• 18 Kasım 2019

Kurumsal

81. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 25 MAYIS 2017


BURSA KENT KONSEYİ ‘BURSA’DA ALTERNATİF ULAŞIM’ KONULU BURSA KONUŞUYOR TOPLANTISI
25 Mayıs 2017 PERŞEMBE / SAAT:14.00
Merinos AKKM Başkanlık Salonu

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bursa Kent Konseyimizin çok değerli Genel Kurul Üyeleri, Değerli Basın Mensupları,  Değerli Katılımcılar; Bugün Bursa Kent Konseyinin 81. gündemli Genel Kurul Toplantısında Bursa Konuşuyor Programında birlikteyiz. Çok önemli bir gündem maddesini şehrin gündeminde ki maddeyi hep birlikte ele alacağız. Kısa zaman önce Bursa Konuşuyor formatında 2 program daha icra etmiştik, hep birlikte. Bunun bir tanesi Orhaneli Maden Organize Sanayi Bölgesiydi. Bir diğeri Kent Kültürü ve Kentlilik Bilincinde Bursaspor’un Rolü idi. Şehrin farklı gündemlerini takip etmek adına siz değerli kurul üyelerimizin tabi ki temsil ettiği yüzlerce, binlerce, onbinlerce aslında Bursa’da yaşayan Bursalı hemşerilerimizin şehirle ilgili, sosyal hayatla ilgili, kültür ve sanatla ilgili birçok beklentilerini hep birlikte karşılamaya çalışıyoruz. Bursa Kent Konseyimizin şu anda 450’ye ulaşan kurum, kuruluş, kurul üyemiz, bunların her birinin temsil ettiği çok ciddi Bursalı hemşerilerimizin farklı alanlardaki temsilleri var. Bunun yanında 4 meclisimizde de farklı alanlarda çalışmalarımız devam ediyor. Yine Kent Konseyimizin gönüllülerden oluşan yani her bir Bursalı hemşehrimizin direk olarak üye olabildiği çalışmalara katıldığı tıpkı meclisler gibi çalışma gruplarımız var. Onlarında birçok çalışmalarını sizler de takip ediyorsunuz, Bursa da takip ediyor. Bu noktada birçok alanda aslında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz, ama bugün ki konu gerçekten şehrin gündeminde uzun zamandan beri olan, farklı fikirler, görüşlerinde zaman zaman dile getirildiği ama bir Bursa Kent Konseyi Platformunda bunun tekrar tartışılması gerektiğini ve halkımızın bilgilendirilmesi ki o da sizler aracılığıyla olması gerektiği düşündüğümüz, bu formatı tekrar huzurlarınıza getirdik. Bugün gerçekten şehrimizde bu konuya farklı pencerelerden bakabilecek arkadaşlarımız bu program dâhilinde bizlerle birlikte olacaklar. Geçmiş dönemde Bursa’ya büyük hizmeti olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan Erdem SAKER abimiz bugün aramızda yine. Hali hazırda belki Burulaş Genel Müdürlüğü yapan ama birçok taşımacılıkla ilgili sektörün temsilciğini, başkanlığını yapan Levent FİDANSOY arkadaşımızın yine sunumu olacak ve RAYDER’in başkanlığını yapan raylı sistemlerle ilgili Taha Beyin sunumlarını dinleyeceğiz. Ama bir o kadarda tabi ki şehrimizin özellikle trafikle ilgili sorumlusu olan Önder DÜLGER Beyden de farklı bir pencereden dinleme şansımız olacak. Aslında tüm bunlar arkadaşlar yarınların Bursa’sında birçok çözümler üretilirken aslında bir o kadarda şehrin yöneten yöneticilerin getirdiği farklı çözümlere ama bu yeni yollar, yeni köprülü kavşaklar, alt geçiti, üst geçiti bir taraftan taşıma ve taşıtma sistemlerin farklılaşmasının yanında bir o kadarda aslında şehrin şehirde yaşayan Bursalı hemşerilerimizin de trafik ve şehirdeki ulaşım kültüründe değişikliğe uğraması gerekiyor. Bunların her birini hep birlikte konuşmamız lazım. Eğer getirilecek olan yeni yöntemlere, müeyyidelere veya farklı kararlara hep beraber şehir olarak sahip çıkmamız lazım. Elbette buradan çıkan sonuçları toparlayacağız. Hem kamuoyu ile, hem basın ile paylaşacağız, ama en önemlisi bizim üzerimize düşen görev olarak da Büyükşehir Meclisinde bunu sunmuş olacağız. Orada da zaten biliyorsunuz her siyasi partinin temsilcileri Büyükşehir Meclisinde de var, parlamentoda var. Bursa’yı temsil eden birçok insan var ama biz gönüllü cephesinden de, şehirde yaşayan kişiler olarak ta bu konuya nasıl baktığımızı da hep beraber burada göstermiş olacağız. Ben bu yüksek katılımdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yine aramızda bizim ilçe konseylerimiz var. Gemlik’i gördüm, Yıldırım’ı gördüm ve diğerleri de burada. Onlara da tekrar teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Sunucu: Başkanımızın konuşması için teşekkür ediyoruz toplantımızda bursa ulaşım ile ilgili bilgilerini bizlerle paylaşmak üzere konularında uzman değerli konuşmacılarımızı kürsüye davet etmek istiyorum. Geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Erdem SAKER, TURSİD ve OİDER Başkanı Sayın Levent FİDANSOY,  Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı Sayın Taha AYDIN,  İl Emniyet Müdür Yardımcısı Sayın Önder DÜLGER ve toplantımızı yönetmek üzere Bursa Kent Konseyi Başkanımız Sayın Hasan ÇEPNİ’yi buraya davet ediyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Öncelikle toplantıya başlarken ufak gecikmemizden dolayı özür diliyorum değerli arkadaşlar. Bunun tabi sebebi trafik olarak algılamayın, biraz gecikmemiz, Bursa’mızda yakın bir dostumuzun eşinin vefatı vardı. Cenaze programına katıldık oradan geldik ama süratle şimdi programımızı icra edeceğiz hep birlikte. Bu güzel Bursa Konuşuyor programında güzel sonuçlar çıkacağını ümit ediyorum. Evet, Bursa’da Alternatif Ulaşım dedik, konu başlığına farklı yerlerden bakmamız gerektiğini biliyoruz. Hep beraber katılımcılara söz vermek istiyorum öncelikle. Birinci sözü; Bursa’mızın Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapmış olan Erdem SAKER Beye; Buyurun başkanım kürsüden de kullanabilirsiniz.

Erdem SAKER – Geçmiş Dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı: Teşekkür ederim Sayın Başkan, Çok Değerli Kent Konseyi Üyelerimiz. Ben bugün ayrı bir mutluluk yaşıyorum. Bilmem biliyor musunuz, kent konseyini ilk defa ben kurdum ve kent konseyinde şöyle bir de kuralımız vardı. Hala geçerli mi? Kent konseyinde alınan bir karar, yani Büyükşehir Belediye Meclisinin tartışmasını istediği bir karar, Büyükşehir Meclisi gündemine alınır ve orada tartışılırdı. Ama büyükşehir belediye meclisi siyasi sorumluğunda o kararı uygular veya uygulamaz o ayrı. Ama gündeme girer. Böyle devam edin. Çok güzel ve Kent Konseyi bugün demokrasinin çok önemli bir damarı. Yönetim ile halk arasında çok önemli bir göreviniz var. Bu bakımdan sizlere böyle bir görev üstlendiğiniz için tekrar teşekkür ediyorum. Ben alternatif ulaşıma başka bir pencereden bakmak istiyorum. Mutlaka sizlerde okuyor ve bakıyorsunuzdur. Bugün dünya ve insanlık var olma-yok olma felaketi ile yüz yüze. Nedir bu? Küresel Isınma ve iklim değişikliği. Bunun sebebi de atmosfere bıraktığımız karbondioksit gazları. Karbondioksit gazlarının ana pompalayıcıları; enerji sistemleri ve ulaşım sistemleridir.  Şu anda atmosferde 409 ppm miktarında karbondioksit var. Ve her yıl 2 ile 3 ppm artıyor. Bilim adamları yaptıkları araştırmalarda “Bu miktar 500 ppm’e ulaştığında dünyadaki her şey değişecek. Kutuplardaki buzullar eriyecek, dağlarda karlar kalmayacak, dünyanın birçok yeri çöl olacak ama sahiller de sular altında kalacak. Böyle bir felaketle karşı karşıyayız. Bu belki felaket senaryosu olabilir ama adım adım ona doğru giden bir takım ufak tefek şeyler var. Mesela biz geçen haftalarda yaşadık. Hiç Bursa’da yaşarken Mayıs ayında 37 derece sıcaklık gördünüz mü? Geçen hafta Japonya bunu yaşıyor, takip ediyoruz Güney Kaliforniya büyük kuraklıklar ile karşı karşıya. Bu felaketler yer yer kendisini gösteriyor. Şimdi dedik ki bu karbondioksit salınımlarının ana motorlarından biri ulaşım. İşte ulaşım da bir model geliştirmek zorundayız gerçekten. Ben bu modele burada çok değerli uzmanlarımız konularının gerçekten çok değerli uzmanları sunumlar yapacaklar. Onlar çok güzel bilgiler verecekler bize. Ben o bilgilere değişik bir pencereden bakmak istiyorum. Mümkün olduğu kadar özel araç kullanmayın. Bakın eskiden bir Amerikalıyı özel aracından koparmak mümkün değildi ama bugün New York’ta dünya ekonomisinin kalbinin attığı Manhattan Adası’ndan 4 Milyon Amerikalı gelir ve akşam evine döner.  Bu 4 Milyon Amerikalının 2.5 Milyonu toplu taşıma aracı ile gelir. 1.5 Milyonu da genelde mahallede bölüşüm yaparlar, 4 komşu bir araya gelir. Her hafta birisinin arabası ile gelirler. Yani bir arabada 4 kişi olarak gelirler. Mümkün olduğu kadar az karbondioksit salmak ulaşımda, böyle bir düzen. Başka örnekler de var, örneğin Almanya’da Bremen de tanıdığım bir iş adamı var.  Bremen’de kent içi ulaşım tramvay ile. Tramvay son duraklarında ve ara duraklarında otoparklar var. Tramvay biletiniz ile arabanızı bıraktığınızda orada 5 saat süre içinde bedel ödemiyorsunuz.  5 saati aşarsa farkını ödüyorsunuz. Görevli, iş adamı, adamın işi gücü var. Ama kesinlikle işine özel arabası ile gitmiyor. Tramvaya bırakıyordu, tramvayla geliyordu.  Misafiri var araba lazım. Kent içerisinde araba kiralama istasyonları var oradan araba kiralıyor, kartı var. Kullanıyor, bırakıyor. Yani minimize etmek bu kullanımları. Mesela Bremen Belediye Başkanı işine bisiklet ile gidiyor. Evet, bisiklet dedik, bisiklet bugün dünya kentlerinde çok aktif bir ulaşım aracı. Kentlerde bisiklet yolları aynı diğer araç yolları gibi projelendirilmiş ve uygulanmış ve hepsi trafik işaretli. Mesela Paris’te 80 bin bisiklet Paris’in çeşitli noktalarında kiralama noktaları, kiraya verilir. New York’ta 10 bin bisiklet. Bunları yapmak. New York’ta başka bir kolaylık yapmış yönetim halka, toplu taşımada. Sabah bindiniz metroya ve kartınızı soktunuz. İndiniz son durakta ve tekrar aktarma yaptınız. 2 saat süre ile istediğiniz kadar aktarma yapın, bir daha kartınızdan para düşmüyor. Böyle bir rahatlama. Şimdi ben bu modelleri dikkate alarak bizim yapabileceğimiz, kolaylaştırabileceğimiz şeyler ne olabilir? Ben özellikle aktarmalı sistemi öneriyorum. Alternatif Ulaşım Modeli derken Bursa’da, Bursa’da aktarmalı sistem. Bakın şimdi Üniversite’den bir otobüs kalkıyor, bütün kenti dolaşıyor, Heykelden geçiyor ve gidiyor ucuz meskene.  Böyle bir şey olamaz. Üniversite ve Ertuğrulkent’te yaşayanlar o çevrede dönen Bursaray İstasyonlarına ring otobüslerle gelmeli, oradan Bursaraya aktarma yapmalı, eğer ucuz meskene gidecekse Yüksek İhtisas İstasyonunda iner ve oradan da ring dönen otobüslerle gideceği yere gider. Ama dediğim gibi Bursa da belki 2 saat fazla olabilir, mesela 1 saatlik bir aktarma süresi konabilir. Bu 1 saat içerisinde isterseniz 5 kere aktarma yapın bir daha biletinizden para düşülmemesi. Böyle bir düzen kurulmalı; kurulamayacak bir düzen değil. Ama bütün bunlar yapılırken, biz bütün bunların uygulamasını kent yönetiminden beklememeliyiz. Halk olarak biz de bu işin içine katılmalıyız. Halk olarak ben evimde çıkıp illa Heykel’e kendi arabam ile gideceğim diye bir şey içinde olmamalıyız.  Ben mesela şahsen hiç arabamla Heykel’e gitmiyorum. Bursaray’a biniyorum, Osmangazi İstasyonu’nda iniyorum. Aktarma yapıyorum tramvaya. Tramvayla gidiyorum, keyifle. Keyifle kentimi yaşayarak gidiyorum. Bunu yapmak, halkın da bunu yapması lazım. Ben sabahları görüyorum. Arabaların büyük çoğunda içerde bir, maksimum iki kişi var. Bundan biraz kendimizi sıyırmamız lazım. Ama halkın bu alışkanlıklara kolay geçebilmesini sağlamak için, dediğim gibi bir takım kolaylaştırıcılar konması lazım. Bu kolaylaştırıcıların başında dediğim gibi aktarmalı sistemi uygulatmak. Yani belirli bir süre koymak ve o süre içerisinde yapacağınız tüm aktarmalarda bir daha para ödememeniz. Bisiklet dediğimiz zaman oo Bursa bayır bir şehir. Bursa’da bisiklet mi kullanılır? Artık Bursa’nın bayır olan bölümü kentin nerdeyse %10’u, 15’i.  Geriye kalan büyük bölümü dümdüz alan. Ama bisiklet yollarını güvenli yollar haline getirmek.  Yani Trafik işaretli yollar ve vatandaşlarında buna saygılı olmasını sağlamak, bu bilinç. Şöyle bir anım var; Yaya yolunda yürüyorum, tretuvarda.  Farkında değilim, bisiklet yolunda yürümüşüm. Çizginin içinde. Yanımdan geçen bir kişi beni dürttü, bu yoldan geçemezsiniz burası bisiklet yolu, burada yürüyemezsin; dedi. Halkın artık bu bilinçte olması lazım. Bisiklet sadece spor aracı değil. Bisiklet bugün ulaşım aracıdır. New York’ta 10 bin bisiklet, Paris’te 80 bin bisiklet yönetimlerce halkın kullanımına ve kiralanması için sağlanmıştır. Bu düzen içinde ben bakıyorum Bursa’daki alternatif ulaşım modeline ve bunun halkın benimsemesi gerekir diye düşünüyorum. Ben genel olarak söyleyeceğim bunlar. Değerli uzmanlarıma şimdiden teşekkür ediyorum. Sizlerin ileride sorusu olursa onları da cevaplarım. Teşekkürler.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Çok teşekkür ediyoruz Erdem SAKER başkanımıza, o da farklı bir pencere açtı bize. Özel araç kullanımının azaltılmasında, karbondioksit salınımlarından sağlıklı çevreye kadar, bununla ilgili olarak aktarmalı sistemle ring destekli ulaşımdan bahsetti, notlarımızı aldık. Değerli katılımcılar sizlere dağıtılan soru kartlarına lütfen notlarınızı iletin, onları tasvip ederek sunumlarımızın ikinci turunda kendilerine bu sorularımızı sizden gelen bu sorularınızı iletmiş olacağız, bunu da paylaşmış olayım. İkinci sunumu gerçekleştirmek üzere BURULAŞ Genel Müdürü Levent Bey’e söz veriyoruz.

