• 20 Kasım 2017

Kurumsal

76. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 29 NİSAN 2015


BURSA KENT KONSEYİ “BURSA SAHİL PLANLAMASI” KONULU
BURSA KONUŞUYOR TOPLANTISI
29 Nisan 2015 ÇARŞAMBA / SAAT: 14.30
Merinos AKKM Başkanlık Salonu

Enes Battal KESKİN - Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Saygıdeğer misafirler, çok değerli katılımcılar, “Bursa İli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı” katılım toplantısına hepiniz hoş geldiniz. Bursa Kent Konseyi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bilindiği üzere kamu yönetimi yeni anlayışı içerisinde karar alma süreçlerine halkın katılımı büyük bir önem taşımakta. Bu çerçevede 5393 sayılı Belediye Kanununun 76. maddesi ve buna istinaden çıkarılan kent konseyleri yönetmeliği karar alma mekanizmalarına katılım için kent konseyi yapılandırmasını öngörmektedir. Bugün de bu çerçevede Bursa Büyükşehir Belediyemiz tarafından planlaması yapılan Bursa sahilleri ile ilgili olarak halk katılımlı toplantısını planlamış bulunmaktayız. Bildiğiniz gibi kent ile ilgili olarak yapılan ve alınan kararlarda halkın katılımı görev olarak da kent konseylerine verilmiş durumdadır. Bildiğiniz üzere Bursa’nın 115 km’lik kıyı bandı bulunmakta. Büyükşehir Belediyesi Bursa’nın deniz kenti olduğu düşüncesinden hareketle sahilleri için bir planlama çalışması başlatmış durumdadır. Bu sürece halkın katılımını ve kararlar üzerinde etkide bulunmasını sağlamak üzere Bursa Kent Konseyi bir dizi toplantı gerçekleştirmiş durumdadır. Bu bağlamda 26 Aralık 2014 tarihinde Mudanya’da, 15 Nisan 2015’te Gemlik’te, 22 Nisan 2015 tarihinde de Karacabey’de ilgili kent konseylerinin, ilçe kent konseylerinin işbirliği ile katılım toplantıları gerçekleştirmiş durumdadır. Bugün de bu planlama çerçevesindeki son katılım toplantısını Bursa’da gerçekleştirmiş olacağız. Bu toplantılarda ileri sürülen düşünceler, sizlerden gelen katkılar, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu planlama sürecine büyük bir katkı sağlayacaktır. Toplantı usulü ile ilgili olarak birkaç noktayı belirterek ben sözlerimi tamamlamak isterim. Toplantımızda ilk önce Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Bayram VARDAR bir açılış konuşması yapacak. Ardından Bursa ili bütünleşik kıyı alanları planını anlatmak üzere Sahil Hizmetleri Dairesi Başkanı Sayın Hakan BEBEK bir sunum yapacak. Akabinde bu planlama sürecindeki yüklenici firmadan Belde Planlamadan Şehir Plancısı Sayın Saffet ATİK bir konuşma gerçekleştirecek. Sonrasında ise söz almak isteyen konuşmacılara sırasıyla söz verilecektir. Söz almak isteyen katılımcıların isim ve kurumlarını sizlere dağıtılan kâğıtlara yazarak divana ulaştırmanızı özellikle rica ediyoruz. Ben açılış konuşmasını yapmak üzere Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Bayram Vardar’ı kürsüye davet ediyorum. Buyurun.

Bayram VARDAR- Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı:
Kent konseyimizin değerli divanı, çok değerli katılımcılar, hanımefendiler, beyefendiler, değerli basın mensupları ben de şahsım ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Recep ALTEPE adına hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Evet, Sayın Başkanın da ifade ettiği üzere biz ilk toplantımızı Mudanya’da gerçekleştirdik. Akabinde Gemlik’te çok geniş ve kaliteli bir katılımla gerçekleştirdik. Üçüncü toplantı da Karacabey’de oldu yine aynı özveriyle hemşehrilerimiz Bursa Büyükşehir Belediyemizin gelecek vizyonuna yönelik katılımlarını almak üzere son toplantımızı Karacabey’de yapmış idik. Bugün de burada sizlerin katılımıyla Bursa bütününe yönelik fotoğrafı bütünde ele almak üzere toplanmış bulunuyoruz. Tabi biz çalışmamızın bu nihai sonucu değil. Biz analiz çalışmaları ve ortaya sentezi oluşturan hususları, unsurları ortaya dökmüş olacağız daire başkanımız ve çok değerli tecrübeli bir plancı olan Saffet Bey de bize işin teknik yönlerini bize aktaracak. Akabinde Sayın divanın da ifade ettiği üzere sizin önerilerinizi alacağız. Burada kamu kurum temsilcilerimiz var. Onların önerilerini sözlü ve yazılı olarak almış alacağız. Ben sadece birkaç hususu özellikle ifade etmek istiyorum. Şöyle ki tabi biz bu konuları değerli arkadaşlar özellikle 2013 yılında çıkan 6360 sayılı yeni büyükşehir belediyesinin yönetimini ifade eden kanunun yürürlüğe girmesi ile konuşabiliyor durumdayız. Hatırlarsanız eski 3030 kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi metropoliten anlayışı Gürsu ve Kestel’i bile dışında görüyordu. Gürsu ve Kestel bile gerek imar konularında gerek büyük altyapı yatırımlarında kendi başına bağımsız ve kendi ekonomik güçleri ile ancak bir şeyler yapmaya çalışıyorlardı. Karacabey, Mustafakemalpaşa ve Gemlik gibi çok daha uzakta görünen ilçelerimiz ise kendi başlarına, kendi kendilerine sorunlarını metropol yönetim anlayışından uzak bir şekilde çözmeye çalışıyorlardı. Biz henüz özellikle Karacabey ve Mustafakemalpaşa için işte son birkaç aydır, bir yıldır ancak bu konuları konuşabiliyor durumdayız. 2005’te biliyorsunuz çap mevzuundan dolayı Gürsu ve Kestel, Mudanya, Gemlik ilçelerimiz dâhil olmuştur. Son merhalede de Gemlik ve Karacabey’i de ve dağ ilçelerimizi de katmış olduk. Tabi esas olan büyük çevre sorunlarını, altyapı yatırımlarını metropol ölçekte ele almak. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa’nın kıyı şeridindeki 115 km’lik bandı da bu çerçevede ele alacağız. Bu çerçevede ele almazsak ne olur? Bir çözüme ulaşmak mümkün olmaz. Çünkü biz İznik’ten doğan Karsak Çayı’nın aslında Gemlik’i kirlettiğini bilmezsek ve Orhangazi’ye, İznik’e müdahale edemezsek bir sonuç almamız mümkün değil. Gemliklerin Gemlik Körfezi’ni temizlemesi söz konusu olmaz. Gölbaşı’ndaki bir kirleticinin aslında Karacabey’i de kirlettiğini bilmezsek, görmezsek Gölbaşı’ndaki veya Mandıras- Karasu Deresi’ndeki bir kirleticinin keza Karacabey’e kadar uzandığını görüp buna müdahale edemezsek, bu metropol anlayışla müdahale edemezsek sonuç almamız mümkün değil. Tabi yeni anlayış belediye şehir yönetiminde metropol hatta havza boyutuna ulaşmış durumda. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız da konuyu bu çerçevede ele alıyor. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak özellikle Sayın Başkanımızın kent yönetimindeki yeni vizyonu çerçevesinde önemli iki idari değişiklik yaptık, müdahale yaptık. Bir tanesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı diğeri de Sahil Hizmetleri Daire Başkanlığı bu her iki başkanlıkla beraber, birimle beraber teknik birimle beraber biz şehrimize, geleceğimize daha olumlu bakma çabasıyla önemli projeler gerçekleştireceğiz. Tabi bu projeleri biz Bursa şehrinin yönetiminin 250 km²’den yaklaşık 12.000 km²’ye çıktığını yaklaşık 50 kat büyüdüğünü de göz ardı etmiş olmayalım. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi şuanda bütünleşik kıyı planlaması bir şekilde kıyıyı ele alan planlamayı Türkiye’de ilk defa bir metropol belediye yapıyor. Onu da özellikle bakanlık yetkililerimiz ki burada da var bir katılımcısı. Yaptığımızı ifade edeyim. Bu normalde mevzuat gereği bakanlığın aslında görevi biz Sayın Bakanımızın ve Sayın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımızın imza koyduğu bir protokolle bakanlık adına şehrimizin menfaatleri adına biz gerçekleştirmiş oluyoruz. Çalışmada tabi fayda analizleri yapılmış olacak swot analizleri ile beraber Bursa’mızın daha yaşanır daha kaliteli bir şehir olması, hemşehrilerimizle beraber daha müreffeh bir çevre için çalışmış olacağız. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak gerek teknik birimleri ile gerek donanım imkânlarıyla her geçen gün sahillerimizin, kıyılarımızın temizliği, bakımı ile alakalı ciddi müdahalelerimiz var. Bu çerçevede son zamanlarda yine çok bu maksatla ilgili olarak ciddi projelerimiz, müdahalelerimiz var. Onları da birazdan ayrıca bütün detaylarıyla değerlendirmiş olacağız. Yine sezonun başlamasıyla beraber iki tane gemi kiralamış olacağız kıyı deniz temizliği için bir tanesini de ayrıca satın alıyoruz. Yine plaj temizliğine yönelik bir takım ekip ekipmanla arazide olacağız buradaki alanların bölgelerin temizliği ile alakalı ciddi çalışmalarımız var. Bunları hep beraber Bursa halkımızla önümüzdeki dönemle beraber paylaşmış olacağız. Ben dediğim gibi çalışmamızın Bursa’mıza, şehrimize, hemşerilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, çalışmamıza katıldığınız için teşekkür ederim.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Sayın Vardar’a çok teşekkür ediyoruz, evet sizlere şu an dağıtılan bir doküman daha var boş kâğıtlar. Orada Sahil Planlaması süreci ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi yazarsanız çıkışta onlarda sizden alınacak. Burada söz alamadığınız takdirde buraya yazmış olduğunuz düşüncelerinizde bu süreçte değerlendirilmiş olacak. Şimdi sunumunu yapmak üzere Sahil Hizmetleri Dairesi Başkanı Sayın Hakan Bebek’i kürsüye davet ediyorum, buyurun.

