• 25 Kasım 2017

Kurumsal

78. KENT KONSEYİ GENEL KURUL TOPLANTISI ZABITLARI - 27 OCAK 2016


BURSA KENT KONSEYİ “ORHANELİ MADEN OSB” KONULU
BURSA KONUŞUYOR TOPLANTISI
27 Ocak 2016 ÇARŞAMBA / SAAT: 14.30
Merinos AKKM Başkanlık Salonu

Sunucu: Sayın Bakan Yardımcımız, Sayın Belediye Başkanlarım, Sayın Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanım, Sayın Bursa Kent Konseyi Başkanım, Sayın Akademik Oda Başkanlarım, Değerli Bursa Kent Konseyi Genel Kurul Üyelerimiz ve Sevgili Basın Mensupları “Orhaneli Maden Organize Sanayi Bölgesi” konulu Bursa Konuşuyor Toplantısı’na hepiniz hoş geldiniz. Toplantımıza başlamadan önce Ulu Önder Atatürk ve aziz şehitlerimizin anısına sizleri 1 dakikalık saygı duruşu ve ardından istiklal marşını okumaya davet ediyorum. Toplantımızın açılış konuşmasını yapmak üzere Bursa Kent Konseyi Başkanımız Sayın Hasan ÇEPNİ’yi kürsüye davet ediyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Çok değerli Sayın milletvekillerim, Sayın Orhaneli Belediye Başkanım, Çok değerli Belediye Başkanlarım, Ticaret Ve Sanayi Odamızın Değerli Yönetim Kurulu Üyemiz, akademik odalarımızın değerli başkanları, Bursa Kent Konseyi ve Orhaneli Kent Konseyinin çok değerli kurul üyeleri, değerli basın mensubu arkadaşlarım, MADSİAD’ın değerli yönetim kurulu üyemiz, hepiniz Bursa Kent Konseyi ve Orhaneli Kent Konseyinin birlikte düzenlemiş olduğu Bursa Konuşuyor programına hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz. Kentin yerel parlamentosu olarak çalışan Bursa Kent Konseyi, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek ve katkılarıyla 4 meclis, 30 çalışma grubu ve binlerce gönüllü katılımcısı ile beraber Türkiye’ye örnek işler yapmaya devam ediyor. Bursa’yı ilgilendiren her konuyu gündeme taşıyor ve bunu Bursa Konuşuyor toplantılarıyla da geniş katılımlı ve sonuç odaklı toplantılar haline getiriyoruz. Bursa Konuşuyor toplantılarını gerçekten sizin gibi Bursa’nın her kesimini temsil eden değerli katılımcılar, değerli fikirleriyle katkılar yapıyorlar. Bugüne kadar 77 gündemli toplantı gerçekleştirdik. Çıkan sonuçlarla ilgili kurumlara gereken bilgiler ve sonuçlar iletildi. Kazanan Bursa oldu. Bursa Kent Konseyinde bugüne kadar birçok önemli konu, yüzlerce insanın katıldığı toplantılarda konuşuldu. Geçtiğimiz yıl hatırlarsınız DOSAB santrali, Bursa’da ki Yeni Sanayi Bölgeleri, Bursa Sahilleri Planlanması ve Yerli Otomobil ile ilgili toplantılarda sanayici ve iş adamlarından sivil toplum kuruluşu temsilcilerine kadar her kesimden insan söz alarak görüşlerini dile getirdi. Bugün ise Bursa Konuşuyor toplantısında Orhaneli Maden Organize Sanayi Bölgesini mercek altına alıyoruz. Konusunda uzman kişiler bizlere detaylı olarak konu ile ilgili bilgiler verecekler, Orhaneli Maden Organize Sanayi Bölgesini anlatacaklar. Bu önemli konuyu gündeme taşıyan başta Orhaneli Belediye Başkanımız Sayın İrfan TATLIOĞLU’na, Orhaneli Kent Konseyine ayrıca teşekkür ediyorum. Çok değerli Bursa Kent Konseyi üyelerine bu toplantılara yoğun katılım sağladıkları için çok teşekkür ediyorum. Sayın Milletvekilimiz Bennur KARABURUN’u da bu konuda ki duyarlılığından dolayı kendisini kutluyorum, teşekkür ediyorum. Toplantımıza iştiraklerinden dolayı tüm katılımcılarımıza, değerli basın mensuplarına çok teşekkür ediyorum. Bursa Kent Konseyi adına hepinize saygılar sunuyorum.

Sunucu: Konuşması için başkanımıza çok teşekkür ederiz. Şimdi düşüncelerini belirtmeleri için, projeyi destekleyen, bizleri yalnız bırakmayan Sayın Bursa milletvekilimiz Bennur KARABURUN’a sözü bırakıyorum.

