• 24 Kasım 2017

Kurumsal

71. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 14 KASIM 2014


BURSA KENT KONSEYİ “BURSA ŞEHİR LOGOSU” KONULU
BURSA KONUŞUYOR TOPLANTISI
14 Kasım 2014 CUMA / SAAT: 14.30
Merinos AKKM Başkanlık Salonu


Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Bursa Kent Konseyinin çok değerli katılımcıları, gönüllüleri Bursa’mızın günümüze ve geleceğe yönelik önemli bir konusunu konuşmak ve görüşmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bugünkü konumuz Bursa Şehir Logosu. Bursa Kent Konseyi gerçekten üzerine düşeni yapmaya gayret eden ve bu yolda çalışan koşturan 30 çalışma grubu, 4 meclisi, 6 çalışma ofisi ile Türkiye’nin en büyük lider Kent Konseyi konumunda olup bu hızla, bu istekle, bu arzuyla örnek çalışmalarını devam ettiriyoruz. Bursa Kent Konseyi, evet arkadaşlar şu mikrofonu kesiklik yapıyor bu.
Bursa Kent Konseyi çok değerli katılımcılarına burada, yöneticisi olduğum Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nin, mikrofonlarındaki azizlik için özür diliyorum. Arkadaşlarımızla bilale görüşeceğiz, ne diyelim bu işler böyle işte, arkadaşlar espri ile geçiştirmemiz lazım. Kolay şeyler değil bunlar, dua edin de burada olsun. Böyle çok üst düzeyde toplantılar oluyor, oralarda bu tip konuların olması biliyorsunuz hoş karşılanmaz. Ama her türlü tedbirimiz var hemen geldi yedeği tedbirliyiz. Evet, arkadaşlar tekrar hoş geldiniz diyorum, Bursa Kent Konseyi adına Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu çalışma grupları ve meclisleri adına sizlere tekrar hoş geldiniz diyorum. Aramızda tabi ki çok değerli misafirlerimiz de var, artık biz misafir demiyoruz katılımcılar diyoruz. Biliyorsunuz çok değerli katılımcılar kent konseyi protokolü olmayan neredeyse tek kuruluştur. Kent konseyinde öncülük yoktur. Kent konseyinde katılımcılık ve gönüllülük esastır, herkes gelir yerine oturur. Ancak tabi ki kentimizi yönetenler gelirse, saygıda kusur etmeyiz. Onları da en iyi yerlerde oturturuz. Görüş ve düşünce de bu şekilde çalışıyoruz, tabi böyle olması da gerekiyor. Bunu da özellikle söylüyorum. Bugün burada nasıl bir yol izleyeceğiz? Çok tecrübeli olduk biliyorsunuz bundan kısa bir süre müddet önce yine bu salonda 300 kişiyi aşkın çok değerli katılımcıların farklı grupların temsilcileri 4 saat süren DOSAB Santrali ile ilgili bir toplantı yaptık, çok zor bir toplantıydı, çok medenice oldu. Bursa Kent Konseyi’nin katılımcıları ve gönüllüleri, Bursalılar hakikaten aklı başında, aklıselim sahibi insanlar en zor konuları bile koordine edebilecek nitelikte olan insanlarımız var. Bursa önemli bir kent biz kavga etmek için değil oturup konuşmak varsa sıkıntılar onlara çözüm bulmak için buralardayız. İşte bu günde konuşacağız, dertleşeceğiz, Bursa’da ne olmuş ne bitmiş, kimler ne yapmış, nasıl olmuş? Burada çıkan sonuçları da ilgili birimlere, ilgili yerlere yazılarını bize verdiği görev gereği ileteceğiz ve takipçisi olacağız arkadaşlar şimdiye kadar olduğu gibi. Ben fazla uzun konuşmak istemiyorum hemen konuya girmek istiyorum bugünkü gündemimiz şu şekilde olacak. Kısa bir Bursa Kent Konseyi’nin tanıtım videosu var, akabinde bugünle ilgili olduğu için Valilik tarafından hazırlanan Bursa Şehir Logosu ile ilgili 3-5 dakikalık bir tanıtım filmi var, onu izlememiz lazım önce nasıl anlatılıyor, nedir konu bilgi sahibi olmak için. Hemen ondan sonra da konuşmacılarımız var spontane oluyor biliyorsunuz. Buradaki konunun akışına göre işte bizlerin inisiyatifini kullanarak akıcı bir şekilde bu konuşmaları yapıyoruz, fazla da uzun sürmeden sıkmadan konuyu bitirmemiz lazım ve her konuda Bursa’yı ilgilendiren ülkemizi ilgilendiren her konuda konuşmaya hazırız. Bursa’da hazır, bizlerde hazırız. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla ülkemizin en büyük kent konseyi konumunda olan Bursa Kent Konseyi bu yolda çalışmalarına devam edecek. Burada yürütme kurulu üyelerimizden Sayın Şuayip Toprak yanımda, Sayın Recep Yıldırım, Sayın Hasan Vanlıoğlu, Sayın Arif Çelenk, Sayın Necati Şahin buradalar. Kendilerine teşekkür ediyorum. Gemlik Kent Konseyi Başkanı yeni seçildiler onlara da hoş geldiniz diyeyim bir fotoğraf çektirmiştik. İlçelerimizdeki kent konseylerinin yapılanmasına bizde destek oluyoruz, seviniyoruz böyle istekli arzulu insanların olmasına. Mudanya Kent Konseyi başkanımız da burada Sayın Soyer Kazancı. Gemlik Kent Konseyi başkanımız Mukaddes Serim hanımefendi, ben kendilerine de hoş geldiniz diyorum yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. Gemlik de biliyorsunuz Türkiye’de önemli Bursa’da da önemli bir ilçemiz. Artık ilçe tabirinin önüne geçmiş bir yer, bir şeyler bekliyoruz yani oralardan ses bekliyoruz arkadaşlar. Evet, hep beraber çalışacağız. Şimdi bizim klasik kent konseyi videosunu şöyle bir döndürelim. Evet, gerçekten mutlu gururlu bir insanım böylesine önemli etkinlikleri yapabilen bir kent konseyinin başkanı olmanın mutluluğunu yaşıyorum. İnşallah görevimizi yapmaya gayret ediyoruz, Kent Konseyi Genel Sekreterimiz doktorasını verdi, doktor oldu. Doktor Enes Battal Keskin’i hem tebrik edelim kendisini bu arada ünvanını da sizlere takdim etmiş olduk. Şuayip Toprak biliyorsunuz Bursa’nın tecrübeli insanlarından yaşlı ve yanımda da genç bir arkadaşımız şimdi bakın.

Vatandaş:
Rumelilerin babası, Şuayip Toprak Rumelilerin babası.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Sen şimdi orada biraz otur, heyecan yapma. Şimdi burada bugüne de rastlıyor şimdi bu fotoğrafı da sizlere vermek için. Gençlere gerçekten önem veriyoruz, bu lafta değil onlarda biliyorlar, onlarda işin farkındalar ve iyi çalışıyorlar. Bütün meclislerimiz Kadın Meclisi olsun, Engelliler Meclisi olsun, Çocuk Meclisi olsun vızır vızır çalışıyorlar. Hemen Valiliğin iki tane arka arkaya sunumu var 3’er 4’er dakikalık değil mi arkadaşlar? Şimdi onları izleyelim ve hemen akabinde konuşmalara geçeriz.
Evet, arkadaşlar Bursa Valiliği’nce yapılan video sunumlarını da izledik öncelikle şunu söyleyeyim, Bursa’nın tanıtım filmi gerçekten izlenmesi gereken bir film onu söylüyorum diğer konu ile ilgili fikrimi söylemiyorum onu burada birlikte konuşacağız. Bu çalışma Bursa’yı bilmemiz tanımamız tarihimizi bilmemiz açısından önemli. Dünya mirası, kültür ve tarih mirası olan böyle bir kentte yaşıyoruz. Gerçekten mutluyuz, sevinçliyiz ve bununda görevlerini yerine getirmemiz lazım. Şimdi tabi bir bilgi olarak söyleyeyim, Bursa Şehir Logosu’nu ortaya çıkaran kurum Bursa Valiliği, evet arkadaşlar arkadaki telefonla konuşan arkadaş. Şimdi biz Sayın Valiliği de ilgili kurumları da yazışma ve telefonla davet ettik. Bilginize sunuyorum, ancak bu sunumları da internetten ve dağıtılan CD’lerden çıkarıp önünüze koyduk, bunu bilgi olarak sunuyorum. Şimdi çok değerli arkadaşlar Bursa Kent Konseyi’nin başkanı olarak ve konsey kurulu olarak bizim görüşümüz olmaz lehte aleyhte. Bizim görüşümüz, bizim gönüllülerimizin ve katılımcılarımızın oluşturduğu bu ortamda oluşan fikirleri derleyip toplamak ve ilgili yerlere iletmektir. Bakın bu da çok önemli bir ayrıntı kent konseylerinin başarılı olmasının temel tarafı da bu. Semih Pala, sen ne diyorsun dendiği zaman Kent Konseyi Başkanı sıfatında lehte veya aleyhte bir ifade de bulunmuyorum izlediyseniz yıllar içinde. Niye sorumluluk gerektiren bir şey ama bakın sizleri topluyoruz burada görüş ve düşüncelerinizi söylüyorsunuz böyle bir ortamda. Türkiye’nin idari yapısında tek ortam bu. Yani resmi kurumların, akademik meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, resmi teknik kuruluşlarının bir arada olduğu muhtarların, vakıfların olduğu bir ortam resmi bir yasal bir ortam. Gayet güzel medenice buralarda bu konuları konuşuyoruz, konuşabiliyoruz. Şimdi Bursa Valiliği’nin iyi niyetli bir çalışması olarak ortaya koyduğu lale figürlü Bursa Şehir Logosu hakkında konuşmalara ve görüşlerinizi almaya başlıyoruz ben şimdi nereden başlayalım diyorum. Sayın Tahsin Bulut, Kamu Politikaları Enstitüsü Derneği olarak görüş ve düşüncelerinizi alalım. Önce bir 5 dakikaya kendinizi ayarlayın, ona göre biz şey yapalım çünkü burada bayağı konuşmacımız var. Hemen akabinde Serkan Beyoğlu, Bursa Grafik Tasarımcıları Derneği değil mi? Evet, onu alacağız evet Tahsin Bey buyurun.