Hakan BEBEK - Sahil Hizmetleri Dairesi Başkanı:
Evet, Sayın Divan, Sayın Genel Sekreterim, değerli kamu kurum ve kurumun temsilcileri ve değerli Bursa halkı hepinizi bende Bursa Büyükşehir Belediyesi adına saygıyla selamlıyorum. Bu gün sizlere Bütünleşik Kıyı Alanları planımızla ilgili geldiğimiz aşamayı, edindiğimiz bilgileri sizinle paylaşarak, sizlerin değerli görüş ve önerilerini almak için bu toplantıyı Kent Konseyi ile birlikte Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak birlikte düzenledik. Kısaca sunu planımızı yansıttım, kısa bir yasal dayanaktan sonra bu çalışmadaki amacımız hedefimiz nedir onları ortaya koyacağız. Daha çok sizlerin Bursa’nın kıyılarındaki mevcut durum tespitlerimizi detaylı paylaşıp ardından kıyıları daha iyi tanımak için yaptığımız anketlerle ilgili sonuçları, bu kapsamda düzenlediğimiz yaptırdığımız uzman raporlarıyla ilgili sonuçların bir kısmını ayrıca anlattıktan sonra yüklenici firma temsilcisi Sayın Saffet hocama sözü bırakacağım. O da sizlere stratejiler, bundan sonraki süreçle ilgili bilgilendirme yapacak. Bazı slaytları çok hızlı geçeceğim çünkü zamanı iyi kullanmak adına. Malum anayasaya göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında kamu yararına göre kullanılması gereken alanlardır. Bizler bu alanlara da bir planlama hizmeti vermeye çalışıyoruz. Yine yapmaya başladığımız Bütünleşik Kıyı Alanları Planı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kuruluş kanununa göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan bir plandır. Yine mekânsal planlar yönetmeliğinde de bu planın nasıl yapılacağına ilişkin hükümler detaylandırılmıştır. Biz de çalışmalarımızı bu plana göre yürütüyoruz, bu yönetmeliğe göre bizler Sahil Hizmetleri Daire Başkanlığı olarak çalışmaya başladığımızda böyle bir planın bizim için bir yol haritası ve Bursa için ciddi bir eksiklik olduğunu düşünerek öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının nezdinde bu planı yapmakla ilgili girişimlerimiz oldu. Buradan ben Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Büyükşehir Belediyesi adına tekrar teşekkür ediyorum. Bizim talebimizi olumlu karşıladılar, normalde kendilerinin yapması gereken planını bir protokolle biz hazırlayacağız. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onaylayacak, bu protokolümüzü imzalayarak işe başladık. Bütünleşik Kıyı Alanları Planları kamu yararı doğrultusunda çevreye duyarlı bir planlama yapmak amacımız, kıyı bölgesine ilişkin bir yönetim modeli ortaya koymak ayrıca katılım ve denetleme mekanizmalarını da oluşturmakla ilgili hazırlayacağımız planın amaçları bunlar. Çalışma alanımız şekilde görüldüğü gibi 115 km’lik Güney Marmara’da bulunan Bursa kıyıları, bu toplam Türkiye kıyıları haricinde %1,5’luk bir kesim aslında ama Bursa’mız için 115 km ciddi bir kıyı varlığı. Çalışma alanımızın geri sınırları da coğrafya, ekonomik, sosyal ve tarihsel ve ulaşım bağlantıları açısından kıyıyı etkileyen tüm alanlar çalışma alanına dâhil edilmiş. Dolayısıyla Gemlik, Karacabey, Mudanya üç ilçemiz hatta Osmangazi’nin bir bölümü de çalışma alanı sınırlarımız içerisinde. Hedefimiz kıyıların halkın kullanmasına yönelik, kamu yararını önde tutarak planlanması, doğal kaynakların korunması ve kıyıların çok başlı yönetiminin bir Büyükşehir Belediyesinin de sekretaryasında ki biz bunu da planlama sürecinde ortaya koyacağız, çok başlı yönetim modelinin yerel yönetimle güçlendirilerek desteklenerek kullanılmasını sağlamak. İşimizin bu planlama çalışmamızın ihalesi gerçekleşti, verilerimizi topladık iş programında, şu anda halkın toplantıları aşamasındayız, üç ilçede toplantı yaptık şu anda Bursa merkezde yapıyoruz. Ardından da sentez ve bir plan taslağı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sizlerin bu önerilerini de değerlendirerek plan taslağımızı Bakanlığa sunacağız. Mevcut durum tespitlerinde tabi mekânsal tanımlama yönetmeliğinde bahsedilen bir planlama çalışmasında yapılması gereken tüm incelemeler, analizler sahada bire bir yapıldı. Bu çalışma hem bu yönetmelik gereği bir çalışma oldu hem de Büyükşehir Belediyesi olarak bizlerinde kıyıya daha vakıf olmasını daha bilinmesini de sağlayan bir ders, şans oldu bizim için. Dolayısıyla bölgenin depremselliğini, bölgedeki yükselti analizini yine bölgenin eğimleriyle ilgili çalışma alanımızdaki eğimlerle ilgili bilgileri, bakım analizlerini ki bütün Güney Marmara’da ki Mudanya ve Karacabey sahilleri kuzeye ama geri alanlar güneye, bir tek Gemlik konumu gereği sahillerin bir kısmı güneye bakım olacak şekilde cepheye sahipler. Yine toprak sınıfları çalışmalarımızın gerisindeki, tarım alanları bu bizim için önemlidir. Baktığımızda %45’i tarım alanı ki bunun büyük bir çoğunluğu zeytinlik. Bunun dışında diğer mutlak ve marjinal alanlar, orman alanları, kumsal alanları, sağlık alanları gibi değişik alanlar var. Burada da gördüğünüz gibi çalışmalarımızın kıyıyı etkileyecek kısımları içerisindeki alanımızın %42’si orman alanları ki ormanlar daha çok Karacabey ilçesinin geri alanında hatta sahile uzanan kısmında yer almakta. Yine kıyıyı etkileyen karasal bir nevi canlıyken kirlilik kaynağı su kaynaklarımız ve bölgeye ilişkin koruma alanları. Bölgede en önemli Karacabey bölgesinde yaban hayatı koruma alanı, sulak alan koruma alanı gibi en önemli iki koruma alanı var, ayrıca yine çalışma alanımız içindeki doğal olan sit alanları yine bu çalışma kapsamında değerlendirildi. Şu dışarıda gördüğünüz sınır yaban hayatını koruma alanı sınırı ve yaklaşık 28 bin hektar 2005 yılında imar edilmiş ova korusu yaban hayatını geliştirme sahası yine onu da kapsayacak şekilde şu gördüğünüz sınırda Kocaçay deltası sulak alanı. Bu hepimizin bildiği Longoz Ormanları denilen bölgedeki getirilen koruma kararları bu bizim planlamamızı da etkileyen en önemli ana koruma statüleri. Detayda yine tampon bölge, ekolojik etkilenme bölgesi. Bir diğer analizimiz ulaştırma, burada da üç önemli konu var bir tanesi. Gemlik Liman bölgesinden yapılan yük ve ticaret taşımacılığı İDO ve BUDO’nun yolcu taşımacılığı, ayrıca bölgeyi etkileyen İstanbul, İzmir otoyolu, Bursa- Ankara - Yenişehir- hızlı tren hattı ve iç bölgelerdeki karayollarının Mudanya-Gemlik arasında devam eden Devlet yolu inşaatı ve devamında da projelendirme aşamasında olan Devlet yolu. Keza bu yolda Karacabey Boğazına giden yol o da yine proje yapım aşamasında Karacabey’de çokça konu edilmişti. Yine altyapı alanları ve arazi kullanımı, çalışma alanımızın sınırında Kentsel kullanımlar %5, tarım alanları deminde söylediğim gibi %45, orman alanları %42 yoğun. Kumsal alanlar %0,5 gibi bir oran, ancak bunun ileriki slaytlarda ciddi bir plaj kapasitesine denk geldiğini göreceğiz. Çalışma alanımızdaki arazi kullanımı için bölgeleme mantığını ele aldık. Narlı Küçük Kumladan Gemlik merkeze, Kurşunlu, Güzelyalı, Kumyaka, Mesudiye, Kocaçay deltası ve Bayramdere, Karacabey-Bayramdere Kurşunlu’ya kadar bölgeler oluşturduk. Bu bölgelerde daha detaylı analiz yapma şansını elde ettik. Bu arazi kullanımı çalışmasındaki en önemli veri tüm 115 kilometrelik kıyı alanımızın %65’i şu an halen herhangi bir insan müdahalesi görmeyen alanlar, %11’ i kısmen müdahale görmüş alanlar, %24’ ü ise tamamıyla müdahale görmüş kıyı alanları. Bu müdahale görmüşten kastımız şu bu bir kıyı düzenlemesi de olabilir çok nitelikli, çok daha kötü bir izinsiz herhangi bir kıyı düzenlemesi de olabilir. Dolayısıyla Bursa’nın %65’i kıyılarının, henüz bakir ve herhangi bir müdahale görmemiş alanlar. Arazi kullanımında iki ayrı yöntem izledik. Bir tanesi klasik arazi kullanımı arazideki mevcut bütün kullanımları tek tek çıkardık ve bunun plan ile ilgili ilişkileri de kuruldu, hangi amaçla kullanıldığı. Bir diğer çalışma ise bu çalışma ile birlikte Saffet hocamızın bir önerisi ile belki ilk kez yapılan bir çalışma. Bu gördüğünüz Narlı tarafında çok detaylı bir arazi kullanım analizi yapıldı. Şu önde gördüğünüz hat bu Narlı kıyılarının denize sıfır noktasının müdahale görüp görmediği ile ilgili detaylı analiz. Yeşil kısımlar müdahale görmemiş, kırmızı kısımlar müdahale görmüş, mavi kısımlar ise kısmen müdahale görmüş bu bize bu bilgiyi veriyor. Hemen şu ilk pafta, kıyının su ile buluştuğu, ilk kullanımın hangi amaçla kullanıldığına yönelik bir inceleme, bir gerisindeki şerit ise, bu yol kullanımını bize tekabül gösteriyor. Aynı şeyin Gemlik için de tekrarladık. Gemlik üzerine tekrar bakarsak yeşil bantlar kıyı düzenlemeleri ki müdahale görmüş olarak işaretlenmiş. Bir arkasındakiler konut alanı, buradakiler ticaret alanı, Gemlik merkez ama burası Gemlik için konut alanı. Limanlar arası serbest bölge ise sanayi kullanımı olarak göze çarpmakta böylelikle biz kıyının deniz ile buluştuğu ilk nokta ve hemen gerisindeki tüm kullanımları hem şematik olarak hem de oransal olarak tamamını ilçe bazında bölge bazında tamamını çıkarmış olduk. Bunların alansal olarak ta hesapları tek tek çıkarmış olduk. Keza Mudanya için gördüğünüz gibi tamamı müdahale görmüş, sahil düzenlemeleri yapılmış Güzelyalı bölgesi, Mudanya’nın şimdi bizim yeni çalışma yaptığımız bölgesi, arkadaki konut alanları ve en gerisi ise kıyının tamamıyla yerleşim amaçlı kullanıldığı Mudanya merkez. Baktığınız zaman Mudanya Güzelyalı bölgesinde yani şu bölgede %85 gibi tam bir müdahale görmüş bir alan var. Çünkü Mudanya kadimden beri sahilde olan bir ilçemiz. Bu şekilde bugüne kadar Mesudiye kıyının her bir metre karesini tek tek analiz etmiş durumdayız. Ardından plajlara ilişkin bir incelememiz var. Deniz kıyılarında görüldüğü üzere 18 tane halk plajımız var ki bunların toplam uzunluğu 18 km civarında ancak şu tablo enteresan şuanda bizim 18 km plajımız var. Bu da toplam plaj varlığımızın %43 ü demek oluyor. Oysaki bizim %57 si kadar yani 24 km kadar daha kumsal plaj olabilecek kumsal alanlarımız var. Dolayısıyla bu potansiyelinde ileriye dönük doğayı da koruyarak değerlendirilmesi düşünülebilir. Bu da çalışma alanımızın 115 km’lik toplam %38 plaj olabilecek alanlardan oluşuyor. Tabii görüldüğü üzere buradaki en büyük yoğunluk Mudanya, Esentepe, Karacabey Longoz etrafındaki alanlar yine Gemlik, Kurşunlu ve Büyük kumla arasında da yoğun plajlar mevcut plajlar demişken tüm plajların bundan önceki çalışmaları da bir araya getirilerek her birisinde tek tek su kalitelerinden tutun alt yapı ihtiyaçlarına kadar tespitleri tamamladık. Büyükşehir Belediyesi olarak bu birçok plaja bu sene alt yapı hizmetlerini götürmek üzere de çalışmalarımız var bunu da ayrıca söyleyeyim. Ardından mevcut çalışma alanımızdaki kıyı yapılarını tek tek envanterini ve incelemelerini tamamladık en önemli kıyı yapıları limanlar bu da Gemport limanına ilişkin hem limanın teknik özellikleri hem de limandan yapılan tüm yüklemeler liman kapasitesini ve amaçlarını bilmesi için çalışma kapsamında toplandı mesela Borusan limanı, Roda limanı, bunlar Bursa’nın en önemli ticaret kapısı yine BP ve Gemlik limanı boru hattı bu daha önceki yapılan çalışmalardan bizim çalışmamıza kattığımız bir bilgi Bursa limanlarının Eskişehir’e kadar ticaret yetkisi var ve aynı zamanda da etrafımızdaki OSB’leri tam hizmet ettiğini gösteren bilgiler bu da bizim Gemlik liman bölgesinin bundan sonraki yıllardaki projeksiyon yani yük taşıma projeksiyonu tahminleri görüldüğü üzere ve daha önceki çalışmalarda da tespit ettiğimiz üzere Gemlik liman bölgesi Bursa’nın üretim gücüne de bağlı olarak yükleme boşaltma kapasitesi hızla artan liman bölgesi Türkiye de de en önemli liman bölgelerinden birisi yine bu kapsamda iskelelerimiz var bunların birçoğu izinsiz kıyı planı olarak yapılmamış iskeleler ancak bunlarda 16 adet iskelemiz var. Bunların bir kısmı Gemlik Belediyesi tarafından işletilmekte mamulünüz BUDO Deniz Uçağı tarafından da istasyon olarak kullanılmakta. Yine Küçükkumla iskelesi de kullanılmakta balıkçı barınakları kıyı yapılarının en önemlilerinden birisi. Bursa’da 9 tane balıkçı barınağı var. Gördüğünüz gibi Gemlik’te Narlı ve merkez Kurşunlu olmak üzere üç. Mudanya, Güzelyalı, Arnavutköy ve Kumyaka, Zeytinli olmak üzere dört. Karacabey’de, Yeniköy’de ve Karacabey, Kurşunlu balıkçı barınağı olmak üzere 2 balıkçı barınağı var. Balıkçı barınakları ile ilgili en önemli sonuç yaklaşık bu 5 balıkçı barınağı kırmızı olarak gözükenler tarımsal ve balıkçılık kullanımından çok turizme ve yat sahiplerine hizmet etmekte. Bunu bu gördüğünüz balıkçı barınaklarına ilişkin kent şuandaki mevcut teknik sayıları hem de tarım ve turizm kullanımları kimin işlettiği ne şekilde işletildiğine kadar tüm balıkçı barınaklarının elimizde bilgileri mevcut. Yine bu kapsamda kıyı