Bennur KARABURUN – Bursa Milletvekili: Çok Değerli Milletvekillerim, Kent Konseyi Başkanım ve değerli yönetimi, Çok Kıymetli İlçe Belediye Başkanlarım, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının kıymetli mensupları, kamu ve özel sektör kuruluşlarımızın değerli yöneticileri, basınımızın güzide mensupları Orhaneli Maden OSB Sanayi Bölgesi zirvesine katılmış olmaktan dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ederken, şahsım ve partim adına sizleri saygıyla selamlıyorum. Süleymaniye Camisini yapmak için Sübli Süleyman bir de Sinan gerekir, yıkmak için ise bir kazma bir de ırgat yeter. Bu güzel sözün anlamı bir eseri yapmak zor, ama yıkmak çok kolaydır. Organize sanayi bölgeleri de gerek teknik altyapı, gerek ekonomik kolaylıklar sunarak işyerlerinin daha rasyonel çalışmasını sağlayan böylece hem ülkemizin sanayileşmesine, hem bölgesel dengesizliklerin azalmasına büyük hizmetler veren dev eserlerdir. Organize sanayi bölgeleri ülkemiz sanayisinde olduğu kadar üretimin, ihracatın, istihdamın ve katma değerlerinin de merkezi konumundadır. Orhaneli ilçemiz için konuştuğumuz bu proje sadece Orhaneli ve dağ yöresi için değil Bursa hatta tüm Güneydoğu Marmara için hitap eden bir durumdur. Bahsedilen rezervin sadece mermer olarak değerinin yaklaşık 105 milyar dolar olarak tespit edilmesi de bu söylediklerimizi destekler niteliktedir. Ayrıca ilçemizde kalsit, krom, kömür gibi çok çeşitli madenler bulunmaktadır. Orhaneli ve dağ yöresi bu proje ile sadece ekonomik anlamda bir kalkınma değil sosyal anlamda da büyük bir kalkınma sağlayacaktır. Doğacak olan istihdam gereği bölgede inşaat, tarım, hayvancılık gibi faaliyetler canlanacak ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Bize düşen de bu tip projelerin takipçisi olarak en yakın zamanda Bursa’mıza kazandırmaktır. Proje dosyasını Enerji Bakanımız Berat ALBAYRAK‘a verdiğimde gösterdiği ilgi, Kalkınma Bakanımız Cevdet YILMAZ’ın muadil başka bir projeyi örnek göstererek bahsedilen projeye gereken eğitim ve araştırmayı sağlamış olması gerçekten çok kayda değer bir durumdur. En son olarak ta Sayın Başbakanımızla bu projeyi paylaştığımda çok ama çok mutlu olmuştur, çok heyecanlandı. Faydalı ve hayırlı olarak her işte her zaman destek olacağını gösteriyordu bu şekilde davranmış olması da. Üzerimize düşen görevi yerine getirmek gayretini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da göstereceğimizi bilmemizi istiyoruz. Ve hayırlara vesile olmasını diliyorum ve sizleri saygıyla selamlıyorum. Saygılarımla.

Sunucu: Konuşmaları için sayın vekilimize teşekkür ederiz. Şimdi toplantımızı yönetmek üzere Bursa Kent Konseyi Başkanımız Hasan ÇEPNİ’yi yerine davet ediyorum. Konuşmalarını yapmak üzere Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanını temsilen Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Aytuğ ONUR’u yerine davet ediyorum. Konuşmalarını yapmak üzere Orhaneli Belediyesi Başkanı Sayın İrfan TATLIOĞLU’ nu sahneye davet ediyorum. Konuşmalarını yapmak üzere Maden Mühendisleri Odası İl Koordinasyon Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Murat ÜREGEN’i sahneye davet ediyorum. Konuşmalarını yapmak üzere Maden Mermer Üretici ve Sanayici İş Adamları Derneği Yürütme Kurulu Üyesi Sayın Hayrettin DURMAZ’ı yerine davet ediyorum. Toplantıyı yönetmesi için sözü başkanımıza bırakıyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Sayın vekilim, değerli katılımcılar, Bursa Kent Konseyi’nin gündemli toplantılarından bir tanesinde hep birlikteyiz. Bursa Konuşuyor toplantımızın bugünkü konu başlığı, Orhaneli Maden Organize Sanayi Bölgesi. 2016 yılının ilk Bursa Konuşuyor toplantısı olmakla birlikte, bu bizim 78. gündemli toplantımız olacaktır. Tarih olarak binlerce yıla dayanan, Roma’dan Bizans’a, Osmanlı’nın kuruluşundan Cumhuriyete önemli bir merkez olmuş bölgenin temel yerleşim birimidir Orhaneli. Eşsiz doğal güzellikleriyle ortaya çıkan bölgenin temel geçim kaynakları tarım-hayvancılık ve madencilik olmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi başkanlığında 4 üniversite tarafından yapılan bir araştırma sadece Erenler mevkiinde 105 milyar dolarlık bir mermer rezervinin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bu kadar değer ifade eden, aslında hazineler üzerinde oturan bir Orhaneli görmekteyiz. Biz bu kadarını ifade edelim. Konuşmacılarımızın her biri bugün değerli arkadaşlarım. Onlara sözü vereceğim. Öncelikle zamanının darlığından dolayı çatı kurumumuz, iş dünyasının çatı kurumu olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızın değerli yönetim kurulu üyesi Aytuğ ONUR beye sözü vereceğim. Değerli başkanımız aramızda olacaktı ama babasının ani bir ameliyat ve sağlık durumu tekrar nüfus etti. Kendisi de birlikte olduğu için toplantımıza iştirak edemedi, özür diledi. Aytuğ ONUR Bey kardeşimiz Bursa Ticaret ve Sanayi Odası adına konu ile ilgili görüşlerini ifade edecek. Buyrun Aytuğ ONUR.