Levent FİDANSOY – Burulaş Genel Müdürü: Sayın başkan, değerli katılımcılar hoş geldiniz. Ulaşım olmasaydı bu toplantı yapılabilir miydi, yapılamazdı. Çünkü ulaşım olduğu zaman ancak bir yerden bir yere gidebiliyoruz. Ulaşım temel sektörlerden en başında geliyor. Devamlı tartışılır biliyorsunuz, inşaat mı, otomotiv mi temel sektördür diye. Aslında ulaşım temel sektör. Çünkü ekonominin canlanması, insanların bir yerden bir yere hareket edebilmesi için ulaşım olması gerekiyor. Peki, ulaşım da neler olmalı? Her şeyden önce imar planlarından şehrin planlanmasından başlanması gerekiyor. Bu arada Sayın başkanımızın sunumunda ben iki noktaya bir katkıda bulunmak istiyorum; Bursa’da şu anda aktarma sisteminde 90 dakika aktarmamız var. Fakat aktarma kullanım oranını ben size söyleyeyim %15 sadece. Aslında aktarma kullanımına baktığınız zaman bu gün Paris’te aktarma kullanım oranı %80’in üzerinde, yani mutlaka bir yerden bir yere aktarmalı gitmemiz lazım. İkincisi bisikletleri biz destekliyoruz Burulaş olarak. Sabah saatleri pik saatler dışında biz hafta sonunda tüm gün boyunca bisikletleri metroya kabul ediyoruz ve Bursa uzun bir şehir olduğu için Kestel’den Üniversite’ye kadar gidip orada bisikletlerinizi kullanma imkânınız var. Şimdi dedik ki her şeyden önce planlamanın iyi yapılması lazım, yoğun ve insan ölçekli kentler planlanması lazım. Niye? Çünkü insanların iki türlü ulaşımı var; birincisi zorunlu ulaşım işe gideceksiniz, okula gideceksiniz bunlar zorunlu ulaşım. Her gün yapmak zorunda kaldığınız ulaşım. İkincisi de ihtiyari ulaşım, gezmeye gidiyorsunuz hafta sonu. Aslında bakın gelişmiş ülkelerde baktığınız zaman otomobiller sadece hafta sonları kullanılıyor veya zorunlu bir takım ihtiyaçlar olduğu zaman çalışma saatleri dışında gece acil bir işiniz çıktı, o zaman kullanılıyor. Onun dışında otomobilleri kullanmak, işe giderken çok fazla kullanım yok. Sayın başkanımızın da dediği gibi büyükşehirlerde. Şimdi büyükşehir nedir? 250 bin nüfusun üzerinde yani kitapların yazdığına göre literatürde 250 bin nüfusun üzerindeki şehirlerde mutlaka aktarma ulaşım olması lazım. Yoksa tek olarak Bursa’da 500’ün üzerinde mahalle var. Siz 500 mahalleyi birbirine bağlayamazsınız mutlaka bir şeylerle aktarılması lazım bunun. Ama Bursa’da görüyoruz ki şu an 210’un üzerinde otobüs hattımız var. Otobüs sayısına böldüğümüz zaman otobüs hatlarının 100 civarında olması gerekiyor. Bu sefer ne oluyor, frekanslar uzuyor. 60 dakikada bir sefer yapılıyor aslında. Otobüs seferleri de 5 dakika ile 30 dakika arası olması lazım, 30 dakikayı geçmemesi lazım. 30 dakikayı geçiyorsa başka bir yöntem bulmanız lazım. Orada birleştirmeniz lazım hatları. Yani yoğun ve insan ölçekli şimdi tartışılıyor. Bursa’da işte efendim kentsel dönüşüm yapılıyor, binalar yükseltiliyor, doğru yapılıyor. Niye doğru yapılıyor? Yapıldığı yerler itibari ile dikkate almak lazım. Şu an benim aklıma Nilüfer sitesi, Umut sitesi vs.vs. bunlar hepsi işte topu ulaşımın olduğu yerlere yakın. Aynı şekilde Doğanbey, Doğanbey’in mimarisi tartışılır. Ama yer olarak burada yoğun bir yerleşim olması, şehir merkezinde olduğu için doğrudur. Dendi ki burada efendim ulaşım ihtiyacı artacak tam tersine ulaşım ihtiyacı azaldı. Çünkü insanların evlerine gitmesi için veya çarşıdaki insanların evlerine gitmesi için çok fazla bir ulaşım ihtiyacı olmadı. Kapalı çarşı da çalışan birisi için. Ama siz Doğanbey’de oturuyorum, ben Ataevler’de çalışıyorum, Organize Sanayi’de çalışıyorum diyorsanız olmaz. Yani mümkün olduğunca evler ve işyerlerinin birbirine yakın olması lazım. Ama hafta sonlarında veya boş zamanlarınızda, boş tarihlerde sizin değişik yerlere gitmeniz için arabanızı veya diğer imkânları kullanmanız gayet tabidir. Dolayısıyla bu yoğun yerleşimin olması gerekiyor. Toplu taşıma odaklı kentler olması gerekiyor, ne demek bu? Toplu taşıma istasyonlarının etrafında bir takım fayda sağlayacak unsurlar. Nedir bunlar? Çarşı, diğer faaliyet yerleri. Bunların olması lazım. Biz hâlâ Bursa’da tek merkezdeyiz. Ama değişik merkezler olduğu zaman, bütün toplu taşıma istasyonları neresidir bu, Küçük Sanayi, Üniversite istasyonu, efendim işte Arabayatağı buralar da her türlü ihtiyacını insanların karşılayacak olduğu zaman yakın yerlerde otururlar ve toplu taşıma ihtiyacı artar, azalır pardon artar dedim. Azaldığı zaman ne olur? İktisat biliyorsunuz kıt kaynakları en iyi kullanma tekniği. Şimdi kişilerin gelirleri var diyelim 100 lira. Siz toplu ulaşım zorunlu, toplu ulaşıma ne kadar fazla gelir harcarsanız diğer sektörlere ayıracağınız gelirleriniz azalıyor, azaldığı zaman ne oluyor? Diğer sektörlerde canlılık istenen seviyede olmuyor. Çünkü zorunlu ihtiyaçlarınızı karşılamak zorundasınız. Yani geçmişte ne derlerdi üç beyaza dokunma; tuz, şeker, undu galiba değil mi? Şimdi bence buna ulaşımı da ilave etmek gerekir. Çünkü ulaşım da şehirlerin büyümesiyle artık önemli bir faaliyet unsuru haline geldi. Yol ağı kullanımını optimize etmemiz lazım. Yine Türkiye’de, Bursa’da da aynı sıkıntı var. Yollar yapıyoruz iki şeritli, üç şeritli ondan sonra bunun bir şeridini otopark olarak kullanıyoruz. Otopark ihtiyacınız varsa çok daha ucuz yöntemler var. Niye yol yapıp ta otopark yapıyoruz ki? Daha ucuz yöntemlerle yolun altını kullanabiliriz. Yolun altını kazmak belki pahalı ama bir kere yapıyorsunuz. Yolun üstü daha pahalı çünkü orada bir değeri var istimlak değerini zaten ödemişsiniz. Mümkün olduğunca farklı kullanın. Bu gün baktığınız zaman şehirlere çoğu şehirlerde, yani büyükşehirlerde Paris buna örnektir, Barselona örnektir. Yoların altı tamamıyla otoparktır ve ortada araba göremezsiniz yol üstünde. Bu şekilde arazi kullanımını maksimize ediyorsunuz. Gene imar planlarından geliyorum, Bursa’da biraz fazla, diğer şehirlerimizde de yine aynı sıkıntı var. Biz de yollar çok fazla yani yol aralıkları sık, 30 metrede bir cadde var bu neyi yaratıyor? Daha fazla arazi kullanımının verimsizliğini ortaya çıkartıyor. Diyelim sizin bin dönüm bir yeriniz varsa, bunun 50 dönümünü yola ayırmanız gerekirken 100 dönümünü otoyola ayırıyorsunuz ve bu alt yapı ihtiyacını da arttırıyor. Belediyeler ve diğer alt yapı kuruluşlarının buraya daha fazla yatırım yapmasına neden oluyor. Aynı şekilde buraya da giriş çıkışlar olduğu için bu giriş çıkışlardan dolayı ana caddede ki trafik yavaşlıyor. Ana caddede ki trafiğin mutlaka hızlandırılması lazım, ana caddeden ayrıldığınız zaman da daha yavaş hareket etmeniz lazım. Örnek vereceğim size şeyde bu Bursa’da yapıldı. Birkaç kere konuşmalarımızdan sonra Orhaneli Kavşağında ve örnekte Yüksek İhtisas Kavşağı. Yakın çevre yolundan süratli bir şekilde geliyorsunuz Vişne Caddesi ve altındaki caddede tıkanıyorsunuz. Çünkü neredeyse 10 metrede bir giriş çıkış var. Dolayısıyla Yüksek ihtisas Kavşağını geçinceye kadar çok uzun bir süre geçiyor ve kavşağın kapasitesi tam olarak kullanılamıyor ve bizim tek yöne geçmemiz lazım. Belirli caddelerde mutlaka geçmemiz gerekiyor. Bunun başka çaresi yok ve Dünya’da uygulamaları bu şekilde en son Barselona’da bir otobüs sistemi komple değiştirildi ve onu inceleme fırsatım oldu. Dikey ve yatay yollardan otobüsler koymuşlar mutlaka aktarmalı gitmek zorundasınız. Yani dikey yollara “H” işaret vermişler diğer yollara “V” vermişler ve bir caddeden geliyor diğer caddeden geri dönüyor ve diğeri de aynı şekilde. Yani her yerden her yere tek otobüsle gitmeniz mümkün değil. Ama maalesef diyeceğim biz de herkes komşusunun önünde durak olsun istiyor. Otobüs geçsin mahallesinden, bir mahallecilik var benim mahallemden geçmiyor bunu bırakmamız lazım artık. Komşunun önünde durak olması, bakın kendi evinizin önünde durak olsun değil, komşunun önüne kendi evinin önüne de istemiyor kimse, komşunun önüne istiyor. Ondan vazgeçmemiz lazım yani düz bir yolda büyükşehirde yaşanıyorsa büyükşehirde yaşama kurallarına uymak zorundayız. Düz bir yerdeysek mutlaka bir 500-600 metre toplu taşıma durağına kadar yürümemiz gerekiyor, yokuşlu bir yerdeyse bizim Kuştepe gibi 100-150 metreye kadar bu düşüyor tabi yürümemiz gerekiyor. Toplu taşımada iyileştirmeler tam zamanında gelmesi. Tabi bunlar iyileştiği zaman, trafik iyileştiği zaman tam zamanında otobüs gelince güven artıyor. Bursa’da bir de güven sorunu da var toplu taşımaya, o güven sorununu da ortadan kaldırmamız gerekiyor. Ne kadar sık çalıştırırsanız güven de artıyor. Siz yarım saatte bir çalıştırırsanız otobüs geçti mi geçmedi mi acaba nedir, ne oldu derken zaman geçiyor. Ama sık çalıştırırsanız, 10 dakikada bir çalışacak şekilde bir düzen kurulursa 10 dakika geçtiyse de 10 dakika beklerim şeklinde güven ortaya çıkıyor. Bisiklet kullanımı, Sayın Başkanımızda bahsetti. Ben de onu söylemek istiyorum. Bugün özellikle Almanya, Hollanda da şehirlerarası bisiklet yolu var. Ve anayoldan daha kısa bir sürede gidebiliyorsunuz. Çünkü bisiklet yolu, dar bir yol. Bir metrelik yolu kullanarak sizi bir yerden bir yere götürüyor. Bizde planlamada bunu yapabilirdik başlangıçta. Ama görüyoruz uygulamalarda da o bilinçte olmadı. Bisiklet yolu, tam ortada park edilmez levhası dikilen yerlerde görüyoruz. Sayın Müdürümüzde görüyordur, tahmin ediyorum. Araç kullanımını kontrol etmek, parklanma. Parklanmaları mutlaka, usulsüz parklanmaları önlememiz lazım. Bilinç oluşturulması gerekiyor. Usulsüz parklanma ne oluyor? Trafiği tamamıyla tıkıyor. Sizin diyelim 2 şerit yolunuz varsa, o aradaki parklanma 1 şeridi işgal etmiyor. Aslında 1,5 şeridi işgal ediyor. Çünkü oraya giriş-çıkış yaparken de en az yarım şeridi işgal ediyor. Dolayısıyla da yolun 2 olan kapasitesi 0,50’ye düşüyor. Bu da yolu tamamıyla tıkıyor. Çevre dostu, şimdi çevre kirliliğinden bahsetti Başkanımız. Kusura bakmayın ben de ona ilavelerle katılıyorum. Aynı konular, benzer şeyler. Şimdi elektrikli metro ve tramvay. Efendim tramvay niye oldu, metro oldu? Otobüs olsaydı. Tamam, otobüs çevre kirliliği yaratıyor. Fosil yakıtları kullanıyor. Ama tramvayda elektrik kullanıyorsunuz. Böyle bir şey yok. Gürültüde yok ayrıca. Dolayısıyla biz bunu daha fazla emisyonu düşük olan araçları tercih etmemiz gerekiyor. Artı izoleye olduğu zamanda, zaman çizelgesinde tam zamanında uyulmasını sağlamış oluyorsunuz. Yine toplu taşıma hakkında. İletişim, bilgilendirme günümüz çağımızdaki iletişim teknolojileri ile artık bu da mümkün. Otobüsümüzün kaç dakikada geleceği, hatta taksilerde de Bursa’da bu uygulamanın olması için ben çaba gösteriyorum. Taksi çağırdığınızda taksinin kaç metre ileride olduğunu, plakası, şoförün adı. Bu sizin telefon ekranınıza çıkıyor. Ve siz taksiyi dahi görüyorsunuz. Otobüsü niye göremeyesiniz. O konuda da biz çalışıyoruz. Sorunlara bütüncül yaklaşmak. Şimdi Türkiye’de bir sıkıntımızda şu; Ulaşım maalesef geçmişte belediyelerin, Ak Partiden önce sınırlı imkânlara sahip olması nedeniyle özelleştirilmiş. Özelleştirmede de bir rant olayı oluşmuş. Yani bir tapu gibi ulaşım hatları verilmiş. Rant olayı oluştuğunda da bırakmak istemiyor bazı haklarını. Ama şehirler değişti. Öyle olunca yüksek kâr marjı ile çalışılmasına devam edilmesi gerekiyor. Ama ulaşım maliyetleri arttı. Bugün Avrupa’da, Amerika’da %40, New York ta onu da bildiğim için söylüyorum. Genellikle %30-35 arasıdır. Bilet Bedelinin ulaşım maliyetini karşılama oranıdır. Diğerini değişik vergi kaynaklarından finanse eder devlet veya belediye. Ama %100’ünü bilet bedeli ile karşılamak zorundasınız.  Artı yüksek kâr ile özel sektörün çalışması bekleniyor. Çünkü oto finansman ile araçların yenilenmesini gerektiren bir beklenti var. Artık bu mantığında yavaş yavaş ortadan kalkacağını ümit ediyorum. Ulaşım olmazsa ekonominin canlanması mümkün değil. Çünkü zaman her şeyden daha önemli, tam zamanında bir yere varmamız lazım. Aktarmalı olarak ulaşmamız gerekiyor. Tek vasıta ile Bursa gibi 3 milyona yaklaşmış bir şehirde bu mümkün değil. Ama 100 bin kişilik bir şehirde, Gemlik gibi bir yerde ki orada da aktarmaya geçiyoruz yavaş yavaş, oralarda mümkün olabilir. Teşekkür ederim.                                                

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Levent Beye teşekkür ediyoruz. Ulaşıma farklı bir bakış, muhtemel çözüm ilkesine temas etti. Şimdi şehrimizin ulaşımında bir kontör gözü olan, yer yer farklı alternatif öneriler getiren Trafik Şube Müdürümüz Önder Beye veriyorum. Buyurun.