kenar çizgisine özel bilgiler veri toplama aşamasında elde edildi. Yaklaşık 90 tane kurumdan bu planlama çalışmasında veri toplandı ve bunların tamamı bitme aşamasında. Yine bu kapsamda Bursalı kıyısı hakkında ne düşünüyor, ne istiyor, nasıl planlanmasını bekliyor düşüncesinden hareketler bu katılım toplantılarının yanında halkın ne düşündüğünü öğrenmek amacıyla hem Bursa merkezde hem de ilçelerde değişik anketler yaptık. Bunlar kıyıyı ne amaçla kullanıyorsunuz? Nasıl kullanıyorsunuz? Amaçlı anketlerden tutun, kıyı bölgesindeki yerleşim yerindeki insanların, kıyı bölgesindeki konut alanlarının, kıyı bölgesindeki ticaret faaliyetinde bulunanlarının, kıyı bölgesindeki sanayi tesislerinin, kıyı bölgesindeki turizm tesislerinin ve yine kıyıları kullanan balıkçı barınaklarının ve yat sahiplerinin de ankette görüşlerine başvurduk. Buradaki hızlıca geçeceğim bunları ama bir iki slayt çok önemli. Bursalıların % 88’i kıyıyı kullanıyor. Ve en çokta Osmangazi kullanıyor. Bursa kıyıları daha çok gezi ve eğlence amaçlı olarak yılda birkaç kez kullanılıyor anket sonuçlarına göre. Bu önemli. Bursa kıyılarında en çok Mudanya kullanılıyor. Burada da merkez olan yakınlığı ön plana çıkıyor. Bu önemli. Bursalılar, ankete katılan yaklaşık 750 kişi, Bursa merkezde yapıldı bu anket. Bursa’yı %75 oranında kıyı şeridi olarak görüyorlar. Bu bakanlıklarda yaptığımız birçok bakanlığın çalışmasında Bursa’nın bir deniz şeridi ve kıyı şeridi olmadığını, çeşitli çalışmalarda hatta es geçildiğini düşünürsek aslında Bursalılar için iyi bir oran. Bizde bu kadarını beklemiyorduk açıkçası. Kıyı şeridi olarak hissetmeyenlerin merkeze uzak olması diye bir sebepleri var. Cazibesi ve bakımsızlığı da önemli bir sebep! Zaten Büyükşehir belediyesi bu ikinci konuda eksikleri tamamlamak üzere kendine görev verildi. Bu anketimize katılanların profilleri hızlıca geçeyim; kıyı kesimindeki konutlarda yaşayanlar en çok denizi ve havanın sakinliğinden bu konutları seçmişler. Kıyı kesimindeki sanayi tesislerinin, ithalat ihracat oranları daha çok serbest bölgede, Gemlik serbest bölgesinde yoksa çok ciddi bir sanayide, kıyı bölgesinde sanayi yerleşimi yok. Deniz araçlarının kullanım amaçları daha çok yürüyüş amaçlı, gezi ve eğlence amaçlarında kullanılmakta. Balıkçı barınakları ile ilgili anketlerimiz. Kıyılarımızın temel problemleri kirlilik ki bu büyükşehir belediyesi bu konuda genel sekreterin de ifade ettiği gibi kendilerine görev vererek bu konuda çalışmalarımız var. Sosyal tesis eksikliği, ulaşım sorunları, reklasyonel olan eksikliği de yine bizim en önemli hedef aldığımız konu. Ciddi bir beklenti var ve altyapı sorunları bunlarla ilgili de çalışmalarımız var. Bunlar bizim aslında büyükşehir belediyesinin kıyılarla ilgili özel çalışma alanı seçmesinin ne kadar doğru olduğunu da ortaya koyuyor bu anket sonuçları. Güvensiz bulunuyor, denetim yetersizliği yok, güvenlik noktaları yok bunlar da önemli. Evet, bunları hızlıca geçelim. Hangi amaçla kullanılmasını istersiniz sorusunda da, sportif kullanım tesisleri rekreasyon ve sosyal tesisler, turizm tesislerinin ankete katılanlar daha fazla yer almasını belirtmişler. Ve uzman olanları tabi kıyı gibi birçok sektörün, iki milyon Bursalının ve 70 milyon Türkiyelinin, Türk insanının rağbet gösterdiği bir yer ve sayısı arttırılamıyor bu kıyı alanlarının belli bir alan. Dolayısıyla çok fazla bir talep var ve bu talebi doğru yerleştirebilmek için kıyının da çok iyi tanınması lazım. Denize yaptığımız bir müdahaleyi denizin de geri aldığını düşünürseniz bizler doğru karar vermek için uzmanların da görüşlerine bu çalışma kapsamında başvurduk. Bunların en önemlisi deniz tabanı haritalarını gösteren hidrografi ve denize ait sismik, tuzluluk, sıcaklık, basınç, iletkenlik gibi değerleri ortaya koyan oluşturan oşinografi uzman değerlendirme raporu, yine denizdeki canlılarla ilgili deniz eko sistemi ve denizdeki kirliliği ortaya koymak üzere, şimdi ciddi bir kirlilik olduğu malum, uzman değerlendirme raporu. Yine denizdeki en önemli deniz kaynağı su ürünleri, hepimiz için besin kaynağı, oradaki konuyu öğrenmek için su ürünleri uzman değerlendirme raporu. Denizi en çok kullananlar deniz ulaştırmacıları, taşımacılık o yönde bir raporumuz. Ve yine kıyı yapılarına ilişkin mevcut ve yeni yapılacak kıyı yapılarına ilişkin de bir uzman raporumuz var. Yine bu çalışma kapsamında 115 km kıyının 400 metre açığına kadar tüm alanın deniz dibi haritası, batimetresi yani çıkarıldı. Bu büyükşehir belediyesinin elinde şu anda var ve birçok çalışmamız da bunu kullanacağız. Bu batimetre haritası şekilde görüldüğü gibi burası karasal harita, buda deniz dibinin haritası derinlikleri gösteren harita ve Bursa geneline ait bir analiz. Şurada görüyorsunuz karasal haritalar bittiği halde biz bütün deniz tabanının haritasını çıkardık. Şimdi büyükşehir belediyesi BUSKİ bu karasal haritayı da tamamlıyor. Bu deniz dibi haritalarından biz ilçelerin, yerlerim yerlerinin derinliklerini çok daha üst düzeyde ve önden görebiliyoruz. Kıyı yapılarına yer seçme ve dış çeşitlendirmemiz için. Mesela Narlı kıyıları çok daha derin, erken derinleşirken, Gemlik-Kumsaz’da çok daha sığ bir derinlik var, bu analizleri yapabiliyoruz. Yine bu çalışma kapsamında deniz dibinin sismik haritaları çıkarıldı. Şu gördüğünüz Gemlik limanlar bölgesinin, şu gördüğünüz ana kaya, buda onun üstündeki sediment birikimi yani bir nevi görüntü tabakası. Bunu tüm kıyı boyunca tek tek çıkardık. Bu, Mudanya kıyılarının yine sismik bir nevi röntgeni, kesiti. Yine bu kapsamda iletkenlik, sıcaklık, yoğunluk ve tuzluluk değerlerini test itibari tarihinde çıkarmış olduk. Bunlardan görüldüğü üzere derinlik arttıkça iletkenlik dolayısıyla tuzluluk yoğunluk artıyor. Sıcaklıksa mevsime göre, kış aylarında ise derinlik arttıkça sıcaklık artıyor, yaz aylarında ise yüzeysel ısınmadan dolayı tam tersi, bir durum var. Bir diğer uzman raporumuz deniz ekosistemi ve kirlilik. Burada da Uludağ Üniversitesi’nden hocalarımız ile çalışıyoruz. En önemli tespit tabi daha önce yapılmış çok detaylı çalışmalar bizim için bir referans oluyor. Biz bu çalışma kapsamında bir kirlilik izlenmesi ve analizi yapma şansımız yok ama mevcut kirlilik analizlerini göz önüne alabilmek için bu çalışmayı yaptık. Bu TUBİTAK’ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yaptığı Sigman projesinde denizlerin temizliği ile ilgili bir çalışma bu. Görüldüğü üzere bu yeşil alan Gemlik körfezi hassas alan. Hassas alanın anlamı şu, çok kirlenmiş ve her an çok ciddi tehlikeler oluşturabilecek bir bölge. Ki keza İzmit körfezi de durgun su olmasından dolayı benzer bir mantıkla gene hassas alan yani tehlike sınırını çoktan aşmış bir alan. Ama Mudanya ve Karacabey bölgesi ise körfez olmamasından dolayı gri alan, yani gizlenmesi gereken alan olarak yine de kirli bir alan olarak bu çalışmada gösterilmiş. Gemlik kıyılarındaki, tabi körfezdeki yoğun tabakalaşma, zair su değişimi, yarı kapalı sistem olması coğrafi özelliklerinden dolayı ve yoğun yerleşim, Gemlik yerleşimi, sanayi, demin de gösterdiğimiz limanlar bu bölgede hassas olmasının sebebi. Ancak şimdi BUSKİ Genel Müdürlüğü bu bölgedeki kirliliği önlemek için çok büyük bir ihaleyle, geniş bir kollektör çalışmasıyla denizlerimizi Gemlik körfezine özellikle yerleşimden kaynaklanan atıklardan temizlenmesi ile ilgili ciddi bir çalışma başlattı. Yine Karacabey, Mudanya kıyıları Gemlik körfezine göre nispeten biraz daha şanslı. Yine bu çalışmada BUSKİ’nin Nilüfer Çayı üstündeki kirlilik izleme noktalarıyla bizim bu Nilüfer Çayının arttığı Kocaçay deltasındaki yaptığımız analiz sonuçlarıyla karasal kirliliğin denizdeki etkisini ölçmekle ilgili çalışmalarımız uzman kapsamında raporumuz var. En önemli tespit aslında azot ve fosfor oranlarının bu gördüğünüz Karacabey longozunun da önündeki alanlarda yüksek çıkması yine bu bölgedeki yüzme suyu kalitesinin de değerlerin çok üstünde olması. Bu tamimiyle Nilüfer Çayından, Bursa merkezden, Simav Çayından, Uluabat Gölünden birleşerek gelen bu derenin denize yaptığı bir etki. Yine bu çalışma kapsamında İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yüzme sezonunda ölçümler yapılmakta ayda iki kere. Bu ölçümlere göre aslında Bursa plajları sınır değerinin altında yani orta ve iyi kalitede, yüzme suyu kalitesi yönetmeliğine göre plajlarımız var. Yine hocalarımızın önerileri var bunları da hızlıca geçeyim. Su ürünleri uzman değerlendirme raporunda da balık kayıtlarında Bursa açıklarında tutulan balıkların sayılarını yıl itibari ile çıkarmış olduk. Bu çalışma da çok enteresan bir çalışma. Şu anda TÜİK de, tarım bakanlığında bu kadar detaylı bir analiz yok ve biz bunları Bursa Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarından çıkardık. Bu grafik önemli! Güney Marmara’da yani Kapıdağ Yarımadası’yla Bozburun arasındaki deniz alanında yaklaşık 3 bin ton balık avlanıyor. Oysa Bursa balık halinde satılan ise bunun iki katı. Yani denizlerimizden tutulandan çok daha fazla balık tüketen bir Bursa var nüfus itibariyle. Veya denizlerdeki balık üretimi düşmüş diye de yorumlanabilir. Yine deniz ulaşımı ve taşımacılığı ile ilgili bir uzman raporumuz var. Burada da dünyadaki lojistik ve deniz yolu taşımacılığındaki gelişmeler, Türkiye’deki durum, Bursa’nın üretimi çünkü deniz yolu taşımacılığının en önemli etkisi üretim olması lazım, üretim olmazsa taşımacılık olmaz, bu durumun değerlendirilmesi, Bursa’daki ulaştırma ve yatırımların incelenmesi şeklinde raporumuzdaki detaylar var. Hızlıca bir iki bir şey söyleyeyim. Türkiye’deki ihracat edilen malların taşımacılık oranlarına baktığımız zaman deniz taşımacılığı en önemli ve hızla artan bir potansiyele sahip. Bu yüzden üreten kentlerin mutlaka bir deniz taşımacılığı ve üreten ülkelerin çözmesi gereken bir konu. Yine ithalat ta benzer bir eğriyi izliyor. Tüm dünya da mal satarken deniz taşımacılığı bir kez daha kullanıyor.
Yine Türkiye’de ki başlıca ticari limanlar, bu da bizim Gemlik liman bölgemiz tek olarak gösterilmiş ama ileride göreceğiz çok yüksek liman kapasitesine sahip. Burada dış ticaret rakamları var. Bursa’nın üretkenliğini gösteriyor. Bu grafik önemli Gemlik limanı tüm Roda, Gemport bütün hepsiyle Türkiye’nin 8. Büyük ticaret haline sahip olan limanı buda ciddi bir konu. Yine kıyı yapıları uzman değerlendirme raporunda da mevcut kıyı yapılarımızın özellikleri ve bundan sonra ki kıyı yapılarının tasarlanması açısından bizlere ışık tutacak bilgiler var. Bu kıyı yapılarının incelenmesi ve tasarlanmasında ki en önemli konu rüzgâr ve akıntı yönü. Avrupa hava tahmin merkezinin 8 adet istasyonunu kullanarak Bursa’da ki hâkim rüzgâr yönlerini hocamız bizlere modelledi. Zaten bilindiği üzere kuzey ve kuzey doğudan yani şu yönden gelen poyraz güney ve güney batıdan esen lodos Bursa’nın en hâkim iki rüzgârı. Poyraz estiği zaman Mudanya ve Karacabey kıyıları, lodos estiği zaman ise coğrafi konumundan dolayı Kumla ve Gemlik kıyıları bundan ciddi etkilenmekte. Yine dalga modellemesi de rüzgâra bağlı olarak yine bu yönden gördüğünüz gibi kuzey ve kuzey doğudan gelen dalgaların yanında batı ve güneyden gelen bir dalga yapısı da bu tahmin modellerinde var. Yine bu rüzgârın yönüne göre Bursa kıyılarında oluşacak her bir 5 metre/saniyelik bir rüzgârın poyrazdan esmesi halindeki dalga yüksekliği ve 10 metre, 15 metre ve 20 metre gibi tabi bunlar bir tahmin modeli. Ancak bize de dalganın yönü ve şiddeti hakkında fikir veriyor. Yine lodos estiği zaman da bakın Kumla kıyılarında Gemlik Körfezi lodos etkisi ama Karacabey ve Mudanya kıyılarında ise poyraz etkisi ama Gemlik körfezinde herhangi bir hareket yok. Yine bu kapsamda Marmara Denizi’nin Bursa’nın tuzluluk sıcaklık oranları tek tek incelendi. Yüzey akıntısı konusunda yapılan çalışmalar bizim planlamamıza eklendi. Marmara boğazından gelen yüzey akıntısı Bursa kıyılarına hem Karacabey’i Mudanya’yı hem de Gemlik körfezini etkilemekte detayına girmeyelim. Yine Bursa’daki deniz yükselmesi ile ilgili normal seviyelerde mevsimsel olarak 13 cm ile 70 cm arasında ölçülen istasyonlarda bir yükselme var Marmara’nın da bir iç deniz olması da bunu ortaya koyuyor. Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim. Şimdi bu veriler ışığında sizlere daha önceki deneyimleri ile birlikte Saffet hocamız stratejiler ile taslak stratejiler hakkında bilgi verecek. Hemen söyleyeyim Saffet hocamız en son Yalova ve İzmit’in bütünleşik kıyı planını yapan bu konuda bakanlıkça da bütünleşik kıyı planının tasarımından da kendisinden hizmet alınan çok değerli bir hocamız. Bizim de yüklenici firmamız ben şimdi sözü ona bırakıyorum.