Tahsin BULUT – Kamu Politikaları Enstitüsü Derneği Başkanı:
Sayın Başkan, Sayın Divan, kent konseyinin değerli katılımcıları sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sayın Başkanım 5 dakika tabi çok az oldu. Ben Bursa Kent Konseyi Genel Sekreterliği’nden ayrıldığımdan bu yana ilk defa söz alıyorum bir Kent Konseyi toplantısında. O vesile ile birkaç dakika daha üzerine eklerseniz böyle bir torpili hak ettiğimi düşünüyorum. Evet değerli katılımcılar esasen şehir logosu, şehirlerin markalaşma sürecinin bir enstrümanıdır, bir ara ürünüdür. Bu süreçteki çalışmanın bir parçasıdır aslında şehirlerin logo çalışması. Ama görüyoruz ki Bursa’da yapılan bu çalışma bir markalaşma projesinin bir ayağı olarak değil belki ‘Marka Şehir’ düşüncesinin ortasından seçilmiş bir eylem planı olarak ortaya çıkmış. Semih Başkanımızın söylediği gibi elbette iyi niyetli hazırlanmış ama kentlilik paydaşlarını bay-pas ederek hatta esas tartışılması gereken yer burası olması gerekirken ki şimdi çok şükür tartışıyoruz. Bunun için ayrıca kent konseyi başkanımızın şahsında yürütme kuruluna da çok teşekkür ediyorum. Esas burada tartışılması gerekirken merkezi yönetimin adımı olarak biliyorsunuz, valilikler kentlerde merkezi yönetimi temsil ederler. Yerel inisiyatifler devre dışı bırakılarak, kentli paydaşlar devre dışı bırakılarak bir logo ortaya çıkarılmıştır. Markalaşma sürecini bir kenara bırakıyorum bununla ilgili söyleyeceklerim var. Eğer zamanım olursa Bursa’da geçmişte yapılmış Bursa’nın hafızasında önemli bir çalışma var ona da biraz değinmek isterim. Ancak bu logoya baktığımızda değerli katılımcılar, ben şahsen Bursa’yla logo arasında herhangi bir bağlantı kuramadım. Eğer kuran arkadaşımız varsa onun burada izah etmesinden de büyük memnuniyet duyarız. Esasen Yeşil Türbe’den, Sultan Külliyeleri’nden birinci sunuda var. Uludağ’dan, Teleferik’ten, Irgandı Köprüsü’nden, Hanlar Bölgesi’nden veya başka Bursa’nın önemli sembollerinden bir siluet taşımayan bir iz taşımayan sembolün Bursa’ya ait olmasını da anlayışla karşılamak ya da anlamak pek mümkün değildir. Bilirsiniz çağdaş resimde baktığınız zaman hemen çok fazla şey size ifade etmez ama onun arka planı vardır. Çağdaş resimleri irdelersiniz ve oradan bir şeyler anlamaya çalışırsınız. Ama bunda öyle bir şeyde ben göremedim yani bu logo da ve lalede öyle bir şey göremedim. Kaldı ki son zamanlarda bir laledir tutturuldu gidiyor, herkes bir lale sembolüyle uğraşıp duruyor. Bursa dendiği zaman her şeyden önce öncelikli olarak lale akla gelmiyor, Bursa’da lale üretilmiştir ayrı şey ama öncelikli olarak lale akla gelmiyor. Burada üç temel yanlış yapılmıştır değerli katılımcılar logo hazırlanması sırasında. Birincisi bir kere kentlerin markalaşma sürecinin bir ayağı olarak bu düşünülmemiştir yani Bursa’nın bir markalaşma stratejisi ve markalaşma eylem planı vardır. Geçmişte bu ciddi bir ajanda olarak hazırlandı, bir dosya olarak hazırlandı. Ama o tozlu raflarda duruyor, o gözetilerek böyle bir çalışma yapılmadı. İkinci hata biraz önce söylemiştim yerel bir nitelik taşıyan böyle bir çalışmanın merkezi otorite tarafından merkezi otoritenin temsilcileri tarafından hazırlanması da başlı başına bir yanlıştır. Bu tamamen yerel inisiyatifin, yerel yönetimin, Büyükşehir’in, Bursa Kent Konseyi’nin ve yerel paydaşların iştirakiyle çalışmasıyla hazırlanması gereken bir çalışmaydı ikinci büyük yanlış bu. Bir başka yanlışta bu yetmez, yerel halkın tümünün katılımını sağlamak bu günkü bilgi teknolojileri internet imkânı ile birlikte herkesin görüşüne bu konuyu taşımak da mümkündü o da yapılmadı. Üç büyük eksikle birlikte hazırlanmış logo bu haliyle ortaya çıktı. Yanlıştır. Bu tamamen yerel inisiyatifin, yerel yönetimin, Büyükşehir’in, Kent Konseyi’nin ve yerel paydaşların iştirakiyle çalışmasıyla hazırlanması gereken bir çalışmaydı. İkinci büyük yanlış bu. Bir başka yanlışta, bu yetmez yerel halkın tümünün katılımını sağlamak. Bugünkü milli teknolojilerin internet imkanı ile birlikte herkesin görüşüne bu konuyu taşımakta mümkündür. O da yapılmadı üç büyük eksikle birlikte hazırlanmış logo bu haliyle ortaya çıktı. Sayın başkanımız zamanım kaldı mı? Bir kere değerli katılımcılar çok kısa markalaşmaya değinmek istiyorum. 2007 yılında Kültür Bakanlığı’nca 2007 hatta 2023 Türkiye turizm stratejisi kapsamında 2007 – 2013 Türkiye’nin kimi kentlerinde markalaşma stratejisi ve markalaşma eylem planı çalışması başlatıldı ve bu valilikler aracılığıyla kentlerin yerel yönetimlerine tebliğ edildi. 15 il seçildi. Bunlardan biride Bursa’ydı. Pilot il olarak seçildi. Biliyorsunuz markalaşma aslında dünyada çokta yeni olmayan bir akım kentler için çok önemli yeni gelir getirisi bir turizm perspektifidir. Çağımız da artık bir turizm çağı 1960’larda Bursa sanayi şeridini bulmayla yola çıkmıştır ama 90’lardan bu yana bu tür akıma kendiliğinden ortaya çıkan bir yeni trend olarak Bursa artık hedefini turizm olarak belirledi. Nitekim Bu çağda 21. yy’ da turizm egemen sektör olarak kabul ediliyor. Ve kentlerin markalaşması da turizm eksenli bir çalışma olarak anlaşılıyor yani bir kentin markalaşması dendiği zaman akla otomobil üretimi gelmez. Evet, Amerika’da detroit vardır. Otomobil üretimi akla gelir ama detroit otomobil ürettiği için marka şehri değildir. Bunun içinde turizm kaynağı turizm geliri elde edemez. Ancak otomobille ilgilenenlerin gittiği bir şehirdir zaten karanlık şehir olarak adlandırılır. O bakımdan Bursa markalaşma stratejisini turizm eksenli turizm omurgalı bir tercih olarak ortaya koymuştur. 2008 de bu konu bu çalışmanın yürütülmesi için değerli katılımcılar, Büyükşehir Belediyesi’ne valilikçe o zamanki valilikçe Büyükşehir, benimde katıldığım bir toplantıda Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri olarak oradan Yerel Gündem 21’e bu görev verilmişti. Bir zamanlar arkadaşlık 5 ay süren 5 ayıda geçen Bursa’daki hemen hemen bütün paydaşlara haberdar ettiğimiz üniversitenin, işletmelerin, BTSO’nun, sivil toplum kuruluşlarının tüm belediyelerimizin davet edildiği ve alt kurumlarla birlikte 67 kurum kurumsal olarak katıldığı çok güzel bir çalışma yapmıştık. Ortaya da iyi bir dosya çıkmıştı hem Bursa için bir markalaşma stratejisi ortaya koyduk hem ona bağlı olarak da 56 projeden oluşan markalaşma eylem planlarını çıkardık. Ama ne yazık ki o çalışma hem turizm bakanlığının raflarında hem de bizim işte vilayetin tozlu raflarında bekliyor. Daha sonra Bursa Ticaret Odası İstanbul’dan Bursa’ya marka şehir seyahati diye bir etkinlik düzenlemeye başladı arkasından Osmangazi Belediyemiz Avrupa’nın bazı şehirlerinde yurtdışında Bursa’nın tanıtımı ile ilgili bazı etkinlikler organize etti bunlar doğru şeyler ama bunlar bu marka kent projesinin küçük ayaklarından biriydi. Bu logoda öyle şimdi yani markalaşma bir projedir ve bir bütünsellik içersin de ele alınır. Uzun erimli bir çalışma olarak baştan sona yürütülür. Sonunda ortaya bu kentin markalaştırmaya dair emareler ortaya çıkar. Karşılığında bir turizm geliri elde edilir yani kente bir akış başlar. Özellikle de Yurtdışı bakımından yabancı turist bakımından ciddi bir gelir getirici durum ortaya çıkar. O zaman şehrin bu markalaştığını anlarsınız bunun içinde ivme belirlemiştik. Tabi biz derken bu projenin içerisine katılan birçok katılımcının ortak tercihi ile birlikte yani bir bakıma Bursa’nın tercihi ile işte tarihi kültürel miras, kaplıcalarımızdan ötürü termal turizm, Uludağ’ın bizati kendisi birde bu kongre merkezinin uluslararası kataloglara girmekte olacağını düşünerek kongre turizmin bu dört ana başlığın temel ürün olacağını düşünmüştüm. Bunu içerisinde Bursa’ya bir slogan bulmak, Bursa’ya bir logo oluşturmak bu çalışmanın için ayaklardan sadece biriydi. Benim burada esas rahatsızlığım kentin tümünü kuşatacak anlayışla yola çıkıp böylesi mühim bir projenin tamamını gerçekleştirmek yerine aradan sadece bir logo seçip onun çalışmasını yapmak orda işte Bursa paydaşlarının, Bursa halkının, Bursa katılımcılarının inisiyatiflerinin dışında gerçekleştirmek gerçekten kentlerimizin geleceği açısından, Bursa’nın geleceği açısından çok sağlıklı adım olmadığı kanaatindeyim. Sözlerimi üç tane görüntü vererek bitirmek istiyorum Sayın Başkanım. Cüneyt Bey o tuhaf logolar vardı. Şimdi bu logo ve benzeri çalışmalarla ilgili o kadar enteresan işler yapıyoruz ki normalde şehrin logosu o şehri cazip kılan o şehri markalaştıran bakıldığında bu şehirde bu var ama önemli bir şey var o şehri geri getirecek anlam taşıyan bir enstrüman olarak seçilir öyle değil mi veya kentin tümünü kuşatacak bir enstrüman olarak seçilir, kent şimdi bakalım bazı ilginç örneklere mesela Adana da karpuz yapmışlar arkadaşlar bir şehri bir meyve temsil edebilir mi? Tuhaf bir logo değil mi? Yani karpuz demek ki Adana’nın başka bir şeyi yok sadece karpuzu var. Geçelim evet bu da Denizli’de ki elma, elmayla markalaşmaya çalışıyoruz arkadaşlar. Geçelim uzakta değil İnegöl’de tuhaf değil mi arkadaşlar İnegöl’de her geçişte buna bakarım ben köfteyle logo yapmışız, heykel yapmışız İnegöl’ü aramızda İnegöllüler varsa alınmasınlar İnegöl’ü temsil edecek o kadar daha sağlam semboller var ki şimdi mobilya düşünebiliyor musunuz mobilya tasarımı üzerine bir heykel dikilseydi ki İnegöl için çok ciddi bir gelir kaynağı sembol olabilecek bir şey varken köfte halbuki şehirlere yurt dışından gelen ya da çevreden gelen insanlar bir marka ürünü için gelirler temel bir marka ürünü için yani termal turizm için mobilya için gelirler ve yemek vakti sorarlar buranın nesi meşhur, o zaman söylersiniz sizde köftemiz iyidir, işte İskenderimiz iyidir ya da şu yiyeceğimiz iyidir dersiniz. Onları götürüp işte o yemeği ısmarlarsınız ya da gidip yerler ama bu sembol olur mu? Şehrin böyle sembolü olur mu? Bu kara mizah gibi bir şey. Geçelim, bu da Kırkağaç kavunu burada çok ciddi paralar harcanmış normal bir kavunun 50 katı büyüklüğün de burada küçük görünüyor. Orda kavunla markalaşıyoruz bir sonraki evet Malatya da kayısı yani hakikaten kara mizah gibi böle içine çekirdeğini de ihmal etmemişler koymuşlar. Bu da böyle bir şey başka var mı? Video evet buda böle gül var sanırım buda Denizli’den olsa gerek Isparta pardon düzeltiyorum Denizli de elmaydı Isparta’dan bunlar bir de ulu şehir kavramı getirildi. Değerli arkadaşlarım markalaşma sürecinde slogan çok önemlidir ama bildiğim kadarıyla Sayın Başbakanın Bursa ziyareti sırasında irticayla söylediği bir ulu şehir kavramı kentte mal edilmeye çalışıldı. Ama bu kentte bir sorun vardı ne kadar bu şehri tercih ediyoruz doğru bir slogan mıdır yeterli bir slogan mıdır? Buda tartışılabilir beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum saygılar diyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, Sayın Tahsin Bulut’a teşekkür ediyorum. Görüşlerini sundular, şehirlerin ortaya koyduğu logolarla ilgili görüşleri ortaya sundular tabi katılırsınız katılmazsınız burada medenice, demokratik bir ortam da konuları konuşmaya başladık ve grafik tasarımcılar derneği başkanı arkadaşımız Serkan Beyoğlu, buyurun.

