsunuz Kent Konseyi toplantıları protokol esaslı toplantılar değildir. Buraları halkın, vatandaşın daha doğrusu kurumsal katılımcıların ve onların temsilcilerinin seslerini, sözlerini ortaya koyabildiği ortamlardır. İşte Kent Konseyleri de bu tarz konuşmaları, fikirleri, düşünceleri bir şekilde konuşturan ve bu çözümleri, önerileri ortaya koyabilecek noktada toplantıları düzenleyen bir çatı kuruluşu pozisyonundadır. Kent Konseyi kavramı bizim idari yapımızda, Türkiye’mizde son yıllarda gündeme gelmiş ancak temel olarak Yerel Gündem 21 tabanlı bir çalışma, bir demokratik yapılanma diyelim. Halkın, vatandaşın bir şekilde fikirlerinin, düşüncelerinin ortaya konulabildiği ama yeterli, ama değil böyle bir ortam. Tabi ki sivil topluma düşen bu tarz kendine verilen hakları bir şekilde tanınan imkanları iyi geliştirmesi lazım. Demokrasi kültürü, yaşanarak tecrübe edilerek gelişen bir kültürdür. Onun için Kent Konseyi kavramını da Türkiye’de Bursa’da en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım.
Bursa büyük bir kent, önemli bir kent. Bursa’nın insanları da kurumları da güçlü. Bursa her bakımdan Türkiye’de birçok noktada önder, lider olabilen bir kent. İşte Kent Konseyi noktasında da Yerel Gündem 21’den gelen tabanı iyi değerlendirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi yeni dönem başkanı Sayın Recep ALTEPE, yasaya giren Kent Konseyi kavramındaki görevini en iyi şekilde yerine getirerek bu yapılanmaya en hızlı bir şekilde geçildi. Ve Bursa insanının da iyiliği, güzelliği, birbirleriyle olan uyumu çeşitli dünya görüşlerine rağmen Kent Konseyi hızla yol aldı. Ve Türkiye’de 1 numara Allah’a Şükür. Gerçekten her bakımdan gerek yapısal olarak, gerek yaptığı etkinlikler olarak, sayısal olarak nereden bakarsanız bakın 1 numara. Hatta şöyle matematik bir rakam vereyim: 50 ayda 5800 etkinlik yapabilecek güç, kapasite Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç bir kuruma nasip olmamış bugüne kadar. Böyle bir kurum.
Bugün de o etkinliklerden bir tanesi. Şimdi aslında bu etkinliğimiz ile ilgili denilebilir ki; daha kalabalık olabilirdi, olabilir. Ancak kalabalık esas değil, esas olan burada bazı konuların konuşulması. Zaten Kent Konseyine düşen görev ne? Burada konuşulan konuları ilgili yerlere aktarması. Yani Kent Konseyi Başkanı olarak benim şahsi fikrim, düşüncem yok. Kent Konseyi Başkanı sıfatım ile yok. Kent Konseyi Başkanı’nın görevi bu toplantıları yapmak. Burada oluşan fikirleri ilgili yerlere, Belediye’ye, Valiye, Bakanlıklara aktarmak. Toplumun görüşü budur, gönüllülerin görüşü budur, katılımcıların görüşü budur diye. Benim Semih Pala olarak şahsi görüşlerim var. O ayrı bir olay. Ama Kent Konseyi Başkanlığı yapısını bu ölçülerde yaparsanız herkese her kesime söz hakkı tanıma imkanını sağlarsanız toplumsal denge çizgisi ile yol alırsanız, Bursa’da Allah’a şükürler olsun herkes ve her kesim gelir, Kent Konseyinde yerini alır. Bu çok önemli bir konudur. Bütün Türkiye’de bu işi nasıl yapıyorsunuz diye gelip inceleme yapıyorlar Bursa Kent Konseyi’nde. Birçok yerlerden telefon açıyorlar. Ben işte 2 saat önce Sayın Genel Sekreterimiz Enes Bey’in yanındaydım. Tunceli Belediyesi’nden telefon geldi. Bakın enteresan özellikle söylüyorum. Tunceli Belediyesi’nden nasıl toplantı yapacaklar, onunla ilgili şekil ve şey hakkında bilgi isteniyor. Dün sordum Burdur’dan aramışlar. Her gün Türkiye’nin değişik yerlerinden Bursa Kent Konseyi aranıyor. Önder ve lider olmak kolay değil. Onun için örnek olmaya hepimiz gayret edeceğiz. Tabi bütün bu imkanların sağlanması halinde işler yapmak mümkündür. Sivil toplum kolay bir şey değil, çok meşakkatli bir iş. Yargılayacaksınız, gönüllüleriniz olsa bile mücadele edeceksiniz, yürüyeceksiniz, koşturacaksınız, yeri geldiğinde biraz sınırı aşacaksınız. Çok zordur sivil toplumculuk. Bütün bunları işte sistemli bir şekilde bu insanların fikir ve düşüncelerini kanalize edebileceği ortamın oluşması lazım. Şimdi devlet yapısı ve sivil toplum yapısı işte Kent Konseyi bu ortada bir kurum. Amir değiliz üst kuruluş değiliz. Ama Kent Konseyi’nin içinde valilik var, belediyeler var, resmi kurumlar var, akademik meslek odaları var. Bugün birçoğu yok burada, onların başka işleri var her nedense. Efendim iş hayatı meslek odaları var bakın ve vakıflar, dernekler, sendikalar ve siyasi partiler var. Herkes gönüllü olarak Kent Konseyi’nin katılımcısı. Ama siz o imkanı ve ortamı sağlarsanız geliyorlar. Bir tarafa çekerseniz yönetim olarak, gelip oturan da başka tarafa çekiyor. Tartışma ortamı sonuç almıyor. Türkiye’de böyle tartışma ortamları olmalı tabi ki, onun ortamları başka yerler olmalı. Ama tartışmadan da konuşulabilecek ortamları sağlıyorsak bu ortamlara da sahip çıkmalıyız arkadaşlar. Çok net söylüyorum. Bunca yıllık tecrübe 40 - 45 yıllık sosyal hayatın içinden gelen bir insan olarak söylüyorum. Çok şeyler gördük. Çok ihtilaller, darbeler de gördük. Neler, neler ama şunu çok net söylüyorum, bu ortamları geliştirmek için sahip çıkmamız lazım. Bunun için bu imkanlarımızı iyi değerlendirelim. Bu tip ortamlarda konuşurken gerçekten otokontrollü konuşalım. Yani çıkıp öyle sert konuşmak da mümkün, mesele o değil. Tartışmak, kavga çıkartmak çok basit. Hele bu gergin anlarda bizlere düşen, en zor konuları bile birlikte konuşabilmek arkadaşlar. Bunu sağlıyoruz biz bakın, burada yani iktidar, muhalefet, belediye, şu bu bak biz öyle toplantılar yaptık Kent Konseyi olarak işte belediyeye karşı da bizim buralarda görüşlerimiz oldu. Öyle ya yani değişik yerde de ama her zaman her şeye karşı olmak diye bir tavrımız yok. Gerektiği zaman sonuç alınabilecek konularda. Çünkü bakın bir sürü birçok toplumsal kuruluş var. Dernekler var, vakıflar var, akademik