Saffet ATİK- Şehir Plancısı:
Sayın divan, Sayın Genel Sekreter Yardımcım, değerli konuklar saygıyla selamlıyorum toplantıya hoş geldiniz. Sayın Bebek iltifat etti bir parçada yüzüm tebessüm etti. Umarım bu güzel sözlere layık olan çalışmalar Bursa’da da yapılır. Şimdi Hakan Bey’in anlattığı en son slaytlar mühendislik çalışmalarına ilişkin hayli detay da var ben bu sunuşumda bu konulara girmeyeceğim. Çünkü Hakan Bey çok etkin olarak anlattı gerçekten zamanını çok iyi kullandı. Ama ben size sizin çok iyi bildiğiniz konuları anlatacağım ve hatta sizin görüşlerinizi talep edeceğiz bundan sonra ki çalışmalarımız için. Çünkü ben yıllardır şuna inanıyorum herhangi bir çalışma yöre halkı tarafından kamuoyu tarafından benimsenmez ise yerel yönetim tarafından benimsenmez ise bu sadece bir etüttür bir taslaktır hiçbir zaman gerçek hayatta uygulama şansı bulamaz ve hatta bu emeklere yazık olur onun için sizin görüşleriniz ve yönlendirmeleriniz bizim için önemli. Bende çok uzatmayacağım lafı görüşlerinizi de eleştirileriniz de lütfen bizden esirgemeyeniz. Çünkü bu tam zamanıdır her şey taslak bu görüşlere göre çalışma bina edilecek. Şimdi böyle bir bölgeleme var bunu Hakan Bey anlattı. Ama bu bölgelemeye geçmeden önce izniniz ile ben bu çalışmanın iki üç önemli yanına deyineyim. Herhangi bir görsel olmadan. Bursa Türkiye için önemli bir kent! Bursa Türkiye’nin kıyıda ki en büyük üçüncü büyük kenti! İstanbul ve İzmir’den sonra Bursa bütün sahillerimizde bazı kaynaklara göre 7600.Bazı kaynaklara göre, adalar ve boğazlar gibi ayrıntılara göre hesaplandığı zaman 8400 km’lik bir kıyı uzunluğunda bir alt coğrafyada üçüncü büyük kent. Hatta, Bursa, Karadeniz ve Akdeniz havzasında da fevkalade önemli bir kent. Eğer, Karadeniz’i de Akdeniz havzasında kabul edersek. Bursa Karadeniz havzasında da en büyük kent. Şimdi bu şekliyle algılamamız gerekiyor. Kent Konseyi’nin logosunda Uludağ var. Bursa kaplıcalarıyla, dağıyla, ovasıyla, zengin tarımsal çeşitliliği ile sanayisi ile bilinir. Hakan Bey’in dediği gibi Bursa bir deniz kenti midir diye sorsanız belki de Türkiye’de bir takım yerlerde bir ova kentidir dağ kentidir denilebilir. Ama Bursa 115 km’lik bir bantta bir deniz kentidir. Şimdi bu algılar ile alakalı bir çalışma yapmak tabi gerekiyor. Çünkü kıyının düzenlenmesi onu göstermiştir ki mekân ve yaşam kalitesini arttırıyor insanlar daha mutlu oluyor kıyıyı kullandığı zaman. Böyle bir durumu siz ile paylaşmak istedim. İkinci husus bütün kıyı kentlerinde böyle kıyılar kentlerin ön bahçeleridir iyi düzenlenmesi gerekir. İnsanların bunları kolay kullanması gerekir ve buralarda mutlu olması gerekir nitekim yapılan anketlerin sonuçları da bunu gösteriyor. Bu nedenle biz belki bu çalışmanın vizyonu olarak diyebiliriz. Bursa’nın bu kıyıları iyi kullanması gerekir. Bu bölgelemeye geçmeden evvel söylemek istediğim bir ufak cümle daha var. Aslında Marmara Bölgesi dünya çapında önem taşıyan bir kentsel yığılma alanı bir alt coğrafya. Sadece Doğu Marmara da 20 milyon kişinin üzerinde insan yaşıyor. Yani İstanbul’u kattığınız zaman Sakarya, Kocaeli, Bursa’yı Yalova’yı kattığınız zaman 20 milyonu aşan bir yerleşmeler topluluğu bütünü var. Bunun büyük kısmı Marmara’nın kuzeyinde yoğunlaşmış yani işte İzmit Körfezi’nden başlıyor İstanbul ve Tekirdağ’a kadar hemen hemen hiç aralık hiç boşluk olmadan süregiden bir kentsel yerleşme var. Marmara’nın güneyi daha bakir. Hakan Bey bunların oranlarını verdi. Daha sakin yapılaşma daha az. Bu bize plancı olarak bir şey söylüyor. Bu alanların benim tabirimle gözümüz gibi korunması ve akıllıca kullanılması gerekir. Çünkü kıyılar gerçekten çok fazla arttırılamayan kıt kaynaklar ve üzerinde talep fazla. Bir slayttım var onu size gösteremiyorum. Kıyılarda hemen hemen her türlü kullanım talebi var. Yerleşmeler kıyıda olmak istiyor. İkinci konutlar kıyılarda olmak istiyor. Sanayi kıyıda olmak istiyor, kıyı yapıları, limanlar, terminaller, iskeleler zaten öyle olması gerekir kıyıda yer almak istiyor. Bazen diğer ulaşım sistemleri yol tahkimatları var demiryolu mesela kıyıdan geçiyor. Doğu Karadeniz’de karayolu denizi doldurarak geçti Samsun’dan Hopa’ya kadar uzanan yol. Yani bu örnekler arttırılabilir. Boru hatları kıyıda, askeri cihetle kıyılar önemli. Dolayısıyla kıyının planlanması çok akıllı olmayı gerekiyor ve stratejilerin doğrulmasını gerektiriyor. Bu bir parça uzun bir giriş oldu ama bunları sizinle paylaşmak istedim çünkü Bursa bütünleşik kıyı Planı’nda bunlar önemli. Bütünleşik lafını bakanlık tercih etti bütünsel de denilebilir. Şu anlamı taşıyor; Bu kıyıda ki bütün kullanımları içeren, bütün kullanımları kucaklayan, onların taleplerini kucaklayan bununla da bitmiyor. Sadece arazi kullanımı değil, teknik ve sosyal altyapıyı içeren kıyıdaki kullanıcı taleplerini gözeten bir yönetim modeli ve bir planlama modeli bu planlama da yönetimde finansman çok önemli. Kurumsal yapı çok önemli biraz uzadı ama şunun altını çizmek isterim. Gerçekten Bursa Büyükşehir Belediyesi Bakanlıkla yaptığı protokol ile bütünleşik kıyı alanına sahip çıkan ve kendi ili içerisinde bunu yapan ilk yerel yönetim oluyor. Bundan heyecan duymak ve Belediye de kutlamak gerekiyor. Şimdi efendim, bu konuya geldiğimiz zaman bu bir taslak bunun üzerinde biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biraz evvel belki tamamlayamadım sözümü katılımcı bir yöntemle yani sizin görüşlerinizi olarak biz bunu sonuçlandıracağız. Tabi ki yerel yönetim bunda nazım önde onların görüşleri de değerlendiriliyor. Ama Bursa kıyılarına baktığımız zaman en azından makro form olarak çok kolay okunabilir çok kolay algılanabilir. Çok komplike olmayan bir yapı ortaya çıkıyor. Körfezin doğu tarafında kentsel yerleşmeler daha yoğunluklu Gemlik ve Mudanya Bursa’nın iki önemli eski, tarihi kıyı yerleşmesi ben çok eski yıllardan söz ediyorum. İşte iki ufak şehir orta boy yerleşme. Bursalıların dinlenme amacı ile kullandıkları alanlardır. Söylediğim tarih 1965-70-75 arası sanayinin gelişimi ile bu iki yerleşkenin rolleri de değişti ve hızla yapılanmaya geçtiler. Biçim olarak morfoloji olarak bir parça İzmit’i andırıyor. İzmit kadar derin değil doğuya kadar fazla uzanmıyor Gemlik. Körfezinin ucunda Gemlik kenti var. Gemlik kentinin kuzeyinde ikinci konutlar var. Yapıldığı dönemin mimari özelliklerini ve yerleşme özelliklerini taşıyor yani o dönem öyleydi. Çok daha fazla sağlıklı olduğu söylenemez. Çok sıkışık ve yakın binalardan oluşan bir kıyı. Ve daha çok hafta sonları ve yaz sezonunda kullanılıyor idi bu özelliğini hala muhafaza ediyor. Ama bunun yanı sıra doğal niteliğini koruyan alanlarda mevcut. Bunları sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Gemliğin hemen yanı başında, güneyinde ise limanlar bölgesi var. Hakan Beyin söylediği rakamlara göre Türkiye’nin 7.8. büyük limanı görünüyor. Gemlik 6 tane önemli istasyon terminal var. Ama aslında bundan çok daha önemli Gemlik’in görevi, çünkü Türkiye’deki ilk üç liman yani liman başkanlığı diyelim. İzmit, Adana ve İzmir petrol ve petrol türevlerinden ötürü bu büyüklüğe ermişlerdir. Yani ham petrol işler veya işlenmiş petrolü yenileseler İzmit ve İzmir için böyledir. Adana da yumurtalık, Ceyhan petrol terimlerinden ötürü ama genel kargo karışık eşya ve konteynera bakarsanız Gemlik’in önemi çok daha yukardadır. Bu özelliğini Gemlik’in bilmemiz lazım çünkü bir parantez açarak söyleyeyim. 1923 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi düşünülürse bu malın bir şekilde akması gerekir. Bu mal karayolu ile demiryolu ile akacak cinsten değil çok büyük bir yük var dolayısıyla limanlar büyük bir önem taşıyor. Gemlik’i ve Gemlik liman bölgesini de bu şekilde tedarik etmekte yarar var. Şimdi bölgelemeye baktığımız zaman burayı kısaca anlattık. Gemlik eski bir yerleşme Gemlik’in altında limanlar bölgesi var. Bu çok yaklaşık takribi bir şey, bir askeriye alan var. Onun güneyinde ise yine yapılaşma kalitesi yerleşme deseni düzeni bir şekilde Akdeniz’e yem olmak üzere ikinci konutların bulunduğu bir alan var. Bu alanlar yeşil bitki örtüsüyle o dokuyla da bütünleşmiş halde bu Güzelyalı ve Mudanya ya kadar devam ediyor. Mudanya en önemli yerleşme Bursa kıyılarında çok talep edilen anketler de bunu gösterdi böyle bir düzen var. Bunu özetleyecek olursak mekânsal açıdan, doğu kentleşmiş ve kentleşme baskısı altında ve kıyıda olması gerekli hemen hemen tüm kullanımları barındıran bir yer. Yerleşmeler var, liman var, iskeleler var, sanayi var, serbest bölge var, ikinci konut alanları var, plajlar var, kısmen de kullanılmamış kullanılmayan alanlar var. Bu hakikaten kolay okunabilir ve kolay strateji üretilebilir büyük bir dokudur. Mudanya’dan itibaren Trilye yönünde ve Karacabey yönünde olayın rengi daha bir değişiyor. Büyük yerleşmeler yok. Yazlıklar var, ikinci konutlar var ama doğudaki kadar yoğun değil doğudaki kadar fazla nüfusu barındırmıyor. Ama özellikle su basar ormanlarının olduğu delta ve onun hemen batısındaki orman alanı hemen hemen diyebilirim ki bütün Marmara için önem taşıyor. Bunun farkına varmamız ve bu bilinçte olmamız gerekiyor. Benim bildiğim kadarıyla su basar ormanlar Türkiye dışında Avrupa da Romanya da kaldı. Tuna nehrinin deltasında Tuna nehrinin ağzında Türkiye de Longozlar azaldı. Meşhur yeni adalarımız vardır. Kızılırmak deltası longozu vardır. Sakarya’da Sakarya nehrinin batısında Acarlar gölü dediğimiz longoz vardır ve burası 4 tane longoz kaldı. Şimdi bunu bir artı değer olarak terakki etmesi gerekiyor diye düşünüyoruz Bursa’nın. Toparlamam gerekirse. Doğu da sanayiye, kentleşmeye, ikinci konuta, limanlara, işte çok çeşitli kentsel kullanımlara açılmış ve bu baskı altında bu bölgeler. Trilye’den sonra da daha çok doğal özelliklerini muhafaza eden bir kıyı bağı. Şimdi stratejilerde taslak stratejilerde bunun türevi olarak ortaya çıkıyor. Biz bunları uzun uzun okumayacağım zaten sizlere söylemiş olduğum hangi alt bölgelerde, hangi kullanımlar baskın, hangi kullanımlar ön plana çıkıyor. Bursa’nın geleceği için üst ölçekli planlarda dâhil bu bölgeler nasıl kullanılabiliyor. Bunları söylemeye çalıştık. Bunların altında da yine dediğim gibi bir erken rezervasyon olmasın hangi stratejiler ve hangi alt stratejiler olabilir bunları ortaya koyduk buradaki semboller her bir bölge için şimdilik olmak kaydıyla görüşlerinizi alacağız nasıl kullanılabilir bu bölgeler? Koruma amaçlı altyapı çevreyi geliştirme özen gösterme kıyı yapılarını geliştirme vs. bunlar raporda uzun uzun ele alınıyor. Toparlamam gerekirse zaten söyledim birkaç defa biz iki-iki buçuk milyonlu nüfuslu bir metropolün ön bahçesini düzenlemekle yükümlüyüz bu çok önemli benzer bir çalışmayı bundan 15 yıl evvel İstanbul’da yapmış idik. O zamanda İstanbul’un Avrupa yaka hür nasıl olabilir diye bir çalışmanın içine girmiştik, aynı hassasiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi de göstermişti. Burada sizlerin görüşleriniz önemli. Bu sahilden neyi istersiniz, neyi beklersiniz, Bursa’ya sizin açınızdan ne yakışır, nasıl olması gerekir, bunları konuşmamız gerekiyor. Ben limanlar üzerinde durdum, Türkiye ekonomisi için limanların iyi kullanılması şart. Bursa aynı zamanda bir sanayi şehridir. Pek çok göstergede ilk 4 içinde yer alıyor. Dolayısıyla mevcut limanların iyi kullanılması gerekiyor. Bu stratejilerin içerisinde bunlar da var. Diğer kıyı yapılarının, yat limanlarının, balıkçı barınaklarının iyi kullanılması gerekiyor. Bir ufak bilgi verdikten sonra sizin görüşlerinizi o noktada da almak isteriz. Balıkçı barınakları Türkiye’deki ortalamanın üçte biri olarak kullanılıyor. Yani birkaç rakam vermem gerekirse; Türkiye’de bir balıkçı barınağına yaklaşık 350 tekne isabet ederken, Bursa’da 137 tekne isabet ediyor. Yani tekne sayısı az, profesyonel balıkçı sayısı az, balık üretimi giderek düşüyor. Maalesef üzülerek bunu söylüyorum, istatistikler bu yönde. “Bu yapılar nasıl kullanılabilir? Bu yapılar yöre halkının gelirini, refahını arttırmak için nasıl kullanılır? Bu yapılar yaşam kalitesini arttırmak için nasıl kullanılabilir? Bunlar hakkındaki görüşleriniz önemli. Henüz baki olan yapılanmamış kıyılar için ne yapabiliriz, bir eko park yapabilir miyiz? Pek çok gelişmiş metropolde olan organize yeşil alanları düzenleyebilir miyiz? Botanik bahçeleri yapabilir miyiz? Yörenin endemik bitkilerini içeren veya Marmara bölgesi bitkilerini içeren koleksiyonlar buralara kurabilir miyiz? Buralara halkı daha nasıl rahat götürebiliriz? Plajların kalitesi hiç fena değil, bunu nasıl muhafaza edebiliriz, hangi donatılar gerekir?” Gibi sualleri arıyoruz. Bu noktada bizlere yardımcı olursanız, teşekkür ederim. Sunumumda sürçü lisan ettiysem özür dilerim, yorgun olabilirim. Bende teşekkür ederim.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Evet, söz şimdi katılımcılarımızda. Konuşma talepleri olan katılımcılarımız var. Ben onlara söz vermeden önce bir noktayı hatırlatmak istiyorum. Söz alacak katılımcılarımız özellikle konuya sadık kalırlarsa memnun olurum. Konu dışında bir görüş ve düşünce belirtme ortamı değil takdir edersiniz ki. Bir konumuz var Bursa Bütünleşik Kıyı Alanları Planı. Bu çerçevede görüş ve düşüncelerimiz alınmak üzere bir araya geldik. Dolayısıyla farklı konularda görüş ve düşünceler için şuan bu ortam çok uygun değil, bunu belirtmek isterim. İkincisi de mümkün olduğu kadar söz alan konuşmacılarımız öz ve özet bir şekilde konuşmalarını tutarlarsa, diğer konuşmacılarımız için de zaman kalmış olur diyorum. İlk konuşma talebi Sayın Mahmut Çayır’dan geldi. Karacabey Kent Konseyi Başkanı.