Serkan BEYOĞLU – Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği Başkanı:
Teşekkür ederim. Sayın Kent Konseyi Başkanı öncelikle bu fırsatı verdiğiniz için sizlere teşekkür ederim. Değerli misafirler gönül isterdi ki tabi burada az önce Tahsin Başkanın dediği gibi bu logo yapılmadan önce logonun yapılmasıyla ilgili biz Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği yada bu konuda kurum ve kuruluşların çağırılıp burada bu konunun nasıl yapılabileceği ile ilgili görüşler beyan edelim burada hepimizin yaklaşık yüz – yüz elli kişinin yapılacak olan çalışma ile ilgili bir beyin fırtınası gerçekleştirelim. Ve bunun için üzgünüz öncelikle ben bir atasözünü hatırlatmak istiyorum size hepinizin de bildiği bir şey tabi ki olmuş ve ölmüşe çare yoktur. Bu sayın valimizin de daha önce televizyon kanalında söylediği gibi bu daha önce yapılmış fakat değiştirilemez değil biz Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği olarak, üyeleri olarak ve sanıyorum ki Bursa kamuoyunda bu noktada hem fikir bu logonun değişmesini istiyor. Sanıyorum divan bu konuda az önce Semih Başkanın söylediği gibi burada yapılan görüşler bir şekilde valiliğe, yetkililere ulaşıyordur. Biz Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği olarak bu logonun neden beğendiğimizi öncelikle şunu söylemek istiyorum biz tasarımcılar bir işi yaparken müşteriye sunduğumuzda tek bir çalışma değil alternatif çalışmalarla müşteriye sunuyoruz ve bu müşterimiz yaptığımız çalışmalar hakkında birini beğendim ya da şunun üzerinden şunu yapalım bunu yapalım tarzında gelen talebe göre tekrar üzerinde çalışma yapıp o yaptığımız çalışmayı tabi ki önce kendimiz beğeniyoruz daha sonra müşterimize beğendiriyoruz ve bu çalışma onaylanmış oluyor. Biz Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği üyeleri olarak Bursa şehir logosunu beğenmedik nedenlerinden de size üç madde de açıklamak istiyorum. Birincisi bu logo Bursa’yı anlatmıyor. İkincisi bu logo Bursa’nın değerlerinden bir tane bile iz taşımıyor. Üçüncüsü de arkadaş az önce bağırdı ama ona da ithafen olsun herkes bilir Bursa’yı yeşil olarak yeşil Bursa olarak biliyoruz yani tüm ülkemizde diğer şehir dışındaki herkes bilir yeşil Bursa’yı bu logoda gördüğünüz gibi bir yeşil yok. Başkanım vaktim varsa birkaç tane daha bir şeyler söylemek istiyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet, hem toparlarsınız bir-iki dakika.

Serkan BEYOĞLU – Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği Başkanı:
Size bir atıfta bulunacağım bu konuda sizin de dört tane meclisiniz var az önce ilk videoyu izledik. Orda yani gördüğüm kadarıyla söyleyebilirim çok hani güzel iyi çalışmalar var, logolarınız var tabi bunları yaparken sizin nasıl bir yol izlediğinizi bende bilmiyorum açıkçası tabiki ama demek istediğim şey anlaşılmıştır. Yani ben beğendim ama siz nasıl meclis üyelerinizle mi konuşuyorsunuz, bunu nasıl o logoyu yaparken beğendirdiniz bilmiyorum. Belki bir soru gibi olabilir bu size başkanım. Bir de ben salona soru sormak istiyorum burada bu logoyu beğenip beğenilmediğini bir el kaldırarak.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Böyle soru sorma hakkınızı siz görüşlerinizi söyleyin.

Serkan BEYOĞLU – Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği Başkanı:
Tamam, teşekkür ederim benden bu kadar. Sağ olun dinlediğiniz için teşekkürler.

Serkan BEYOĞLU – Bursa Grafik Tasarımcılar Derneği Başkanı:
Evet, teşekkür ediyoruz arkadaşımıza ve görüşlerimize devam ediyoruz. Baştan sayın valiliğin çalışmasının videosunu bunun logonun yapısal görünümünü izledik. Konunun muhatabı olarak video ve sunumu çalışmalarımızı yaptık tekrar ediyorum valiliğin ilgili kurumları toplantımıza davet ettik ve bu sunumlarla logomuzu görüşlerinize sundu arkadaşlarımız şimdi Sayın Erol Bodur TURSAB adına buyurun.