odalar var, her birinin ayrı görevleri var. Yani hepsinin görevlerini bizim yapacağımız diye bir şart yok ama bize düşen organizasyon ve koordinasyon ile ilgili bu çalışmaları yapmak. “Bursa Konuşuyor Konsey Toplantıları” geniş katılımlı oluyor. Bunlardan mesela en büyüğü 6 ay süren bir süreçte 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı en son 600 kişi oy birliği ile ilke kararları kabul edildi. Bu Türkiye’de hiç olmayan bir şeydi. En son tramvay sistemi çok tartışılıyor mesela Bursa’da, onu geldik burada tarafları ile açık açık konuştuk lehte, aleyhte. Güzelyalı İskelesi’nde İDO ile ilgili sorunlar vardı biliyorsunuz, Mudanya’da bir Konsey toplantısı yaptık. Konuştuk tarafları ile yerli otomobil, deprem, otoyol konusunu konuştuk. Hala da takipçisiyiz, ama kavga etmiyoruz. Yani otoyol’da Bursalılar büyük çoğunlukla dedi ki; otoyol gölün güneyinden geçsin. Herkes öyle söyledi, ama bir türlü olmuyor işte bazı şeyler, ya olmuyor diye de yani olması için yine uğraşıyoruz, bırakmış değiliz yani peşini. FSM Bulvarı, çevre düzeni planı, işte çarşılar, büyük mağazalar, sağlık kompleksi, üniversite yerleşimler, hızlı tren neler neler konuşuldu. Bütün bunlar hep Kent Konseyi’nin Bursa ile ilgili konularının konuşulabildiği bir ortam, kavga etmeden medenice konuşuyoruz. Çok şeyler var konuşulması gereken ama dediğim gibi birçok kurumlar var, o kurumların da yapacağı görevler var. Ben sözümü fazla uzatmadan hem konuya girmek istiyorum. Bu arada Kent Konseyimizin yöneticileri buradalar sağ olsunlar. Sayın Cemil Tekin, Mecbure Altun Hanımefendi, Lütfi Taşçı, Rıdvan Çiçek, Şuayip Toprak, Necati Şahin yürütme kurulu üyelerimiz, Kadriye Sarıbıyık Kadın Meclisi Başkanımız. Enes Bey Genel Sekreterimiz. Yanıma da Çocuk Meclisi Başkanı Abidin’i aldım yani yetiştiriyoruz şimdiden böyle. Bakıyor şimdi, bakıyor ne yapılıyor, nasıl konuşuluyor. Bir de yerimizi şimdiden alıştıralım da, yani fazla mücadeleye girmesinler. Kolumuzun altında tutalım. Yani gerçekten insan yetiştirmek lazım, bakın yani bizler bu şekilde davranırsak çok güzel böyle gençler ile olsun, engelliler ile olsun. 4 Meclisimiz var. Çok müthiş çalışmalar yapılıyor, biliyorsunuz. Ve pek çok değerli konuklarımız var tabi ben burada tek tek isim saymayayım.
Evet çok değerli konuklar bu girişten sonra, böyle biraz ısınmak istedik. Şimdi ne konuşacağız? Ne dedik biz başlık olarak? İşte “Bursa’da Merinos Parkı’nın Kullanımı ve Kent Meydanları” geniş açılı, geniş perspektifli bir konu. Peki bu nereden çıktı? Bu şuradan çıktı. Tabi birçok konular var, ama bir gün gazetede bir haber okuduk: Merinos Parkı miting alanı şeklinde. İdarelerimiz Bursa Valiliği ve Bursa Emniyet Müdürlüğü tabii kendilerine göre bakış açıları var idari olarak, birçok konulara çare ve tedbir bulmak zorundalar. Kent Meydanı’ndan tramvay geçince miting alanından çıkınca seçimlere doğru da gidiliyor, miting alanı ihtiyacı çıkıyor tabi, partiler Gökdere’de miting yapmayı pek istemiyorlar herhalde, daha böyle kolay yerler isteniyor. Bunlarda idareleri herhalde sıkıştırıyorlar. Öyle olunca kolay gelebilecek. Tabi yorum yapmayım şimdi ben yönlendirme açısından yapmak istemiyorum. İdare de mitinglerde kontrolün rahat sağlanabileceği emniyet açısından gelip gitme, trafik açısından doğal olarak böyle bakıyorlar hadiseye. Merinos’un da miting alanı kararını almışlar ve bu noktada da açıklamada yapıldı. Tabi burada isterseniz bakın şunu şimdi şöyle bir okusam bir sayfalık bir şey ama sonuçta Merinos Parkı’nın miting alanı olarak düzenlenmesi buraya geliş yollarını falan tespit etmişler, geçici miting alanı olarak kullanılması deniyor. Yani şöyle deniyor; Stadyum Meydanı stadyumdaki eski stat yıkılıp meydanlaşırsa hedef o, o zamana kadar burada bir miting alanı olarak kullanımı söz konusu. Şimdi böyle bir resmi karar var. Yani Valilikçe, Emniyetçe karar verilmiş. Tabi bu kararlar alınabilir, uygulamaya geçebilir mi, tabii. Yani kanunlar çıkıyor, anayasalar da yapılıyor bunun uygulanma şansı yoksa kuralların veya ciddi problemler çıkartacaksa bunların enine boyuna tartışılması lazım. Biz de işte, bugün burada bu noktada geniş anlamlı Merinos Parkı ortamında diğer parklarımız, diğer meydanlarımız noktasında bir konuşma, bir ufuk açma böyle bir karar var, olur mu olmaz mı? Merinos’tan miting alanı olur mu olmaz mı? Veya nerde olmalı, diğer meydanlar ne olmalı? Bakın ben size şöyle meydanlarla ilgili bir slayt gösterisi paylaşmak istiyorum. Şimdi bu klasik Şehreküstü Meydanı biliyorsunuz. Burada artık mitingler yapılmıyor. Çok ciddi trafik sorunları olduğu için, halk hakikaten şikayetçi oluyor. Bütün trafik felç oluyor. Mesela Gökdere Meydanı’nda mitingler yapılıyor. Yapılabilir de niye yapılmasın. Yani partilerimiz istediği zaman istediği yerlere on binlerce insanını götürebiliyor, davet edebiliyor. Burada da tabi trafik açısından herhalde sıkıntılar var gözüküyor. Yani yapıldığı zaman bütün yollar kapanıyor deniyor. Mesela bu Kent Meydanı tabi istenildiği gibi olmadı bu Kent Meydanı biliyorsunuz çok tartışıldı. En azından o üçgen bina belki olurdu fakat o yanındaki dikdörtgen olan bina belki yeni sistemde düzenlenen oradan Osmangazi Belediyesine kadar olan bölgenin biraz daha alanlaştırılması diye bir düşünce var. Olursa çok güzel olur. Yani o üçgen bina kalır ama yanındaki o bölümü açılırsa, altına tabi dükkanlar falan yapılacak oradaki dükkanlara çık git diyemiyorsunuz. Böyle bir düşünce var. Olur, mu olmaz mı? İşte buradaki de miting alanından çıkarılıyor burası. Daha yeni alışmıştık. Emirsultan Meydanı meydanlaştırıldı burası. Müdahale edildi bu belediye devrinde. Ama burada miting tabi olmaz herhalde, yani ortam olarak olmaz. Ben size bilgi olarak bazı resimler