Önder DÜLGER – Emniyet Trafik Şube Müdürü: Sayın Başkan, Sayın Vekilim, Değerli Protokol, Basınımızın temsilcileri, Hanımefendiler, Beyefendiler hepinizi kurumum ve Sayın Emniyet Müdürüm Selami YILDIZ adına hürmetle selamlıyorum. Böyle bir organizasyonda bizleri de davet ettiği için Sayın Başkana hepiniz huzurunda ayrıca teşekkür ediyorum. Biz bir bütünüz. Sabahtan akşama kadar 7/24 tüm belediye, kurum ve kuruluşları ile devamlı iç içeyiz. Bir otel gibi düşünün. İşletme gibi düşündüğümüz zaman biz biraz daha ön plandayız. Lobide ve zannediyorum şeflik aşamasındayız. Vatandaşla belki de en fazla biz diyalog kuruyoruz. O yüzden bazen karşı karşıya geliyoruz. Bazen yaptıklarımız yanlış anlaşılabiliyor olabilir. Bu konuda mümkün olduğunca ben bir sunum hazırladım tabi ki; Değerli vaktinizi de çok fazla almak istemiyorum. Sayılara çok boğmak istemiyorum. Bu kadar sivil toplum kuruluşunun temsilcisi varken, bu kadar değerli protokol varken, bu kadar değerli katılımcılar varken daha diyalog daha soru cevap şeklinde geçmesini istiyorum. Ama tabi ki kurumumuzun, kuruluşumuzun nasıl çalıştığını, nasıl işlediğini, bir röntgenini çekmeden, kısaca size izah etmeden de soru cevaba geçmek istemiyorum açıkçası müsaade ederseniz. Biz geçen sene yapmış olduğumuz Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla birlikte, hemen hemen katılımcıların birçoğu da burada. Bir Bursa’daki trafik sorunun çözülmesi konusunda bir çalıştay yapmıştık, geçen sene nisan ayında. Bun da ilk maddelerden bir tanesi; “Birinci slayta geçelim”. Şimdi ilimizdeki trafik kazalarının azaltılması ve trafik bilincinin oluşturulması ve mevcut sorunun çözülmesi, trafik paydaş olan kurumlarının her birinin ayrı ayrı görevlerinin üstlenmesi birinci önceliğimiz. Az önce Başkanımın da söylediğinin, 5 yıldır bu işin İl Emniyet Müdür Yardımcısıyım. Trafik birimlerinden sorumluyum. Başkanımın söylediğini, ilk geldiğim günden beri söylüyorum. Trafik bilinci ve trafik disiplinini oluşturursak ve trafikte birbirimize saygıyı gösterirsek ancak biz bunun üstesinden geliriz. Aksi taktirde ne kadar yol yaparsanız yapın, ne kadar duble yol yaparsanız yapın, ne kadar teknik imkanlar kullanırsanız kullanın insan faktörü ve birbirimize saygıyı kaybettiğimiz andan itibaren biz her zaman sorun yaşamaya mahkumuz. Genel Müdürümüz burada, az öncede söyledi; Bisiklet yollarını bırakın, raylı sisteme bile biz her gün defalarca onların ihbarlarını değerlendirmekten, günde 20-30 defa ihbar alıyoruz. Küçük bir raylı sistemin üzerine hâlâ park eden vatandaşlarımız var. İl Emniyet Müdürlüğümüzün bünyesinde kurulan Trafik Şube Müdürlüğümüzün kuruluşu burada, 1991 yılından beri hizmet gösteriyoruz. İlimiz merkezinde yaklaşık 5000 km civarında, bunun içine bulvarlar, caddeler, sokaklar dâhil; şehir merkezi yolları kastediyorum. Bu da takdir edersiniz ki ilimizin trafiği sadece şehir merkezinden oluşmuyor. Bozüyük sınırından başlar, işte bölge trafiğimizin de sınırları Susurluk’a kadar, Yalova yeni yapılan otoyoldaki tünelden başlar. Orhaneli, Harmancık’a kadar giden bir karayolu güzergâhımızın da sorumluluğu bizde. Bu Ankara istikametine yaklaşık 40 bin civarında her gün araç sirkülasyonumuz var. Takdir edersiniz ki bu çok ciddi bir rakam. Yine bu kuzey istikameti yani İstanbul istikametine de yaklaşık 55 bin aracımız her gün seyri sefer halinde. Bunların denetlenmesi, takdir edersiniz ki çok ciddi bir iş yükü oluşturuyor. Ben bu şehirlerarası yolları şunun için alıyorum, sadece şehir içi yükümüz yok. Şehirlerarası da. Yine batı istikameti, İzmir Yolunda yaklaşık 73 bin aracımızın seyri seferi var. Bunun tamamının denetlenmesi de bizim sorumluluğumuz içerisinde. Ve bu sorumluluğumuzu şehir içinde ve şehir dışında tüm sorumluluğumuzu buna takdir edersiniz ki bir de ruhsat ve sürücü belgelerinin verilme işlemleri var. Yine ceza ve tebligat işlemlerimiz var. Bunların tamamında yaklaşık 450 civarında şehir merkezindeki personelimiz ile oluşturuyoruz. Buna, bu rakamlara dış ilçeler yani Mudanya, Kemalpaşa, Karacabey, Harmancık, Orhaneli gibi ilçelerimiz dâhil değil. Bunları da işin içine kattığımızda 800 civarında, biz personelle trafik hizmeti veriyoruz. Takdir edersiniz 6700-7000 civarında olan tüm kurum sayımıza baktığımız zaman %10’dan daha fazlasını %15’ine yakınını biz trafik hizmetlerinde kullanıyoruz. Yine bu araç ve gereç sayılarımız, bu da bu sayılarla boğmak istemiyorum ama bu da çok ciddi bir fotoğraf koyuyor önümüze. Baktığımız zaman 2012’de 2.688.000 olan nüfusumuz bugün 2.900.000’e çıkmış. Ancak yani yaklaşık araç sayımız 600.000’den 750.000’e çıkmış. Yani nüfusumuz 300.000 civarında 200.000 civarında artarken araç sayımız 150.000 civarında artmıştır. Baktığımız zaman çok ciddi bir artışımız var. Yine sürücü sayısı 850.000 civarındayken 2012 yılında 5 yıl önce, 2016’nın Aralık ayı itibariyle yani 1 Ocak 2017 diyelim biz ona 1.000.000 sürücümüz var. Yani yeni yine 150.000 araç ve 150.000 sürücümüz çıkmış trafiğe. Nüfusumuz yaklaşık %7 , %8 artarken, araç sayımızın %20 , %30 civarında arttığını tespit ediyoruz. Yine bu kadar sürücü ve araç sayısının arttığı şehrimize bir de yaralamalı ölümlü kazaların rakamlarını ben vermek istiyorum. Yine 2012’de 60 vatandaşımız kazalardan hayatını kaybederken işte doğru bir grafik çiziyor baktığımız zaman. Yine 2013’de 68, 2014’de 56, 2015’de biraz daha artmış 73, geçen sene de 69 vatandaşımız olay yerinde hayatını kaybetmiştir. Olay yerinde dediğimin altını çiziyorum çünkü bu istatistiklerimize yaralı olarak hastaneye intikal ettirilen vatandaşlarımızın hastanede vefatları bu istatistiklere dâhil değil. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğümüzün tutmuş olduğu istatistiklerde bu kazalarda ağır yaralı olarak görülen hastaların MERNİS Projesi’nden takip ederek hayatlarını kaybetmeleri dâhilinde ölümlü trafik kazasında hayatını kaybettiğini kabul ediyor. Bunlar buna dâhil değildir. Yine ben çok sayılara boğmayacağım. Bu ilçe ilçe merkezdeki kaza ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı, takdir edersiniz ki nüfusumuz ne kadar çok arttıkça, araç sayımız ne kadar arttıkça o ilçelerimizde çok daha fazla kaza var. Yine bunu da sizinle paylaşmak istediğim için bu grafiğin içine koydum. Biz genellikle hangi saatlerde ölümlü kazalar hangi saatlerde yaralamalı kazalar ağırlıklı olaylarla karşılaştığımıza baktığımızda takdir edersiniz ki gece süratin daha fazla olduğu yerlerde belki de denetimin daha az olduğu saatlerde çünkü bizim personel sayımız ve araç ekipman sayımız azalıyor geceleri. Bakarsanız gece 00.00 ile 03.00 saatleri arası en fazla ölümlü kaza sayısının olduğu yer. En fazla yaralamalı kazanın olduğu saat de bizim öğleden sonra ya da akşamüzeri tabir ettiğimiz 15.00 ile 18.00 arası kazalarla karşılaşıyoruz. Yani genellikle işte kazaların olduğu yer ve saatleri arasında ciddi bir yanlış anlaşılmalar oluyor. İşte karlı havalarda biraz sonra onu da göstereceğim işte karlı havalarda veya kavşaklarda bizdeki kaza sayımız çok daha azdır. Onu da birazdan arz edeceğim size. Yine kaza istatistiklerimiz, burada her bir nokta yaramalı ya da ölümlü kazayı gösteriyor. Biz bu verileri niçin kullanıyoruz, biz denetimlerimizi burada artırmak için. Yine çok fazla vaktinizi almadan bir görsel olarak meydana gelen kazalarımızın noktaları. Yine dönem olarak baktığımız zaman genellikle yaz aylarındaki kazaların daha fazla olduğunu görüyoruz. Burada ölümlü kazaların, yaralamalı kazaların 113 ile en yüksek son beş yılda meydana gelen kazaların en fazlası haziran temmuz ağustos aylarında meydana geliyor. Daha seri hareket ediyoruz. Baktığımız zaman herkesin aklına kış döneminde daha fazla kazanın olduğu düşünürken kış döneminde yağışlı havalarda, karlı havalarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli, gerekli önlem alarak sisli havalarda gerekli önlemleri alarak seyahat ederken ölümlü kazalarımızın birçoğu aşırı süratten kaynaklanır ve düz yollarda meydana gelir. Tabi İl Emniyet Müdürlüğümüzün bu dediğimiz gibi bu işin icrasında birçok kurumumuz varken biz denetleme ağırlıklı faaliyet gösteriyoruz. Asli görevimiz bunu denetlemek. Yani kuralları koyan mevzuat hükümlerinde konulan kurallara uymayanlara gerekli müeyyideleri uygulamakla mükellefiz. Bizde bunlarla ilgili yaptığımız denetlemelerin burada bir istatistiği var. Her birine ayrı ayrı zaman ayırırsak soru cevaba gerek kalmadığı için hızlı hızlı geçiyorum. Yine katılımcılardan soru sormak isteyen varsa bunlarla ilgili bilgi almak isteyen olursa tekrar ben yardımcı olurum. Yine uygulanan ceza sayıları işte 2012 yılından 2016 yılına kadar bu kadar vatandaşımız kurallara uymadığından bahisle idari yaptırım cezasına tabi tutulmuş. Baktığımız zaman her yıl 500.000 civarında Bursa’da kişi ve kişilerin ceza yazıldığını görürseniz işte 1.000.000 aracımız yok ama 500.000 ceza yazıyoruz. Baktığımız zaman iki araçtan biri gibi bir mantık var. Yine bu başka bir istatistiğimiz. Denetleme sayısı ile ceza sayısı yani denetlediğimiz birçok araçta da ceza olduğunu görüyoruz. Denetleme sayısı ile ceza sayısının arasındaki o farkı şöyle arz edeyim. Elektronik denetim sistemlerimizi durdurmadan yani kontrol etmeden yazılan cezalarda buna dâhil olduğu için bu grafik bu şekilde farklı çıkıyor. Yine çok kısa birçok vatandaşımızın bununla ilgili sorusu kafasında bununla ilgili birçok soru işareti olduğu için çok kısa bahsedeceğim. Elektronik denetim sistemlerimiz var malumunuz. Bununla ilgili il merkezimizdeki birçok noktada his dediğimiz hız ihlal sistemleri ve KİS dediğimiz kırmızı ışık ihlal sistemleri elektronik olarak denetlenmektedir. Hangi kavşaklarda olduğumuzu talep eden herkese de biz veriyoruz yani bu bir tuzak veya başka bir şey veya vatandaşa mutlaka müeyyide uyguladığımız bir şey değil. Bu az önce arz ettiğim günlerce haftalarca kafa yorularak, istatistiki veriler alınarak nerede fazla kaza meydana geldiyse oralarda bir hız ihlal sistemi nerede hangi kavşakta kaza meydana geldiyse kırmızı ışık ihlal sistemi koyuyoruz. Yine Büyükşehir Belediye Başkanlığımız ile ortak olarak bir projemiz daha var, Bu elektronik denetim sistemi ve elektronik denetim sistemi sadece bir denetim sistemi olmayacak aynı zamanda kent trafiği yönetim merkezi olacak. Bu çok ciddi bir proje. Büyükşehir Belediyemizin bürokratlarıyla İl Emniyet Müdürlüğümüzün ortak oluşturduğu bir komisyonda belirlediğimiz bu kadar yaklaşık 1200 kamera daha koyup şehrimizi hem asayiş yönünden çok daha güvenli hale getirmeyi hem de trafik yönünden elektronik olarak denetlenmeyi amaçlıyoruz. Örneğin bugün bazı yollarda meydana gelen kazalardan haberimiz olmadığı için örneğin merinostan girdiğimiz zaman ön tarafta bir kaza varsa trafik tamamen durduysa bunu bilmiyoruz. Ama bu şekilde kent trafiğinin elektronik olarak yönlendirmesiyle vatandaşlarımız alternatif yollara gidecek. Yine bu hız ihlal koridoru olarak kaza istatistiklerimize göre planladığımız hız ihlal koridorları zannediyorum bu hız ihlal koridorlarını hepimiz biliyoruz. A noktasından B noktasına kaç dakikada gitmesi gerekiyorsa bundan daha önce gitmesi halinde hız ihlali yapmış farz ediyoruz ve ona göre müeyyide uyguluyoruz. Yine bu projemiz meydana gelen kazalara göre çizilmiştir. Yine genel müdürümüzün ve başkanımızın da dediği gibi çok ciddi bir otopark sorunumuz var ve bununla ilgili bu sunuyu almadan geçemedim. Bu otopark yolların otopark olarak kullanılmasını biz eğer çözersek, otopark sorunumuzu çözersek iddia ediyorum çok daha konforlu çok daha hızlı bir seyahat yapacağız. Yolların otopark olmadığını, bunun için Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın nezdinde faaliyet gösteren kuruluş olan BURBAK ciddi hep beraber oturduk çok ucuz şartlarda işte günlük bir liraya iki liraya yanlış hatırlamıyorsam tam bilmiyorum ama ciddi iki liraya üç liraya tam gün otoparklar için söylüyorum. Ama yolları bunu ben de söylüyorum yolları otopark olarak kullandığımız her köşe başında biz oradan daha az akım çekmek zorunda kalıyoruz. Bu da şehrimizi ciddi şekilde özellikle kent merkezimizi ciddi tıkıyor. Yine çözüm ve öneriler bölümünü soru cevap kısmında tekrar arz etmek isterim. Başka bir sorumuz yoksa ben sunumumu burada tamamlıyorum, arz ederim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: İl Emniyet Müdür Yardımcımız ve Trafik Şube Müdürümüz Önder DÜLGER Beye teşekkür ediyoruz bu güzel sunumu için. Trafiğin düzenlenmesinde satır aralarında, halk olarak, bu trafiği yaşayan, kullanan kişi olarak bir şey fark ediyorum ki aslında halkımıza büyük iş düşüyor. Esas görev hepimizin. Birşeyleri artık bilinçli yapmak lazım. Büyükşehirde yaşamanın bizde de bir değişimi olması gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor. Mesela cezalardan bahsettik. 500 bin ceza uygulanmış. Bana mısın dememiş sürücüler. Demek ki bir bağışıklık kazanmış burada. Bağışıklık sistemini gözden geçirmek lazım Bunlar aslında zaman zaman bizi de rahatsız ediyor, cezaların büyüklüğü. Ama daha büyük olması lazım. Bu sayıların azalması lazım. Biz aslında 500 bin ceza kesmek yerine 100 bin ceza kesilmeli aslında. Büyükşehirin kalitesi aslında bu cezaların ters orantısı ile ilgisi olsa gerek. Çok ceza kesmek iyi bir haslet veya iyi bir sonuç değil. Tabi ki bu demek bir ihlali gösteriyor. İleride çevrim var veya trafik şube müdürünün kimi takayım konusu değil bu bana lazım deyip, takmak lazım. Hayat bize lazım. Eğer bu süratin sebebi, Böylelikle iç düzeninin artması lazım. Tekrar teşekkür ettik Önder DÜLGER Beye. Son sunumu almak üzere Taha AYDIN Beyi mikrofona davet ediyorum. Buyurun;