Aytuğ ONUR – Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi: Sayın Vekilim, Sayın Orhangazi Belediye Başkanım, MADSİAD Başkanım, Kent Konseyi Başkanımız, İl Koordinasyon Kurulu Üyemiz ve değerli katılımcılar. Hepinizi şahsım ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Değerli arkadaşlar, öncelikle Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Ergün EFENDİOĞLU’nun kıymetli eşi Emine Hanımefendi’nin vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Emine hanım’a Allah’tan rahmet, Efendioğlu ailesine ve tüm yakınlarına da başsağlığı diliyoruz. Bursa’mızın geleceğine ilişkin stratejik planların demokratik bir ortamda ve tüm taraflarca masaya yatırıldığı yeni bir kent konseyi toplantısında bir aradayız. Bizler Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak kentin ortak aklının harekete geçirildiği toplantılara büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede hem il ve ilçe odalarımızı bir araya getiriyoruz hem de yeni dönemde biz de kendi içimizde bir konsey yapılanması oluşturduk. Ve oluşturduğumuz 18 konseyin kendi içerisinde ilgili kurumlarla birlikte oluşturdukları strateji adımları çerçevesinde Bursa’nın geleceğini biz de benzer bir şekilde ortak akılla şekillendirmeye çalışıyoruz. Ve kent dinamiklerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz bugünkü toplantımızdan da Bursa’mız adına önemli sonuçlar elde edeceğimize tüm kalbimle inanıyorum. Değerli arkadaşlar, artık ülkelerin yerine şehirlerin yarıştığı bir dönemde Bursa’mızın sürdürülebilir büyüme ve kalkınma hedefleri için çalışıyoruz. Bu hedefleri gerçekleştirirken de firmalarımızın çevreyle dost bir üretim yapısını geliştirmelerini amaçlıyoruz. Bu çerçevede odamızın 16 makro projesinden biri olarak hayata geçirdiğimiz yeşil büyüme projemizle de gene sürdürülebilir ve yeşil büyümeyi hedefliyoruz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak Bursa’mıza değer katacağına inandığımız tüm projelerin destekçisi olduk. Üretim planını iyi yapan, sektörü doğru ve verimli üretime yönlendiren, hepsinden önemlisi çevreye ve doğaya saygılı bir model geliştiren tüm projeleri bundan sonraki süreçte destekleyeceğimizi de ifade etmek istiyorum. Biz bugün ortak akılda paylaştığımız projenin de az önce sayın vekilimizin de ifade ettiği gibi faydalı ve hayırlı bir proje olduğuna inanıyoruz. Değerli arkadaşlar, Bursa’mızın ilçeleriyle birlikte büyüyüp kalkınmasına büyük önem veriyoruz. Sadece Orhaneli için değil, tüm dağ yöresinin gelişimine katkı sağlayacak projelerin ortaya konulmasını da çok anlamlı buluyoruz. Bu kapsamda Orhaneli Belediyemizin ve Maden Mermer Üreticileri ve Sanayici İş Adamları Derneği (MADSİAD) öncülüğünde başlatılan çalışmaları bizler de ilk günden itibaren yakından takip ediyoruz. Özellikle MADSİAD’ın İTÜ ile birlikte 100 milyar doları aşan bir rezerv tespiti bulunuyor. Bölgede farklı madenlerin de önemli miktarlarda bulunduğu ifade ediliyor. Madencilik sektöründe faaliyet gösteren firmaların bölgeye büyük ilgi gösterdiklerini de biliyoruz. Madencilik alanındaki çalışmaların İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kimliği ile gerçekleştirilmesi, bu alandaki üretimin disipline edilmesini ve bölgenin kanayan yarası olan işsizlik sorununa da merhem olacağına inanıyoruz. Ve özellikle İhtisas Organize Sanayi kimliği ile çevreye de duyarlı bir yapının gelişeceğini düşünüyoruz. Bu değerlerin kentimize kazandırılması ise ancak Orhaneli halkının ve Bursa’mızın sahip çıkmasıyla gerçekleşecektir. Bizler, değerli arkadaşlar kasım ayında MADSİAD işbirliğinde dünyanın kapalı alandaki ilk blok mermer fuarını gerçekleştirdik. Ve şunu ifade edebilirim ki, çok büyük bir başarı ile gerçekleştirdik. Bursa’nın bu anlamda Türkiye’nin en önemli merkezi olacağını bu şekilde göstermiş olduk. Fuarımıza katılan bütün firmaların tüm ürünleri fuarda satıldı. Bursa içinde bir ilkti. Ve biz bu 105 milyar dolarlık hazineyi, Bursa olarak rahatlıkla satabileceğimizi de bu fuar aracılığıyla görmüş olduk. Kent dinamiklerimizin tamamının da destekleriyle fuar tarihinde belki de ilk kez stant açan tüm firmalarımızın fuardaki ürünlerini sattığına şahit olduk. Ve bu fuarımızın Bursa’mıza katkısı 100 milyon doları aştı. Örnek birlikteliğimizi koruduğumuz ve birlikte hareket ettiğimiz takdirde aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef olamaz. Bu kapsamda maden rezervleri alanındaki ilk sırada bulunan Orhaneli’nin ve dağ yöresinin geleceğini ortak bir irade ile belirleyeceğimize inanıyor ve burada fikirlerini paylaşan tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Ben bu projenin ülkemize ve Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyor, tekrar saygılarımı sunuyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Bursa Ticaret ve Sanayi Odası adına görüşlerini dile getiren yönetim kurulu üyesi Aytuğ ONUR Bey’e çok teşekkür ediyoruz bu katkılarından dolayı. Değerli arkadaşlar, tabi anlatılan bu proje sadece Orhaneli’nin değil belki tüm dağ yöresinin Orhaneli, Keles, Büyükorhan, Harmancık ekonomik anlamda belki geleceği şekillendirecek ve en önemlisi de istihdam alanlarında çok ciddi katkı sağlayacak ve böylece belki de tersine göç hareketi başlayacak. Proje olarak ifade eden çok değerli Orhaneli Belediye Başkanım Sayın İrfan TATLIOĞLU’na ben sözü vermek istiyorum.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Kürsüden konuşmak istiyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Hay hay başkanım. Dilediğiniz yerden buyrun. Bu konuşmalarımızı belirli bir dakikalarla toparlarsak daha iyi olur. Son bölümde çünkü konularımız ve katkılarımız devam edecek. Buyrun.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Teşekkür ediyorum. Ben öncelikle Bursa Kent Konseyi’ne, başkanımız şahsında tüm yönetim kuruluna, üyelerine, tüm organlarına Bursa’da böyle bir gündem oluşturdukları için, Bursa’nın en eski ilçesi Orhaneli’nin bir gündemini Bursa parlamentosuna taşıdıkları için çok teşekkür ediyorum. Ve tüm hazirunu şahsım, Orhaneli ve halkım adına saygıyla selamlıyor, hayırlı günler diyorum. Hepinize de teşekkür ediyorum, bu toplantıya geldiğiniz için. Sağolun, varolun. Değerli arkadaşlar, beni çoğunuz tanırsınız, biraz konuşurken içten samimiyetle konuşurum, ne varsa onu söylerim yapmacık işlerden de mümkün olduğu kadar kaçınırım. Böyle doğmuşum annemiz babamızda böyle yetiştirmiş, böylede devam ediyoruz. Şimdi 2004 yılı mart ayı, aday olduk, Belediye Başkanı olduk. Dedik ki Orhaneli de ne eksik? Ben Orhaneli’de doğdum büyüdüm ama kusura bakmayın hiç belediyecilik olarak Orhaneli’ye bakmamışım. Ne eksik, kanalizasyon eksik, kaldırım eksik, borcu var, harcı var. Su getirdik kaldırım yaptık bir şeyler yaptık baktık hala eksik var. Kapalı spor salonu yaptık, hamam yaptık, otel yaptık, hastane yaptık, spor salonu yaptık, efendim ücretsiz lavabolar, tuvaletler falan bir şey gene eksik yaptık, arkadaşlar aldık üniversite gençlerimizi önümüze burs verdik, kurs verdik, sınav yaptık, onlara deneme sınavları yaptık, üniversitelere hazırladık. Okulların fiziki yapılarını destekledik, sporculara yardım ettik, Orhaneli büyümüyor. Bir yerde bir eksik var. Etrafımızda ne kadar bu işleri bilen adam varsa bir taraftan da gidiyoruz konuşuyoruz. Ne yapabiliriz Orhaneli’de diye. Orhaneli’yi büyütmem lazım göçü tersine almam lazım, ama öyle bir şey yapmam lazım ki eksiği olmamalı, hatası olmamalı, herkesin kabul edeceği bir şey olmalı diye hep düşündüm. Bir kaç defa fırsat geldi arkadaşlar elimize, çok ciddi yatırımcılar çok büyük paralar ile bir şeyler yapmak istediler sorduk bilenlere, üniversiteye gittik danıştık, bilenlere sorduk, akademik odalara sorduk, sivil toplum örgütlerine sorduk, dediler ki havanızı ve suyunuzu kirlendirirsiniz. Dedik ki biz istemiyoruz. Çünkü paradan çok daha önemli şeyler var. Biz zengin bir yerdeyiz. Allah’ın yarattığı bütün güzellikler, bütün zenginlikler biz de mevcut, parayla geri alamayız diye istemedik. Ama Orhaneli’yi büyütmemiz lazım. Derken bizim mermer ocaklarımız açılmaya başladı, baştan kızdık. Niye bu mermer ocakları açılırken yerel yönetimlere sorulmuyor diye. Açılırken köyler dağlar kötü gözükmezdi. Baktık ki bize sormuyorlar bunu, Ankara’dan yapıyorlar. Peki. Etraftaki köylere zararlar verdiler, köylüler mücadele etti bir yere geldiler. Ama bunların bize bir faydası olmalı. Madem böyle bir şey var bize bir faydası olmalı. Erol EFENDİOĞLU diye bir adam MADSİAD’ın başkanıymış ki ben tüm aileye başsağlığı diliyorum, bir cenazeleri varmış. Erol EFENDİOĞLU’yla oturduk konuştuk beraber bir yemekli toplantı yaptık. Aynen şöyle dedim arkadaşlar, “Erol Bey Orhaneli’yi bilir misin?” Bir iki kere geldim dedi. Orhaneli tarihinde çok büyük kahramanlıklar yapmış bir yer, Orhaneli Çanakkale’de en çok şehit veren yöre. Bilir misiniz arkadaşlar bir lastik reklamı vardı televizyonlarda, hani Çanakkale’de bir lastik lazım oluyor, genç bir subay gidiyor ancak İstanbullu bir Yahudi’den buluyor. Parada yok, sahte bir para yapıyor. Arkasına da yazıyor ki, bu lastiklerin karşılığı Çanakkale’de şehit olarak verilmiştir. Savaştan