veriyorum ama güzel bir meydan, baktığınız zaman. Çok farklı amaçlarla inanç turizmine yönelik bir bölge burası. Bursa bir turizm kenti noktasında yol alıyor arkadaşlar. Tarım kenti, sanayi kenti, turizm kenti. Şimdi mesela Kayıhan Meydanı burada bir Tekel binası vardı, yıkıldı, meydanlaştırıldı. İşte bu kentsel dönüşüm denen şey, gerçek kentsel dönüşüm bu. Yani ihtiyaçlara eskilerin. Şimdi bakın burada bir yapı çıktı mesela hani ne olur burada? Yani toplumsal kuruluşlar birçok şeylere ihtiyacını burada çözebilir. Fazla büyük olmasa da yani ufak çaplı mitinglerin de olabileceği bir yer. Yeri de uygun, yayan da gelinebilir mesela yani. Kontrollü bir yer. Ertuğrul Bey Meydanı bu Doruk Çarşısı’nın önü. Orada da olma şansı yok. Oralarda belki görenler olmuştur, Fotofest yürüyüşlerini Cumhuriyet Caddesinde yapıyorduk. Bu onu arkasındaki Ticaret Borsası önündeki alanda da konuşmalar yapıyoruz. Oraları da böyle ufak çaplı belki gösteri, ne bileyim işte bildiri okuma… Toplumun ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçların çözülmesi lazım, yasak demekle olmuyor. Yasak diye bir şey yok artık. Herkes kurallarına göre istediğini söyleyecek. Yeter ki başkasıyla kavga etmesin. Mesela Altıparmak Kaymakamlık Meydanı, şimdi burada yoktu bu da mesela. Bunun önünde duvar vardı biliyorsunuz. Yolun içindeydi kimse farkında bile değildi. Burası da son senelere kadar hep Atatürk Meydanı’nda tiyatronun önünde böyle şeyler yapılır, okurdu küçük topluluklar. Burada da mesela toplanabilir yani güzelce de bir meydancık burası. Güzelyalı Meydanı deniz kenarına açıldı. Burada belediye binası vardı yıkıldı, meydanlaştırıldı, çok amaçlı bir şey. Gemlik İskele Meydanı, büyük bir yer. Miting olabilecek yerler hep bunlar mesela. Küçük Kumla Meydanı, burada da bir bina vardı 5-6 katlı, bilenler vardır. Yıkıldı bakın açıldı ne kadar genişletildi buraları. Nilüfer Belediyesi’nin yapıldığı yerin önü meydanlaşıyor, orada ama miting olur mu, olmaz mı? O da ayrı tabi, her yerde miting olsun diye bir şart yok. Olabilecek yerde olur, miting başka bir şey, miting kavramı farklı bir olay. Mesela geldik Kültürpark Stadyum Meydanı, bu mevcut stat, bu da düşünülen. Daha şu anda bunlar kesin değil, yani düşünce projesi, fikir projesi denir ya tamamen oranın meydanlaştırılması. Altında otopark var dev gibi bir meydan. Yürüyüş, miting, tören, bayram törenleri, yani Atatürk Caddesi’nde bayram töreni yapılıyor gene yollar kapanıyor. Milli törenler oluyor yollar kapanıyor. Kızıyor bazı insanlar, bilmiyor orada ne olduğunu o anda. Gidip gelemeyince. Biz şimdi bir milli törende, insanları kızdırmak için tören yapılmaz yani. Her şeyi düşünmemiz lazım. Hedef bu Stadyum Meydanı. Bu Stadyum Meydanı da tartışılıyor tabi stadın eski bölümünde hepsi sonradan yapılma bir tek o kapalı tribünün üstü en tarihi yer orası zaten. Bir kala kala orası var, diğerlerinin hepsi müdahale edilmiş, bozulmuş bir şey. Yani o tribün kalır orası bir şey olur mu olmaz mı? Bunlar hep şimdi düşünülecek artık. Bu tip konuda da toplumla, insanlarla birlikte oturulup konuşularak karar verilme sürecinde artık Dünya da, Türkiye de. Yani ben onu yaparım şunu yaparım demekle bu işler olmuyor. Onun için fikirler düşünceler konur, konuşulur idare olarak anlatırsın, ikna etmeye çalışırsın. Böyle bir düşünce var yani ama şu kabul ediliyor herkes tarafından öyle gözüküyor. Oraya bir meydan lazım Bursa’ya. Stadyum olabilecek yerlerden bir tanesi. Bu veriler kararlar da burasıyla bağlantılı. He nasıl olacak o ayrı konu. Şimdi buradan yani Kültürpark Stadyum Meydanı’yla bağlantılı. Burası yapılana kadar Merinos’un miting alanı olarak kullanılması bunu aklınızın bir kenarına yazın. Bu arada ben Merinos Parkı deniyor ya, parklarla da ilgili bakalım Bursa’da neler var? Burası yeni yapılıyor, yeşillenmeye başlandı büyük ağaçlar dikildi 500 bin m2 müthiş bir park. Kültürpark’tan 100 bin m2 daha büyük. Herhalde buralar insanlar için gezmeye, eğlenmeye, dinlenmeye yapılıyor. Buralarda miting falan herhalde düşünülmez. Burada düşünülmüyorsa Merinos’ta da düşünülür mü düşünülmez mi bilmem? Gemlik Kurşunlu Bölge Parkı, sahilde çok büyük bir alanda düzenlemeler yapılıyor. Osmangazi Zafer Bölge Parkı; Gökdere’den inişte BESOB binasının yan tarafları aşağıya kadar. Bakın buralarda da bu tarz çalışmalar var. Yıldırım Vakıf Kent Parkı; bu da yapılıyor 300 bin küsur m2. Gene büyükçe sayılabilecek kent içerisinde parklar var. Bakın bunlar hep yapılmış parklar. Şimdi bunlar insanın sağlığına yönelik, düzenine yönelik, rahatına yönelik işte Yavuzselim’de, 152 Evler’de. Burada da su deposu’nun alanıydı bakın kocaman bir alan mesela şimdi burada. Boş olsa miting yap. Beşevler Bölge Parkı, su deposunun yanları, orası da parklaştırıldı. Mesela Nilüfer Ertuğrul Parkı. Ne bileyim bakın bir tören yapılmış. Demek ki biraz daha büyük çaplı bir şeyler istense yapılabilir fazla zarar vermeden etrafa. Şirinevler Parkı; burası da büyükçe bir yer. Kamberler Parkı geçtiğimiz devrede yapılmıştı. Buradaki binalar gerçek kentsel dönüşüm. Şimdi bu park miting alanı olur mu burası? Fiilen mümkün değil yani fiziksel olarak da mümkün değil ama bir park. Soğanlı Botanik Parkı harika bir park yani cennet gibi yer, gitmeyen yoktur. Vardır mutlaka da ama gidin haftada bir atlayın gidin, akşamları gidin, sabahları gidin. Böyle Erdem Bey zamanında yapıldıydı sağ olsun müthiş bir şey bunlar yani bunlar işte tarihi değerler. Bunun yanında tabi hayvanat bahçesi var biliyorsunuz o da büyük bir park, Kültürpark yılların parkı 400 bin küsur m2 Reşat Oyal Kültürpark’ı ismi bunun öyle arkadaşlar. Yani burada da müthiş bir park insanlarımız için, geldik Merinos Parkı da bu. Yani şimdi Merinos parkıyla ilgili