Erol BODUR - TURSAB:
Muhterem başkanım saygı değer divan ve değerli katılımcılar öncelikle Kent Konseyine böyle güzel bir konuyu gündeme getirdiğiniz için Sayın Başkanımıza başta olmak üzere teşekkür ediyoruz. GÜMRET Güney Marmara Rehberler Derneği’nin temsilen başkan olarak katıldım. Aynı zamanda Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Bursa yürütme kurulunu temsilen de başkanımız Konya’da ki bir toplantıya gittiği için onu da temsilen konuşmamı yapacağım. Bizler gerçekten Bursa’nın turizmi için gayret eden uğraşan hem rehber, hem seyahat acenteleri olarak birlikte omuz omuza şehrimizin büyükleriyle beraber çalışan kişileriz yani bizim kazancımız, gelirimiz olması gereken gelirlerimizin tamamı turizmden geliyor. Dolayısıyla turizm denilince bizde hemen koşup geliyoruz. Bu konuda görüş beyan etmeye çalışıyoruz. Bir kere biz hani bir güzelliğin keyfini süremeden logoyu tartışmaya başladık o nedir? Biz Unesco üyesi olduk. Bursa’mız Unesco’ya kabul edildi ve bu konuda sanki Unesco kendisi gelmişte Bursa’yı seçmiş gibi bu başarıyı kutlayamadık yani bunu doyasıya kutlayamadık. Bu sevinci yaşayamadık oysa Bursa’mızın değerli Büyükşehir Belediye Başkanı ve ekibi bu konuda yıllarca dosyalarla Unesco’nun kapısın da Bursa’yı anlatmaya çalıştılar yani biz bunun teşekkürünü ifa edemedik. Edemediğimiz için bunun ne kadar büyük bir olay olduğunu fark edemedi Bursa’mızda henüz fark etmiş değil ama bunu en kısa sürede kutlamalıyız ve büyütmeliyiz yani bunu çok büyük bir şekilde Bursa’mızın girişlerine bir kere Unesco’muzun Unesco’nun logolarını mutlaka acilen asmalıyız bu çok önemlidir. Bir diğeri artık esas konuya giriyorum. Vakit çok sınırlı olduğu için lale eksenli Bursa logomuz bende de gördüğünüz gibi logomuzu yakama takmış vaziyetteyim çünkü biz Bursa’mızın Bursa’mız da yaşıyoruz, Bursa’mızın kabul etmiş olduğu veya seçilmiş olan bir logoyu bende turizmcisi olarak taşımak durumundayım çünkü bunu bir şekilde benimsiyorum. Değerli misafirler bazı eleştirileri biraz fazla buluyorum.
Mesela bu logo da Bursa’nın izi yok denmesini haksız ve fazla yüksek buluyorum dozunu var. Bursa’dan izlerimiz var. Bir eleştiri bu İznik’in logosu olabilir. Çünkü bir çini deseni gibi görünüyor. Bu eleştiriyi de şöyle cevaplandırmak istiyorum. İznik’i çağrıştırsa bile İznik Bursa’mızın dünyaya açılan bir markasıdır. Önemli Bir Şehirdir. İki tane çok büyük mirasımız var bir tanesi Bursa şehrimiz, Bir tanesi İznik’imiz. Hemen pazarlayabileceğimiz tanıtabileceğimiz bu iki büyük noktamız var bizim, İznik’i çağrıştırsa ne olur, yani orda bizi bir eksiltmez İznik’i çağrıştırması. Bugün ben deniz rehber olarak ta organizasyonlarla Kudüs’e ziyaretlerde düzenliyorum. Oraya gittiğimiz an Mescidi Aksanın dış duvarlarında komple İznik çinileri var. Hatta kubbesinin büyük bir bölümünde İstanbul’da, Süleymaniye’de, Sultanahmet’te İznik çinileri var. O çinilerinin üzerinde veya Lale’nin üzerinde Bursa mı yazıyor. O bizim medeniyetimizin Türk İslam medeniyetin bir gereği bir güzelliği onu gören kişi hayran kalıyor. Home Bursa diye İngilizce tanıtılan bir videolar var, ona bakarsanız orda ki yabancı sunucu bile o çiniye bakarken hayranlığını gizleyemiyor. Nerdeyse yere düşecek yani o derece güzel. Belki büyük camilerimize çinilerine bakarken hayranlıkla fotoğraf makinesiyle sıfır noktasına kadar gelen turistleri görmüşsünüzdür. Yani bunlar önemsenmesi gereken bir şeydir. İznik’e benzetilmesi yani şey görmüyorum, eleştirmiyorum. Olabilir İznik’i çağrıştırabilir veleki çağrıştırsın. Bursa’yı çağrıştırmayan hiçbir şey çağrıştıran herhangi bir şey yok diyenlere buna örnek veriyorum. Yani eleştirenler İznik’i çağrıştırıyor diyorlar. Demek ki Bursa’yı çağrıştıran bir özelliği var. Bir diğeri değerli misafirlerimiz ulu şehir sloganı üzerine konuşmak istiyorum. Şehrimiz o kadar güzel bir şehir ki dünyada o kadar mutluyuz ki mutlu bir şehirde yaşıyoruz. Ne deseniz olur yani mutlu şehir deseniz de olur başka bir şehir deseniz de olur, her şey yakışır. Yani bu ifade etmiyor dememiz bizim aslında söyleyecek söz bulamıyoruz Bursa içinde onun için belki de söyleyemiyoruz. Çok sevdiğimiz için bütün fırsatları onun için kullanıyoruz. Bakın uzun yıllar belki on sene önce Bursa’nın turizm atlası çıkarılma çalışmaları yapıldı. Bu çalışma içerisinde de Bursa’nın neyiyle öne çıkaralım konusu saatlerce tartışılıyordu. Günlerce devam etti. Uludağ mı diyelim, Ulucami mi diyelim, İznik mi diyelim Mudanya mı diyelim, Trilye mi diyelim, Kestane şekeri mi diyelim, İskender kebap mı diyelim. Yani bakınız say say say bitmez yani bir küçük bir ambleme bir küçük bir logoya bu saydıklarınızın hiç birini sığdırmanız mümkün değil. O zaman toparlayacak olursam. Eğer Biz Bursa da yaşıyor ve bunun turizmini bu şehrin turizmini geliştirmek istiyorsak şu anda ortaya çıkan ve bize Bursa logosu olarak taktim edilen bu logoyu evet tartışalım, tartışmaya devam edelim. Grafikçilerimiz devam etsinler çalışmaya daha iyisini yapmak için bir gün gelir onun üzerindeki renklerden biri yeşil olur. Bir gün gelir çınar ağacı olur. Ama bugün bu logo Bursa’mızın logosudur. Bunu yakamıza gururla asmak bizim için en büyük onurdur ve bende bundan dolayı arkadaşlarımla beraber onurla Bursa logosunu taşıyorum. Teşekkürler.

Semih PALA - Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Sayın Erol Bodur’a görüş ve düşüncelerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Şimdi Yeşil Bursam Derneği Sayın Muharrem Karabulut buyurun.