sonra o Yahudi o parayı getiriyor devlete, devlette parasını ödüyor. Biz bu yatırımların karşılığını Çanakkale’de verdik biz devlete, Çanakkale’de en çok şehidi olan ilçe, bizim ilçemizdir. Abdülhamit Han zamanında, Osmanlı devleti hicaz demir yolu yapar devlet hacze düşer ekonomik olarak, benim yöremin insanı istenmeden elinde bileğinde ne kadar altını, parası varsa, devlete götürür yardımcı olur. Benim yörem kurtuluş savaşında hiç erkek kalmamış, annelerimiz bacılarımız, koyunlardan ve keçilerden elde ettiği yünlerle iç donu, eldiven, yün çoraplar örerek, ambarlarında ne varsa onları da kağnı arabalarına yükleyerek, dağlardan Haymana’ya, Atatürk’ün ordusuna götürmüş bir yöredir. Öküzleri de orada bırakıp bunları da askere yedirin biz geri döneriz demişlerdir. Vallahi şimdiki gençler gidemezler o dağlardan Haymana’ya yaya. Böyle yürekli bir yöre. Yatırım yapmak için hiç kimse bize; senin nüfusun az milletvekili az çıkar, zaten yörede kaç kişi çalışıyor falan demesin. Biz bunların karşılığını peşin olarak tarih boyunca verdik. 1927 ve 1932’de 2 tane uçak alıp devlete hediye ettik. Şimdi biz çok partili siyasi dönemden sonra bazı şeyleri becerememişiz. Hiç kimseyi, hiçbir siyasi partiyi siyasi görüşü de suçlamadan söylüyorum. Bazı şeyler öyle olmuş ki sayılara bölünmüş, adamlara bölünmüş, sülalere bölünmüş falandan dolayı, yatırım yeterince alamamışız. Neden alamamışız. Bir tek suçumuz var! Devleti, bayrağı, vatanı çok seviyoruz. Ağlıyoruz belki istiyoruz ama karşı gelmiyoruz. Belki yatırım için ricalarda bulunuyoruz ama isyan etmiyoruz. Benim yöremde hiç kimse askerde ölmez, poliste öldürmez, jandarmaya yağma yapmaz. Sadece bana da yöreye de bir yatırım ver der. Eğer deprem afet olursa da, der ki bu da Allah tarafından bize geldi, Allah devletimize zeval vermesin der. Arkadaşlar, biz belli bir şeyden sonra uyandık. Bütün arkadaşlarımıza, bütün dostlarımıza, gittik dedik ki, Orhaneli’de ne yapmamız gerekir derken. İşte bu madencilerle bir araya geldik, ben burada bir sürü arkadaşları da görüyorum, hepsine de teşekkür ediyorum. Bize faydanız olsun Erol Bey benim yörem böyle birisi dedim, o zaman dedi ki; başkanım senin yörene biz fabrikalar kuralım. Bizim de derdimiz var zaten, biz de mermerimizin %10’unu ancak biçip biçimleyip gönderebiliyoruz, %90’ı kütük gönderiyoruz. Bizim gönderdiğimiz kütük İtalya’ya gidiyor. Orada biçilip geri geliyor. Bizim gönderdiğimiz kütük, İtalyan mermeri diye 40 kat fazla fiyata Türkiye’de satılıyor. Ya bu benim mermerim ya. Bizim mermer ocakları sahibi hepsi bilir. Kendi ocağındaki damarından tanır mermerini. Ama İtalyan mermeri diye geliyor. Aha biz bunu yapmak istiyoruz arkadaşlar. Gelin biz bunu Orhaneli’ye kuralım dedik, OSB kuralım dedik. Gittik bu ilin valisine gittik çok teşekkür ediyorum huzurunuzda, bütün desteğini verdi, bu ilin Ticaret sanayi odasına gittik, çok teşekkür ediyorum bütün gücüyle yanımızda olacağını söyledi. Bu ilin büyükşehir belediyesine, bürokratlarına, sivil toplumlarının hepsini gezdik, dedik ki Orhaneli budur arkadaşlar. Orhaneli’ye bir yatırım yapmak istiyoruz. Ne diyorsunuz, görüşünüz nedir? Herkes gayet iyi olur, sakıncalı durumları biz size bildirelim. Sakıncasız olanlarla hep yanınızdayız. Başkanım: Orhaneli, dağ yöresi. Orhaneli diye söylüyorum ama 4 dağ yöresini ilgilendiriyor bu. Dağ yöresini kalkındırmak için, ne gerekiyor ise biz varız dedi bütün herkes. Ben hepinize teşekkür ediyorum. Hepinizden Allah razı olsun. Niye? Çünkü benim yöremin, yatırımlardan ve bu devletten 100 yıllık alacağı var arkadaşlar. Bu alacakları alacağız. Bu alacakları almak içinde böyle projeler üreteceğiz. Doğaya ve insana zarar vermeden büyümek istiyoruz. Çok zengin olmak istemiyoruz. Mutlu olmak istiyoruz. Biz az parayla mutlu olmasını biliyoruz, becerebiliyoruz. Bizim katımız yatımız filolarla tırlarımız olmasın onlar bize mutsuzluk getiriyor bizim yiyecek ekmeğimiz çocuklarımızı okutabilecek bir paramız eşimizle dostumuzla paylaşabilecek kadar sermayemiz oldumu bize yetiyor arkadaşlar biz çok mutlu oluyoruz çünkü biz biliyoruz ki mutluluk asla parada değil mutluluk toplulukta mutluluk birbirleriyle geçinmekte mutluluk beraber olmakta mutluluk birlikte olmakta mutluluk cenazeyi de düğünü de beraber yapmakta acıyı da sevinci de paylaşmakta mutluluk, bizim yöremizde hiç hırsızlık olmaz, bizim yöremizde hiç kavga gürültü olmaz bizim yöremizde cinayetler olmaz arkadaşlar bizim Salı günü pazarımız vardır Pazartesiden pazarı kurar üzerine örtüyü örter hepimiz evimize gideriz