Mahmut Çayır - Karacabey Kent Konseyi Başkanı:
Enes Bey benim bir sunumum olacak, hazırlık yapmak için bir müsaade ederseniz, ikinci konuşmacıya sıramı aktarırsanız, ondan sonra ben, müsaade ederseniz arkadaşlara.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri :
Evet, çok uzun olmayacağını ümit ediyoruz. İkinci konuşma talebimiz Sayın Nevzat Ertunga’dan, inşaat mühendisi. Buyurun.

Nevzat Ertunga - İnşaat Mühendisi:
Muhterem misafirler, muhterem Bursalı hemşehrilerim. Bursa olarak, Büyükşehrimiz olarak Türkiye’de ilk organize sanayi bölgesini kurduk, BUTTİM’i, otobüs terminalini, hatta bu güzel tesisleri. En iyi banliyö hattını yaptık, güzel işlere imza attık. Kabul edelim, deniz kıyısına gelince hep birinci giderken sonuncu olduğumuzu gördük. Büyükşehrimizin Sahiller Dairesi öncülüğünde eksiklerimizi aşacağına inanıyorum. Bir misal vereyim, detayları ayrıca Sayın Bayram Vardar ve Sayın Hakan Bebek kardeşlerime ileteceğim. İstanbul, Haliç’i temizlerken Marmara kirlendi, milyonlarca canlı telef oldu, kaçabilen Ege’ye çıktı. Böyle teknik projelerde done toplarken sualtı adamları, balıkçılar sahilde yaşayanlarla görüşmek esas olmalıdır. Deneyim sahiplerine sorarsanız denizde, boğazdan, kara, dere yoluyla Apolyont’a yat gezisi yapma olasılığı görünmemekte. Hani bunu şunun için, böyle şeyler duyum oldu. Bu arada doğanın teorem ve davranışlarını izlemeliyiz. Düşüncelerimde olmazsa olmazlar var. Bir tanesi Nilüfer Çayı’nın arıtılması, ikincisi Gemlik Karsak Deresi’nin arıtılması, sahildeki yapıların yıkılarak halka sahil yolunun açılması. Yine bence önemli, halk plajları Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilmelidir. İstemler, dileklerle kapatıyorum. Gemlik-Kurşunlu Plajı tekrar açılmalı, sanıyorum çalışma var. Nüfus artıyor, Eğerce sahili için de yakın gelecekte bir plaj, halk plajı olabilir. Gemlik’te de konuştuk, Gemlik iskelesinden motorlarla Kumla, Büyük Kumla, Karacaali plajlarına günübirlikçi taşıyabiliriz. Orhangazi-Kumla, Bursa- Kurşunlu, Bursa-Eğerce plajlarına yine Mustafa Kemalpaşa’dan Yeniköy’e Cumartesi- Pazar yolcu taşımalı, akşam dönüşleri sağlamalıyız. Birde şu konu önemli; plajlara giden yolların genişletilmesi ve sürüş emniyeti bakımından bazı noktaların iyileştirilmesi yapılmalıdır. Son sözüm İznik için, İznik Gölü için bir toplantı yapılmasını hasreden önemle rica ediyorum. Sevgi ve saygılarımla…

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Çok kısa ve özetleyici olarak meramınızı anlattınız. Sağolun. Buyurun, Sayın Mahmut Çayır, Karacabey Kent Konseyi Başkanı.