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Sayın Kent Konseyi Başkanımız, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Emniyet Müdür Yardımcımız, BURULAŞ Genel Müdürü arkadaşım ve siz değerli katılımcılarımız. Özellikle basın mensubu arkadaşlarımız sayıları epey azaldı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. İlgi vardı, şu an ilgi düştü. Köşedeki arkadaşı göremiyorum ne yazık ki bazen telefonla arayıp bilgi vermek zorunda kalıyorum. Tweetlerden haber alarak yorum yapan arkadaşlarımız var. Bu şehre kafa yoran bir kurumun tercihlisi olan, tabi benim sunumum çok kapsamlı olacak. Benim yakınma gibi bir derdim yok, böyle bir şansım da yok. Biraz serzeniş olacak belki de. Çoğunlukla önce bir saptama yapacağım daha sonra da çözümü nasıl üretiyoruz diye çok uzun, inşallah kısaltabilirim. Yapılmışlar, yapılanlar ve yapılacaklar olarak burada çok geniş bir sadece ulaşımla ilgili diğer Büyükşehirin faaliyetlerini içermeyen bir yoğun bir sunum olacak. Ben öncelikle son cümleden başlayarak bir cevap vereyim bu hani şehir kalitesi diyoruz ya bakın ben bundan 10-12 yıl önce Antalya’da işlerim vardı. Orada uzun zaman kaldım 5-6 ay kadar. Ufak bir BMW gördüm, arkasında kocaman yazmış adam; “Kroyum ama para ben de”. Bunu okuduğum haber de Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanmıştı ayrıca. Paranın kendisinde olup, gücü kendisinde hisseden arkadaşlarla trafiğe çıktığınızda bunları yaşıyorsunuz. Ve eminim ki çoğunuz da o 500 bin lira cezanın verildiği kişiler tekerrürdür, aynı kişilerdir, bakmak lazım. Çünkü bizim insanımız şöyle diyelim Başkanımız da burada herkese söylemiyorum. Bursa Türkiye’nin dördüncü büyük kenti diye. Hayır efendim; Türkiye’nin ikinci büyük kenti bunun böyle algılanması lazım. Keyfiyet mi kemiyet mi? Şu anda konumuz değil ama giriş yapıyorum. Bursa 15 milyar dolarlık yaklaşık ihracatı ile Türkiye’nin ikinci büyük kenti. Marmara Bölgesi’ne baktığımızda %64 civarında ekonomi üretiyor. 10.800 kişi başı milli gelir varken Bursa’da bu 13.800 dolar. Biraz da bunun şeyini yaşıyoruz, rahatlığını yaşıyoruz. Ben Altıparmak’ta şelalede binip te Zafer Plaza’da inen arkadaşlar biliyorum. Adamın cebinde parası var çünkü bunu yapıyor. Restorana aracı ile gidip te otopark doluysa ikinci bir restoran arayan aileler biliyorum, sürücüler biliyorum ya da Bursalılar biliyorum. 50 metre ileriye gidip park edip geri gelmeyi beceremeyen bir toplumdan bahsediyoruz. Böyle bir ekabir yapımız da var,  bunu kabul etmek durumundayız. Dolayısıyla trafikte yönetim, kontrol falan derken şimdi sunacağız dünyanın işini yapacağız ama bir işe yaramadığını göreceğiz. Niye, toplum taşınmıyorsa bireysel taşımacılıkla bu işi çözmemiz mümkün değil. Yani biraz sonra göreceksiniz 60 kişiyle hangi araçları taşıyoruz 1000 kişiyi nasıl taşıyacağız diye bir örnek göreceksiniz. Size görsel fikir verecek. Bu şehirde yaşamak kolay değil ben hep bunu da söylüyorum. Büyükşehirde yaşamanın bedeli var kardeşim. Araban otoparkta duruyorsa 3 lirayı ödeyeceksin, 5 lirayı kesin ödeyeceksin zaten hiç kaçarın yok. Yakınıyor yok otopark parası alınır mı? Kimden alacağız? Sopacılara mı bırakacağız memleketi? Böyle bir şey mi var? Yakınıyor insanlar. Dolayısıyla ben biraz da şunu söylemek isterim Sayın Emniyet Müdür Yardımcımızla ilgili daha önce kendisi Trafik Şubeden sorumluydu, birkaç kez birlikte çalışmıştık bir proje yönetmiştik. Ceza yazmak çok kolay. Yani şimdi tabi bu meseleyle geri geri geliyoruz. Zaman yönetimi diye bir şey var. Türkler ya da oryantal kültürde zaman yönetmiyoruz biz, zaman bizi yönetiyor. Bir yere gideceksek yarım saat önceden çıkmak yerine beş dakika önceden çıkıyoruz ondan sonra da kırmızı ışık uzun geliyor. Sağlıyoruz, solluyoruz, makaslıyoruz, gideceğimiz yere kelle koltuk gitmeye çalışıyoruz. Zaman sizi yönetmeye başlıyor. Bu ne yazık ki kültürümüz adına saygısızlık, seviyesizlik, tahammülsüzlük. O tweetten bahsedeceğim. Orhaneli kavşağını açtık. Oradaki yuvarlak daire, bulvarı kaldırdık. Geniş, daha hızlı aksın diye araçlar. Sonrasında orası kitlendi. Sebepleri vardı. Biraz denetim eksikliğinden söz etmek isterim Sayın Müdür Yardımcımız da burada. Biraz yakınmak istiyorum, biraz serzeniş diyeyim. 15 Temmuz’dan sonra şehrimizde biraz trafik denetimi azaldı bunu da söylemek isterim buradan. İnşallah bunu daha sıkı bir şekilde devam ettireceğiz. Çünkü bakın Avrupa’da insana çok saygılı değiller bunu kabul edemem arkadaşlar. Çok modern de olmayabiliriz ama çok kültürsüz de değiliz. Hata yapan çoğu insan lise mezunu. Siz lise mezunu bir insana kültürsüz diyebilir misiniz? Toplumun çoğu lise mezunu. Aklı başında insanlar okumuş, yalamış, felsefe okumuş, tıp okumuş, her şey okumuş. Yani biyoloji bile okumuş insanlardan bahsediyoruz. Ama yol vermediğinizde adam vuran insanlardan bahsediyoruz. Çünkü zaman onu yönetiyor. Niye? Analitik düşünmüyor, psikolojik düşünüyor psikolojik düşününce de daha doğrusu öyle demeyelim de hissi düşünüyor. Yani duygusal düşünüyor, duygularıyla hareket ediyor. Ben bu trafik konusuna girdim, konuyu da çok uzatmak istemiyorum. Biz trafiği çözerken ne yazık ki bürokratik oligarşi ile karşı karşıya kalıyoruz. Bürokrasiyi yenemiyoruz. Mahkemeden dönüyor. Dolmuşun güzergâhını değiştiriyorsun, mahkemeden dönüyor. Var mı böyle bir şey ya, ben bunu anlamış değilim. Ben özel sektörden geldiğim için kamunun bu tür uygulamalarına ben tahammül edemiyorum ve çok doluyum, patlamak üzereyim belki de. Adam dolmuş almış. Adama U dönüşü yaptırıyorsunuz, kavşağa girmeden dönüş yaptırıyorsunuz, buna mahkeme müdahale ediyor. Şehri mahkeme mi idare edecek seçilmişler mi idare edecek? Hesabı o mu verecek, belediye başkanı mı verecek? Kardeşim ben bu memlekette nasıl işler var, anlamış ta değilim. Kanun çıkıyor, geçen DSİ ile ilgili bir kanunla uğraşıyor arkadaşlar. Bürokrat yeni kanun çıkarmış eski kanunu iptal bile etmemiş. Niye işine geliyor, bunu da kullanıyor iptal etmediği için o kanunlarda var onu da kullanıyor o zaman işimiz bitmiyor. Buradaki 150 metrekare lüks bir daire 450-550.000 lira. Ankara’da aynı daire 750-850.000 bin lira. Burası da kent, orası bürokrat kent hadi buyurun bakalım. Bunun için biz bürokrasiden çok yakınıyoruz. Bürokratik sistemler içerisinde bocalayıp duruyoruz, izinler alamıyoruz, mahkemelerle uğraşıyoruz. Burası serzenişti. Şimdi çözüm üretmek için ne yapıyoruz ona gideceğim. Notlarım var, evet çok geçmeyecek ama bundan sonrası için artık tünel, yer altı metroları ve yer altı taşıt trafiğine dönük tüneller yapacağız bununla ilgili çalışmalarımız var. Epey yol kat ettik. 2015 Eylül - 2016 Eylül arasında 76.000 araç trafiğe çıkmış. 76.000 tane araç da park etmekte bile sorunumuz var. Şehrin bitmiş işleri var, bitmiş işleri üzerinden trafik çözümleri üretmeye çalışıyorsunuz. Çünkü fiziki şartlar var. Park sorununu imar yasasını değiştirerek daire başına bir araç olmak üzere bir otopark olmak üzere bundan sonra artık şehir bu şekilde şekillenecek otoparkları çözmek zorundayız. Daha önce para sızdırıyordu müteahhit. Biz de araçları caddelere koyuyorduk. Onun için geçilmez hale getirdik her tarafı, sıkıştık kaldık. Sunuma geçeyim çok şeyin cevabı orada da var, notlarımda var burada, ama çok sizi yormak istemiyorum belki soruları sunumdan sonra sorarsanız ben de size cevap veririm. Evet, ulaşım yatırımları tabi konu tabi benim orada bir titrimi yazdılar RAYDER başkanı olarak. Evet, ben Raylı Sitem Sanayici Dernek Başkanıyım. Ama burada diyeceklerim çok önemli, ama artık Büyükşehir’i temsilen buradayım. Dolayısıyla raylı sistem dünyasını soracak olursanız? Türkiye de 55 milyar dolarlık ciroluk bir yatırım var, 15 yıl içerisinde bunun sadece 5 milyar doları İstanbul Belediyesinin metro araçlarının ihtiyacını karşılayacak olan bir kapasite. Dünya da 1,8 trilyon dolarlık bir pazar var biz onun için gerileştirdik, onun için raylı sistemlere girmek istedik. Hem %50 tasarruf sağladık, hem teknoloji yarattık, hem mühendislik seviyemiz yükseldi, hem teknolojik seviyemiz yükseldi, hem de ülkeye vizyon kattık. Bursa’dan bahsetmiyorum ülkeden bahsediyorum. Hem uluslararası marka çıkardık. Markalaşma önemli. Çünkü şimdi o pazarlardan nasıl pay alınır onların hesapları yapılıyor. Şimdi gördüğümüz Önder Beyde sundu. Çok geniş bir kapsam, daha önce Bursa şehri idi. Şimdi Bursa ilini ilgilendiren bir trafikle karşı karşıyayız, ulaşımla karşı karşıyayız, çözümlerle karşı karşıyayız. Burada en dikkat çekici olan şey şu, 2015’e kadar %16,5 artarken nüfus, bakın bu çok önemli bir ayrıntı %70 civarında araç artışı olmuş. Yani bir evde artık 2 araç, bir evde artık 3 araç var demek bu o anlama gelir. Her açıdan hayatı basitleştirmeye çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar şuna inanın ki ben başkanın baş danışmanıyım ama ulaşımdan daha çok teknolojik ürünlerin ya da sanayinin geliştirilmesinden sorumluyum. Ama ulaşımda da ne yazık ki vakit ayırıp, çözüm üretmekle ilgili kafa yoruyoruz. Çünkü bizim Bursa halkımızın yayan yürüyeni de trafikte %80 şikâyetçi, aracı olanında %80’i şikâyetçi. Yani şu açık ki bu ulaşımı biz çözmek zorundayız. Bu karmaşaya rağmen elde fiziki bir Bursa var, fiziki bir yapı var, yapacaklarınız var, yapamayacaklarınız var ama biz şartları her zaman zorluyoruz. Keşke daha önce çok daha önce planlansaydı bunlar, bize de bu yükler kalmasaydı. Bu şehirde daha ferah daha rahat yaşıyor olsaydık. Evet, Dr. Brenner'in yaptığı bir çalışmadan bahsediyoruz. Ana planda şu noktalarda anketler vs. var. Bilimsel yöntemlerle bir plan çıkartıldı. Bu ulaşımın ana planı (BUAP) Bursa Ulaşım Ana Planı diye geçiyor. Burada, bütün hatlar ele alınmış ve bu plan çerçevesinde eylemler ortaya konmuş. 2014 Eylemleri; planına tramvay hattı 1-2, Atatürk Caddesi otobüs hatlarının değişimi, İstanbul Caddesi üzerinde tüm otobüs hatlarının kaldırılması veya değiştirilmesi, kuzeydoğu hattında Bursaray çalışmalarının devam ettirilmesi, Gemlik otobüsleri vs. 2020 projesi olarak özellikle yerleşik toplu taşıma ağının tanıtılması ve insanlara yaygınlaştırılması lazım! Bunun için şu an billboardlarda bir çalışma yapacağız, bir PR çalışması. Toplu taşıma nedir, nasıldır, niçin toplu taşıma kullanılmakta? adı altında bir çalışma başlatıyoruz. Tramvay hattı tamamlanacak,  T2 hattımız zaten devam ediyor. Yeni tramvay hatları gelecek olan yeni bütçeden. Bursaray sefer aralığının 2,5 dakikaya düşürülmesi, bu nokta o kadar kritik ki, bunun çok derin arka planları var. Mühendislik çalışmaları var. Ama biz son yaptığımız bir şahısla ve çalışmayla biz bunu da çözdük. Onu da anlatacağım nasıl bu hale geldi diye. Çünkü dedim ya fiziki bir yapı var, mevcutta bunu da çözmek zorundaydık. Ortada önce mevcut nasıl iyileştirilir sonra çözüm nasıl üretiriz noktasında bir çalışma içerisinde olduk diyelim. Mudanya da bir yeni tramvay işi var onu geçiyorum çok önemli değil. Yeraltı metro hatlarının planlanması ve yapımı. Biz buna taşıtlar içinde ilave ettik sadece metro için değil taşıtlar içinde tüneller açmak zorundayız artık Bursa’da. Diğeri de 2030 lar daki  seçimde toplu taşıma yani raylı sistemin geliştirilmesi programları var. Günde 735.000 yolcu taşınıyor bunların sadece %36’sı sadece raylı sistemden taşınıyor. Bu bilgileri vererek geçeyim. Dedik ki önce bir saptama yapalım daha sonra çözümlere geçeceğiz. Metro hatlarının mevcutta biliyorsunuz şu an 40-50 km kesintisiz çalışan 2002’den bu yana 15 yıldır çalışan bir İpekböceği 4 yıldır sorunsuz çalışan bir raylı sisteme sahip şükürler olsun ki bunu da şuan T2 hattı ve diğer hatlarla da taçlandırıp büyüteceğiz. Çünkü çözümün raylı sistemde olduğunu biliyoruz. Toplu taşıma buradan geçiyor. Bunu niye söylüyorum bakın lastik tekerlekli araçta kişi başına 6 birim enerji harcarken burası çok önemli, elektrikli taşımacılıkta 1 birim harcarsınız. Yani 6 watt ise enerji birimi olarak lastik tekerlekli de, raylı sistemde 1 birim harcarsınız bu şu anlama gelir; Kendini 6 kat daha hızlı amorte edebilir. Evet, mevcut sistemlerimiz bunlar. Emek hattı, bunu niçin gösteriyorum hani hatırlamak adına bir de şimdi yapacaklarımızı söyleyeceğiz. Mevcut üniversite hattımız, T1 Tramvay hattımız, Üniversite içinden Görükle’ye raylı sistem bir projemiz var. Bunun projesi bitmek üzere, bu ihaleye çıkacak, hızlı tren için Emek’ten Balat’ta bir projemiz raylı sisteme ilişkin, FSM Bulvarında yine bir raylı sistem. 2 tane metro ucunun Esentepe’den de Acıbademin oradaki metro istasyonlarına mekik çalışacak bir tramvay projemiz var. Bu oranın komple FSM’nin ele geçirilmesi projesi adı altında yapılacak olan bir proje. Yapılması etkili olacak. T2 hattımız devam ediyor, tramvay hattımız bir şekilde olacak bu istasyonlarımızın çok merak edildiği için gösteriyorum ne olacak diye soran arkadaşlar var. Birde oturup kafadan yazanlar var. Tabela var, büyük fotoğraf var, 3 şerit yolumuz gözüküyor. Hani 2 şerit olacak diyenler var. Evet, niçin 3 şerit olduğunu bakın fotoğraflarda 3 şerit var dikkat ederseniz görüyorsunuz. İstanbul yolu yani trafik kavşak sayısı arttırılmış, yaya geçidi sayısı artırılmış. Çünkü her bir istasyon aynı zamanda yürüyen merdivenli, asansörlü, modern bir üst geçit aynı zamanda. Bunun sayısını 11’e çıkartmışız. Kavşak sayısını 5’e çıkartmışız, trafik lambasını ışıksız açacak hale getirmişiz. Ama algı farklı olduğu için söylemek zorundayız, bunu göstermeye çalışıyoruz. Bu türde girişte daha farklı görüntü olsun anlamında her bir istasyonun farklı farklı kimisini teknolojik, kimisini futuristik, kimisini de son olarak tarihçe de gelecekten geçmişe ya da geçmişten geleceğe giden bir algı yaratmak adına böyle bir tasarım düşünüldü. Bakın böyle modern şeylerde var. Ekolojik istasyonlarımız da var. Evet, bunu niye gösteriyorum. Tramvay ortadan gidiyor ve üç şeritte yolumuz var bunu unutmayalım arkadaşlar. İnşallah bir daha basınımızda 2 şeritli yol yapıyorlar, trafik sıkışacak diye de çıkmaz inşallah diye düşünüyorum. Evet, Geçmişten günümüze insanoğlunu inceleyen ulaşım etütleri yapılmış. Şimdi şöyle birşey de var. Bunu neden koyduk biliyor musunuz? Niçin yeraltı metrosu yapmıyorsunuz kardeşim. Ben soruyu sorayım da siz sormadan. Bakın bu kadar kent içi için 1991 de OPTİM, 2001 de yine KAISER daha sonra 2004 te idi galiba yok 2012 de, Dr. Brener bir rapor bu konuda çıkarttı ve son rapordu bu artık “Bursa Ulaşım Ana Planı 2030 Yılı” diye. Şöyle bir plan çıktı, burada bakın bizim raporumuz değil bu, Dr. Brener; Alman bir firma, bunun raporlarına göre çıktı. Bakın Yalova Yolu tramvay, efendim Botanik’ten geçecek, işte Beşyol ve sapağını kapsayan, Çiftehavuzlar’ı kapsayan bir ikinci hat. Panayır’a gidecek, yani İnönü Caddesi, Hipodrom Caddesi ve Yeşilkent, şu an Yasemin Park oldu galiba, oradan Demirtaş’a gidecek bir hat önerisi. Dördüncüsü de zaten bizim T1 hattımızdı şuan ki. Şu an bu mevcut. Bu hatta öneriler var,  altyapı çalışacak demiş, çift dizi yani çiftli araç olacak demiş, eklemeli birbirine tek araç olmaz demiş, öyle yaptık. Bu 1,2,3. hatlar kent merkezine taşıyacak demiş, 4. Hat da kent merkezine dağıtım işlemini yerine getirecek demiş. Yani biz tramvay, metroyu planlarken basından arkadaşlar diyor ya “Neye göre yapıyorsunuz, kafanıza göre mi yapıyorsunuz, bilimsel tarafı ne?” Bunun için para veriliyor değil mi, bunun için ihale yapıldı, bunun için çalışıldı, biz de bu rapor çerçevesinde bu şehri şekillendirmeye çalışıyoruz, kafamıza göre değil. Bunu da söylemek isterim. Bu hat T2 hattı, T1 ile birlikte Ulaştırma Bakanlığı Altyapılar Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış, T1’i onaylarken de T2’yi bulmak şartıyla onaylamışlardı bu projeyi. Biz T1’i yaptık ve peşinden de T2’yi yaptık. Çünkü bunlarda sadece planlama yetmiyor, kamulaştırmalar, projeler, finansman çok önemli. En baştan şunu da söylemek isterim. Biz 2017 yılını “Ulaşım Yılı” ilan ettik, bu kaygılar dolayısıyla belirtmek isterim. %80’in üzerinde yakınma olunca, bir siyasetçi ne yapar önce trafiği çözmeye çalışır ya da yakınma neyse ona yüklenir. Biz ulaşımı çözmeye çok hızlı şekilde çalışıyoruz ve bütçemizin çoğunu da ulaşıma ayırıyoruz, bunun bilinmesi lazım kamu tarafından.  Deniyor ki “Niçin metro değil?”. Arkadaşlar metro olması için 25.000 yolcu olması lazım tek yönlü. Bakın, 20.000 yolcuya kadar hafif metro, 13.000-13.500 yolcuya kadar tramvay. Bunun dışında artık lastik tekerlekli koymanız gerekiyor ya da elektrikli otobüse dönmeniz gerekiyor daha altındaki sayılar için. Yani siz 5.000-6.000 yolcu taşıyacaksanız tek yönlü otobüsler koyarsınız elektrikli, yine taşırsınız. Ama kütle arttıkça o kütleyi taşımak için teknolojiler bunlar. Bunlar uluslararası veriler, bizim verilerimiz değil. Bir de zaten teknoloji bu kadarını taşıyabiliyor. Elimizde hem tramvay, hem de hafif metro olduğu için söylüyoruz. Yeraltına girdiğinizde yer üstünde 2 Milyon Euro olan 1 km tramvay hattına karşılık, bu çok önemli, 2 Milyon Euro’ya karşılık,  12 ile 13 Milyon Euro, çünkü burası gevşek zemin. Yani T2 hattına girdiğiniz zaman, ben o Hilton oteli yapılırken biliyorum 40 metreye kazık çaktılar, 600 tane. 40 metreye kadar sağlam zemini buldular, gevşek zeminden bahsediyorum. Burası alüvyon yatağı, dolayısıyla yer altına indiğinizde bir metronun yapılması 12 milyon, 13 milyon Euro kilometre başına maliyeti vardır. Ben bunu 2 Milyon Euro’ya yaptım, caddeyi de daraltmadım, modern hale getirdim. Yolcu da o kadar zaten, buyurun, bu da Dr. Brener’in raporu zaten. Dolayısıyla ben bu yolcuyu taşıyorsam, niye metro yapıyorum diye sormak isterim. Birincisi, biz milletin parasını yerin altına gömemeyiz. Ben makine mühendisiyim, başkan da makine mühendisi, başka arkadaşlar da var ulaşımdan arkadaşlar, oturup karar veriyoruz. Ne yapacağız, nasıl yapalım, teknolojiyi nasıl geliştirelim diye. Biz çözümü bu şekilde üretmeye çalışıyoruz. Yeraltına yapmak herkesin işine gelir, keşke yeraltı yapabilsek. Ama Yıldırım’da, şimdi geleceğiz o projeye, yeraltı yapmak zorunluluklarımız var. Pahalı bile olsa, yapacak bir şeyimiz kalmıyor. Burada hâlbuki yapacaklarımız da vardı, yaptık nitekim. Çözüm ürettik. Burada veriler var, 2020 yılı verileri var, 2030 yılı verileri var. 2030 yılında 9800; yani şehir gelişecek, büyüyecek büyüyecek, 9800 yolcu olacak 2030 yılında. 13500 olsaydı da tramvay bunu taşıyor, zaten şehir o bölge daha fazla büyüyemiyor. Çünkü bu ana arter üzerinde olduğu için yanda yapılanma olsa bile yandan başka hatlar çekilmesi gerekiyor. Bu hat zaten onlar için değil.  Bu hat sadece İstanbul yolu üzerindeki yükü taşımak içindir. Bunu da bilmiş olalım. Yıldırım metrosu planlandı, 8 kilometre. Çünkü orada yer üstünde gidecek bir şansınız yok, otoparklar yok, kamulaştırmalar çok ağır, çok fazla vatandaş orada mağdur olacak, trafiği çözemeyeceksiniz. Yer altına inmek zorundasınız 12 milyon Euro olsa bile, bakın şimdi. Ama gerekiyor, yapacağız. Buna hükümet desteği alınıyor, şu an projeleri bitmek üzere inşallah. Yakında ihalesi yapılırsa ilk kazmayı Sayın başkanımla vurmuş olacağız. Bu da bizim ilk yeraltı metromuz olacak, %100 yeraltı. Bu da Şevket Yılmaz, şurası Şevket Yılmaz Hastanesi şuan da bu hattı buraya bağlıyoruz, projesi yapıldı, bu eski bir planımız. Burası Gökdere Bulvarı, Gökdere Bulvarı entegre bir sistem. Buradan devam edecek, bu hat buradan devam edecek,  burada da indirme/aktarma istasyonları olacak. Ama burası ya şuan ya Arabayatağı’na yada Mimar Sinan istasyonuna bağlamak için arkadaşlar bir daha yapıyorlar. Raylı sistem araç filomuzu büyütüyoruz. 12 adet çift kabinli yerli tramvay aldık, T2 hattı için. Yerli üretim dedik ki bağımsızlığın teminatıdır, bunu da bir slogan olarak koymuş olduk buraya. Raylı sistem filomuza yeni vagonlar aldık, yerli vagonlar ve yeni vagonlar. Ne yazdık sloganımızda; “Vagonlarımız Yerli, Tasarruf %50”. Yazdık bunu, hak ederek yazdık, gururlanarak yazdık. 450 Milyon TL Türkiye’nin değil Bursa’nın cebinde kaldı, bu ülkenin cebinde kaldı, Bursalıların cebinde kaldı. Biz bu yatırımları başka yerlere harcamış olduk. Dolayısıyla bu anlama geliyor bu. Yoksa bunu teknoloji yönünden geçiyorum da zaten, şehri ileri götürdüğünü söylüyorum. Şehir içi yol-kavşak yatırımlara geçiyorum hızlıca. Benim biraz uzun sürdü, çünkü buralar arkadaşların, basının, medyanın ilgisini çekecek diye. Neler yapılmış şuan, neler yapılacak hızlıca geçmek istiyorum şimdi. 30 metrelik yol devam ediyor, bunu biliyorsunuz. Başkan zaman zaman anlatıyor. Bunun için bir araya geliyoruz, kamulaştırıyoruz. 250 Milyon TL şu ana kadar sadece kamulaştırmasına gitmiş bakın. Biz bu projeyi, yeni projedir arkadaşlar. Biz 1985 yıllarında falan imalat işlemiş bir yoldan bahsediyoruz.  Ama hepsi yapılaşmış, üstüne gerekli katları geçmiş, falan filan. Keşke zamanında buraya sahip çıkılsaydı da burası boş kalsaydı, daha hızlı yapsaydık. 10 Milyon değil şuan 300 Milyon Euro harcıyoruz, şey 300 Milyon TL harcıyoruz. Yapılan bu, bu bizim cebimizden çıkıyor, sahip çıkamadığımız için. Bu geçmişte olan şeyler. Bu devam ediyor, ihalesi yapılmış. Bunları niye söylüyoruz, yapılmışlar bunlar, yapılacakları da birazdan göreceğiz. Bunun için, hatırlamak için yapıyoruz bunlar. Ne yaptınız diye soruluyor da, bunları yapıyoruz. Eski Gemlik Yolu çalışmaları var. İvazpaşa, Mollaarap. Çünkü trafiği rahatlatan şeyler. Ve biz ana arterlerde trafiği azaltırsak, kaçamak yollar yapmaya çalışırsak, bunu başarırsak Acemler’de sıkışmayız, Ankara yolunda sıkışmayız. Bu mantıkla, hem şuan tek yönlü bir trafik düşünüyoruz, bunun için planlarımız, bazı yatırımlarımız var, hem de bu trafiği desantralizasyon dediğimiz merkezin dışına itmek, kaçamak yollar oluşturmak üzerine çok ciddi çalışmalarımız var. Devam edelim. Alacahırka Muradiye üzerinde de sıkıntılı yollar var, bu güvenlik açısından da önemli. Yıldırım bağlantısı geçiyorum, Mimar Sinan Caddesi, Gemlik- Gürsu yolu genişletiliyor, şerit arttırılıyor. Güzelyalı’da çalışmalar var. Eğitim Vadisi, devamında güzel şeyler yapılmış, bunlar ilerde inşallah çok işimize yarayacak. Minareliçavuşta trafiği rahatlatıcı yatırımlarımız var. NOSAB köprüsü yapılmış, Hasköy Balat arası köprü yapılmış. Bunlar şehirde yoktu, biz ne yaptık, Geçit’teki trafiği azaltmak adına Balata bu köprüyü koyarak, burada bir eski köprü vardı. Tarihi bir köprü, Anıtlar Kurulu izin vermediği için ağır taşıtların geçmesine, biz de oraya bir yol, bir köprü yaparak oradan cezaevine giden sanayiciler için, o bölgeler için dağıtımlı bir hattı yapmış olduk,  bir köprü bağlantısıyla, bu önemli işte. Ana hattı nasıl kenar hatta itersinizin bir örneği. Yıldırımda Değirmenönü Karapınar Köprüsü. Sunum biraz uzun sürüyor sıkıldınız ama bilmek te faydalar var, ama sıkılmayacağız, belediye yaptığı için bunu sizin paranızla yapıldığı için dinlemek zorundasınız, ben öyle düşünüyorum. Gökdere köprüleri yapılmış, Kaplıkaya köprüsü yapılıyor. Şuan çok ciddi yatırımlar, Demirtaş Kavşağı, yoktu bu kavşaklar, yapılmış. 63 tane köprü ve kavşak yapılmış. 2004’den 2016’ya kadar, Bursa’da 4 tane kavşak vardı ya da yoktu tam bilemiyorum ama. Geçiyoruz bunları. Şimdi sadece merkez değil, ilçelerde de çevremizde de, köy yollarımızın, tarla yollarımızın bile şu an yapımı söz konusu, bunlar planlanmış. İnşaatı veya ihalesi devam eden işler var. 2,5 yılda 370 milyon yani eski parayla 370 Trilyon para harcamışız, 424 km yola karşılık. Bunlar ciddi yatırımlar. Mudanya kavşağını yaptırmışız. Bu çözmez, çözer, nasıl yaptınız, müteahhiti zengin ettiniz gibi yakınmalar var. Bakın biz burayı 4 ay gibi çok hızlı bir sürede, okullar açılana kadar yapmak zorundaydık ve yaptırdık. Bunu da Karayolları ile ortak yaptık. Çünkü onların bize geçmişten kalan bazı borçlarının ya da bizim bazı alacaklarımıza karşılık bunu yaptırdık. Yoksa biz yapacaktık. Ama bu köprü Karayollarının olduğu için onlara yaptırmak zorunda kaldık.  Ama bu köprü tek başına köprü değil. Bunun devamları da var. Şimdi bunlar yapılacak. Burayı o proje çerçevesinde komple ele alsaydık burası 1 – 1,5 yıl kapalı kalırdı. Adam küfür ediyor. Yani siz hizmet ediyorsunuz o küfür ediyor, o tür insanlarımızda var. Ama kullandıkça da bize dua edecek. Korupark Kavşağı yoktu arkadaşlar, Korupark Kavşağı 4 ay süre verilmişti 8 ayda bitirildi. Küfür ettiler. Orada 12 şerit yol var. Orada yer altından çıkan kablolar, borular bilmem neler, kızdılar bağırdılar. Şimdi o orada 20 yıldır varmış gibi kullanıyoruz. Unuttuk bunları, devam edeyim. Acemler Kavşağı şu 30 m yolun devamı geliyor. Burası Paşa Çiftliği buradan yol devam ediyor. Şuradan viyadükle karşıya geçerek, şu an bir kısmı devam eden Yunuseli Caddesine giriyoruz ve buradan ileride Tayyip Erdoğan Bulvarına bağlanarak kaçamak yollar oluşturuyoruz, alternatif yollar oluşturuyoruz. Bunlar şimdi ihale safhasında, projesi bitmek üzere. Evet işte bu viyadük geliyor. Yol buradan şuan ki çevre yolu, yakın çevre yoluna geliyor, viyadükle karşıya geçiyor, buralara geliyor. Bu da viyadüğün yakından görüntüsü, şu da render dediğimiz üç boyutlu bir görüntüsü. Şurası da Yunuseli Kanalı yapılıyor. Çok ciddi ölü bir noktaydı hem orayı bir park gibi, hem orayı bir yol gibi hem orayı da ulaşım çözüm yolu olaraktan  şu an devam ettiriyoruz. Bu tür çok güzel yapılarımız var. Yunuseli Kanalı Tayyip Erdoğan Bulvarı bağlantısı var. Hızlı geçelim bunlar bilinen şeyler eğer soru olursa tekrar dönebiliriz. Tayyip Erdoğan Bulvarı Filamente bağlayacak. Bakın bu da önemli.  Şimdi şuraya kadar gelmiş durumdayız. Şimdi bu arayı kamulaştırıp açacağız. Yani biz üçüncü bir yolla Mudanya kaçamağı, Filamentten  İzmir kaçamağı oluşturmuş olacağız ki Acemlerdeki yükü azaltabilelim. Bütün bu yapılanlar onun için. Dolayısıyla ulaşımla ilgili programlarla devam edeceğiz. Şuan burada şu bölgede Mudanya kavşağı buradan bir viyadük ile şimdi bu şekilde gelip çevre yoluna geçecek. Eskiden buradan dönemiyordu araçlar arkaya doğru kuyruk oluyordu şimdi hızlı bir aktarımla o sorunu da çözmüş olacağız, orada ki trafiği de hızlandıracağız. Dolayısıyla en dar boğazımızı çözmüş olacağız diye düşünüyoruz. Bu da viyadüğün 3 boyutlu görüntüsü. Bu da şuanda proje aşamasında yakında ihale edilecek bilginiz olsun. Şurası Mudanya Kavşağı şurada otoparklar az önce sayın başkanım diyordu otoparklarımız yok diye. Biz olabildiği kadar kamulaştırarak otopark yapmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki Bursa’da araziler çok pahalı daha önce 300 liraya 400 liraya kamulaştırma olan yer şu bölge şuanda vatandaş mahkeme kararı ile 1.500 lira istiyor. Ne yazık ki böyle. Siz o parayı ödeyeceksiniz. Ona mı ödeyeceğiz yoksa başka işler mi yapmalıyız noktasında tercih yapmak durumunda kalıyorsunuz. Bu da sıkıntı yapıyor. Şu yol iyileştiriliyor. Bu Hat Caddesi Dikkaldırım’a giden Acemler bağlantısı. Buraya hastane yapılıyor dolayısıyla bu hastanenin de yükünü çeksin diye buraya bir değişik bir şey yapılıyor. Burası yine Mihraplı bölgesi, Mihraplı Parkı var şuradan böyle devam ediyor. Şurası mezarlık, şurada da bir bar var. Bu bölgede trafiği tek yönlü yapmak için çalışıyoruz. Bunun içinde Orhaneli Caddesi üzerine büyük ihtimalle viyadük gibi bir çözüm düşünüyoruz. Arkadaşlar bunun için çalışıyorlar ya ışıklı bir geçişle bunu çözeceğiz akıllı kavşak çözümleriyle az öncede anlatıldı Bursa’da akıllı trafik kontrol adı altında kontrol merkezini kuruyoruz. Bunun için ilk aşama ihalesi yapılacak. Buttim’ de bunun merkezi olacak aşama aşama şehrin her tarafını kamera ile izlerken kavşak yönetimlerinde trafik yoğunluklarına bağlı olarak ışık sinyallerini yönlendirerek çözmüş olacağız inşallah. Böyle çalışmalar var, burada da tek yön çalışmaları devam ediyor. Mevcut Mihraplı köprüsüne ek köprü yapıyoruz, buradan dağıtımla BAOB Bölgesine, Burulaş Bölgesine, buradan da Mihraplı Bölgesine, buradan da Dikkaldırım Bölgesine şuan Dikkaldırım bölgesine tek yönlü trafik uygulamasına çözüm üretmeye çalışıyorlar. Bir cadde açmamız gerekiyor. Onu da yapacağız. Bakın daha önce şehri böyle bölerseniz iki yakası bir araya gelmiyordu. Biz de şehrin iki yakasını bir araya getirmek için çözümler üretiyoruz. Burası Sıcaksu, Sırameşeler, Alemdar Bölgelerini Çekirgeye bağlayacak bir üst geçitten bahsediyoruz. Şuan ihale bitmek üzere, burası Şükraniye bölgesinde iki yakayı bir araya getirecek üst yoldan bahsediyoruz. Bu da şuan projelendiriliyor. İhsaniye Bölgesini Karaman’a bağlayan Tuna Caddesi’nin devamında bir köprü projemiz var, bu şuan projelendiriliyor. Akom Köprüsü Buttim’in oradan geçip hemen Yıldırıma kaçacak olan trafik için anayol kullanmadan böyle bir bypass yolu düşündük. Dedik ki anayolu ne kadar deplase edersek o kadar kendimiz için o kadar avantaj sağlarız, trafik açısından. Bu yol inşaata başlıyor arkadaşlar. Otosansit ile Balıklı Dere köprüsüyle bağlantı yolu oluşturuluyor şu an Ankara Yolu’na yine alternatif şu çevre mahalleler üzerinden şuan inşaat halinde ihalesi yapıldı mı bilmiyorum. İntam üzerinden viyadük yapıyoruz o iki mahallenin yine ulaşımını kesmemek için çok ciddi yatırımlar yapıyoruz, burası uçmuştu. İnşallah iyi olacak, Allaha çok şükür insan kaybımız olmadı. Çekirge Meydanı’na böyle bir düzenleme şuan yapılıyor. Biraz da iyileştirme yapılacak. Burası Küçük Sanayi Gül Kavşağı, bunu anlatmam lazım. Burası zamanında iki şerit yapılmış köprü altı bir geçiş. Anayoldan üç şerit geliyor köprü altından iki şerit devam ediyorsunuz. Özlüce’ye kadar trafik şişiyor sabahları ve akşamları. Dolayısıyla burayı ne yaparız ne yaparız diye kafa yorarken, bakın şu mevcut olan baz, şu ikinci batçık koyuyoruz. Yani üç şeritli hale getiriyoruz. İki şerit daha, beş şerit. Beş şerit de bu taraftan, on şeritli hale getiriyoruz kavşak yoncalarıyla birlikte, burayı akışkan hale getiriyoruz. Ne yaptık? Mevcut projeden bir proje daha geliştirdik. Keşke zamanında büyük düşünülseymiş, şimdi düşünebiliyorlar. Çözmek için çalışıyoruz ya. Evet devam edelim. Bu da yapılacak şuan arkadaşlar proje hazırlıyorlar. Tek yönlü trafik uygulaması için, yani Heykel’den girip Altıparmak’ta çift yönlü olan trafiği tek yöne getirmek için bizim Darmstat Caddesi’ni parkın içinden, Kültürpark’ın içerisinden Kükürtlü’ye bağlamak zorunluluğumuz var. Çünkü biz şuan Çekirge Bölgesi’nde de tek yön trafik çalışıyoruz. Ciddi ciddi trafikte çalışıyoruz. Bunun için de yapılanmalara ihtiyaç var. Buradan batıyoruz. Evet, burası Darmstat aralığı.  Buradan yerin altına batıyoruz Kültürpark’ın altından Kükürtlü’ye çıkıyoruz. Şurası da bir viyadük. Şu giriş. Çekirge’den gelip, İstanbul’a devam edecek çünkü orayı tek yönlü yapmak için bunu da yapmak zorundayız. İşte buna çalışılıyor, avantajlarını dezavantajlarını etüt ediyor arkadaşlar çalışıyorlar. Bakın burada bir tünel ağzımız var. Parkın altına giriyor karşıya. Çekirge’den gelip dönüp Kükürtlü’ye gitmek için tek yönlü bir ulaşım için bu şekilde yapmamız şart. Hızlı geçeceğim. Çok canınızı sıkmış olmuyorum İnşallah Ama çözüm üretiyoruz onu demek istiyorum. Bunu bilmeden de konuştuğumuzda sıkıntı oluyor. Bana sıkıntı oluyor en azından. Gençosman bölgesinde bir tünelimiz var. Alttan, o da yapılacak. Çevre yolunda, sol şeritten katılım var ya, böyle dünyanın hiçbir yerinde katılım olmaz. Sol şeritten trafiğe katılamazsın. Çevre yolu bu. Bu katılımı ortadan kaldırmak için viyadükle sağdan akışkan bir trafik daha emniyetli bir şekilde iki tane viyadük düşünüyoruz.  Bakın bu kadar ciddi ciddi proje yapıyoruz. Evet, Yalova yolu dört kavşak, ilave etmişiz. Herkes kavşak eksikliğinden bahsederken biz artırmaya çalışıyoruz. Devam edelim. Kent meydanı; şuan yapıldı artık iyileşmeleri devam ediyor. En azından büyük kaba inşaatı bitti. Birinci kavşak. Beşyol kavşağı şuan inşaat halinde. İhale edildi, inşaat halinde inşallah iki aya kadar bitirmeyi düşünüyoruz. BUTTİM kavşağı daha önce yapılmıştı. Şuan kullanıyoruz. Panayır kavşağı şuan inşaat halinde, karayolları yapıyor. Yine bizim yaptıklarımıza karşılık yapıyorlar. Biz de bunun devamında buradan dönerek, Terminal’e, Terminal’e girerek buradan şehre katılmak gibi, şu bölgeler dışından katılma gibi bir projemiz var. Sadece bu proje değil bunun devamında da şuradan itibaren de Yeniceabat üzerinden, Yunuseli’ne bağlantı için kamulaşması devam eden yollar yapıyoruz. Onu da göreceğiz. Hızlıca geçelim o zaman. İşte burası Panayır kavşağı. Şu mevcut  yol bypass ederek geliyoruz. Ve Yunuseli bağlantısı yapıyoruz. Burada en son üç tane ve ya dört tane köprü yaptık, ben sayısını bilmiyorum, yapılıyor köprüler. Evet. Yunuseli bağlantısı bu şekilde anlatmış oluyorum. Böyle bir tasarı var Panayır taraflarında, devam edeyim. Yeniceabat üzerinde, üç köprüymüş evet 6 km yolumuz varmış Şehir Hastanesi bölgesinde. Bakın ben şimdi şöyle bir şey söyleyeyim. Siyasi arkadaşlarımız, geçmişte de bugün de yarın da böyle olacak diye düşünüyorum. Arazi ucuz olduğu için şehir dışında bir şey yapıyoruz sonra diyoruz ki belediyeye buraya ulaşım sağla, altyapı götür. Dünyanın meşgalesi şimdi biz buraya karayolları ile kavga gürültü, altına bir döner kavşak yapmaya çalışıyoruz şu bölgede. Hem hastaneye gidecek hem de NOSAB’tan, Korupark’tan artık tır çıkartmayacağız. Kamyon çıkartmayacağız. Arka bölgeden girecek bu yoldan, direkt otobana oradan da nereye gidiyorsa gidecek artık. Ankara’ya mı gider? İstanbul’a mı gider? Dağılacak. Şehir içerisinde trafik çıkartmayacağız. Bunun içinde çalışmalarımız devam ediyor. Kamulaştırmalarımız var. DSİ’den izin alınması gerekiyor çünkü orada kanal var. Kanal boyunu kullanmamız gerekiyor. Hem arazi verimliliği açısından hem de mevcut yolu kullanmak açısından. Ama bürokrasi ne yazık ki sizin hızınız kadar hızlı işlemiyor. Ben o konuda çok doluyum. Öyle dedim Efkan ALA bakanıma, bir oyum var dedim. O da dedim gerekçesi on sekiz madde içinde yok. Kimse de anlamadı on sekiz maddeyi. Bürokratik oligarşiyi kaldıracağız dediği için, bu ülkenin önündeki en büyük engel odur, kaldıracağız dediği için o da benim için çok yeterli dedim. Sadece bu. Biz o bürokratik engeli kaldırırsak bu ülke uçacak bilmiş olun. Yerel Yönetimler Yasası geliştiği müddetçe bu şehir, bu ülke kalkınacak bunu da bilmiş olalım. Bunu buradan söyleyelim vatandaş olarak söylüyorum. Geçiyorum artık bunları. Şehir Hastanesi bölgesi çalışmalarımız var. Bakın Balat’ta, birileri siyasi provakasyon ortaya çıkarttılar vatandaşı bağırttılar, saydık ki bağıran arkadaşların oranını % 92’ye karşı %8. Mudanya ve Bademli istikametine giden %92, ama Balat’a gitmek isteyen %8. Biz de ne yaptık, orayı kapattık. Akıcı hale getirdik. Sonra, mevcut otoban köprüsü üzerinde, bağlantı köprüsü üzerinde karayolları ile anlaşarak yine uzun süren, 6 ay, 7 ay süren pazarlıklar, projelerden sonra, buraya hem Balat girişi hem de döner kavşak yaparak buradaki ihtiyacı giderdik. Açılışa hiç kimse gelmedi. Balat muhtarı bile yoktu orada. Bu kadar iş yapıyorsunuz. Balat muhtarı bile katılma gereği duymuyor açılışınıza. O kadar ilgililer oradaki arkadaşlar. Güle güle kullansınlar. Devam edelim. Esenevler’den, Erdoğan Bulvarı’nı, bağlıyoruz ya Flamentin oraya onun projesi devam ediyor. Yüksek İhtisas Kavşağı. Sayın başkanımın zamanında bile orası döner kavşak, yoncalı kavşak olarak imarı karara alınmış olmasına rağmen daha sonra değiştiriliyor. Yarım yamalak, abuk sabuk bir kavşak haline getiriliyor. Biz 2016 yılında, 2017 yılında tekrar buraya 15 yıl geriye dönerek yonca kavşak yapmaya karar verdik. Bunu da meclisten geçiriyoruz. Şu an meclisten geçmiş ve imara işlenmiş durumda. Ne yazık ki orayı bu şekilde, çünkü niye? Yıldırım’ın ana arteri burası. Evet. Çıkış yolu sadece burası. Ulaşım yatırımları sadece burada değil. Bakın ilçede bile iki yakayı biraraya getirmek için çaba harcıyoruz. Teleferik yatırımlarımız var. Gökdere’ye indiriliyoruz teleferik projemizi. Diğer projemiz yine alternatif olarak Kültürpark’tan başlayıp, yine İvazpaşa, Kuştepe ve Pınarbaşı’na gidecek istasyon teleferik projemiz var. Diğer projemizde Yunuseli var. Çok konuşuldu, şuan çalışılıyor. BURULAŞ’ı ilgilendiren deniz uçaklarımız var. İstanbul’a ve İzmir’e gidecek bu yaz inşallah. Yine BUDO çalışmalarımız var. Yerli üretimle ilgili bağımsızlığın teminatı olmak üzere bir uçak fabrikasını satın aldırdık. Onun üretimiyle ilgili çalışmalar devam ediyor. İznik gölünde bir feribotumuz var. Üstgeçitleri iyileştiriyoruz. Otobüsleri yeniledik komple, bütün gürültülere rağmen. Doğanbey’e otopark yapmışız. Oteller Bölgesi’ne otopark yapmışız. Hatalı park edilen yerlere, Trafik Vakfı’na araç vererek hep birlikte çalışarak bu trafik sorununu çözmeye çalışıyoruz. Ne yazık ki karmaşa burada başlıyor. Ana caddelerin sorumluluğu trafikte ama ara caddeler belediyede olduğu için, bize de ceza yazma sorumluluğu olmadığı için inşallah diyoruz ki merkezi hükümet bunu da düzeltir. Yeni büyükşehir yasasında kent içi trafik düzenlemesi ve bu tür şeyleri büyükşehirlere bırakılır. Peki arkadaşlar Osmangazi Belediyesi yanında bir, çok detay veriyorum ama medyayı, basını ve kamuyu ilgilendiriyor. Çünkü çok sorular soruluyor. Ne yapıyorsunuz? Ne yapacaksınız? Diye. Biz, sistemi ikiye bölüyoruz. Doğu hattı ve batı hattı olarak, Osmangazi Belediyesi’nin olduğu yeri, eski göçmen pazarı olan yerde şuan biz kamulaştırma yapıyoruz. Oraya parklanma istasyonu yapacağız. Kestel – Kent Meydanı – Kent Meydanı – Görükle Üniversite hattı ikiye bölünmüş olacak. Orada aktarma yapacağız. Bu şekilde metromuzu 2,5 dakikaya düşüreceğiz. Bunun için bu konmuştu. Bunun gerekçeleri var. Devam ediyorum. 60 kişi bakın nasıl taşıyoruz. Bir otobüsün yanında 9 metre de yanında var. Bisikletliler burada duruyor. Ama aynı 60 kişiyi şu kadar araçla taşıyorsunuz. Metro bunun için var. Bir metro 120 metre boyunda ama 1100 kişi taşıyor. Siz 1100 kişiyi o caddeye koyarsanız nasıl taşıyacağınız sorusuna da niçin toplu taşımayı kullanmamız gerektiği konusunda size bilgiler verir. Evet, bunu çözemezsek ne olur. İşte böyle oluyor şehirlerimiz. Ne yazık ki bu örnek olsun. Daha önce vardı kitleniyoruz. Dolayısıyla bunun için hızlı, konforlu, güvenli bitti onun için hızlı geçmiyorum artık. Niçin raylı sisteme gitmemiz gerektiği konusunda çok bilgiler veriyor. Biz ne yapıp ne yapıp bütün bu gerekçeler sebebiyle raylı sistemleri yapmak ve kullanmak zorunluluğumuz var. Evet, peki teşekkür ediyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Biz teşekkür ediyoruz. Tabi ben burada katılımcı arkadaşlara ufak bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Sağolun, varolun sabırla buradayız. Zaten bugünkü konu başlığımız bu. Bursa’da ulaşıma alternatif bakış açılarını, yapılanları, yapılacakları dinliyoruz hep beraber. Sorularınız cevaplanmaya devam edecek. Ama sonrasında yine önümüzde hiçbir engel yok. Sadece ulaşımın bir bölümü ile ilgili de yine yetkili arkadaşlarımızda yine beraber yine program yaparız. Daha fazla sizlerin interaktif katılımını sağlayıcı bir çalışma da yaparız. Bakın ben Bursa’danım. Programın açılışında da söyledim. Çok ciddi bir temsil yeteneği olan insanlarsınız. Kurumsal üyelerimiz, Bursa’yı temsil ediyorsunuz dolayısıyla biz bu konunun devamında belli bir periyot sonrasında da aslında interaktif olarak da gerçekleştiririz. Ben Taha Bey’e teşekkür ediyorum. Biraz uzun olan sunumunu kısaltmaya çalıştı ama yine de güzeldi teşekkür ediyoruz. Yapılanları ve yapılacakları dinlemekte önemli.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Ben şöyle bir cevap vereyim. Ben büyük bir kurumun temsilcisi olarak bunu yapmak zorundaydım. Ben herkesten özür diliyorum. Uzattığımı biliyorum ama bunlar bilinmesi gerektiği için bu kadar uzun sürdü. Teşekkürler. Sorular olursa onları da cevaplamak üzere hazırız.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Yeter ki ben şuna çok samimiyetle ifade edebilirim ki bu problemlerimizin, bu trafik sorunlarımızın, ulaşımımızın çözülmesi için buradaki arkadaşlarımız daha fazla dinlemeye, katkı koymaya da hazır olduğunu ben yürekten inanıyorum. Çünkü bu hepimizi ilgilendiren bir konu. Biz bu şehri seviyoruz, bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehirde daha konforlu yaşamak istiyoruz hep birlikte. Ben hemen kısa Levent Beyin sorularını toparlayayım. Levent Bey tabi farklı bakış açılarından sorular var. Ulaşım ücretlerinin vatandaş açısından daha makul ve teşvik edici seviyeye indirilmesi nasıl mümkün olur demiş, Bursa Barosu Tüketici Hakları Komisyonu adına Avukat Ömer Bey. Toplu taşımada rahatlık olması için devletin toplu taşımaya desteği var mı? Toplu taşımada otobüsüm nerede sorusu için halkı bilinçlendirmek için ne gibi çalışmalar var?  Bursa’da toplu ulaşımın çözülmesi için bu işi yapan bütün ilgililerle toplantılar yapılıyor mu? Efendim yine hükümet tarafından engellilerin hayatını kolaylaştırmak için kullanılan sistem engelli kimlik kartı ile ulaşımdan faydanılması tüm ülkede uygulanabiliyor ama Bursa’da uygulanmıyor diye bir sitem var bir arkadaşımızın. Trafikte sıkışıklığın önlenmesi için ana arter yollara bisiklet ve motosiklet yolları yapılabilir mi alternatif olarak öyle bir şey düşündünüz mü? Bisiklet kullanımının sadece akşam saatlerine alınmasını, yoğun olmayan başka gün içerisinde de metronun arttırılmasını kastediyor dağıtılabilir mi diye. Metro istasyonlarında bisiklet, park alanları var olmasına rağmen yeterli park alanlarının, kameraların yetersiz kalması iş çıkış saatlerinde trafikte araç sayısının çok arttığını görmekteyiz. Bu iş servisleri metro duraklarına çekilebilirse iyi olur mu diye düşüncelerini ifade etmiş arkadaşımız. Buyurun Levent Bey.