Salı günü sabahleyin gelir Bismillahirrahmanirrahim der açar satışımıza başlarız biz böyle bir yöreyiz biz mutluluğu nerede bulduğumuzu biliyoruz biz sadece ekonomik olarak namerte muhtaç olmamak için Bursa’nın keşme keşliğinde kültürümüz kaybolmasın diye veya başka yerde çocuklarımızı okutabilelim diye yöremizde iş sahaları istiyoruz derdimiz amacımız bu bunun dışında hiçbir problemimiz, hiçbir kafamızın arkasında başka bir eylem yok. Değerli dostlar 1980 nüfusumuz çok dikkatinize sunuyorum elli beş bin, Orhaneli olarak konuşuyor böyle yavaş yavaş iniyor ama ben size son nüfusu söyleyeyim şimdi ki nüfusumuz yirmi bin niye böyle oluyor ben size söyleyeyim çünkü iş sahası olmadığı için gençlerimiz gidiyor yaşlılarımız da yavaş yavaş ölüyor az bir yaşlımız kaldı bizlerde delikanlı birlikleri vardır bilir misiniz delikanlı başkanlıkları falan köylerde gençler bir araya gelir onlara delikanlı grubu derler, delikanlı odaları olur, bunların başına bir başkan seçer gençlerden onun adına da delikanlı başkanı derler, bizim köyümüzdeki delikanlı başkanlarının yaşı 70 arkadaşlar ya bizim devletimiz belediyemiz veya sivil toplum örgütlerimiz bize bedava çilek fidesi dağıtıyor biz kime vereceğimizi bilemiyoruz bedava meyve dağıtıyor biz kime vereceğiz yok ki kimse. Köylerde imece yapamıyoruz ağlamak için söylemiyorum ben bu ülkenin asıl unsuruyum ben bu ülkede her dönemde sekiz yüz yıldan beri bayrağıma toprağıma devletime sadık kalmışım büyümek ve gelişmek benim hakkım bunun karşısında da hiç kimse durmasın herkes den yardım talep ediyorum bu konuda. Arkadaşlar maden OSB’miz, maden rezervimiz çok var sadece mermer için konuşuyorum İstanbul Teknik Üniversitesi’nin hazırlamış olduğu teknik raporda yanımda belki arkadaşlardan görmek isteyen olabilir diye söyledim getirdim sadece erenler bölgesin de yüz beş milyar dolarlık bir rezervin olduğundan bahsediyorlar beş altı tane öğretim üyesi, üç tane zannediyorum üniversiteden araştırmacı, üç üniversite araştırıyor bunun gibi en az iki yerimiz daha var ben gazetelerden çıkmış bir ara demiştim ki beş yüz milyarlar dolarlık bir rezervimiz var birileri bana telefon etti başkanım yanlış söylüyorsun beş yüz milyon olmasın hayır beş yüz milyar dolarlık, ben rakamı iyi biliyorum ya nasıl var, var yüz beş milyar dolar yüzde on kapasiteyle olursa zaten Erenler bölgesinde var Kapıkaya dediğimiz yerde. Bizim Ağaçhisar, Yeşiller tarafında arkadaşlar o civardan daha büyük mermer rezervlerimiz var en az onun üç dört katı, eğer burada yüz beş varsa burada dört yüz milyar dolar vardır yüz on kapasiteyle yani yüz metre küplük bir mermerin ancak on metreküpünü alabilirsen bu rakam var. Şimdiki imkânlarla yüzde otuz beşe kadar çıkılıyor zannediyorum, arkadaşlar bunu daha iyi bilirler beş yüz milyar dolarlık benim rezervim var beş yüz milyar dolarlık yanlış söylemiyorum doğru söylüyorum üstüne basa, basa söylüyorum. Milletin nereden kafasına beş yüz milyar dolar deyince bir yerden duyunca aşina geliyor bakıyoruz 2023 Türkiye’sinin ihracat rakamı istenilen rakam beş yüz milyar dolar. Yıl 2016 bende bu var arkadaşlar sadece araştırmamız gerekir. İnsanımıza istihdam, bu OSB açılınca sadece insanlarımızı fabrikalarda çalıştırmak için değil o mermerlerden çeşitli objeler yapmak için evlere kadar, okul çocuklarına kadar para kazanmaları için biz bütün hazırlıklarımızı yaptık biliyor musunuz? Oranın artıklarıyla ilgili bir şirket kurup, belediyenin de pay alacağı bir şirket kurup oranın artıklarıyla asfalt mıcırı hatta bazen ziraatta kullanılan veya ilaç sanayinde kullanılan malzemeler üretebileceğiz, biz bunların hazırlıklarını yaptık biz sadece bu gün ne için buradayız biliyor musunuz bu işi yapmadan önce, bu fabrikaları kurmadan önce sizleri de topladık ki bu konuda bize yanlışsa bilgi verin, doğruysa da destek verin. Hani yapıp bitirip te temcit pilavı gibi önünüze koyup ta alın bunu yiyin demiyoruz, bakın tekrar ediyorum eğer bu zararlıysa bize durun burası zararlı deyin eğer zararlı değilse benim yöremin kalkınması için milattır bu hepinizden destek istiyoruz çünkü bu iş için siyaseti ticareti ırkçılığı markacılığı inancı her şeyi bir kenara koyduk insan olsun yeter dedik ve bize destek versin işte bu gün Orhaneli’nin bütün siyasi partilerinin ilçe başkanlığı var, bugün Orhaneli’nin sivil toplum örgütlerinin hepsi burada muhtarlarının da hepsi burada ben bu tarafa bakıyorum bütün sivil toplum örgütleri burada teşekkür ediyorum kendilerine bakıyorum Orhaneli’ye çok büyük emek vermiş büyüklerimiz burada, onun için