bazı bilgiler vereyim, yol altındaki parsel 260.000 m2 ve yol üstündeki parsel bu yeşil alan üst taraf 40.000 m2. Toplam 320.000 m2. Üst tarafın kullanımını Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi’ne verdi. Osmangazi Belediyesi de bunun bir kısmını pazar yeri yaptı ucundaki yeri. Burada şu an onun resmi yok. O da halkın kullanımına yönelik altında otoparklı çok amaçlı bir şey Merinos Parkı bu. Şimdi bunun içinde Atatürk Kongre Kültür Merkezi var ve diğer bazı binalar var, genellikle ve çoğunlukla halkın gezme, dinlenme, spor gibi ihtiyaçlarını, piknik yani piknik derken oturuyor geliyor insanlar. O şekilde kullanılan halka yönelik yer. Bir de belediye burasını şöyle kullanıyor; bu köşedeki sağ üst köşedeki sadece 14.000 m2 orası bakın şimdi. Bazı rakamları veriyorum ki konuşurken o bölgede ve sert zeminde Ramazan eğlenceleri yapıyoruz. Şimdi bu belediyenin bir tasarrufu, bir ay boyunca Bursa Büyükşehir Belediyesi kendi tesisinde halka yönelik, halka vatandaşın değişik ihtiyaçlarının, sosyal ihtiyaçlarının temini için bir faaliyet yapıyor. O faaliyetin sonunda, bir ay sonunda da zaten burada yani basılan çimler yıllık bakımları yapılacağı için otomatikman belediye bunu göze alıyor ve şu anda da oranın işte toprağın havalandırılması, çimlendirilmesi gibi birçok çalışmalar yapılıyor. Yani yeniden oranın çimen haline getirilmesi, burası basıldığı zaman burası çimen, bu park insanların gezmesiyle, çoluk çocuğun yürümesiyle, koşmasıyla yani bozulacak bir park değil. Hatta belki bazı yerlerde çimene canlılık bile verebiliyor ama çok yoğun kalabalığın olduğu anlarda çimenin köklerine zarar veriyor, sulama sistemine zarar veriliyor ve neticesinde buranın tekrar yeşillendirilmesi için apayrı işlemler yapılması gerekiyor. Yani parkçılık anlamında, bahçecilik anlamında ki, bir miting yapıldıktan sonra buranın tekrar elden geçirilmesi lazım yeşillendirmek için. Hemen ertesi günde yeşillendiremiyorsunuz. En az 1 aya yakın bir süre geçmesi lazım ki sonuç alınabilsin. Ama bir günde burası beyazlaşabilir, kelleşebilir. Şimdi bazı yerler var, mermer gibi olmuş mesela o kadar ezilmiş ki onlar hep böyle havalandırılacak veya kesme çim koyacaksınız. İşte metrekaresi 8 lira, 10 lira mesela, düşünün burası 14.000 m2 yapacaksanız bir sürü paralar, bir sürü onlarca milyar ve şunu da söyleyeyim miting yapılır mı burada, konser yapılır mı? Yapılır, burası projelendirilirken konser alanı diye düşünülmüş. Ancak fiiliyatta öyle sorunlar çıkıyor ki arkadaşlar, şimdi burada belediye bir keresinde Tarkan konseriydi galiba, verdi belediye. Verdi ama şu anda mahkemelik, o kadar zarar verilmiş ki, en aşağı 40-50 milyar liralık bir zarar var. Konseri yapan firmayla belediye mahkemelik şu anda. Her şeye zararlar verilmiş. Şimdi artık konserlere verilmiyor. Belediye kendisi bunu kullanıyor. 1 ay kullanıyor ve bakımını yapıyor ve yine halkın hizmetine sunuyor. Bu bir tercihtir belediyenin, çünkü uzun süreli kullanım ve bakım. Ama günlük kullanmalarda çok ciddi bir mitingte, bir konserde ne yapılabilir? Sert zemin yaparsınız belli bir bölgeyi diyelim ki öyle kullandırırsınız, kullanılır mı bu bölge olarak burası? O da ayrı bakın başka sorunlar var şimdi, niye burası miting alanı olsun ki diyenler çıkabilir. Yer mi yok başka, buraları insanların gezeceği, dolaşacağı, hava alacağı, çoluk çocuğuyla takla atacağı, yuvarlanacağı yerler diyebilir. Niye burasının zeminini sertleştirip de taşlaştıracaksınız denilebilir, işte bakın bütün bunların ortaya böyle kısa öz olarak konuşarak bazı şeyleri ortaya koymamız lazım ve buradan çıkacak ortalama görüşü de bize düşen bunları ilgili yerlere ileteceğiz arkadaşlar. Diyeceğiz ki bugün şöyle şöyle bir toplantı yaptık, bu toplantıda katılanların genel kanaatleri şöyle şöyle şu yöndedir deyip bildireceğiz. Biz böyle yapıyoruz. Bütün toplantılarımızın sonucunu bildiriyoruz ve yazışmalarımız hala devam ediyor, yani bayağı ciddi. Ciddi de takipçisiyiz. Diyelim ki Otoyol konusu mesela aylar geçti hala daha yazışıyoruz.
Şimdi benim biraz uzun gibi de olsa, hem konuyu açmak, hem de böyle bir ortamda neler tabi sizlerin de değişik düşünceleri var, fikirleri var. Onlara yönelik bir, burası da stadyum meydanı, hadi burada miting ne yaparsanız yapın. Ama burada ne yaparsanız yapın denilir mi? Burada kongre merkezi, kültür merkezi var yani halkın girip çıktığı yerler, miting siyaset ortamına giriyor, birçok partimiz var. Partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır bakın çok net söylüyorum yılların insanı olarak. Partiler demokrasilerde olmazsa olmazdır arkadaşlar. Partilerin iyisi de olur, kötüsü de olur, inşallah hepsi iyi olur, o ayrı konu ama siyasi partilerin güçlenmesi lazım, güçlü olması lazım. Sivil toplum da güçlü olacak, siyasi partilere yön verecek, onlara akıl fikir verecek, dinlerlerse tabi. Şimdi burada siyasi partilere de çalışma alanının oluşturulması lazım çünkü iktidar onlar oluyor, karar verenler onlar. İçinizde vardır siyasi partilerden bulunanlar. Yani peki bunlar nerede bu çalışmalarını yapacaklar? Yani biz bir şeye bunu burada yapmasın derken nerede yapsın? Öyle hemen yani bir şeye karşı çıkmak mesele olmamalı, nerede yapabilir? Tabi ki birçok insan var idari olarak valilikte, emniyette, diğer kurumlarda bütün bunları düşünüyorlardır. Biz de bakalım fikirlerimiz nedir diyorum ve şimdi burada böyle bir başlayalım arkadaşlar. Protokol yok ama ben daha önceden de müracaat ettiği için Cevdet Bey’e ilk sözü vereyim. Yeminli Mali Müşavirler Odası’nı temsilen buradalar. Sayın Cevdet Akçakoca, eski ve tecrübeli güngörmüş bir Bursalı, bakalım ne diyecek? Böyle kısa öz fazla uzun tutmazsak Cevdet Bey daha sonra gene söz olabilir tabi buyurun.