Muharrem KARABULUT- Yeşil Bursam Derneği Başkanı:
Sayın Başkan değerli katılımcılarımız Bursa’nın şehir logosunu tartıştığımız toplantıya katılımlarınız için teşekkür ederiz. Bende Bursalılarımızın üyesi olduğu Yeşil Bursam Derneği adına söz aldım. Biraz önce konuşan TÜRSAB temsilci arkadaşımız yakamız da bu logoyu şerefle taşıyoruz diyor hayırlısı olsun o kendi görüşüdür ama Bursa halkı özellikle bizim derneğimiz üyelerimizden gelen tepkilere göre Lale Osmanlının çöküş dönemini simgeleyen bir simgedir. Aynen öyle çinilerin üzerinde sağda solda özellikle ne zaman laleye dadanmış lale devri bile var tarihimizde Osmanlı rahmetli olmuş bu nedenle biz lalenin bir çöküş sembolü olduğunu Bursa’ya yakışmadığını düşünüyoruz. Birincisi bu birde size Bursa’nın geçmişle ilgili tarihle ilgili bilgiler vermek istiyorum. Bursa ilk logosu yeşil türbedir Biraz önce TÜRSAB yetkilisi arkadaşımız anlattı doğruda söyledi Bursa’nın pek çok değeri vardır. Tarihi çınarı vardır. Ama Bursa’nın bütün o logoların da ki renkleri yeşil ve beyazdır. Trabzon sporu simge eden renk Bursa da şimdiye kadar hiç kullanılmadı. İkinci eleştirimiz bunu seçen 3 kişi var başta sayın valimiz tabi ki bir emek harcanmış güzel bir çalışma yapılmış yani grafik tasarımına logonun şekline sunumuna söylenecek bir şey yok. Emek harcanmış bitmiş bende Bursa’da 38 yıldır gazetecilik mesleğini sürdüren birisi olarak biz günlerce yani Bursa da şu anda 9 tane günlük gazete var haftalık dergi ve gazeteleri saymıyorum. Yüzlerce sayfa yapılıyor. Yüzlerce grafik hazırlanıyor her gün sizlerin eline ulaşan o medyalarla bunun dışında Bursa yeşil ve beyazdan ibarettir ikinci olarak bunu da hatırlatmak istedim. Bursa’nın grafiği yapılırken kim yapmış grafiği İstanbullu bir firma bu firma nerden geliyor Bursa’ya daha önce Kocaeli’ndeyken sayın valimiz orada çalışmışlar sonra Van’a gittiğinde Van’da çalışmışlar aynı firma Bursa’ya geldiğinde Bursa’ya gelmiş yani bir taşıma bir taşeron firma var karşımızda Bursa’yı tanımayan bir firma aynen logo ile ilgili evet sayın başkanım teşekkür ederim. Logoyu yapan firma katılımcılara bilgi vermek isterim çünkü şimdiye kadar logoyu falan şirket yaptı filan şirket yaptı diye bir açıklama gelmedi. Daha sonra konuşmama devam ediyorum. Bursa 1963 yılında teleferik yapıldığında Bursa’nın şehir logosu teleferik oldu. Sonra heykele saat yapıldı heykeldeki saat logomuz oldu.1991 yılında Bursa Avrupa Şehri ödülü aldı. Bursa’nın logosu şuanda Büyükşehir belediyemizin kullandığı Avrupa bayrağı şeklindeki Ulucami logomuz oldu. Şuanda biz UNESCO ile Dünya kenti olduk arkadaşalar biraz önce TÜRSAB arkadaşımız söyledi kendisine teşekkür ederim dünya kenti olduk bizimde Dünya kentine Bursa’yı tanıtan bir logoya ihtiyacımız vardır. Yani ben logoyu eleştirirken kabul edilip edilmeme konusu önemli değil zaten kabul edilme olayı şöyle bir oylama yapılmadı. Sadece Kültür Turizm tanıtma birliği birkaç belediyenin ve özel idarenin eski ismiyle ortak olduğu ve birlikte kurdukları bir birlik bununda yönetimi vilayet kanalıyla yapılıyor o birlik bu logoyu ısmarlamış. Başka bir şey yok yani bizim bilgimizde sonradan oldu. Lansman sırasında oldu. Önerimiz nedir Bursa’yla ilgili Bursa’nın değerlerini taşıyan ve özellikle renkleri yeşil beyaz olan bir logo istiyoruz lalesi de olmasın. Teşekkür ederim. Beni dinlediğiniz için sağ olun.

Semih PALA - Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Sayın Muharrem Karabulut’a görüş ve düşüncelerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Mudanya Kent Konseyi başkanı Soyer Kazancı bakalım oradan nasıl gözüküyor buyurun.

Soyer KAZANCI - Mudanya Kent Konseyi Başkanı:
Sayın Başkan, Sayın Divan, Değerli katılımcılar hepinizi saygı ile selamlıyorum. Sözlerime başlamadan önce bu toplantıyı düzenleyen Bursa Kent Konseyi başkan ve yönetim kurulu üyelerine ayrıca teşekkürü ifade etmek istiyorum. Değerli katılımcılar Bursa Şehir logosunu görüşmek, tartışmak ve önerilerimizi sunmak için toplanmış bulunuyoruz. Görünen o ki valiliğimiz logo üzerinde kararını vermiş ve logonun basımını yapmış, tanıtımını sürdürmüş birçok arkadaşımız birçok konuşmacılar eleştirileriyle destekleriyle bu konuya açıklık getirmeye çalıştılar. Bizde Mudanya’da bu konuyu kendi çapımızda değerlendirdik. Kısaca şöyle bir sunum yapmayı uygun gördük. Bursa nedir diye önce bir başlıyorum. Bursa milattan 2000 yıllarından günümüze kadar gelen bir tarihe sahip bir kültür mirasını bize devretmiş bir büyük kenttir. Bursa barındırdığı bu zengin kültürle aynı zamanda çok büyük bir turizm merkezi haline dönüşmüştür. Bursa doğasının verdiği imkânlarla tarımın her türünün yapıldığı bir kent durumundadır. Bursa logosu üzerinde tartışmalarınızı, önerilerinizi sunarken bu tarihi, kültürü, turizmi, doğal zenginliği, tarımının çeşitliliği ve gelişmekte olan sanayi ile Bursa çıkışının neyle özellikle sanayinin ne ile başladığını hatırlatmak istiyorum. Biliyorsunuz Bursa’nın bir ipekçiliği söz konusu ipekçilik tekstil sanayinin Bursa’da ilk adımını atılmasına neden olan bir sektördür. İpeğin üreticisi kimdir ipek böceğidir. Bursa tarihte günümüze kadar ipek böceğiyle anılmış bir büyükşehirdir. Bir yerde bu kentte sanayi gelişiyorsa bunun ilk adımı ipek böceğinin varlığıyla meydana gelmiş tekstil sanayi diğer sanayi kollarının da Bursa’da gelişmesine ve büyümesine vesile olmuştur. Biz biraz önceki konuşmacı arkadaşlarımızın da değindiği birçok konuda ortak görüşümüz olduğunu ifade etmek istiyorum. Ancak size bir hatırlatma daha yapmak istiyorum. Biraz önce Valiliğin video sunumunda izlediğiniz gibi eski kültür yapıları camiler, medreseler, hanlar, türbeler, kısaca tüm tarihi mekânlar gösterilmiş. Bu arada hanlardan birine dikkat ettiysek Koza Hanı olarak orada bir ifade yer almış onun ardından da tırtıl böceğini görmüşsünüzdür şimdi bu görüntülerin içinde ben laleyi görmedim lale kes yapıştır yöntemiyle o videoya konulmuş bir figür olarak meydana geliyor. Dolayısıyla diyoruz ki Lale bize göre Bursa’yı temsil edecek bir logo olamaz, olmamalı. Teşekkür ederim. Ben tabi Mudanyalı olarak önerimiz ipekböceği koza, yani ipekböceği tırtıl ve kozadır ama bizim önerimiz dışında çok değerli önerilerde söz konusu olabilir diyoruz ki bir yarışma açılsın bu konuda logo üzerinden herkesin fikri alınsın yine burada sayın başkan uygun görürlerse Bursa Kent Konseyinin organizasyonunda toplanılsın konu öneriler tekrar gündeme getirilsin gerekirse o zaman oylama yapılarak Bursa’nın logosu üzerinde bir karar kılınsın diye düşünüyoruz. Teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.

Semih PALA - Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Sayın Soyer Kazancı özellikle sosyal insan görüş ve düşüncelerini ifade etti teşekkür ediyoruz. Burada görüyorsunuz. Bursa’nın zor konularının medenice, demokratik bir ortamda konuşuyoruz tartışıyoruz. Esas olan bu biz burada Türkiye’ye örnek işler yapıyoruz arkadaşlar Bursa çok önemli bir kent ve valilik bir işlem yapmış. Valiliğin yaptığına karşı çıkılıyor mesela olabilir bu zaten bir demokrasi bu ama bunun usulünce söylerseniz. Burada söylenenler tatbiki dinleniyor, izleniyor, bakılıyor, bakılması da lazım onu da söyleyeyim ne olur ne biter zaman gösterecek ama esas olan Bursalıların gösterdiği olgun tavırdır diyorum. Ve şimdi Sayın Erdal Aktuğ Büyükşehir Meclis Üyesi buyurun Sayın Erdal bey.

Erdal AKTUĞ - Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi:
Sayın başkan çok değerli Bursalılar hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Öncelikle konuşmamı iki temel noktaya değindirerek yapmak istiyorum. Sakın yakama taktığım şu fularla geldiğim için logo hakkındaki görüşlerimin olumlu olduğunu düşünmeyin öncelikle ama bir şeyi sizlere aktarmak ve sizlerle paylaşmak için özellikle bu simgeyle bu fularla geldim. Ticaret Sanayi Odası’nda da meclis üyesiyim ve meclis toplantımız da bizlere bu fularla rozetle birlikte dağıtıldığı bu için ve arkasından da birçok yazılarla bize gönderildiği için bu şekilde geldim zaten bu toplantının da niçin bugün yapıldığını anlamış değilim sayın başkan. Bu fularlar yapılmış, baskıları çıkmış, yazılar yazılmış bu işin çayları içilmiş.

Semih PALA - Bursa Kent Konseyi Başkanı:
İzin veriresiniz konuştuğunuzu doğru vurgulamanıza yardımcı olmak için bir açıklama yapayım. Dünkü mecliste de aynı kurgulama üzerine yapmışsınız yani bursa kent konseyi iş bitti neden yapılıyor der gibi bir yaklaşım var şimdi biz Bursa Kent Konseyi olarak bizde lansmanda bu konuyu duyduk ve yapacağımız nedir bunun hazırlıkları içinde bu toplantıyı yapmak biz işimizi yapıyoruz. Siz kurgulamanızı değiştiriniz teşekkür ederim.