Levent FİDANSOY – Burulaş Genel Müdürü: Ücretlerin yüksek olduğundan bahsetmiştiniz. Ücreti oluşturan daha doğrusu maliyeti oluşturan 3 unsur var. Akaryakıt, işçilik, bakım. Şimdi bakım giderleri dünya seviyesiyle aynı seviyede, akaryakıt giderleri dünya seviyesiyle aynı seviyede, işçilik bildiğiniz gibi biz de biraz düşük. Ama fiyatlara baktığınızda biraz önce ifade ettim %35 bilet bedellerinden karşılanıyor dünya ülkelerinde. Amerika’da %40, biz de ise % 100 ücret bedelini karşılamak zorundasınız. Dolayısıyla fiyatlar maliyetler yüksek olduğu için yüksek oluyor. Ayrıca bir konuyu da belirtmek istiyorum. Akaryakıtta ucuz akaryakıt aldığımız konusunda birtakım haberler çıkıyor. Doğru değil. Bugün akaryakıtı tüketici hangi fiyata alıyorsa BURULAŞ ve BURULAŞ’ın alt bünyesi arkadaşlarımız işletmecilerle aynı fiyata alıyorlar. Sadece topu alımdan dolayı %3 -4 civarında toplum alım indirimi var. Başka bir indirim yok. Zaten maliyette düşüş yok. Elektrik ise metroda kullanılan elektriği sanayi tarifesi değil ticari tarife yani en yüksek tarifeden alıyoruz. Yani sanayicinin aldığı tarifenin çok daha fazla üstünde alıyoruz. Yani bizimde gönlümüzden geçen işlem fiyatlarının düşürülmesi fakat maalesef şu anki maliyetlerle bunu düşürmemiz mümkün değil. İnşallah ileride devlet diğer ülkelerde olduğu gibi ulaşımı desteklerse bunu mutlaka maliyetlerin düşmesiyle fiyatlarda düşecektir. Bu arada tabi kapasite kullanım oranı da önemli maliyetlerin düşmesi için. Diğer soruyla da biraz benzeşiyor. Belli saatlerde Bursa çalışan ve enerjisi fazla olduğu için belli saatlerde çok fazla hareket var ondan sonraki saatlerde ise bu hareket birden düşüyor. Dolayısıyla siz otobüs filosunu belli saatlere göre metro saatlerine göre ayarlamak zorundasınız. Bir farklı yöntem daha var otobüs filosunu o saatlere göre ayarlasanız dahi, diğer ülkelerde olduğu gibi hızlı çalıştırma imkânınız yok. Bugün Avrupa ülkelerinde büyük çoğunlukta günde 2 – 3 sefer yapan şoför istihdamı mümkün. Fakat bizde ki mevzuat gereği siz bir şoförü istihdam ettiğiniz zaman bütün gün boyunca iş vermek zorundasınız. Bu da sizin maliyetlerinizi arttırıyor. Bursa’daki çalışma saatleri ile ilgili Bursa Valimizin bir çalışması oldu. Planlamamız gerekiyor. Bazı özel sektör kuruluşları ve kamu kuruluşları bu uyarlamayı yaptılar. Yanımda getirmedim Daha ilkte yola giriş sayıları biraz daha yaygınlaştı fakat yine de saat 07.30 ile 08.30 arası aşırı bir yoğunluk var. Saat 09.30’dan sonra bakıyorsunuz birden o yoğunluk ortadan kalkıyor. Otobüsüm nerede ile ilgili çalışma yapıyoruz. Biz aslında görüyoruz otobüslerin nerede olduğunu. Çağrı merkezimiz buna cevap veriyor. Bunu telefon programlarında da bütün vatandaşlarımızın görmesi konusunda da çalışmamız var. Nereden nereye programımız var BURULAŞ’ın. Bu da oldukça sağlıklı bir şekilde çalışıyor. Fakat trafik yoğunluğundan dolayı otobüslerde bazen tarifeye uyamama söz konusu olabiliyor. Bu konuda da gerekli çalışmalar daha iyi bir şekilde yapılacaktır. Engelliler biz engellilere kimlik kartı veriyoruz zaten BURULAŞ olarak. Fakat şoförün yolcu ile konuşmasını yolcu ile muhatap olmasını arzu etmiyoruz.  Çünkü trafiğimiz oldukça yoğun. Çok karışık bir trafiğimiz var diğer şehirlere göre. İstanbul’dan daha zor Bursa’da otobüs kullanmak. Otobüs şoförü arkadaşlarımızın rahat etmesi, kaza yapmaması gerekiyor dolayısıyla onların muhatap olmasını istemiyoruz. Kartın mutlaka elektronik olarak okutulması lazım. Elektronik olarak okutulan kartı biz BURULAŞ olarak takip ediyoruz.  Ve burada da maliyeti işletmeci arkadaşlara ve BURULAŞ’a geliyor. Herhangi burada da yüzdesel destek söz konusu değil. Diğer ülkelerde ise bunlar tamamıyla yetkili kurumlar tarafından karşılanıyor. Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu, pik olmayan saatlerde bisiklet girişi serbest yani hafta içi saat 9:00'dan akşam 18.00 a kadar hafta sonu ise tamamıyla serbest bisiklet. Tur sayısı ve vagon sayısı arttıktan sonra bu serbestliği gün içine yaymak hedefimiz.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet bir ilavede var Ayhan Sarıbıyık arkadaşımız sormuş: Marmara denizi içerisinde ulaşım İlçeler arası muhakkak olmalı Mudanya, Gemlik, Armutlu, Karacabey, Erdek, Kumla arası gidiş geliş yapılır mı ? Bu konuda bir çalışma var mı; diye sormuş.