Cevdet AKÇAKOCA:
Teşekkürler, efendim önce Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın Kent Konseyi’ndeki Temsilcisiyim. Bu konu, eski Merinoslu olduğum için, Bahar Mahalleli olduğum için beni daha da çok ilgilendirmişti ve bazı toplantılara gelmediğim halde Yeminli Mali Müşavirler Odası’yla görüştüm, bu toplantıya gelmek istedim. Gördüm ki benim savunduğum fikirle Yeminli Mali Müşavirler Odası’nın savunduğu fikir de aynı. Kısaca bakacağız şimdi şu Merinos Parkı’na baktığımızda, habere göre 14.000 m2’lik bir kısım miting alanı olacak. Merinos Parkı’nın durumuna baktığımızda, aşağıda Demiryolu Caddesi, yukarıda Ulubatlı Hasan Bulvarı ve yan tarafta da Almira Otel. Almira Otel’den hiç kent parkına baktınız mı? Hele gece o güzellik böyle miting alanında çiğnendiği zaman ne olabilir? Yani ben kötü hayaller kurdum ve çalışma yaptım. Sadece bir sayfalık bir çalışma, onu okumak istiyorum. Arada da bazı şeyler söyleyeceğim. Bu arada miting alanı deyince aklıma İstanbul’daki Kazlıçeşme’deki miting alanı geliyor. Hazırlanmışlığı mümkün olduğu kadar şehrin uzak bir köşesinde 170.000 m2’lik bir miting alanı. Bursa’da şehrin içinde 14.000 m2’lik bir miting alanı hayret. Şimdi hazırlığım şu. Bursa Emniyet Müdürlüğü ve Bursa Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan görüşmeler sonucunda, çok haklı olarak, Bursa’nın mevcut miting alanlarının uygun olmadığı belirlenmiş ve yeni miting alanları araştırılmış. Kent Meydanının miting alanı olması bütün şehir trafiğini etkilediğinden hakikaten uygun bir yer değildi, burada mutabıkız. Bu gerekçe ile Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi bahçesinde bulunan 14.000 m2’lik bir alan miting alanı olarak düzenlenmek isteniyor. İşte buna ben ve benim odam kesinlikle karşıyız. 1) Merinos bir Kongre ve Kültür Merkezidir. 2) Gerek merkezin, gerekse bahçe düzenlenmesi, yanlış hatırlamıyorsam 220 milyon lira veya eski parayla 220 trilyona mal olmuştur. Böyle bir şeyden mi vazgeçeceğiz? Bunu havaya mı attık, toprağa mı attık? 3) 14.000 m2’lik miting alanına kaş kişi sığdırabileceksiniz? Ondan sonra o siyasi partiler miting sonunda kaç kişi geldiğini iddia edebilecekler? 4) Bu insanları sadece bu sahada tutabilecek misiniz? Bakın zannediyorum Demiryolu Caddesi ile Ulubatlı Hasan Bulvarı arası en az 100.000 m2’lik bir saha burası. 14.000 m2’de o insanları tutabilecek misiniz? 5) Bu durumda bahçe düzenlemesi yok olmayacak mı? Zaten başkan gereğini söylemişti, bizler de geldiğimizde gittiğimizde neler olduğunu görüyoruz. Birçoğunuz da geldiğinizde o konserlerden sonra o alanları görüyorsunuz. 6) Mitinglere gelenler o konunun veya partinin gönüllüleri değil mi? 7) O zaman bırakın Merinos’u veya yıkılacak Stadyum alanının yerine yapılacak meydanı, şehir içinde hiçbir miting alanı olmamalıdır. 8) Nasıl İstanbul Kazlıçeşme’de büyük bir miting alanı yapıldı ise Bursa’da da şehir dışında veya şehir dışına yakın, ulaşımı kolay bir alana miting alanı yapılması daha olumlu olacaktır. 9) Sonuç olarak yapılacak miting alanı, geçici bir süre için bile olsa, kent için onarılamayacak hasarlar meydana getireceğinden Merinos’a yapılmamalıdır. Bizim fikrimiz bu. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Cevdet Bey gerçekten toplantının özetini ortaya koydun. Kurgulanan cümleler çok enteresan gene yorum yapmayayım başkan olarak da teşekkür ediyoruz. Fikirler konuldu, öneriler de konuldu. Ne kadar medenice bir ortam, bir şeye karşı da olunabilir. Karşı olunduktan sonra da ne yapılabilir de söyleniyor. Bursa böyle Bursa’nın insanları böyle. Mesela şimdi konuşmacılarımızdan çeşitlendirelim. Hemen parkın yanında Almira Otel var. Bursa’nın ilk turizm yatırımlarından. Marka turizm yatırımları var. Yeni yeni birçok çok yıldızlı otel ben öyle diyorum çok yıldızlı oteller yapılıyor. Çünkü neden biraz önce söyledim. Hasan Bey de burada, turizm sektörünün önde gelenlerinden Hasan Eker. Bursa yeni hedef koydu hep birlikte hizmet ağırlıklı bir kent oldu. Bunun içinde sağlık turizmi, gelir, bilimsel çalışmalar hepsi birden çeşitlendiriyoruz Bursa’yı. Şimdi turizmle ilgili konularda da tecrübeli, atadan babadan kalma genç jenerasyon Ersin Yazıcı, aynı zamanda GÜMTOB-Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliğinin de 2. Başkanı. Söyleyeceklerini bir dinleyelim bakalım. Neler söyleyecek Ersin YAZICI?

Ersin YAZICI – GÜMTOB:
Değerli Başkanım, öncelikle teşekkür ediyorum bana söz verdiğiniz için. Değerli üyeler aslında Cevdet Hocam konuyu bize çok net olarak özetledi. Ben bunun üstüne çok daha farklı etkenler de katmak istemiyorum. Ben yalnızca bir turizmci olarak size Almira’dan parka bakışı sunmak istiyorum. Şöyle söyleyeyim. Şimdi Ocak, Şubat, Mart, Aralık aylarında otelimizde 30 ayrı ülkeden misafirler konaklatıyoruz. Ve bu misafirlerin %70’i bu parka doğru bakıyor. Bu parkta çıkabilecek herhangi bir problemde artık o 30 tane ülkeden çekilen resimlerin telefonla bile bir başka ülkede anında o ülke resmi Almanya’da, İtalya’da, Fransa’da, Amerika’da görüntüleyebiliyorsunuz. Ve bu farklı sorunlara yol açabiliyor. Ülkemiz adına, Bursa’mız adına çok doğru bir reklam olmayacağını düşünüyorum öncelikle. 2.si şu hassas ortamda şehir içlerinde, turistik bölgelerde biz otelimizde kimlerin nasıl kaldığını ancak isimlerinden bilebiliyoruz. Orada diyelim ki A partinin bir mitingi varken dışarda otelde kalan bir provokatör başka türlü bir bayrak açsa ve oraya koysa bu bayrağı. Biz 5 tane güvenlik mensubumuzla beraber bu halka nasıl sahip çıkabiliriz. Orada bu halkın güvenliğini, oteldekilerin güvenliğini otelin güvenliğini nasıl sağlayabiliriz bunu da merak ediyorum. Buna nasıl bir çözüm bulunur onu da merak ediyorum. Hassas ortamı herkes çok iyi biliyor diye düşünüyorum. Şuanda içinde bulunduğumuz ortamdan ötürü de endişe duyuyorum. Benim özetle turizm açısından otelden Merinos’a bakışı bu şekilde özetlemek istiyorum. Takdiri hem Emniyet Müdürlüğü’ne, hem Belediyemize, hem de Valiliğe bırakıyorum. Teşekkür ediyorum başkanım.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Sayın Ersin Yazıcı farklı bir bakış açısıyla olaya yaklaştı. Değişik bir görüş açısı açtı. Kendi açısından orada belki spesifik konular bile olsa enteresandı. Bunlar risk ortamlarında değerlendirilir bu tip konular. Söylediği konular böyle gözardı edilecek şeyler değil. Her türlü şeyi düşünmek lazım. Dinledik, farklı değişik görüşler dinledik. Şimdi gene devam ediyoruz. Kısa öz olarak konuşmalarımıza. Elektrik Mühendisleri Odası Sayın Remzi Çınar. Akademik meslek odalarımızdan, teşekkür ediyoruz katılım gösterdiler.