diyorum ki biz bu işi yapmadan önce eğer bildiğiniz bir iş varsa bize deyin ki durun bu yanlış ama değilse herkes bu konuda gayret sarf etsin bize destek olsun teknik olarak olabilir bilgi olarak olabilir ya bravo diyebilirsiniz birazcıkta gaza gelmesini biliriz ya biraz da aferin delisiyizdir yani biz siyasetçiler, ya çok iyi yapıyorsun deyin yedirin piyazı çektirin ayazı. Değerli dostlar söylenecek çok şey var ama ben kısaca şunu söylemek istiyorum be benim için Orhaneli için bir milat, bundan sonra gelecek nesiller için de bir milat, Orhaneli’den geri dönüşü sağlayacak çevreye zarar vermeden kültür yozlaşması olmadan, kültürüne sahip çıkan insanların bir arada yaşadığına sebep olabilecek bir proje, dolayısıyla bu projede destek veren öncelikle Bursa valimiz Sayın Münir KARALOĞLU’na özellikle teşekkür ediyorum ki bu süreç normalde yedi yıldır, yedi yıllık süreci bize iki buçuk yıla falan indirdi ben Bennur hanıma çok teşekkür ediyorum bu konuda her ne kadar siyasi bir görüşün milletvekili olsa da, benim partimin milletvekili olsa da bu işi bir kenara koyup hakikaten arkadaşlar bu projeyi bakanlara başbakanlara cumhurbaşkanına kadar iletip bu konuda Ankara bürokratı noktasında bütün herkesten destek almamızı sağlayan Bennur hanıma çok teşekkür ediyorum Allah razı olsun Bennur hanım bu yörenin bütün duası sana yeter. Tekrar Sanayi Ticaret Odası başkanımız İbrahim beye çok çok bütün sanayi ticaret odasına şahsında teşekkür ediyoruz. MADSİYAT başkanı Erol EFENDİOĞLU’na ben çok teşekkür ediyorum, Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep ALTEPE’ye, Sanayi Bakanımız Fikri IŞIK beye, tüm sivil toplum örgütleri ama arkadaşlar öncelikle bir de akademik odalara özel bir teşekkürüm var çünkü ben sıkıştım mı gidiyorum onlara her türlü insanlar var içlerinde, gidiyorum diyorum ki arkadaşlar şöyle bir şey yapıyorum toplanın bakalım diyorum toplanıyorlar konuş bakalım konuşuyoruz tartışalım tartışıyoruz sonucu nedir sonuç alıyoruz iyi oluyor kötü oluyor, herkes aynı şeyi söylemek zorunda değil ama hakikaten Orhaneli’yle ilgili bir proje olduğu zaman arkadaşlara telefon edersem toplanıyorlar konuşuyoruz tartışıyoruz iyi veya kötü diye bir sonuca gitmeye çalışıyoruz ve çok büyükte desteklerini alıyoruz özellikle ben teşekkür ediyorum onlara Bursa medyasına, Bursa Kent Konseyi başkanımız sayın Hasan ÇEPNİ başkanımın şahsında tüm konseye Orhaneli köy dernek başkanlarına ilçe başkanlarına muhtarlarımıza Orhaneli bürokratımızın tamamı burada onlara çok teşekkür ediyorum özellikle, yatırımcı firmalara, işimizi kolaylaştıran tüm bürokratlara Orhaneli Kaymakamına çok teşekkür ediyorum o çok destek veriyor ve bizim belediyemizin personeli ki asıl onlar görünmez yüzü bu işlerin inanın arkadaşlar her gün gece gündüz bir bakıyorsun üçünü Ankara’ya gönderiyoruz beşini İstanbul’a gönderiyoruz gidin şu işleri halledin gelin arkadaşlar diyoruz asıl bu işlerin altında büyük emek onların ve onlara bir de alkış istiyorum sizden. Dağ yöresinde bizi temsil eden ve bizi destekleyen bütün arkadaşlara ve bütün katılımcıya çok çok teşekkür ediyorum buradayız ve bütün soruları da cevaplandıracağız aklınıza hangi sorular geliyorsa hiç çekinmeden sorabilirsiniz bilebildiklerimizi cevaplandırırız bilemediklerimizi öğrenir de cevaplandırırız diyorum hepinize saygılar sunuyorum efendim sağ olun var olun.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Orhaneli Belediye Başkanımızın bu samimi içten konuşması için teşekkür ediyoruz Gerçekten yöremizin makûs talihini değiştirebilecek nitelikteki bu dev projeye sahip çıkılması noktasında da salonun mesajını aldık zaman zaman da şahit olduk. Elbette Bursa konuşuyoruz toplantılarının esas amacı da bu değerli başkanım, şu salonda Bursa Kent Konseyinin 17 ilçenin temsilcileri sivil toplum temsilcileri muhtarlarımız yani Bursa bu salonda dolayısıyla Bursa şimdi sizleri dinliyor onunda konuşacakları varsa onları da ifade edecekleri toplantımız bu şekilde sürecek. Değerli katılımcılar toplantımızın bu kısmında özellikle bu madenlerin işlenmesi konusunda önemli bir temsil yeteneği olan MADSİAD deneğimize ben kısa sözü vermek istiyorum çünkü demin bu projenin içinde olacak arkadaşları temsil ettiği için bu bölümde ki bilgilendirmeyi kendisinden isteyelim. Dolayısıyla bir sonraki kısımda da çok değerli kurulun il koordinasyon kurulu, maden mühendisleri odası il temsilcimiz Murat ÜREGEN beye vereceğim ardından sözü. Şimdi Maden Üretici ve Sanayi İş Adamları Derneği adına Hayrettin DURMAZ beye ben sözü veriyorum buyurun.