Erdal AKTUĞ - Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi:
Sayın başkan bizde bu kentin dinamikleri olarak işin lansmanın da ama yapıldıktan sonra ortaya çıktığını tenkit etmek için bunları söylüyoruz. Zaten sizde bu toplantıyı öyle yapıyorsunuz. Bence size de ayıp edilmiş. Bu işi ilk kentin dinamikleri bu işler yapılmadan önce bu toplantılar yapılıp halkın ve kamuoyunun bilgisine sunulup Bursa’ya yakışır bir simge olarak ortaya çıkılsaydı o zaman ben bunu söylemezdim. Bu logolar şu yazılar yazılmadan önce yapılsaydı yine benimserdim. Bursa Valiliğinin 4.11.2014 tarihinde yazmış olduğu vali yardımcılarına kamu kurum kuruluşlarına kaymakamlıklara içişleri müdürlüklerine sanayi ve ticaret odası başkanına, esnaf odası başkanına sivil toplum kuruluşlarına şu yazılmış arkadaşlar. Yazıda diyor ki biz bu logoyu yaptık kullanacaksınız kullanmazsanız da hatta aynen okuyayım hata etmiş olmamak için bütün birimlerin Bursa şehir logosu ve sloganına ilişkin kullanımına ilişkin çalışmalarını 31 Ekim 2014 bitimine kadar yapmalarını bu tarihten sonra yapacakları yazışmalarda şehir logosu ve sloganının kullanımı ile ilgili genelgemiz duyurulmuştur. Arkasını okumuyorum. Bu genelge hükümlerine uymayan kurumların yazıları imzalanmayarak geri iade edilecektir. Şimdi hem Bursalıların hizmetine sunduğunuz veya Bursa’yı tanıtmak için kullandığımız logoyla ilgili halk ve kamuoyu içerisinden hiçbir şey yapmayacaksınız ondan sonra böyle bir yazıyla sizin valilik makamına yazdığınız yazıya cevap vermeyeceğinizi söylüyorsunuz. Bizde burada bu yazıyı tartışıyoruz. Bu acı bir olaydır. Böyle bir şey yanlıştır. Özellikle bu yazının düzeltilmesi gerekmektedir. Şimdi prosedürüne gelince bu işle ilgili yapılan çalışmalar daha önceki vali zamanından başlatıldığını herkes öyle düşünüyor. Fakat bu işi yine kapalı kapılar arkasından ben yaptım oldu mantığıyla atanmışların İstanbul’a siparişiyle yapılıyor. Biz yıllardan beri Bursa’yı İstanbul’un arka bahçesi olmaktan çıkarmaya çalışıyoruz. Bursa metropoliten planla Bursa’ya biçilen rol İstanbul’un arka bahçesiydi. Siz Bursa’yı temsilen birde gidiyorsunuz. İstanbul’un lalesinin benzeri İstanbul’u çağrıştıran ve Bursa’yı arka bahçe yerine koyan bu logoyu getirip bizim önümüze dayatıyorsunuz. Artı birde bu logoyu yaparken bir modda kullanıyorsunuz. Ulu şehir modası. Sayın Tahsin arkadaşımız söyledi. Sayın başbakanın bundan 8 ay önceki Bursa’ya gelince söylemiş olduğu bir konuşma esnasında konuşmuş olduğu ve arkasının neresine gideceğini bilmediği bir düşünce. Ama bunda art niyet olduğunu düşündüğüm için bunu söylüyorum. Ulu şehir logosunu kullanıyorsunuz. Ve ulu şehri kullanırken de ulu şehir diye ismi patent alan bir gazete var onun bile patentine bakmıyorsunuz. Web alanların içine bakmıyorsunuz şu anda bunun her türlü resmi hakkı bu gazetenin ve İstanbul’da olan bir firmanın yasal olarak da şuan da modu böyle kullanma şansınız yok. Şimdi tabi bu çalışmanın içerisinde biz bursa da Bursa’nın motif motif işleyen ben Bursa Büyükşehir Belediye meclisine de aynı şeyi söyledim. Sayın Recep Altepe İDO’nun bize yaptırımına karşı BUDO’yu karşımıza koydu destekledik. Dedik ki İstanbullular bize bir şey diretmesin biz İstanbulluların arka bahçeyi olmayıp Budo da bu şekilde gelsin dedik. Ama bir şekilde bunu yapar iken burada atanmışlar ve seçilmişlerin bile haberi olmadan. Böyle bu logoyu kamu önüne sunduklarında biz gerçekten çok şaşırdık. Ve ben yine iddia ediyorum ki Bursa’yı motif motif işleyen Bursalıların Bursa’nın suyunu içen havasını alan Bursalıların nefesiyle birlikte bu Bursa logosunu çıkarabileceklerini ve bununda içerisinde Bursa’yı çağrıştıran bir takım simgeleri olabileceğini düşünüyorum. Ve bir an önce bu yanlıştan vazgeçilmesi gerekmektedir. Bu logo çalışması iptal edilerek yine bir takım Bursa’mızın kuruluşlarının Bursa’mızda yapılacak klimaların, sivil toplum örgütlerinin, kamu kuruluşlarının ve halkın burada yapıldığı gibi kamuoyuna açılarak bu sürecin içerisinde bu logonun Bursa’ya yakışır simgelerine girmek istemiyorum. Arkadaşlarım paylaştı Yeşiline, Teleferiğine, Ulu camisine, Uludağ’ına, Beyazına, Kestanesine aklınıza ne geliyorsa bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum saygılar sunuyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Valiliğin yazısının da tabi ki sizlerin takdirleri. Bilgilendirme, doğru bilgilendirme nasıl değerlendirirseniz orası sizlere kalmış. Biz yorum yapmıyoruz burada sizlerin düşünmesini arz ediyoruz. Konuşmacılarımız geliyor görüş ve düşüncelerini söylüyor. Şimdi hızlı hızlı gidiyoruz. Ali TURAN var tanırsınız. Aktif, dinamik, yaşlanmayan bir genç. Bakalım konuşmak istiyor ne diyecek bende merak ediyorum. Şimdi mikrofonu vermesem ben yani yandım ben. Sen orda bize bir slogan atarsın. Sırayla ama konuşmak evet Ali TURAN konuyla ilgili.

Ali TURAN:
Konudan çıkmayacağım söz. Sayın başkan değerli huzurun Bursa Kent Konseyi Bursa’mızı dünyaya tanıtacak Bursa şehri logosu ulu şehir Bursa, için toplanmış bulunmaktadır. Öncelikle ulu şehir bursa logosunda ulu olarak ne var? Uludan ve ulu camii, Uludağ üniversitesi nerede yapılan iş oldubitti durumundadır. Bir lale çiçeği Bursa’ya yetmez Ulu şehir Bursa’yı ululaştıran özelikler:
1 :Uludağ Bursa’mızın ilk üniversitesi 1975te kuruldu. Bursa Üniversitesi olarak kuruldu. Ama hemen arkadan Uludağ üniversitesi adı verildi.
2: Ulu cami dünya İslam âleminin 5. Makam olarak kabul edildi, belirtildi.
3 : Teleferik Türkiye’de ilk olmasına rağmen Bursa’da Uludağ’ın simgesi
4: Yeşil türbe Osmangazi ve Orhangazi türbeleri Bursa turları sur kapıları Bursa surların projesi bana ait. 1998 yılında önerdim bunu da paylaşmak istiyorum.
5: Çok önemli Irgandı Köprüsü dünyada 3 ton su yok. Bir köprü olarak, iki mescit ve 31 dükkânı olan, üç içerisinde insan ve özürlülerin hayvanların barındığı boşluk var. Biliyorsunuz han olarak, kervansaray olarak kullanıyor. Böyle bir eşi bulunmayan büyük bir eser nerede? Buda ambleme girmeli dünyada eşi yok minik.
6: İpek bu da dokumaya giriyor tabi. Koza Bursa’nın sembolü ipek kozası ipek böceği tramvayı yolu vardır bir yolu yok. Koza Han, Taç kapı.
7: Şeftali Bursa’nın simgesi
8: Bunları herkes biliyor. Kestane Bursa’nın simgesi.
9: Kaplıca termal oda Bursa’nın simgesi.
10: Çınar Osmanlıyı simgeleyen Bursa’nın çınarları Dua Çınarı, Koğuk Çınar, İnkaya Çınarı on uda ben tescil ettirdim. Bunu da söylemiş olayım. Bunlar daha da çoğaltılabilir. Bursa’mızı tanımayan birileri tarafından yapılmış. Bir logonun Bursa’mızı dünyaya tanıtacak olması asla mümkün değildir. Logodaki kullanılan renklerde uygun değildir. Bursa’mıza, Bursaspor’umuza yakışan renkler zemin renkleri yeşil beyaz beyazı kar, yeşili ova olmalı. Sebebine gelince zirvesinde eksilmeyen karın 700’den fazla bunların 31 adeti sadece Uludağ da bulunan endemik bitki dünyada yok. Endemik bitkileri barındıran Uludağ bunun yanında 1930’lu yıllarda Dünya’da birinci olan İtalya’nın bir şehir ile sanırım 1934 yılından kafa kafaya geliyorlar. Aynı puandalar ama Bursa’nın kaplıca suları olduğu için Bursa 1. olarak seçiliyor. Bursa ovası 1934 ova çok önemli. Yeşil yani ben isterdim. Geçen Başbakanımız geldi. En azından doldura doldura tarihi yeşil bursa demeliydi. Her şeyi söyledi de ben onu beklerdim yani. Dünyada 1. olan yeşil bursa ovası nerede derdim. Not: Lale çiçeği Kütahya çilelerinde ve İstanbul lalelide bir devri simgelediği için kullanılmaktadır. Bursa’ya az gelir logo konusunda örnek şehirlerimiz Kahramanmaraş, Kayseri, Mersin Toros, Malatya, Sivas, Van, Tokat ve Van gibi vilayetlerin özellikleri simgeler halinde logolarında yer almaktadır. Teşekkür ederim.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet teşekkür ediyoruz. Bizim için çok uğraşan koşturan bir dostumuz şimdi son konuşmacılarımıza geliyoruz iki tane konuşmacımız var. Onlara söz vermeden önce şimdi tabi kurumsal katılımcıların konuşması esas. Şimdi Bursaspor sevdalısı Ardiles bakalım halk, vatandaş bir Bursasporlu ne diyor, çok kısa inisiyatifimi kullanıyorum. Buyurun.