Remzi ÇINAR – Elektrik Mühendisleri Odası:
Sayın Başkan, değerli katılımcılar. Ben de sizleri şubem adına saygıyla selamlıyorum. Bugün kent konseylerinin gerçekten önemli işlevlerinden biri olan kentlerdeki yaşam alanlarının açıkçası belirlenmesi, düzenlenmesi bu alanlarda yapılacak faaliyetlerin şekillendirilmesi konularından bir tanesini tartışıyoruz. Son dönemde kentimizde değişik alanlarda birçok yatırım yapılırken bugün geçmiş dönemde yapılan Merinos Parkı’nın içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan veya önerilen miting alanını konuşuyoruz. Evet, kent konseylerinin önemi aslında bu noktada çıkıyor. Birçok farklı bakış açısıyla görev yapan, sorumluluk sahibi olan sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve derneklerin bu konularda söz söylemek isteyen tüm toplumun özgürce görüşlerini ifade edebildiği ortamlar olarak değerlendirdiğimiz kent konseylerini sivil toplumun önemini bir kez daha ortaya çıkartıyoruz. Bizim kurumsal olarak bu konudaki görüşümüz açık ve net olarak başta söylemem gerekirse Merinos Parkı’nın içerisinde bir miting alanının olmasının doğru olmadığını düşünüyoruz. Girişten buyana özellikle Cevdet Bey’in ifadelerinde nedenleri çok açık bir şekilde izah edildi. Tekrarlamaya gerek yok. Ciddi de bir yatırım yapıldığı ifade edildi. Bu alanın geliştirilerek bundan sonraki dönemde daha farklı amaçlarla buraya verilen maddi ve manevi emeğin Bursa’ya karşılığının daha ciddi bir şekilde alınmasına yönelik olarak buranın şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir noktayı Sayın Başkanım açıkladı girişte; şu anda Belediyenin insiyatifi ile bu alanların değişik amaçlarda kullanıldığını da biliyoruz. Bana göre Valiliğin ya da Emniyetin o kullanımdan yola çıkarak düşünmüş olabileceklerini açıkçası ben ifade etmek istiyorum. Şimdi modern kentlerde çağdaş kentlerde çağdaş ülkelerde bu tür alanlar yoğun katılımlı insanların bir araya getirilmesi ciddi bir sorundur. Bu gerçekten bunun en büyük sorumluluğunu Valilik, Emniyet, Belediye üstlenmektedir. Dolayısıyla bunlar bu sorumluluğu üstlenirken bu konularda oluşturacağı görüşlerde mutlaka bilimsel verilerle yola çıkarak o alanlarda toplanacak insanların sayısı, o alanlara ulaşım imkanları, alanların tahliye edilmesi durumlarında tahliye koşulları, oraya itfaiye ambulans veya ilkyardım sistemlerinin ulaşma koşulları gibi bir çok veriyi açıkçası ortaya koyarak bu planların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla Merinos Parkı’nın buna uygun olmadığını düşünüyoruz. Ve yeni yer önerisi olarak da mutlak surette kentimizde birçok alan miting alanı olarak düzenlenebilir. Buraya binlerce insan hatta yüzbinlerce insanın toplanacağı 2,5 milyonu aşan kentimizde yüzbinlerce insanın toplanacağı bu tür alanların mutlak surette teknik alt yapı verilerini sağlamış yerler olması gerekiyor. Bu noktada da özellikle yine içinde bulunduğumuz kent konseyine büyük görev düşüyor. Karar vericilere bu yolu gösterecek bu alanları öğretecek. Başta ben görev yaptığım meslek odalarını da açıkçası işin içerisine sokarak tüm kent konseyi bileşenlerinin önümüzdeki süreçte bu tartışmayı devam ettirerek en doğru yeri bulacaklarını belki de en doğru yerin tekrar projelendirilmesini sağlayacaklarını düşünüyorum. Çünkü biraz önce sayılan yerlerin hepsi belli sayıda insan topluluğunu barındırabilecek miting gerçekleştirebilecek alanlar. Biz farklı alanları da açıkçası Bursa da oluşturabiliriz, yaratabiliriz diyorum teşekkür ediyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, Sayın Remzi Çınar’a teşekkür ediyoruz. Akademik meslek odası, mühendis eğitimi almış, toplumsal sorunlarla da gerçekten ilgilenen, duyarlı olan meslek odalarımızdan. Çok güzel görüşlerini söyledi. Tabi hep bunları dinliyoruz ve bunlar not alınıyor. Bunlar herhalde göz ardı edilemeyecek görüşler, düşünceler. Hasan Bey’e gelmeden Ayhan Sarıbıyık bir şeyler söyleyecek misin? Bursa Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubumuz var, eski ismi Arazi ve Su Kaynakları Çalışma Grubuydu. Biraz değişime uğrattık arkadaşlarımızı. Çevre Çalışma Grubu diye, biraz daha belirgin fonksiyonel hale getirdik. Buyurun Ayhan Bey.

Ayhan SARIBIYIK- BKK Çevre Çalışma Grubu Temsilcisi:
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Şimdi Merinos Parkı’ndaki arkadaşlarımızın düşüncelerine tamamen katılıyorum. Yalnız Merinos Parkı’nda yılda bir gün bu Ramazan ayında çok uygun zaten çimlerin değişmesi lazım bir çevreci olarak yılda bir aylık bir zamanda burasının çimlerin değiştiğini iki senedir takip ediyoruz. Biz de ilk önce çok kaygılandık. Fakat bu düzen gidiyor, ama miting alanı olarak asla, arkadaşlarımızın dediği gibi. Yalnız şu anda da buraya köpek getirerek gezdiriyorlar içeride, bir de halkımızın çok fazla çekirdek yemesine ben karşıyım. Bunun haricinde ikinci bir husus olarak stadyumun olduğu yerde Başkanım ben dağı, taşı ve şehrimizi gezerken hep alıcı gözüyle geziyorum. Burada görmüş olduğum şey stadyumun bu tarafındaki bulunan açık tribün tarafı komple yıkılırsa arkadaki kapalı tribün şimdilik bizim siyasilerin konuşabileceği yer olarak okul müsamereleri olarak hazır bir yerimiz var yarından itibaren bu başlayabilir. Buradan da aynı zamanda yeni çalışan T1 istasyonu için burası şimdi çok dar. Bütün doğudan batıdan gelen otobüsler burada durup iniş çıkış yapabilir. Şu alan miting alanı olarak ve okul müsamereleri yıllık dünyadaki yarışmalar mesela stadyumda oldu. Biz bu kadar güzel bir alanı niye kaybedelim. Bence ilk zamanda bu planlanmalı ve çok kolay bir olay bu, benim şahsi görüşüm. Üçüncü olarak da bu Merinos’u geçince şurada alt tarafta bir köprü var. İnanın bu köprüyü ben kaç defa karayollarına ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne şikayet ettim. Niye şikayet ettim? Ben kendim plan çizdim. Dedim ki buradan biz Kültürpark’tan Doktor Rüştü Burlu Caddesi var bu banyolara çıkan dönüş yapılabilir ufacık bir tadilatla. Niye ben buradan dönüş yapılabilir dersem; biz bu Çekirge Yolu’nda en ufacık bir kalabalıkta eve gidemiyoruz. Eve gitmemiz mümkün değil alttaki cadde dolu. Şehir merkezine gidiyoruz tekrar geri dönüyoruz. İnanın ben bir gün 1,5 saatte eve zor gittim. Şimdi T1 de yapıldığı için bu cadde daha fazla meşgul çok kalabalık. Ama bu, anlayabildiniz mi bilmiyorum. Ama şimdi şöyle bir şey var başkanım. Yani bu köprüyü ben bu kadar ikaz ettim. Gelin birlikte görelim ben size göstereceğim dedim ama olmadı. Burada da trafik müdürünü şikayet ediyorum ben size. Benim söyleyeceklerim bu kadar.