Levent FİDANSOY – Burulaş Genel Müdürü: Evet deniz ulaşımı kara ulaşımına göre karada trafik ne kadar da yoğun olsa daha yavaş oluyor çünkü bizim hızlı feribot dediğimiz deniz otobüslerimizin hızı 50 55 km civarında. Mutlaka karşıdan karşıya geçişler deniz ulaşımında daha verimli oluyor. Ama paralel ulaşım verimli olmuyor. İstanbul Büyükçekmece belediyesinin bir talebi olmuştu bu konuda ben bir çalışma yapmıştım, yoğun İstanbul trafiğine rağmen denizden paralel ulaşımın çok verimli olmadığı ortaya çıkmıştı. Fakat biz İznik Gölü'ne gemi getirdik buradaki amacımız neden İznik Gölü'nün niye Macaristan'daki Polonya'daki göller gibi olmasın diye düşündük. Fakat umduğumuz talebi maalesef alamadık, bu yıl Bursalılardan bu feribota daha çok talep göstermesini bekliyorum. Yine geçen sene Gemlik - Kumla arasına seferler yaptık sizin de bildiğiniz gibi paralel taşımacılık.  Fakat burada da yeterli talep olmadığı için daha sonra iptal ettik ama şuan Armutlu Mudanya arasında seferlerimizi yapmaya başladık. Ama Armutlu ve Mudanya arasındaki seferlerimiz günde 1 kez olsa da var.