Mahmut Çayır: Karacabey Kent Konseyi Başkanı
Bir sunumumuz var, önce ben bir sunumla başlamak istiyorum. Ben video devam ederken, video hakkında kısaca bilgi vereyim. Bu 2,5 dakikalık bir video. Bu videonun 20 dakikalığı Bursa Büyükşehir Belediyesi web sitesinde mevcut. O kısa bir sunum, izlemenizi tavsiye ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlandı Karacabey için. Az önceki konuşmacının bahsettiği Longoz Ormanları. Sayın Divan, çok değerli katılımcılar, değerli kent gönüllüleri, sözlerime başlarken hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Bu toplantıya Karacabey Kent Konseyi Başkanı olarak katıldım ama tabi belediye başkanımızla da en son görüşerek buraya geldim. Onunda, Ali Özkan’ın selam ve saygılarını iletiyorum hepinize. Konuşmama üç tane görsel görüntü var, onlarla başlamak istiyorum. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Recep Altepe’nin hepinizin bildiği gibi 2014-2019 yılları seçim beyannamesinde de bu yer almıştı. Karacabey ile ilgili 3 ana projesi var. Bu ekranda gördüğünüz proje Uluabat Gölü Marmara Denizi birleşimi 38 km’lik alanı kapsıyor. Bu alan içerisinde ikinci proje; elimde şöyle göstereyim, şu bölgeler park alanı olarak kullanılacak olan ikinci bir proje. Şimdi bunları şöyle özetleyeyim; birincisi Uluabat eko-turizm projesi 38 km. Uluabat - Marmara denizi arası dedik. İkincisi Eğlence Ve Doğa Parkı Eko-Kent Projesi, bunlar tamamen seçim beyannamesinde yer alan alt yapıları bundan sonra çalışılacak olan projeler. Üçüncüsü de az evvel seyrettiğimiz gibi doğal mekânlar, tabiat parkı, Karacabey Longoz Ormanları. Sizler bu toplantıları yapmazdan önce Karacabey Kent Konseyi olarak ben Karacabey de bulunan bütün mimar mühendis arkadaşlarımızla sivil toplum örgütleri ile ciddi toplantılar yaparak onların görüş ve önerilerini alarak, ben aynı zamanda Karacabey Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısıyım. Kent konseyi ile beraber bu görevimi de devam ettiriyorum. Dolayısı ile sivil katılım anlamında ciddi katkı sağladık. Şuanda devam eden projelerden bahsetmeyeceğim. Gündemimize almamız gereken projelerden bahsedeceğim. Resimde de işte bahsetmiş olduğum “Eğlence ve Doğa Parkı Eko-Kent” Projesinin bir taslak hali, Büyükşehir Belediye Başkanımız bunun üzerinde duruyor. Bunlar tabii bundan sonra gündemimizde olacak projeler. Ben kısaca Karacabey’de de öne çıkan konuları sıralar halinde sunmuştum ama yine burada da farklı şeyleri sunmaya çalışacağım. Karacabey - Kurşundağ arası 41 km. olan yolun genişletilerek asfaltlanması, Dalyan Göllerinde, iki tane Dalyan Gölümüz var. Balıkçılık yapmak isteyen mahallelere yardımcı olunması, Türkiye’de başka örneği olmayan Dünya’ya örnek 60 civarında ayı ya ev sahipliği yapan barınağın bitişiği sülün üretme sahasıdır. Orman teşkilatından arkadaşlar var mı bilemiyorum? Bu sülün üretim sahası kapalıdır. Hemen onun bitişiği Alageyik üretim sahasıdır. Bu üç alan sadece ayı barınağı faal, Alageyik ve sülün üretim sahası da faal hale getirilirse burada da işte gezi için gelenlere dinlenme alanları oluşturulabilirse bundan sonra farklı bir şey olacağına inanıyorum. Yine geçiyorum Longoz Ormanlarının sulama havzaları bölgesi bitki örtüsü, florası ile içinde yılan balıklarının üreme ortamının olduğu, hayvan ve kuşların yaban hayatın koruma ortamı olup, ayrı bir güzelliği adeta kalbinde barındırmaktadır. Doğallığı korunmalıdır dedik. Burada bir gözlem evimiz var şuanda. Bundan sonraki süreçte de daha çok ahşap gezinti alanları ile Bungalov tarzı yapılanma sadece olursa doğallık bozulmaz diye düşünüyorum. Balıkçı barınağı tamamlandıktan sonra İmralı Adası da gelecekte turizme açıldığında da adaya en yakın nokta Karacabey boğazıdır. Burada göz ardı edilmemesi lazım. Gerçekten Bursa olarak biz bundan sonra İmralı Adasına sahip çıkarak, Karacabey’in en yakın noktası adaya bu nokta olduğu için, bu göz ardı edilmemeli şimdiden daha gündemimizde olmalıdır diye düşünüyorum. Nilüfer deresinin temiz akması için Bursa’da ki arıtma çalışmalarının uzun vadede sürdürülebilir olmalıdır dedik. BUSKİ Genel Müdür Yardımcımız Karacabey’de de açıklamalarda bulundu. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız da mürtekip zamanlarda açıklamalarını duyduk. Hakikaten inşallah iki sene gibi bir zaman içerisinde Nilüfer deresinin temiz aktığını göreceğiz ben buna inananlardan biriyim. Buna inanıyor ve takipçisiyiz. Karacabey’in etrafındaki dereleri kirleten tesisler takibe alınarak balık ölümlerinin önüne geçilmeli. Bizde birçok salça fabrikası var. Bandırma tarafında da maya fabrikaları var. Bu fabrikalar takibe alınarak her yıl derede meydana gelen bu balık ölümlerinin önüne geçmemiz lazım. Hakikaten bu hepimize düşen bir görev olarak düşünüyorum. Kent Konseyi olarak ta biz bunun takipçisiyiz.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Sayın ÇAYIR toparlayabilir miyiz?

Mahmut ÇAYIR - Karacabey Kent Konseyi Başkanı:
Tabii o zaman yaklaşık, şöyle söyleyeyim, uzatmayayım o zaman. Paylaşmıştım arkadaşlarla keseyim. Konuları daha sonra zaten basınla da paylaşacağım, ilgililerle de paylaştım. Arkadaşlar katıldığınız için ben öncelikle katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum. Beni dinlediğiniz için hepinize saygılar sunuyorum. Bu toplantımızın bütün Bursa’mıza hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum. Sağ olun.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:

Sayın ÇAYIR’a çok teşekkür ediyoruz. Biz diyoruz ki siz Karacabey’in aynı zamanda gönüllüsüsünüz. Çok söyleyeceğiniz söz var evet düşüncelerinizi yazılı olarak zaten iletmiş olacaksınız. Çok teşekkür ediyoruz. Evet, Kumla Mahalle Muhtarı Sayın Abdullah SARICA. Buyurun.

Abdullah SARICA - Kumla Mahalle Muhtarı:
Sayın başkanım, Sayın Kent Konseyi başkanım, sayın daire başkanım, sayın meclis üyeleri ve değerli misafirler hepiniz saygıyla selamlarım. Kumla mahallesi halkı adına bizlerin sahil sorunlarına el attığınız için çok teşekkür ederiz. Sahillerimizin nasıl şekillenmesi tarafıma sorulursa naçizane önerilerim vardır. Toplum sağlığı için turizm açısından mahallemizin sadece yerli turist değil yabancı misafirlerimize hitap edilmesi için güzel bir çalışma olmasını dilerim. Böyle bir toplantının mahallemizde yapılmasını talep ediyorum, Kumla Mahallesinde. Burada tek başıma geldim. Teşekkür ederim hepinize. İyi Günler.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Çok teşekkür ediyoruz. Bu toplantı Kumla’ da yapılsın istiyorsunuz.

Abdullah SARICA - Kumla Mahalle Muhtarı:
Evet.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Evet, Sanıyorum bunu Büyükşehir Belediyesi yetkilileri de not etmişlerdir. Teşekkür ediyoruz. Sizi muhtaç etmişler ise beklentilerini de sizin aracılığınız ile iletmiş olmaları bir yöntem olabilir. Teşekkür ediyoruz. Evet, Sayın Ergin ACARTÜRK Küçük kumla kıyıları ile ilgili konuşacağını belirtmiş. Buyurun.

Ergin ACARTÜRK:
Sayın başkan çok sevgili Bursa sevdalıları, buraya gelen en cahil adamın dahi söyleyecek birkaç sözü mutlak vardır ve bu mutlu, söyleyecek sözlerin çoğu da; tahminim olumsuzdur. Ben eski Bursa’yı özlüyorum. Sene 69 Gemlik Sun İpek’teyim makine, olta yasak, arkaca mantar olta atardım inanır mısın böyle uskumru yakalardım. Çapar ile. Lüfer akını olduğu zaman iskeleye giderdik. İki tane üç tane lüfer yakaladık mı? Oltayı toplar evimize giderdik. Kanaatkârdık. Şimdi trolle duman ediyorlar balık yerlerini ondan sonra ağlıyorlar balık kalmadı diye. Kalmaz tabii. Gelin kumla ‘da yol var sahilde, muhtarım yalnız, yalnız değilsin muhtar senin yazın 150.000-200.000-300.000 nüfusun oluyor orada.

Abdullah SARICA - Kumla Mahalle Muhtarı:
Yalnız demedim yanlış anlayın

Ergin ACARTÜRK:

Yalnız değilsin.

Abdullah SARICA - Kumla Mahalle Muhtarı

Ben yalnız geldim diyorum halkımı nasıl getireyim buraya?

Ergin ACARTÜRK:
Benim de Kumla ’da yazım geçiyor 7-8 ayım. Yol var orada inanmazsın belki 4-5 metre yol var 30 metre. Yanılmıyorsam 30-40 sene evvel bir 100 metre sahil şeridi bir kanun çıktı. Kim uydu buna? Hala daha sahil şeridi talan ediliyor sahillere. Yani biz yola yarım metre taşmayı efendim oraya kar sayarız. Ondan sonra yolum dar diye arabama otopark yok diye feryat ederiz. Öyle bir tuhaf milletiz biz. Bursa kaynarca suyu doludur, kaplıcalar şehridir. Bursa halkı gider Afyon’a, Kütahya’ya gider kaplıcalara. Bunu bana izah edemezsiniz. Bursa’da balık yok diye balıkçılar feryat eder. Balık pahalı der. Balık bol ama niye yok onun nedenlerini düşünün. Size bir misal, çok konuşacak söz var ama uzatmak istemiyorum. Diğer arkadaşların hakkını yemeyelim. Bir gün Kumla’ da sahilde oturuyoruz. Emekliyim ben. 43 yılında Balıkesir’de doğmuşum, 62 yılında Bursa’ya geldim. Sorana Bursalıyım diyorum. 28 sene iş hayatımın tamamı Bursa’da, Bursa’dan evlendim, Bursa’da 2 evlat sahibi, 2 torun sahibi oldum. Ölürsem de evimin en yakınına gömün beni diye hanıma o da Allah korusun dedi. Yani ben de bir Bursa sevdalısıyım. Memleketime gidiyorum yabancılık çekiyorum inanın Balıkesir’e, memleketim benim burası. Size bir misal vereceğim; Kumla ‘da sahilde oturuyoruz komşularla. Genelde emekli, yaşlı grubu. Bir ‘’bir milyoncu’’ diye tabir ettiğimiz plastik satan dükkân var. Yola tecavüz ediyor, yolun yarısını kaplıyor. Komşular değişik yerlere, mercilere şikâyette bulunmuşlar adamın umurunda değil. Bir gün 3 tane genç belediye zabıtası geçiyor. “ Evlatlarım bakar mısın biraz? Ya şu adama bi mani olun biraz, yolun yarısına kadar yayıldı” Amca dediler; “O adam belediyeye 20 bin lira harç vermiş” dediler. Yolun tamamına yayılmadığına dua et sen dediler. Ne diyeyim bu adama ben! Adam haklı. O plastiğin yerinde olsam ben biraz daha yayılırdım dedim. Şimdi, belediyenin 20 bin lira alma hakkı yok. Yollar, tretuvarlar vatandaşlara aittir, alma hakkı yok, alamaz. Suçlu belediye, o adam da suçlu yayıldığı için. İmar konunun da nedir şehir plancıları, inşaat mühendisleri daha iyi bilir. Yanılmıyorsam duyduğuma göre bir bina yapılırken %51 otopark bırakma mecburiyeti var, en az %51. Bilmiyorum doğru mu? Ya kardeşim otopark alanı bırakan bina yok, müteahhit yok. Belediye alıyor aracını, müteahhit alıyor aracını hepsi mutlu. Vatandaş diyor ‘oh ben daha geniş ev sahibi oldum, yola 2 metre tecavüz ettim.’ Birkaç sene sonra hepsi feryat ediyor.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri
Toparlayabilir miyiz?