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Teşekkür ediyoruz Ayhan Bey'e. Bursa Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu Temsilcisi belediyeyi şikayet ediyor. Ne güzel bak işte demokratik bir ortam var. Yani o şikayetler yazılıyor ilgililere iletiliyor. İlgililer de, hani eskiden Güvenlik Konseyi karar alırdı, hükümetler uymak zorunda kalırdı, herhalde Belediyemiz de buradan çıkacak şeylere uymak zorunda zannediyorum, tahmin ediyorum inşallah öyle olur. Fazla da büyük konuşmayayım ama, çünkü belediyenin yöneticileri hassas arkadaşlar hepsi arkadaşlarımız. Belediye yönetimi zor, büyük bir kent Bursa. Belediye birçok iş yapıyor icraat yapıyor. Doğruları da var, yanlış da yapabilirler. Yani bunlar konuşularak bir şeyler teyit edilir, ona göre düzeltirler. Ama Allah'a şükür Bursa Büyükşehir Belediyesi iyi çalışmalar yapıyor diyeyim. Fazla da o konulara girmeden, tabi şunu söylüyoruz bakın, her zaman için Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin destek ve katkılarıyla Bursa Kent Konseyi Türkiye'de bir numara. Yani bunda da Sayın Başkan Recep Altepe'nin yaklaşımı çok önemli. Çünkü birçok yerde kent konseyleri yok. Var olanlar da çalışamıyor arkadaşlar. Öyle bir ortam var Türkiye'nin birçok yerinde. Bir çok siyasi partiler dahil bakın hepsi. Bursa'da bu tıkır tıkır çalışıyor Allah'a şükür, ne güzel bir ortam. Hep bunlar insanla olan şeyler. Aytaç Hanım biraz önce gitmek zorunda kaldı. O da önemli bir sosyal insan biliyorsunuz Sayın Aytaç Toker. Mesela o bir not bırakmış. Diyor ki Sayın Başbakanın mitinginin yapıldığı yer diyor mesela. Yani bir öneri tabi, bunlar hep erişimdir. Onu da anayım sonra kızar Aytaç Abla niye benim mektubumu okumadın der. Şimdi sona doğru geliyoruz arkadaşlar, zaten maksat hasıl oluyor. Ben yine tecrübeli Bursa için çalışan, koşturan bir turizm insanı diyeyim Sayın Hasan Eker, Turizm Profesyonelleri Derneği Başkanı. Kongre turizminde olsun değişik ortamlarda çalışan koşturan Bursa'daki Türkiye'ye açık çalışan insanlardan birisi. Bakalım ne diyecek buyurun Hasan Bey.

Hasan EKER – Bursa Turizm Profesyonelleri Derneği Başkanı:
Başkanım teşekkür ederim. Değerli başkanım, sevgili katılımcılar hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayın Başkanım, kent konseyi olarak böyle özgür ve tarafsız bir konuşma ortamı sağladığınız için ve bunu da kurumsal bir şekilde devam ettirdiğiniz için, her geçen gün de geliştirdiğiniz için sizi kutluyorum ve tebrik ediyorum. Tabi bu yapıya tüm Bursalı sivil toplum kuruluşlarının da sahip çıkmasını, geleceğimiz adına da canı gönülden diliyorum. Şimdi ben lafı uzatmadan söyleyeyim bir turizmci olarak ve dernek olarak, buranın bir miting alanı olarak kullanılmasına karşıyız. Zaten anladığım kadarıyla bu işe karar verenler de karşıymış ki geçici demişler. Yani geçici demeleri bile buranın buna uygun olmadığının zaten kanıtı. Neden karşıyım? 1) Mesela burada yanında Kongre Merkezi var ve çalışıyor da bu Kongre Merkezi. Sürekli de parayla satılıyor. Ben şimdi burada bir kongre yapacağım. Ekim’de yapacağım mesela burada 24-25 Ekim’de bir kongre yapacağım. 4 günlük kiralıyoruz 100.000 liraya yakın para ödüyoruz buraya. Şimdi orada biz kongre yaparken yan tarafında bir miting olmasını düşünebiliyor musunuz? İçerdeki toplantı salonundaki insanları düşünebiliyor musunuz? Mümkün değil. İnsanlar parayla tutacaklar burayı. Bundan olmaz mesela. Çok da uzatmak istemiyorum. Parkın peyzajı söylendi bu peyzaja yazık günah. Trafik açısından şu yol Bursa’nın ana damarı. Can damarının yanında öyle bir miting, kaç bin kişilerin katıldığı bir miting alanı olur mu? Olmaz. Otopark var mı? Biliyorsunuz mitinglere otobüslerle geliyor herkes. Otopark yok doğru düzgün miting alanı kadar otopark yok. Olmaz. Şehir merkezindeki buranın hemen yanları da şehrin yine ana yolları. Orada da bir trafik sıkışıklığına yol açacak. Bir kere zaten şehir merkezinde miting alanı olmaması lazım. Şimdi hiç insanların miting yapmasına, düşüncelerini özgürce söylemesine kimse karşı olamaz. Ama insanlar kendi özgürlükleri için başkalarının özgürlüğünü kısıtlıyorsa, böyle de özgürlük de kimse istemez sanırım. Dolayısıyla şehir merkezinde bir miting alanı oluyorsa, birçok insan mağdur oluyor, birçok insanın da özgürlüğü kısıtlanıyor. Dolayısıyla bizim miting alanları mutlaka şehrin dışında olması lazım. Şimdi şunu düşünüyorlar. Şehir merkezinde ulaşım kolay olsun, miting alanına ulaşım kolay olsun. Önce ulaşım nereye kolayda oraya göre yer belirlenir. Aslında bu doğru değil, önce yer belirlenir, sonra ulaşım sağlanması lazım. Dolayısıyla bu nedenle de olmaz. Ayrıca burası bir miting alanı için çok küçük. Yani konser alanıyken bile yetmezken burası bir miting alanı olması düşünülemez çok küçük. Ayrıca Ersin Bey’in söylediği gibi de burada o şekilde bir güvenlik sağlanacak bir ortam da yok. Dolayısıyla bu gerekçelerden dolayı olmaz. Hani şuradan da olur diyebileceğim bir şey olsun ,onu da söyleyeceğim ama, şuradan da olur diyebileceğim bir yer de aklıma gelmiyor. Bunlar olmama gerekçeleri. Nerede olsun? Mesela Buttim’in orası var. Orası nispeten buraya göre büyük bir yer. Yine şehrin merkezinde sayılır. Botanik Park’ın önünde yerler var tam incelemedim ama Botanik Parkı’ın önünde otopark alanları, bomboş duran otopark alanları var. Botanik Park incelenirse belki oradan bir yer çıkar. Zaten gelecek için düşünüldüğünde, geçici olarak söylüyorum. Gelecek için düşünüldüğünde bence mutlaka Buttim’in o bölgede ya da Botanik Park’ın o bölgede ayrı bir tane miting alanı, çok büyük bir alan, otoparkı da düşünülmüş. Oraya da