Vatandaş: Kumla için cevap verebilir miyim? Seferlerin konulduğu saat tamamen ölü bir saatti. Taşımacılığın uygun olduğu sabah ve akşam saatleri değildi.  Öğlen saat 14.30 ile 17.30 arasıydı. O saatte insanlar denizde, işine giden işinde. Uygun saat olmadığı için verim alınamadı.  Belediye meclis üyesi olarak cevap vermek zorunda kaldım, taşıma saatlerinde olursa talep olur.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Demek ki hattımızda bir hazırlık var ama saatlerde bir düzenleme gerekiyor.  Teşekkür ediyoruz. Hemen ben Taha beye dönmek istiyorum.  Taha Bey, Cevdet AKÇAKOCA’nın bazı tespitleri var ona cevap rica edelim. Diyor ki; Ulaşımdaki mevcut politikamız Altıparmağın ticari anlamda ölmesine, Altıparmak caddesindeki trafikteki mevcut düzenlemeler Altıparmakta sıkıntı olmuştur. Eski garaj hal arası cadde yine hareketsiz, Fevziçakmak felç, Çarşamba - Darmsdat caddesi araç kiralama caddesi oldu, tespiti var. O zaman tramvayın bir faydası oldu mu diyor, bize göre olmadı diyor kendisi. Metrodan dolayı şehir ikiye bölündü, yani yeraltı metrolarıkkna gecikmedik mi diye bir ifadesi var buyurun Taha bey.

Erdem SAKER – Geçmiş Dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı: Son soruya ben cevap verebilir miyim? Şimdi ben başkan olduğumda önümde BURSARAY projesi vardı, Heykel’den başlıyor sanayi bölgesinde bitiyor. Hepsi yeraltında ve devletin bize tanıdığı 300 milyon dolarlık bir limit içerisinde, hepsi yer altı 10,5 km hat. Bunu mu yapsaydık yoksa biz uluslararası raylı sistemler uzmanlarıyla birlikte yeni proje ürettik ve o proje içinde Taha Bey de söyledi yer altına girecek bölümleri sadece yer altına sokup ve diğerlerini de yer üstüne çıkarttık. Çünkü yeraltı ve yerüstü maliyetleri de söyledi. Biz ilk projeyi mi yapsaydık Bursa olarak hangisini tercih ederdiniz? Ben Heykel’den yer altından bineceğim organize Sanayi'de ineceğim bu muydu yoksa Şehreküstünden İzmir yolundan Küçük Sanayiye kadar, Mudanya yolundan Emek’e kadar, Ankara yolundan Arabayatağı’na kadar mı gitmeyi tercih ederdiniz? Hangisi? Şehri ikiye bölmek diye bir şey yok yeraltı geçitleri var. Ha bu kadar bol paranız varsa tamam tramvayın hepsini yer altından yapın. Ama bunu dikkate almak lazım, çünkü aradaki maliyet farklarını da çok güzel söyledi Taha BEY.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ediyoruz. Biz sorularınıza Başkanımızla birlikte cevap verelim. Buyrun.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Cevdet Bey Altıparmak öldü; dedi. Altıparmak zaten ölüydü, Cevdet Bey Altıparmak caddesinin ölmesinin ulaşımla ne ilgisi var?

Vatandaş: Ama ben öyle görmüyorum.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Mesela ne gördünüz siz orada.

Vatandaş: Alışveriş merkeziydi Altıparmak şehrin. Şu anda boş dükkânlar var.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Hayır, Ulaşımla ne ilgisi var?

Vatandaş: Ulaşımla ilgisi gayet tabi net. Tramvay tek hattan çalışıyor, öbür taraftan dolmuşlar ve otobüsler çalışıyor istediğiniz yerde duramıyorsunuz. Tramvay dolmuşları öldüremediği gibi trafiği daha da sıkışık hale getiriyor. İnsanlar o caddede dolaşamıyor bakın aynı şeyi Cumhuriyet Caddesi için söylemiyorum ama altıparmak öldü.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Trafiğe mi kapanmalı acaba diye söylüyorsunuz.

Vatandaş: Keşke trafiğe kapansa.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Altıparmak bölgesi ulaşımdan dolayı bitmedi. Onu belirtmek isterim. Ticaret mantığı değişti. 1974 yılında yapılmış Altıparmak projesinde kaldırım bile yok, dükkânlara merdivenle iniyorsunuz. Böyle bir Altıparmak yaşar mıydı sizce. Depreme dayanıksız vs. Biz orayı öldürmedik, ölüydü zaten. Tramvay caddeyi daraltmadı. Aynı yolu araçlar kullanıyor. 10 dakikada 1 tramvay geçiyor. Trafiği de bölmedik, üstünden araçlarda geçiyor, siz de geçiyorsunuz, ben de geçiyorum. Orası T2 hattıyla birleşecek. T2 hattıyla gelen Heykel’e çıkacak, en başta sunumu dinlemediniz galiba. T2 hattıyla T1 hattıyla birleşsin diye o proje onayı alındı zaten. Tek başına T1 hattı tabii ki verimli değil ama para, organizasyon, şehir planlanması, inşaat yapılması bunlar hepsi plan dâhilinde yapılacak işler, dolayısıyla o yol bağlanmış durumda. Bu şekilde cevap vereyim. Tabi ben belediye başkanı değilim ama şehirde yaşayan birisi olarak söylemek istiyorum. Fevzi Çakmak felç demişsiniz, doğru Şimdi Darmstad Caddesi, Kültürparkın alttan geçecek yol planlanıyor orası tek yön olacak tek taraflı parklanma olacak bunu biz de yaşıyoruz haklısınız. Çarşamba'da orası özel araçların kiralama parkı oldu deniyor. Bu eskiden beri söylenen bir şikâyet, bunu ben ciddiye alıyorum Cevdet Bey, bunun üzerine ilgili arkadaşla konuşacağız. Umarım ben de bir çözüm oluşturabilirim çünkü açıkçası biz bu şehri ranta açıkçası ne o, bırakmak istemiyoruz. Ulaşımsa ulaşım, ulaşımı engellemiyorsa bakacağız, inceleyeceğiz. Tramvayında bir faydası var orada, ona göre bir çözüm bulacağız.  Metro demiştiniz şehri ikiye böldü buna sayın başkanım cevap verdi ona girmiyorum.  Metrodan şehrin içine ulaşım demişsiniz, doğru. Bunu da düzeltmek için şuan çalışma yaptırıyoruz, arkadaşlar sayım yapıyor. Hangi istasyonlardan hangi bölgelere yoğunlaşma var. Onları dikey taşımacılıkla hatta küçük minibüsle diyebiliriz 6 metre büyük otobüslerde büyük ihtimal hızlı oturup kalkan çünkü büyük otobüs doğrudan kalkmıyor iyice metroyu bekliyorlar. Dolayısıyla böyle bir şeyimiz var dedi Nevzat bey. Bu konuda atladık iyi ki söylemişiz bunu da söylemiş olduk. Ne zaman yeraltı metrosunun önemini kavrayacaksınız demiş, demin anlattık kavramış olduk inşallah. Teşekkür ediyoruz.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Devam edelim evet Taha bey. Yani tabi şimdi sunumların belki yapılırken bir kısım sorular soruldu diye düşünüyorum. Çünkü Yunuseli, kanal boyu yolunun çevre yoluna bağlantısı mümkün olabilir mi? Bununla ilgili de demin zaten çalışmalar yapıldı gördük. Bursa’nın bisiklet politikası UKOME gibi yine bir bisiklet koordinasyon merkezi kurulabilir mi bisiklet yolu gibi. Bunlar bu unsurdan geçerse sevinirim diye burada Bursa Bisiklet Sevenler Derneği başkanımızın bir talebi.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Burada ben bir cevap vereyim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bunu Erdem Bey’e vereyim.