Ergin ACARTÜRK:
Teşekkür ederim söyleyecek çok söz var başkanım, ben de daha fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü konuştukça moralim bozuluyor. Eskiden Heykel’ in önüne çıkardık, ütüsüz pantolonla utanırdık. Sakallı çıkamazdık. Kravatsız çıkamazdık. Ben sene 1962-1963 Merinosta işçi olarak çalışıyorum o zaman. Sonra üniversiteyi bitirdim. İnanır mısın yağlı elimi yüzümü yıkar, duş alır, tıraşımı olurdum. Geceden bekâr ütüsü yapardım yatağın altına. Ailemden uzağım, Annem- babamdan uzağım, Balıkesir’de rahmetliler. Yatağımla ütü yapar, kravatımı takardım, tıraşımı olur Heykele çıkardım. Birbirimizi ismen tanımazdık ama kibarca selamlardık birbirimizi öyle dolaşırdık. Herkes mutluydu. Bursa mutlular, emekliler şehriydi. Şimdi beni konuşturmayın teşekkür ederim.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreter:
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden Sayın Ömer ZOZİK buyurun.

Ömer ZOZİK - Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü:
Değerli başkanım, değerli katılımcılar Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü olarak ayrıca kıyı kenar komisyon başkanı olarak söz almak istedim. Geç katıldım, sunumun sonuna geldim özür diliyorum işlerimizin yoğunluğundan. Ancak bütünleşik kıyı alanlarıyla ilgili benim de söyleyeceğim söz olduğunu düşünerek hazırlıkta yapmadan geldim. Bir şeyler söylemek istiyorum. Şimdi bütünleşik kıyı alanlarıyla ilgili Sahiller Daire Başkanlığı bünyesinde böyle planlama sürecine gidildiğinde biz mutlu olduk. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü olarak. Keza Bakanlığımızla görüşmelerimizde de artık Bursa kıyıları planlanacak ve bir planlama sürecinden sonra bir alt ölçeğe yani üst ölçekten 25.000’likten alt ölçeğe 1/1000 liğe kadar ilerleyecek. Yani herkes istediği yerde Büyükşehir Belediyesi’nin izni olmadan bir planlama sürecine giremeyecek. Tabi bunlar gün yüzüne çıkınca, böyle planlama süreci olunca bizlere de çok iş yükü geleceğini biliyoruz. Çünkü planlara altlık oluşturacak hali hazır haritalar üzerine kıyı kenar çizgilerinin çizilmesi ve kıyı kenar çizgilerinin varlığı gün yüzüne çıkmış oluyor. Şimdi burada ana başlık olarak birkaç tane başlığı hızla geçeceğim. Kıyılarımız var, deniz kıyısı, göl kıyısı ve akarsularımız var. Çok değerli bölgelerde değerli büyüklerim bunları tanımladı, anlattı. Doğayla ilgili durumları da anlattılar ama ben daha çok teknik daha çok mühendislik bazlı bir şeyler vurgulamak istiyorum. Bir kıyı envanterimiz var, öncelikle Büyükşehir Belediyesi ile bunu paylaşıyoruz. Hakan Bey bizden daha önce bayındırlık kökenli olarak tanıdığımız sevdiğimiz bir büyüğümüz. Bize de yol gösterici olmuştu. Beraberde bazı noktalara çalıştık. Şimdi Bursa kıyılarımızda 109 kilometre deniz kıyısı var. Deniz kıyıları bitti, kıyı kenar çizgileri tespitleri oldu. Artık planlama sürecine çok kolay geçilebiliyor. Ancak bunlar orto foto harita dediğimiz orto foto harita üzerine eski mevzi paftaları üzerine, kadastro paftaları üzerine ve de 50 dediğimiz ülke sistemi üzerine. Ama bakanlık şunu söylüyor yeni tebliği ile beraber diyor ki ITRF 96 harita. Bu ne demek, eski onayla kıyı çizgisini alacaksınız siz yeni sistemde dönüşük parametreyle beraber. Kadastronun da her yerde dönüşük parametresi yok ve bir şekilde çözeceksiniz. Çok basit gelebilir ama çok zor bir süreç. Ben 5 yıldır bu konuyla ilgili belki de şunu söyleyebilirim, kıyı kenar komisyonu olarak 5 kişiyiz ancak %95 işi şahsen ben yapıyorum. Çok zor bir süreç ve tıkandık. Biz daha sonra temenni olarak Büyükşehir Belediyesi’nden bir şeyler temenni etmek istiyorum. Burada kıyı uzunluğu 88 km olan İznik Gölü’nün 99 km’si tamamlanmış. 9 kilometresi daha önceden onaylı. 7 kilometresiyse tamamlanmış ve bakanlığımız onayından sonra 6 km’si sorunsuz, problemsiz olduğu için onaylanmış bazıları da geri iade edilmiş. Tekrar çalışıyoruz. Burada kıyı uzunluğu olarak 100 km olan Uluabat Gölü yıllardır Gölyazı neden planlanmıyor diyoruz. Gölyazı çünkü çok güzel bir bölge. Kıyı kenar çizgisi bir sorun teşkil edecek ve bunu da içinde bulunan 94 km kıyı uzunluğuna biz 2 yıllık bir süreç tamamlandı ve paftaların basımı da gerçekleştirdi, Bakanlığa onaya göndereceğiz. Simav Çayı dediğimiz ben metre olarak Uluabat’tan çıkış noktası ve denize kadar olan uzantısından bahsedeceğim. 64 km gidiş-geliş olarak. Bunun etrafında Büyükşehir Belediyesinin tasarrufu, seçim yatırımları ya da diğer noktalarda projelendirilecek bir Kanal Projesi var. Ama kıyı kenar çizgisi uzunluğu tamamlanmamış kıyı kenar çalışmaları yok. Neden? ITRF Haritası var ancak biz yetişemiyoruz. Burada İmralı Adası dediğimiz ama herhangi bir tasarrufta kimsenin adını bahsetmediği böyle bir kıyı uzunluğumuz var. 19 kilometre tamamlanması gerekiyor. Gölbaşı Göleti 6 km daha tamamlanmamış hali hazırda ITRF 96 toplamda 386 km olan kıyı uzunluğumuzun şuana kadar 131 km’si tamamlanmış, 255 km’si ise henüz tamamlanmamış yani 0 teşvik daha yapılmamış. Şimdi biz şunu dedik ben hasbel kader kurumda çalışma potansiyeli olarak hem inşaat hem planlama süreci hem imar uygulamaları, hem de komisyon başkanlığını yürütüyorum. Şunu ben müdürlüğümle görüştüm. Dedim ki artık bu böyle olmayacak. Çünkü biz aldığımız sorumluluğu yerine getiremiyoruz. Neden çünkü yüzümüz artık büyükşehir belediyesine ve ilçe belediyelerine karşı şu anda kara. İki yıldan beri bekleyen aktarma projeleri var biz Uluabat ve İznik’in peşine düştük, onları yaptık ve planlama sürecinden sonra, şu çıktı. Artık şahsi olarak beni sadece kıyılarla ilgili tasarrufta bulundurmaya bu işler için sadece bu işleri yapmaya meyl ettiler ve ben hemen bir envanter yaptım. Envanterim de şu, bitmiş olan 94 km’lik kıyı kenar çizgisini Bakanlığa onaya göndermek ve onaylanmasını sağlamak, kontrolünü yaptırdık arkadaşlar bunun. İnşallah hiç sorunsuz problemsiz toplamda 400 pafta. Bakın 400 tane hali hazır paftası. Keles yöremiz var, burada bir talep vardı, onu yaptık. Bakanlığa onaya gönderilecek. Boyalıca mahallesinin talebi var, 5 km yapacağız. Mustafakemalpaşa Mahallesi keza 4 km yapacağız. Simav çayı bekliyor dedik 64 km, Kestel yolu 5-6 km. Bunlar spesifik bekleyenler. Bir de aktarma bekleyenler. Şimdi ben Gemlik Belediyesi ile ilgili yoğun bu sürece her haftada bir proje çıkararak toplamda bunlar 4-5 km’lik kısımlar yani 6-7-8 paftalık kısımlar. Ben özür diliyorum yapı belediyesi başkanımdan öncelikle çünkü bize 2 yıl önce bir talep de bulundular dediler ki Narlı, Kurşunlu, Karacaali, Gemlik Merkez işte Gemlik Kurşunlu bu bölgelerimizin kıyı kenar çizgisi çalışmalarını tamamlayarak tarafımıza teslim edin dediler. Planlama sürecine girecekler haliyle. Biz plancı kuruluşa yetişemiyoruz. Burada onlardan özür dileyerek şunu vurgulayacağım toplam Gemlik, Mudanya, Kurşunlu şu anda Altıntaş da bir yol ile ilgili durum var onlarla ilgili süreç ve de aktarma dediğimiz hali hazırda haritası olan yerle de bütün kıyıların 3 aylık bir program içerisinde vali beyden çıktı, Bakanlığa gitti. Program altına aldık inşallah % 80 kadar gerçekleştirmeyi planlıyoruz, üç aylık süreçte. Ancak ben konumuzla ilgili olarak şuna gelmeye çalışıyorum. Şimdi planlama sürecinde 25 binlik ölçekli haritalarda öncelikli planlama süreci ama kıyı kenar çizgisi varlığı neyi ifade ediyor? Şimdi kıyı kenar çizgisinin varlığı alt ölçeğe indiğinde çok sorun ve problem içeriyor. Neden? Kaçak yapılaşma, sahil şeridi uygulamaları, limanlar, balıkçı barınakları ondan sonra kayıkların şu an da mevcut sitelerin önüne çekilmesi daha iyi uygulayabilirsiniz. 92 yılından önceki planların gerçekten onaylı mıydı? Onaysız olduğu geriye dönük sahil şeridi uygulamalarının belediyelerin yapamaması, bilgi donanımına sahip olamaması.. İşte bu tarz süreçler üst ölçekle yaptığımız bizim 25 binlik ölçekli yaptığımız planlamaları gelecekte alt ölçekler tıkandıracak. Yani neden dediğimiz gibi İTRF 96 haritalar dediğimiz haritalara işlenmesi bu süreci tamamlayabilirsek çok güzel bir uygulama olacak ama. Burada şuna vurgulamaya çalışıyorum. Köy yerleşik alanları var. Köy yerleşik alanlarıyla ilgili daha önce 2009 genelge vardı Mustafa Demir imzalı, bizim eski bakanlardan şunu söylüyor; Diyor ki mevcut köy yerleşik alanlarından diyor. “Eğer kıyı kenar çizgisi uygulaması varsa, kıyı kanunu varsa, özel kanun varsa, kıyı kanunu geçerlidir”. Şu anda biz göllerde ve denizlerde olmak üzere sıfır göllere ve denizlere sahillerimiz var plansız. Ne olacak? Ruhsatlı, ruhsattan sonra gelecek kıyı kenar çizgisi varlığı sahil şeridi uygulamalarında bütün yerlerde sorun problem yaşayacağız ve bu planların uygulamasında sıkıntı yaşayacağız. Bu süreci inşallah aşılır. Ben sözümü bitirmeden önce şunu demek istiyorum. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Neden? Beni eleştirdiler. Ben duyuyorum üstüme alınmıyorum çünkü kamu adına iş yapıyorum, çalıştığımı da düşünüyorum. Sahiller Dairesi Başkanlığı’nın kurulması kentleşme, turizm, Büyükşehir olma olgusunun bir parçası olarak gerekliydi. Çünkü beş yıldan beri komisyon üyesi başkanlığı yapıyorum. Sahillerimizde hiçbir önem verilmedi arkadaşlar. Hiçbir önem verilmediği için bugün böyle profesyonelleşme yolunda eğilim gösterilmesi inanın ki bir vatandaş olarak benim yüzümde aklar olmasına vesile oldu. İnşallah başarırlar, inşallah da beraber başaracağız bu süreçte. Temennim şuydu az önce belirtmiş olduğum şekliyle. Bize yardımcı olunsun. Teknik olarak Hakan Beyde bize yardımcı olunursa bizler sizlerle beraber bütün planların onaylanarak bir an önce yürürlüğe girmesiyle ilgili yani 2 yıl daha uzamamasıyla ilgili süreçleri tamamlamış oluruz. Değerli katılımcılar ben teşekkür ederim şahsım adına ve kurumum adına bakanlığında protokolü imzalanmış onlara da bu konuda başarılar diliyorum. İnşallah planlar bir an önce onaylanır güzel ve doğru planlar olur bunlar ben teşekkür ediyorum.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Evet, teşekkür ediyoruz. Katkılarınız önemli. Sayın Sinan Akçe buyurun. Mümkün olduğu kadar öz konuşabilirsek.