belki ilerde metro sağlanır, vesaire sağlanır, oraya ulaşım çekilir. Yani o bölgede bir miting alanına gelecekte mutlaka ihtiyacımız var. Yani gelecekte bizim bu Kültürpark’ın orası miting alanı olarak düşünülemez. Zaten Çekirge Caddesi Bursa’nın en dar caddesi, otoparkı olmayan bir yer. Yani insanlar, turistler geldiğinde halk geldiğinde de öylede bir meydan lazım dolayısıyla gelecekte buranında miting alanı olarak planlanması şimdiden yanlış. Önerilerim; Buttim, Botanik park, Dikkaldırım artık geçici olarak diyoruz, Dikkaldırım’ın oradaki şu anki parkın olduğu yer, şantiyelerin olduğu yer olabilir. FSM Bulvarı’nda hastane olarak düşünülen yer olabilir ya da Yıldırım’da bir yer mutlaka bulunabilir. Öyle büyük alanlar var çünkü. Bir sürü yer var Yavuzselim Mahallesi’nin oralarda. Dolayısıyla 5-6 tane yer var. Ama illa şehrin tam doğusuna batısına tam ortasında olsun diyorsak da Buttim veya Botanik Park’ın orada bir yer olmalı, insanlar da otobüsle oraya taşınır. Dolayısıyla benim söyleyeceklerim bu kadar yorumu size bırakıyorum. Teşekkür ederim.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, Hasan Eker’e gerçekten teşekkür ediyoruz. Ufuk açıcı ve çok mantıklı bir dokuyla konuyu ortaya koydu, çözümleri de ortaya koydu. Dediğim gibi bunların hepsine bakılıyor yazılıyor ve çok güzel bir toplantı oluyor, fazlada uzatmak istemiyorum toplantıyı kıvamında keselim ki böyle tadı damağında kalsın. Son bir iki konu var onları aktaracağım. Şimdi mesela tecrübeli arkadaşlarımızdan Ömer Özen not göndermiş, miting alanı yürüyüş güzergahlarıyla birlikte düşünülmesi lazım diyor teknik olarak da, Merinos’ta öyle olsa nasıl bir yürüyüş güzergahı olacak? Hepsi tabi birlikte düşünülecek. 1998’lerde miting yapılabilecek yerlerle ilgili bütün kuruluşlarla birlikte toplantı yapılmış ve öyle bir toplantıya katılmış. Şimdi öyle bir şey yapıldı mı, yapılmadı mı, o da ayrı bir konu. Ömer Bey’in de bilgilerini aktardıktan sonra. Dendiği gibi 14.000 m2 o alan arkadaşlar, Merinos Parkı 260.000 m2, sert zeminleri çıkarttığınız zaman dolu zeminleri 110.000 m2 yeşil alan kalıyor. Şimdi burada bir miting yapılacağı zaman sırf 14.000 m2’nin içinde o insanları tutamazsınız, bu mantıken fiziken mümkün değil. Bütün parkın içine insanlar dağılır, doğal olarak dağılır. Hakkıdır, park onların da parkı. Ama düşünebiliyor musunuz? bir mitingde her tarafa bayraklar asılır, ne güzel bunlar bir demokrasi bayramıdır, siyasi partilerimizin şenliğidir. Öyle bakıyorum, gerçekten öyle bakıyorum. Ama bunların da yapılabileceği yerleri iyi tespit etmemiz lazım. Bugün neredeyse hemfikir olunabilecek noktada ne kadar enteresan, böyle bir konu çıkıyor. Ve ben son olarak da son konuşmacı olarak da, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcımız Sayın Lütfi Taşçı’yı da şöyle bir iki görüş düşünceleri bakalım, faklı bir şey varsa alalım hemen. Sayın Lütfi Taşçı konuşmasına başlamadan önce telgraf gönderen, Sayın Canan Candemir Çelik, Sayın Sena Kaleli, Sayın İsmet Büyükataman, Sayın Önder Matlı, Sayın Mustafa Kemal Şerbetçioğlu, Sayın Mustafa Öztürk, Sayın Bedrettin Yıldırım milletvekillerimize teşekkür ediyoruz. Evet, Sayın Taşçı buyurun

Lütfi TAŞÇI – Bursa Kent Konseyi Başkan Yardımcısı ve Yürütme Kurulu Üyesi:
Sayın Divan Başkanı, divan üyeleri ve sayın katılımcılar hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Zamanlar ve mekanlar, içerisinde yaşanan hadiselerden dolayı değerli olurlar. Merinos Parkı da bir mekan. Bu nedenle içerisindeki hadiselerden değerlik kazanır. İçerisinde yaşanan hadiseler; burası insanların dinlenmesi, buluşması, dertleşmesi, halleşmesi, helalleşmesi sohbetleşmesi için yapılan bir mekan. Burası bir oksijen deposu, burası (demiryolu altında oturuyorum ben) özellikle demiryolu altında oturanların evi, açıkhava evi. Burada insanlar evlerinden çıkarlar ve Merinos’ta hayat bulurlar, burada sofraları paylaşırlar insanlar. Şimdi Merinos’a gelenler, suların şırıltısında, kuşların cıvıltısında, yaprakların hışıltısında huzur bulurlar. Ve aynı zamanda ben bir din görevlisiyim ve mensubu olduğumuz din buyurur ki kıyametin kopacağını bildiğiniz halde, az sonra kıyamet kopsa bile, elinizde bir fidan var ise o fidanı dikin emrini veren bir dinin mensubuyum. Haliyle susuzluktan dolayı dili dışarı sarkmış bir köpeğe affedersiniz su veren bir kişiyi, bu merhametinden dolayı cenneti kazandığını ifade buyuran bir peygamberin ümmetiyiz. Burası geçici bile olsa bir miting alanı olduğu zaman, çiçekler kirlenecek, böcekler ölecek, karıncalar ezilecek ve insan bir canlıyı öldürmüş olacak. Ben buna asla bir vicdan sahibi olarak evet diyemem geçici bile olsa. Teknik bir insan değilim, şuradan şöyle olsa diyemem ama ne olur, burası bir milli ve manevi servettir, hazinedir. Servetimize dokunmasınlar, geçici bile olsa ezdirmek istemiyoruz, ezdirmeyiz ve geçici bile olsa Merinos Parkı’nın miting alanı olması hoş bir teklif bile değil, diye düşüncelerimi paylaşıyorum, hepinize kalbi duygularımla saygılarımı arz ediyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, Sayın Lütfi Taşçı’ya teşekkür ediyorum. Toplantımızın sonuna geldik, şöyle bir toparlamak istiyorum. Şimdi tabi demokrasilerde oy esastır sandık o seçimlerde olur. Buradaki toplantılarda biz böyle oylama noktasında değiliz. Burada genel bir kanaatin oluştuğunu herkes hissediyor. Ancak ben oluşan kanaatin Merinos Parkı’nda, geçici dahi olsa miting alanı olarak kullanılmaması yönünde genel bir kanaat var. Yani oy birliği denilebilir. Yani tabi altında bunun detayları var, biz bunları yazıya döküp ilgili yerlere bildireceğiz. İlgili yerler de aklı başında yöneticilerimiz. Herkes, tabi ki toplumla diyalog kurmak esastır, işte buna göre gerekli tedbirleri alırlar kanaatindeyim. Burada gayet kaliteli, düzeyli, yani Bursa’nın adına ismine layık Türkiye’ye örnek, bu sıcak havada bir konsey toplantısı yaptık. Hepinize Bursa Kent Konseyi Başkanı olarak teşekkür ediyorum ve katılımınızın ve katkılarınızın her zaman için devamını bekliyoruz. Herkese hayırlı günler diliyor, teşekkür ediyoruz.