Ardiles:
Kent Konseyi Başkanına, Divan kuruluna, katılımcılara çok teşekkür ediyorum. Bana bu imkanı verdiler teşekkürler ediyorum. Bursa’mızın Yeşil Türbesi, Uludağın beyazı, Ovanın yeşili, Gökyüzünün mavisi birde benim bir şiirim var onu söyleyeceğim.
Uludağın eteğinden, padişahlar şehrinden selam getirdim size, başlıyorum söze Marmara’nın incisi yıkılmaz bu sende ki taraftarın sevgisi. Şampiyon Bursaspor, teşekkürler.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Teşekkür ederiz. Bunu da sunmuş olduk bu arada. Bizde Kent Konseyinde bakın ast- üst yok burada herkes birbirine eşit. Ve hemen iki tane muhtar Karacabey’den gelen muhtarımız Şerafettin Üner şöyle kısa ve öz bakalım Karacabey’den nasıl birlikte olduk hep biliyorsunuz Karacabey falan hep beraber Bursa, hep beraber Bursalıyız buyurun.

Şerafettin Üner - Muhtar:
Sayın Divan ve Sayın Divan Başkanım değerli katılımcı arkadaşlar hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ben Karacabey’in Akçakoyun köyündenim. Şimdi mahalle olduk tabi oranın muhtarıyım. Bakın böyle bir yağışlı havada kalktım buraya geldim. Şunu hepimiz iyi bilmemiz lazım ki bu kürsü siyaset kürsüsü değil. Başkanımızın her zaman izah ettiği gibi bizlerin fikirlerini yukarlara taşımak için kurulmuş bir kürsü. Şimdi ben kısa ve öz olarak şunları söylüyorum. Katılımcılar logo üzerinde herkes ayrı ayrı bir şey söyledi. Herkes kendine özgü bir şey istiyor. Bende istersem sende istersen bu logo meydana nasıl çıkacak. Ha bu logonun nasıl olması lazımdı ben şunu beklerdim. Sayın Valimden bunu açık ve net olarak bir yarışma programı olaraktan Bursa’ya ve Bursa çevresine iletirdi. Ama basından ama yazıyla resmi bir yazıyla yarışmaya girerdi öğrencilerimiz katılırdı, köylü katılırdı, esnaf katılırdı. Yani bütün vatandaş buna katılırdı. Birer logo çizerdi ismini verirdi ve ondan sonra da kuruldan valilikten değerlendirme yapılırdı bu değerlendirmede nasıl olurdu? İşte sivil toplum örgütlerinin liderleriyle mesela örnek olarak bizim Kent Konseyimiz Başkanımızda oraya giderdi. Çoğunluk olarak hangi logoyu uygun görürse Bursa’mıza onu seçerdi ve bugünde burada onun tartışmasını yapardık. Onun için ben burada yok lale olmuş, yok efendim bir yatır olmuş yok, Uludağ olmuş şey değil önemli olan bir logo olsun ki Bursa’ya geldiği zaman zaten onu görür. Burada sorar bak ben bugün Bursa’ya geldim. Baktım öğlen yemeği yiyeceğim sordum en iyi nerde lokanta nerede kebap yapılır. E şimdi kebap buraya şeyini yaparsa bir kebabın lavaşını yaparsa kebapçının reklamını yaparsın. E kalkarsan bir otomobilin logosunu yaparsan burası otomobil şehri dersin. Onun reklamını yaparsın. Şimdi biz burada yapılan logoyu dediğim gibi şunu öneriyorum tabi geri dönülür dönülmez bilmiyorum. Yarışma statüsünde olsaydı daha iyi olurdu teşekkür ediyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Evet bizde teşekkür ediyoruz muhtarımıza. Şimdi yıldırımdan bir muhtarımız evet Burhanettin Yiğit buyurun. Kısa son konuşmacıya geleceğiz.

Burhanettin YİĞİT - Şirinevler Mahalle Muhtarı:
Sayın Başkan, değerli jüri, değerli Bursa’lı kardeşlerim hepiniz hoşgeldiniz böyle bir toplantıda bir arada olmaktan dolayı çokta mutluyum. Ben önce yeşil beyaz diyorum. Çünkü ben yeşil beyazı sevmeseydim Bursa’lı olmazdım. Bursalı olmaktan da gurur duyuyorum. Şimdi burada Bursa’nın gerçekten de her şeyi ile çok fazla simgedir. Uludağ olsun, Uludağ Üniversitesi olsun, kestanesi olsun, kestane şekeri, şeftali vs. hepsini gerçekten de seviyorum. Sevmeseydim Bursalı olmazdım. 2. bir şey konuşmacılarımız yani üzülerek söylemek zorundayım. Laleye biraz da haksızlık yaptılar arkadaşlar. Lale kırmızı mavidir. Kırmızı ve mavinin simge anlamı olarak bilmiyorum tabi bileninizde vardır. Hepinizin de bileceğinize inanıyorum. Mavi ve kırmızı çizgi üzerine mavi ne demektir, barışta her zaman varım. Kırmızı demek de savaşta her zaman varım. Biz Bursalılar olarak lalemizin bir yaprağının açık olması her kim olursa olsun bağrımıza sinemize sığdırırız. Aynı zamanda Osmanlı’nın simgesidir lale, ülkemizindir ondan dolayı. Başka bir şeyden logolar seçilebilir, seçilemez mi… ama lale logosuna da lütfen fazla haksızlık yapmayalım. Ben Bursa’yı seviyorum, Bursalı olmaktan da gurur duyuyorum. Ama lale simgesine de fazla haksızlık etmeyelim teşekkür ediyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Muhtarımızın görüşlerine teşekkür ediyoruz. Fikrini gayet güzel söylüyor. Katılırsınız, katılmazsınız, biz burada bir fotoğraf ortaya koyuyoruz. Bununla ilgili yorumlar kendinize ait. Sayın Orhan Sevinçay, Bursa Kent Konseyi Tarihi Kültürel Miras Çalışma Grubu’nun eskimeyen üyelerinden.

Orhan SEVİÇAY- Bursa Kent Konseyi Tarihi Kültürel Miras Çalışma Grubu Üyesi:
Değerli başkanım, değerli katılımcılar Bursa Şehir Logosunu oluşturmak için bu çalışma yapıldığından hepinize teşekkür ediyorum. Efendim bu şehir logosuna baktığımda gördüklerimi yorumlamak istiyorum. Bunları tabiki olumlu veya olumsuz şekilde değerlendirmenizi istemiyorum. Ben bu şekilde yorumladım. Efsaneye göre Yıldırım’ın yaprak üzerindeki çiğ tanelerinin düşmesi ile yaprağın alev alıp hemen sonrasında da donmasıyla laleler oluşur. Mevlana lale için şunu söylüyor. En üzgün gülümseme. Lale divan şiiri ve tasavvuf edebiyatında kullanılmış. Allah, lale, hilal kelimeleri ebced hesabına göre 66 sayısına tekabül ediyor. Osmanlı mimari motiflerde, şair ve yazarlar eserlerinde lale ve hilali bolca kullanmışlardır. Osmanlı dün ile Hz. Muhammed (sav) Efendimizi lale ile Allah’ı anmıştır. Ferhat’ın Şirin’e olan sevgisini lale de görmesi bu eserlerde belirtilmiştir. Bir taraftan diyoruz ki lale de efendim çiniler var. O zaman şöyle diyorum Yeşil Türbesi’ni gezdik dün akşam, duyduk bir musiki gibi zamandan, çinilere sinmiş Kuran sesini. Diğer taraftan şunu belirtmek istiyorum. Bu logoya baktığım zaman ben Nilüfer Irmağı’nı hatta daha öteye gideyim Tuna ve Nil Irmaklarını görmekteyim. Ulu Şehir dediler Ulu Şehri ne sembol ediyor? Emirsultan Hazretleri ile Geyikli Babayı, Somuncu Babayı değerlendiriyor diyorum. Son olarak da şunu belirtmek istiyorum. Bu logoyu tartışmayı biz kısa zamanda bırakacağız. Nedenini biliyormusunuz? UNESCO da kazanmış olduğumuz ödül dolayısıyla ne yapıldı… UNESCO yazısı gelecek ve sertifikası gelecek. Ben arzu ederim yeni yapılan logoda böyle bir şeyin yer almasını hatta bazı turizm şirketlerinin bunları şimdiden broşürlerde bastırmaya başladıklarını duymuş oluyorum. Saygılarımla efendim.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Farklı değişik yaklaşımla sundu Sayın Sevinçay. Genç bir kardeşimiz Ahmet Can ÜNEŞ, Gençlik Meclisinden. Ne diyecek?