Erdem SAKER – Geçmiş Dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı: Bu konuda benim bir önerim var sevgili Kent Konseyi üyelerimize, gelin bir karar alalım; diyelim ki Kentsel dönüşüm projelerinde trafik işaretli bisiklet yolları da yerleştirilsin. Bu kararımızı Büyükşehir Belediye Meclisine gönderelim ve bundan sonra mesela ben görüyorum, evet içinde olsun. Evet, Osmangazi Belediyemizin son yaptığı Soğanlı Kentsel Dönüşüm, bisiklet yolu yok, bisiklet yolu ağının olması lazım. Kentsel dönüşüm projelerinde bunu Kent Konseyi karar alarak Büyükşehir Belediyesi Meclisine göndermeli, teşekkür ederim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ederim başkanım, aynı şekilde.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Bana sorulduğu kadarıyla ben de katkı koymuş olayım Sayın başkanım. Bizim en zayıf halkamız ya da çok üstünde duramadığımız şu kadar hengame içerisinde bisiklet yolları, bunlar gerekirse olmak zorunda tabi karmaşası var. İlçelerde, ilçe belediyeleri; büyükşehirde anayollarda büyükşehir gibi karmaşası var. İnşallah bunlar büyükşehir yetkisinde olduğu zaman zaten biz kesinlikle görüyorsunuz akıllı ulaşım denince bisiklet çok önemli. Hem sağlık açısından, hem ulaşım, çevre açısından vs. vs. tüm aktarımları koyarak sağlıklı olmak açısından bisiklet yollarının yaygınlaştırılması lazım. Biz bir kooperatifte çalışıyoruz ben de kendime bisiklet aldım ve ben de bisiklet sürücüsüyüm ayrıca. Ben de bunu istiyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ederiz tekrar Taha bey. Unesco Dünya listesine girmiş koruma alanları örneğin yeşil türbe bir bölge var. Ne zaman trafikten arındırılabilir? demiş. Trafiğin Gökdere altına uzatılması kararı ne durumda?

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Bunların çoğunu uzun uzun geçiyorum. Ben bunların tekrar özür dilerim ama o kadar şeyi sunmak zorundayım aslında tek başına bir soruydu bu.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bunlar bunun gerekliliğini gösteriyor. Çeşitli çıkan elektrikli otobüsler neden Bursa’da daha fazla kullanılmıyor diye bir de Levent beye bir soru olmuş.

Levent FİDANSOY – Burulaş Genel Müdürü: Şimdi elektrikli otobüs konusu daha Dünya’da tam oturmamış. Bir soyut yöntemle bir otobüs 80 kişi taşıyor ortalama. Elektrikli alet dediğiniz zaman 4 ton akü üzerine koymamız lazım. Bu 4 tonluk akünün 2 yıllık ömrü var ve 4 ton akü koyduğunuz zaman dolayısıyla 80 kişiden 40-50-45 kişiye düşüyor aynı hattı taşıyorsunuz dolayısıyla enerji tüketimi yerine daha fazla aküyü taşıyorsunuz toplu taşımada. Ne zaman ki bir akü benzin deposu kadar kolay bulunacak ve bir benzin deposu kadar mesafe kat edecek o zaman verim alınabilinir. Şu an yapılan şeyler çok verimli değil artı iki senedir yoğun bir çevre kirliliği konusu var. Çünkü biliyorsunuz çevre kirleticiler konusu gündem olmuştur ve böyle bir müteahhitliği yapan yüzyılın buluşunu yapmış olacak.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, teşekkür ediyorum Taha bey bunu cevapladı ama biz yine bu Stadyum ’un oradaki trafik ekibine artı yük getirdi mi diye bir soru var. Teşekkür ederim.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Ben size stadyumu bir anlatayım. Stadyum 15 bine yakın bir alan Pazar günü yapılan saat 4’te başlayan hatta saat 3’te, 5’te başlayıp,  8’de biten bir karmaşası olan bir mekân. Orada hiçbir sıkıntı yok kardeşim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Yeşil caddesi hal tarafına tek yön olarak kullanılmasını isteyen resmi araçlar dâhil olsa girmemesi düşüncesi var, alternatif olarak ne yapılabilir demiş? Mahallemizin muhtarı Ahmet GEDİK bey tarafından sorulan bir soru.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Evet, bu konuda da tek yönlü trafik uygulanması çerçevesinde çalışılıyor arkadaşlar. Şehrin her tarafında sihirli kelime şu arkadaşlar. Buna karar verdik. Bir 2017 Ulaşım yılı, artı tek yönlü trafik.  Bu iki kelime çok önemli dikkat edin.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bir de İstanbul yolunun ağır gittiğine dair bir sitemi var arkadaşların, sanki inşaatlar biraz ağır mı gidiyor diyor?

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: 2018 inşaatı kendi ihale şartlarında yürüyor, Mart- Nisan ayı gibi inşallah rayı orada yürütmüş olacağız.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, Belediyenin almış olduğu park ücretlerinin hukuka aykırı olduğuna dair Danıştay kararı bulunmaktadır demiş bir arkadaşımız. Danıştay 8. dairesi kararları daha sonra ben size iletirim. Bursa Barosu Tüketici Hakları komisyonundan böyle bir soru gelmiş, bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yani halen ücret almaya devam edecek misiniz diye bir soru yöneltmiş.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Biz bu konuyu devam ettireceğiz arkadaşlar, burası Büyükşehir ve burada yaşamanın bir bedeli var arkadaşlar o arabayı alıyorsak bakın Levent bey anlatmadı, Levent Bey’e bir arkadaş geldi Kartal ile gelmiş Mercedes’le gidiyor adam. Bir tanesinin yanında İşte yanında kız arkadaşı var. İşte Bilet çok pahalı diye Başkan’a gelmiş yani geldiği araçta lüks araç. Ben demiş 25 yaşında bir öğrenciyim niye bedava değil mezun da olamıyor, askere gitmemek için ya da başka işte neyse kendi imkânları var bedava olsun yok böyle bir şey.

Vatandaş: Başkanım, muhtarlara olsun, muhtar arkadaşlar biz gidiyoruz 10 dakika işimizi görelim diye.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Sayın muhtar Ar-ge grubumuz var bunu yazıyla iletin. Muhtarların dernek başkanımız var iletin bunları değerlendirelim onu demek istiyorum yani bunlara ben size cevap veremem, bunlar siyasi kararlar.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Arkadaşlar, bu önemli içinde olacak, efendim işte bunlarla ilgili bir sunum yapacağız.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Bunları bize yazıyla iletin ki kalıcı olsun yani dernek başkanımızın da yazıyla yazması uygun olur.

Vatandaş: Dernek başkanımız var ama bir gün dahi bir muhtarımızın kapısına geldiği yok.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Yani benim cevap vereceğim bir şey değil onu demek istiyorum Sayın muhtarım. Tamam, inşallah bir şekilde bakarız.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bursa içi ana ve Önder DÜLGER Bey’e birkaç kısa sorular var; Bursa içi ana ve ara yollarda parklanmalar var, çok yolları sıkıntıya sokuyor bunlarla ilgili trafik denetiminde bir eksiklik olduğu ifade ediliyor. Bununla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz? Efendim trafik levhalarının bir arkadaşımız da farklı bir öneri sunmuş. Trafik lambalarının demiş bence %70’i gereksiz diye bir önerisi var. Tabi Trafik Şube Müdürlüğünün işi. Beraber değerlendirelim.

Önder DÜLGER – Emniyet Trafik Şube Müdürü: Şimdi değerli katılımcılar bu size hitap ederken bahsetmiştim kullandığımız şeyi sürekli kullandığımız yolları otoparktan ne kadar çok çıkartırsak biz o kadar konforlu seyahat ederiz, o kadar hızlı gideceğimiz yere gideriz, o kadar sorunsuz gideriz. Tabi böyle bir talep var biz az önce de arz ettim böyle bir çalışmaya başladığımız zaman çok şikâyet edileceğini bekliyorduk ama vatandaşımız memnun. Biz Ankara yolunda, şehir merkezinde, Atatürk caddesinde, T1hattı üzerinde bu otopark olarak kullanılan yolları bu konuda tanımlı ve özellikle işte Falkon iş merkezi karşısında, denetimli serbestlik bölgesinde, artık o kısım belli. Bizim şehrin batısından bu yana böyle bir uygulamamız yok, çünkü elimizdeki ekipman bu kadar olduğu için tabi ki biz tabi cumartesi pazar işlerimizi bırakıyoruz sadece alışveriş merkezleri civarındaki şikayetleri değerlendirmek zorunda kalıyoruz. Konuşmamın en başında bunu söyledim biz sadece kendimizi düşünüyoruz, karşımızdaki ne düşünür ne yaşar ne der? Düşünmüyoruz. Biz ortalama 50 ya da 60 tane sadece otopark çıkışına park etmiş araçla müdahale ediyoruz. Her birine 10’ar dakika ayırsak aslında bakın olay yerine gitmeniz belki daha uzun 20’şer dakika ayırsanız 600 dakika veya 1200 dakika yapar. Ne kadar hızlı olduğunuzu düşünün yani bir düşüncesiz sürücü yüzünden. Yine trafik lambaları eksiktir fazladır bunu burada öyle gibi geliyor ama UKOME Müdürümüzde burada. İnanın her UKOME toplantımızda en az 10 tane ışıklı kavşak, kavşağa ışık veya hız kesici düzenek isteniyor. Bu konuda da UKOME kurulumuz hepsini değerlendiriyor.

Vatandaş: Bir örnek verebilir miyim? Bence %70’i fazla dedi örnek olarak söylüyorum. Örneğin Teleferikte o istikamette yani ana arterler haricine araçla giderken bir bakarsak ya da Atıcılara inerken orada ışıklı bir lamba var bazı yerler için söylüyorum Genel anlamda değil o lambaların gereksiz olduğuna ben inandığım için yazmıştım. Orada daha ciddi bir olay var.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Belki başkanım bakmak gerekebilir teşekkür ediyorum sağ olun. Ama tabi inanın bende bir vatandaş olarak lambaların gerekli olduğuna inananlardanım belki yerine göre lokal olarak bu dediklerimiz düşünülebilir çünkü biz henüz daha birbirimize müsaade etmeyi öğrenememiş bir millet olarak ancak lamba bizim hakkımızdan geliyor diye düşünüyorum.

Taha AYDIN – Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve RAYDER Başkanı: Bakın biz metroya uçan adamlarız, metronun içine giriyor adam ya düşünebiliyor musunuz, şehir içerisindeki trafiğin içinden geçen metrodan bahsediyoruz uçmuş içine girmiş. Ben bir örnek vereceğim kardeşimizin bu yakınmasına karşılık. Torino, İtalya’nın ikinci büyük kenti Milanodan sonra. Sanayi kenti, Bursa’ya da benzer. Ana caddesi Paris’e giden yani Fransa’ya giden yol üzerinde 70 metrede bir devamında 100 metrede bir, daha devamında 150 metrede bir 200 metre, 100 metre, 70 metre lambalar görünüyor. Ana yoldan bahsediyorum, caddeden bahsediyorum, 3’şer şeritli yoldan bahsediyorum. Dolayısıyla bu trafiği kontrol etmek çok da saçmalık gibi oluyor çok da abartmışlar.  Yavaşlatmışlar ama hızlı gidersen ileride sıkışacaksınız. Yolun önü açık değil ki nereye gidiyorsunuz? Ankara yolu burası şehir içinde giden trafik lambaları şehir trafiğini yavaşlatır ve düzenler, bunu da bilgi olarak vermiş olayım.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, bu noktada başkanımın bir ilavesi var.

Erdem SAKER – Geçmiş Dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı: Bu konuda benim tamamen ters bir örneğim var yaşadığım bir örnek. Fransa’nın Lyon kenti. Hiç trafik lambası yok ama kural var. Kavşağa giren yanlış hatırlamıyorsam yol soldan gidilir, herkes uyuyor.

Önder DÜLGER – Emniyet Trafik Şube Müdürü: Biz maalesef trafik kurallarını uygulamakta zorlanıyoruz. Biz oraya işte hız tabelası koyuyoruz veya park yapılmaz tabelası koyuyoruz. Orası mutlaka hem dikey hem yatay işaretler, görsel işaretler veya o da yetmiyor ki kesinlikle ve kesinlikle delinatör dediğimiz duba montelemek zorunda kalıyoruz. Park yapılmaz dendiği zaman park yapılmaz, bitti. Ama bilmiyorum biz Türkiye’de de ben bu kadar delinatör olan başka şehir var mıdır ben merak ediyorum yoktur. Bakın Ankara’da bu kadar yok, İstanbul’da bu kadar yok, Adana’da bu kadar yok, Antep’te bu kadar yok. Biz yapıyoruz bakın bunu tabelalara rağmen denetleyecek kadar başkanım dedi malumunuz 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra güvenlik ön planda, çok daha farklı çalışma sistemine girdik. Takdir edersiniz personelimiz oldukça azaldı, biz çalışma sistemimizi çalışma saatlerimizi arttırdık ama halen yetemediğimiz yerlere bu şekilde delinatörler ile engellemek zorunda kalıyoruz. En başından tekrar söylediğim gibi zannediyorum disiplinli çalışarak hepsini çözeceğiz.

Levent FİDANSOY – Burulaş Genel Müdürü: 3 kural olursa bir tanesi öncelik hakkı, ikincisi park yasağı, üçüncü hız sınırı hiçbir lambaya gerek kalmaz.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ederim, şimdi devamında bu konuyu toparlayalım sonra salondaki katılımcılarımızın özel olarak ilave edecekleri varsa ilave edebiliriz. Çünkü salondan bir izin isteme durumu var herkesin. Şimdi Rasim abi ben sana çok katılamayacağım soru verdin. Sanayi yatırımlarımızı durdurursak trafiği de rahatlatırız bunu yapmayalım biz sanayi yatırımlarımızı belki ilçe civarlara kaydıralım. Bunları çözelim ama Bursa Türkiye’nin tabi ikinci ihracat üssü, üretim şehri. Bu üretim olmazsa Türkiye’yi biz taşıyamayız üretim şart, sanayi de şart her şeyi çözeceğiz aynı anlattığımız gibi. Dünya’da nasıl hem sanayi şehri var, hem trafiği çözmüşler ama en önemlisi de bunlara katılım, anlayış lazım yani bu bizim kültürümüzün de bir değişikliğe uğraması gerekiyor. Yoksa hep polis memuruyla, lambayla hep tepemizde biriyle olacak işler değil bunlar. Ben bu toplantıyı toparlıyorum.

Vatandaş: Bir şey sorabilir miyim Taha beye.


Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Ama çok kısa biz soruları aldık ya onların hepsini vereceğim zaten kendilerine bakın burada katılımcılarımız bakın saat çok uzadı onlara izin verelim özel olarak siz gene durun yine de soruları sorun. Bakın devam edeceğiz lütfen, efendim Rasim bey.


Vatandaş: Osmangazi’nin nüfusu geçen sene 831 bin nüfustu, 21 vilayet var tek tek 831 bin nüfus vilayetlerin tamamı. O yüzden programlı yatırım yapılsın yeter buranın inşaatı.


Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Artık yeni döneme diyoruz ki Bursa diğer yerlere destek verecek, yatırım yapacak.


Vatandaş: Her yerde 8 kattan fazla bina yasak neden, nüfus çoğalmasın diye.


Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet, peki teşekkür ederim, değerli katılımcılar ben sabrınız için çok teşekkür ediyorum. Bize bu zamanı ayıran değerli sunucularımıza katılımcılar, sizler adına teşekkür ediyorum umarım faydalı olmuştur, sağ olun, var olun.