Sinan Akçe:

Sayın divan, sayın kent gönüllüleri hepinize saygılarımı sunuyorum. Şimdi öncelikle burada sunum yapılırken kıyı alanlarımızın yaşam alanlarının ön bahçeleri olarak nitelendirilmesi kadar daha düzgün ve iyi niteleme olamaz. Gerçekten kişiler kapılarının önlerini temizlediği takdirde evlerinin içinin görünürlüğünü de aydınlatmış olurlar. Benim Bursa’da yaşayan, Bursa’da doğan ve 65 yıldan beri Bursa’da yaşamını sürdüren bir kişi olarak ufak bir katkımı sunmak istiyorum sizlere. Şimdi öncelikle Sahil Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın yapmış olduğu sunumda 115 km’lik bizim bir kıyı alanlarımızın olduğu, bu kıyı alanlarımızın % 45’inin çok önemli bir oran burası % 45’inin tarım alanı olduğu belirtildi ve sadece kentsel alanların % 5 oranında kaldığı söylenildi. Ancak gerçekten bu % 45’lik tarımsal alanların bundan sonraki çalışmalar içerisinde ya da planlamalarda korunabilmesiyle ilgili konuda herhangi bir önleminiz ya da bu konuda bir kısıtlamanız olacak mı? Ben bir vatandaş olarak bunu bilmek istiyorum. % 45’lik tarım alanının kesinlikle korunmasından yana olunması gerektiğini düşünüyorum. İkinci olarak su ürünleri uzmanı değerlendirme raporlarına göre deniz ürünleri ve çeşitliliğini korumak için yapılan çalışmalar içerisinde vatandaşın bizzat bu çalışmalara katılımının sağlanmasının önemini ki herkesin bildiği ve inandığı bir şeydi. Çünkü herhangi bir çalışmaya vatandaşın katılımını sağlayamadığımız takdirde alınacak sonuçların hiç de başarılı olamayacağının önceden bilinmesi gerekir. Bu konuda sayın arkadaşımızın yaptığı sunumda vatandaşın katılımının sağlanması yönündeki çabalarının takdirle karşılıyorum. Öncelikle Kumla’ da da bir yazlığım olması dolayısıyla denizi çok seven ve deniz ürünlerinin korunmasıyla ilgili konuda acaba neler yapılabilir diye düşünen ve kafa yoran bir yapıya sahibim. Şimdi, özellikle şunu belirtmek istiyorum. Bu deniz ürünlerinin çeşitliliğini ile ilgili konuda bu yavaş yavaş yok olan bu deniz ürünlerimizin çeşitliliğiyle ilgili konuda vatandaşlarımızın buraya katılımını sağlanmasıyla ilgili ne gibi çalışmalar yapılması gerektiğini kesinlikle öğrenmek istiyorum. Dolayısıyla bu çalışmalar esnasında vatandaşların alınmasının sivil toplum örgütleriyle birlikte muhakkak katılımınız sağlanması şart olduğunu düşünüyorum. Örneğin bu deniz ürünlerinin çeşitliliği ile ilgili konuda yapılan bir takım yanlış uygulamaların vatandaş tarafından görüldüğünde bunların şikâyet edilebilecek mercilerin hangileri olduğu konusunda vatandaşın kesinlikle bilinçlendirilmesi ve özellikle sahil güvenliğin bu denizimizdeki balık neslinin tükenmesiyle ilgili konudaki çalışmalara alınan şikâyetler doğrultusunda bizzat katılmasına sağlanması gerektiği konusunda inancım tamdır. Çünkü sahil güvenliğe defalarca yaptığımız bazı müracaatlarda sahil güvenlik tarafından bize verilen cevapların ‘mazotumuz yok, biz şimdi şuanda yapmış olduğunuz şikâyetleri değerlendirme durumunda değiliz’ diye cevapları bizzat ben kendim aldım ve özellikle de trolle avlanmalarda vatandaşın bu şekildeki şikâyetlerini muhakkak suretle dikkate alınması denizlerimizdeki ürünlerin çeşitliliğini verimliliğini artıracak kanısındayım. İkinci olarak da biliyorsunuz ki bizim gerek Mudanya’da gerekse Kumla sahilleri yüzeysel kirlilikle son derece yoğun olarak insanlar gerçekten deniz sahilleri herhangi bir şekilde tatile gittiği anda bu yüzeysel kirlilikler dolayısıyla çok çirkin bir görünüm arz ediyor. Bunun temizlenmesi ile ilgili konuda şöyle bir önerim var. İzmir Belediyesi’ni biliyorsunuz kordon da bu yüzeysel kirlilikleri temizlemek için balıkçı motoru ebatında ki iki tane tekneyi denizde dolaştırıp yüzeye biriken yani şimdi örneğin rüzgârın etkisiyle kumla sahillerine gelen pisliklerin deniz yüzeyindeki kirliliklerin vakumlama sistemiyle çekimi sağlar. Bu teknik konuyu ben tam olarak bilmiyorum. Ama gördüğüm ve uygulandığında iyi neticeler alındığını bildiğim için bunları da sizlere arz etmek istedim. Eğer böyle bir çalışmanın içine girilebildiği takdirde hiç olmazsa yüzeysel temizliklerin önüne geçilebileceği inancındayım. Yaptığınız çalışmalardan dolayı hepinize teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

Enes Battal KESKİN - Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:

Çok teşekkür ederiz Sayın Akçe. Bütün konuşmalar bildiğiniz gibi kayıt altında. Hepsi kayıt altına alınıyor. Evet, son söz olarak ta bize gelen talepler içerisinde Sayın Hüseyin Ormancılar Gemlik Kurşunlu Mahallesi Muhtarı. Buyurun.

Hüseyin Ormancılar - Gemlik Kurşunlu Mahallesi Muhtarı:
Sayın divan, değerli başkanım, değerli katılımcılar, ben öncelikle değerli başkanıma ve sahiller müdürüme teşekkür ediyorum böyle bir toplantı düzenledikleri için, bize de söz hakkı verdikleri için. Ben Bursa’nın en uzun sahili olan Bursa’ya, en yakın sahili olan Kurşunlu beldesi idi şimdi mahalle oldu. Mahallesinin muhtarıyım. İnanın hepinizin Kurşunlu’ya gelip görmenizi istiyorum. Bir limanımız var çok atıl bir vaziyette 5 yıldır. Sahillerimizde aynı. Ama daire başkanımızın sahillerimize el attığını duydum çok memnun oldum. Çok sıkıntılıyız. Yürüyüş alanlarımız bile çöktü. Gece karanlıkta yürüyordu insanlarımız 5 senedir, yürüyüş alanlarımız çöktü. Onlarında yaz geldiği için biran önce yapılmasını talep ediyoruz. Çok mağduruz trol konusunda da gerçekten evvelsi gün kendim aradım sahil güvenliği, inanın trol çekiyorlar yasak. Balık yasağı var. Trol çekiyorlar sahil güvenliğin Kapaklı da olması lazım. Burgaz’dan gelene kadar kaçıyorlar. Kapaklı da olduğu zaman zaten o trolcüler kapaklıdan çıkıyor. İnanın denizdeki balık neslini tüketen o trolcüler. Onlara da el atılmasını istiyoruz. Teşekkür ederim bana da söz verdiğiniz için. Bizim sahillerimize biran önce el atılmasını da istiyoruz.

Enes Battal KESKİN - Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Çok teşekkür ediyoruz. Hüseyin beye Sayın Bayram Bey bir değerlendirme yapacak mısınız ihtiyaç var ise evet buyurun.

Bayram VARDAR- Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı:
Kent konseyimizin çok değerli yöneticileri, çok değerli katılımcılar BUSKİ genel müdürlüğümüzün genel müdür yardımcısı, çok değerli hemşerilerim, tabi burada dertli insanlar konuştu, şehrimize dertliyiz biz, şehrimizi seviyoruz. Sorunda bizim eğildiğimiz nokta itibariyle, yön itibarıyla doğru, tespitlerimiz doğru. Sorunlarımız hep aynı. Karacabey’de aynı, Gemlik’te aynı, Mudanya’da aynı. Biz bu çalışmayla bu sorunları ortaya koyarak bunları analiz edeceğiz. Ve geleceğe daha umutlu bir şekilde bakmak için burada toplanıyoruz. Tabi plan geçmişin değil geleceğin tezahürü. Plan dediğimiz şey haliyle değil istikbalin ifadesi. Bunu hep beraber şekillendireceğiz. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak, tabii ekip, kadro olmadan olmaz. Bu konuda mevzuattaki yeterlilik-yetkinlik olmadan olmaz. Bu yetkinliği alalı daha 1 sene oldu. Aldıktan sonra ciddi hazırlıklar yaptık. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün değerli teknik elemanı katılımcısı. Onunda vatan perver gibi tespitleri çok güzel doğru. Biz Büyükşehir Belediyemiz, Bakanlığımız, ilgili kurumlar, BUSKİ Genel Müdürlüğümüz canla başla çalışıyoruz. Tabi önemli olan imkânsızlıklara rağmen bir şeyler yapabilmek. Hiç şüphesiz biz, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer kurumlarıyla, kuruluşlarıyla beraber imkânımızın, gücümüzün fevkinde işler yapmaya çalışıyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ teşkilatıyla beraber, özellikle körfezlerimizin temizliğine yönelik, yaklaşık eklentileriyle diğer mütemmim cüzleriyle beraber yaklaşık 140 milyon TL’lik bir yatırım başlattı ve geçenlerde Gemlik körfezinde arıtma tesisleri gibi tesislerin temel atma töreni yapıldı. Sayın Başkanımızın başkanlığında, önderliğinde. Biz yine biraz önce arkadaşlar gönderdiler, bir video. Vakumlu aletlerle, makinalarla denizin temizlenmesinden bahsedildi. Onu şuanda Gemlik körfezinde bu işi yapan 2 tane gemimiz var. Ben konuşmamın başında da ifade etmiştim. Bir tane gemiyi de kendi bünyemize direk satın alarak yapıyoruz. Yani iki tane geminin kiralanması sadece 6 00 bin TL civarında bir maliyeti var KDV ile beraber 700 bin TL olan bir maliyet. Kurumlarımızdan bazılarının belki mazotu olmaz, yakıtı olmaz bir yerden bir yere nakli için ama biz Büyükşehir Belediyesi olarak hemşerilerimize, yurttaşlarımıza, şehrimize hizmet etmek adına, böyle bir hizmeti sayın başkanımızın talimatıyla başlatmış oluyoruz. Tabi bu planlama dediğim gibi gelecekle alakalı bir tezahür, yaklaşım, beklenti. Ve biz bunu hep beraber şekillendireceğiz. Bu toplantı bu sunuş Saffet beyin sayın hocamızın da ifade ettiği gibi bir taslak, bir başlangıç, bir sonuç değil. Biz bu toplantılar ve bundan sonraki sizlerden gelecek önerilerle beraber planlama kararlarını oluşturacağız, Bunları şehirlerimizin parlamentolarında sunacağız. Meclislerimizde meclis üyelerinizin sizlerin temsilcisi, onların kabulüyle beraber, askıya çıkacak ve sizlerin eleştirilerine ve sizlerin olumlu-olumsuz beğenilerine açık olacak. Bu bir sonuç değil bir başlangıç. Ben bu başlangıca katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız adına ve kurumuz adına bundan sonrada katkılarınızı beklediğimizi ifade ediyor, saygılar sunuyorum. Ve bu çok önemli bir detay değil ama biz bu işi şuan arazide yapıyoruz. Hepimiz her an bu önemli bir konu diye özellikle konu gündeme gelince hemen mail ile gönderdim. Çarpıcı olsun diye özellikle göstermek istedim mevsim koşulları nedeni ile özellikle ormanlardan gelen bunun verdiği kirlilik denizde bir malzeme oluyor. Onu temizleyen araçlarımız 2 tane gemi üçüncüsü devreye girecek teşekkür ederim tekrar iyi akşamlar.

Enes Battal KESKİN- Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri:
Evet, saygıdeğer katılımcılar. İki saat süren bir toplantının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Burada söz alamayan yazılı olarak bildiren katılımcıların görüşleri de dışarda kendilerine anlatılacak bunlarda bu sürece katkı koymuş olacaklar. Katkı ve katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum. Toplantıyı kapatıyorum. Herkese iyi akşamlar.