Ahmet Can ÜNEŞ – Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi Üyesi:
Sayın divan başkanım, saygıdeğer divan üyeleri, katılımcılar hepinize saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Öncelikle benim bahsetmek istediğim konu Sayın Belediye Meclis Üyemiz de bahsetti. Bize dayatma olması, aslında bir bakıma baktığımızda yazıyla birlikte bende şundan rahatsızım. Kent Konseyi toplantı yapacağını açıkladıktan sonra bile hala Bursa Valiliği tarafından dolmuşların kapılarına yapıştırılsın diye logo dağıtılıyor. Yani bu neyin telaşı… Başbakan gelince rozet takalım direk rozeti hemen ona takdim edelim. Yani biraz Bursalıları bekleyemezmiyiz, Bursa Kent Konseyini bekleyemezmiyiz yani bu çok mu zor. Bugün baktığımızda Antalya’da tramvay yapılsın diye referandum yapıldı. Bildiğiniz halk sandığa gitti bir tramvay için. Bu zor bir şey değil. Bizde referandum yapalım demiyoruz. 4 tane logo yaparsınız koyarsınız siteye siteden herkes tıklar. Tıkladıktan sonra seçilen logo herkesin başının gözünün üstü olur yani yapacak bir şey yok. Şimdi burada baktığımız zaman logoyu biraz incelemek gerektiğinde arkadaşlar ben birazda bir grafik tasarımcı olduğum için aynı zamanda buradan bakmak istiyorum. Bir kere logoda altın oranda bir şey yok. Tasarımsal olarak tam bir çöküş. Valilik yaptırıyor en azından iyi bir firmaya yaptırır. Yapan firma da keşke iyi yapsa. Ben bu logoda hiçbir şekilde altın oran olmadığını tasarımsal bir teknik olarak iyi bir tasarım olmadığını görebiliriz. Yine aynı şekilde Bursa’nın birçok simgesi var diyoruz. Bursa’nın simgelerini açıklarken daha çok yemeklerden bahsedilir şehrin simgeleri açılanırken, markalaşmadan bahsetti Tahsin bey. Sonuna kadar katılıyorum dediklerine markalaşma sürecinde ben şu şekilde düşünüyorum. Bir şehirde olan bir şeyi bir yere taşıyabiliyorsanız o sizin markanız olamaz. Şehirde bulunması lazım. İznik’in Çinisi ben giderim bir şehre çinilerden bir şehir yaparım olur orası Çini’den meşhur. İznik olduğuna bakmazlar. İznik’in neyi meşhur? İznik’in Arkeolojisi meşhur arkeoloji alanında ünlüdür. İznik’in tarımı meşhur. O zaman İznik’e bu şekilde bakmamız gerekiyor. Yine Bursa’nın nesi vardır? Ulucamiyi başka bir şehre yapabilirmisiniz, yapamazsınız. Uludağ’ı başka bir yere taşıyabilirmisiniz, taşıyamazsınız. O zaman Uludağ ile meşhurdur. Lansman yapacaksak eğer bir yeri anlatmak istiyorsak taşınamaz olan şeyi anlatmamız lazım. Kestane şekerini herhangi bir yerde üretebilirsiniz. Kestane şekerini bugün Adana’da da satıyorlar. İskender’i her yer yapıyor. Doğal olarak bunlar bir tanıtım ürünü olamaz. Yine aynı şekilde ben şu yönden de bakmak istiyorum ben bir aktivist olarak aynı zamanda Bursa’da biz birçok uluslararası proje yapıyoruz. Uluslararası proje yaptığımızda uluslararası katılımcılar geliyor. Uluslararası katılımcılar geldiği zaman onların şehirlerinde bu tarz şeyler daha çok var. Şehir logoları, şehirlerin markalaşma süreçleri daha fazla. Şimdi turist geldi, Bursa logosunu gördü diyecek ki bana bunu anlatırmısınız. Neden bu logo oldu. Nasıl bahsedeceğim. Ne diyeceğim ben. Lale desem etrafta lale yok, laleyi mi göstereceğim. Uludağ desem şehrin her tarafından gözüküyor. Gelmiş onlara İskender ikram etmişiz. Ulucamiyi gezdirmişiz. İznik’i gezdirmişiz bakıyorsunuz lale çıkıyor karşısına. Hakikaten dendiği gibi İstanbul’un arka planı olmaktan ben bir genç olarak da sıkıldım. Zaten genel katılımcıları İstanbul’dan alıyoruz buraya doğru. İstanbul’da uçaktan iniyorlar, ondan sonra Bursa’ya geliyorlar. Bunun bir kere düzeltilmesi gerekiyor. Şehir logosu olarak da. Arkadaşlar zor bir şey değil. Yani Üniversite de bir yarışma açılırdı. Burada birçok katılımcı söyledi. Yarışma açılırdı, yarışmaya logolar gönderilirdi çok da bir ücret ödemeye gerek yok. Bu yarışmalar parayla oluyor ama belki gönüllü olarak yapacak insanlar da olur. Bu yapılırdı oylaması yapılırdı. Oylanmasından sonra en yüksek tıkı alan yada referandum yapılabilirdi ki ona bence çok girmeye gerek yok uzun ve meşakkatli bir iş masraf yapmaya gerek yok. Bu logo belirlenirdi bu çok basit bir işlem. Valilik bunu niye kendi başına yaptı. Hemen toparlıyorum kent konseyi ne de ayıp yapılmıştır. Neden ayıp yapılmıştır? Birleşmiş Milletler dedi ki yereldeki halkı karar alma mekanizmalarına dahil etmek için Yerel Gündem 21 programı oluşturuldu. Bu program ilk defa Bursa’da uygulandı. Türkiye’nin öncüsü oldu. Bursa Kent Konseyi Türkiye’nin öncüsü Yani halkın karar alma mekanizmalarına katılımı konusunda öncü olan bir şehirde siz halkı karar alma mekanizmalarına dahil etmiyorsunuz bu büyük bir ayıptır. Bunun derhal düzeltilmesi ve aynı zamanda kent konseyinin bundan sonra bu tarz konularda fikirlerinin daha önceden alınması ve kent konseyi ile birlikte çalışılması önemli olacaktır. Birde son olarak şunu söylemek istiyorum. Valilik bildiğiniz gibi atanmayla gelir, atanmayla geldiği için yarın vali atanır başka bir şehrin valisi olur. Ben 20 yaşındayım. Türkiye’de ortalama bir insan ömrü 65 yaşında dersek Allah uzun ömür versin hepimize 45 sene daha bu şehirdeyim. Ben 45 sene bu logoyu göreceğim. Valilik belki de 3 hafta görecek. Vali belki 3 hafta sonra gidecek. Ama ben bu logoyu 45 sene yaşamaya devam edeceğim. Teşekkür ediyorum.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Son olarak Engelliler Meclisinden İpek ÖZTÜRK. Bakalım neler söyleyecek.

İpek ÖZTÜRK – Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi Üyesi:
Son anda söz aldığım için öncelikle özür diliyorum başkanım. Herkese hoşgeldiniz diyorum. Şimdi herkes kendi gönlünden geçtiği gibi fikirlerini paylaştı. Bende aynı şekilde içimden geldiği gibi konuşacağım. Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisinin yaklaşık 10 yıldır üyesiyim. Arkadaşımın da söylediği gibi 20’li yaşlardayım 24 yaşındayım ve 40 – 50 yıl daha yaşayacağım gibi duruyor ortalamaya bakarsak. Bu logoyu kullanacağım alınan karara göre. Ancak Engelliler Meclisi olarak biz logomuzu beğenmedik. Bursa’yı temsil ettiğini düşünmüyoruz. Gönül isterdi ki tüm bu kullandığımız temalardan bir şey olsun içinde. Bursa’ya bakınca a evet Bursa’da böyle bir şey var denilsin isterdik. Logo sürecinde neler yapılarak nasıl çalışmalar yapılarak bu logoya karar verildi içeriğini bilmiyorum. O yüzden burada ahkâm kesmek istemem. Ancak keşke herkesin çoğunluğun söylediği gibi Bursa halkına da bir söz verilseydi, bir fikrimiz sorulsaydı. Ben bunu çok isterdim. Birde baştan beri telaffuz edildiği gibi İstanbul algılanıyor maalesef logoda. Ben hep şunu söylerim. Beni tanıyanlar bilir. Hep İstanbul aşkmış gibi görünür ama İstanbul hep sevgilisine ihanet eder. Ama asıl aşk Bursa’dır ve hep sevgilisine yaren olmuştur, Bursa hep sahip çıkmıştır. Artık İstanbul’un çakması olmaktan kurtulmak istiyoruz. İnşallah bu logoda değişir. Hepimiz mutlu oluruz diyorum. Teşekkür ederim.

Semih PALA – Bursa Kent Konseyi Başkanı:
Toplantımızın sonuna geldik arkadaşlar. Engelli kardeşimiz konuştuğu için, konuyla da ilgili olması için bir tanıtım afişimiz var. Plastik kapak toplama kampanyamız devam ediyor. Türkiye’de ilk ve tek resmi ve sorumlu 100 tane akülü engelli aracı dağıttık. Yakında da 15 tane daha dağıtacağız. Bunu unutmayın plastik kapaklarla ilgili toplama devam ediyor. UNESCO tarihi kültürel miras dünya şehri Bursa ile ilgili Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekten ciddi çalışmaları var. Bursa Kent Konseyi de bu noktada üstüne düşeni yapacak. Daha nice toplantılarda bulaşacağız. Bugün buradaki görüşleri biz yazacağız, raporlayacağız ve belediye meclisine de valiliğe de başbakanlığa da göndereceğiz arkadaşlar ve takipçisi olacağız. Herkese mutlu bir hayat, huzurlu bir hayat Bursalılara ve ülkeme barış, huzur, kardeşlik niyaz ediyorum. Toplantımız bitti, teşekkür ediyorum.