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Öncelikle sayın vekilimize, belediye başkanlarımıza, oda temsilcilerimize şahsım ve MADSİAD adına saygılarımı sunuyorum öncelikle oda başkanımız Erol EFENDİOĞLU’na ve ailesine vefattan dolayı başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Şimdi maden organize sanayi ile ilgili başkanımız fazlasıyla gerekli bilgileri verdi ben özellikle maden organize sanayi hakkında teknik bilgiler vermek istiyorum. Öncelikle Maden Organize Sanayi Bölgesi fikri nasıl ortaya çıktı, şimdi Orhaneli ilçesinde maden OSB kurulması projesi öncelikle MADSİAD ve Orhaneli Belediyesi tarafından ortaya atılmış bir projedir. Bu bölgede üretilen madenlerin yörede yaşayan insanlara faydası olması gerektiğini düşünen MADSİAD bu amaçla yola çıkmıştır öncelikle. Çünkü Orhaneli bölgesinde bu az bilinen bir konudur belki biz Bursa’da yaşadığımız için bunu iyi biliyoruz Orhaneli bölgesi dünyada maden rezervleri açısından maden çeşitliliği açısından en gelişmiş bölgelerden birisidir yani bu pek çok literatüre de geçmiş durumdadır ancak başkanımızın da ifade ettiği gibi benim elimdeki verilerde de 2007 yılı ile 2012 yılı arasında nüfus yirmi beş binden yirmi bir bine düşmüştür bölge bu şekilde maden açısından zengin olmasına rağmen bölge halkımız madenlerden yeterince faydalanamamaktadır. Bu gerekliliklerden dolayı maden OSB ortaya çıkmıştır. Maden OSB’de bir madenci açısından baktığımız da madencinin de bu konuda çok büyük sıkıntıları var özellikle kamuoyunda mermerciler açısından üretilen madenin blok olarak değerlendirildiği blok olarak yurt dışına satıldığı neden plaka olarak satılmadığı ile ilgili eleştirilere maruz kalmaktayız. Ancak mevzuata bakıldığında Orman Kanunu, Çevre Kanunu gibi kanunlara bakıldığında münferit olarak mermer fabrikalarının maden işleme tesislerinin kurulması çok zordur hemen, hemen imkânsız durumdadır. E bu da neyi getirmiştir bu gün yörede gördüğünüz pek çok maden ocağında olduğu gibi çıkarılan ham maddede verimliliğin düşük olmasına yol açmıştır. Çünkü şuanda bölge çalışan maden ocaklarının büyük kısmı yüzde on, yüzde on beş gibi verimlerle çalışmaktadır. Çünkü ülkemizde nakliyede ağırlıklı olarak motorin kullanılmaktadır yakıtta da durum bellidir maliyet yüksek olduğu için belli bir blok iki üç metrelik blokların dışında daha küçük kalan mermer parçaları pasaya atılmaktadır işte bu da günümüzde gördüğünüz gibi çok büyük pasa yığınlarını oluşturmaktadır. Bu proje ile bana göre en önemli veri çevre açısından bu daha küçük boyuttaki, daha küçük ebattaki mermerlerin kullanılabilir hale gelmesidir ve böylelikle pasaların en azından yarı yarıya azalması ve bu pasaya atılan milli servetin ekonomiye kazandırılmasıdır. Tabi bir diğer yandan da çevre açısından baktığımız da bugün bölgede bulunan pek çok maden işletmesinin bu tesislerde OSB’de çevre açısından daha kontrollü bir şekilde işletilmesini sağlamaktır. OSB dendiğinde tabi sadece fabrikaları düşünmüyoruz. Bölgede şuanda 52 tane yatırımcımız var, 52 tane fabrika yeri talep eden firmamız var ama bunun dışında özellikle OSB içerisinde planlamak istediğimiz bir meslek lisesi veya meslek yüksekokulu. Bu konuda özellikle devlet büyüklerimizin de desteğini bekliyoruz çünkü bu konuda madencinin de ihtiyacı var kalifiye elemana ihtiyacı var. Kalifiye elemanı yetiştirmek için bu bölgede bir meslek lisesi düşünüyoruz çünkü orada yetişen gençlerin kendi mahallesinde kendi belediyesinde istihdam edilmesini sağlamak istiyoruz. Bunun dışında geçtiğimiz günlerde 25-28 Kasımda bir blok mermer fuarı düzenledik çokta başarılı geçti yine bu şekilde blok mermer fuarıyla OSB birleşilerek mermer konusunda dünyada bir isim yapmayı, bir marka haline gelmeyi planlıyoruz maden OSB ile birlikte. Şimdi devam edersek ben özellikle maden OSB nereye kurulacak, ne gibi kriterlere baktık onları anlatmak istiyorum biraz. Şimdi öncelikle Orhaneli Belediye Başkanımızla birlikte, personeli ile birlikte bir çalışma yaptık. İlk olarak işe nasıl başladık bölgede beş tane alternatif alan belirledik, bu alternatif alanları belirlerken özellikle çevresel kriterleri gözönüne aldık bunlar nedir orman alanları, tarım alanları, arazi kullanım vasıfları, DSİ açısından var olan projeler, kültür varlıkları gibi bir takım kalemleri değerlendirdik. Bu beş alternatif alandan özellikle ikinci alternatif alanımız öne çıktı yalnız şuanda ne aşamadayız biz yer seçimi için valimize başvurduk, valilikte değerlendirmemizi yaptı Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanlığı başvurumuzu gönderdi bakanlık yetkilileri de gelip yer seçimi ile ilgili çalışmaları başlattı bu beş alternatif alan üzerinde değerlendirme yapılıyor ama son çalışmalarda görüldüğü üzere ikinci alternatif alan özellikle öne çıkmakta, bu alanın özelliklerini anlatmak istiyorum yine diğer alanları da merak ederseniz soru cevap şeklinde o kısımda onları da gösterebiliriz. Şimdi ikinci alternatif alan öncelikle Orhaneli ilçe merkezinin kuzeyinde kuzeydoğusun da yer alan Şükriye köyünün batısında yer almaktadır. 1740 dönüm civarında bir araziyi içermektedir. Dediğimiz gibi OSB’nin içinde bir takım sosyal tesisler yollar çıkıldığında aşağı yukarı 1100 dönümlük bir net kullanım alanı ortaya çıkmaktadır. Bu alana bakıldığında en yüksek kot 690 ile 610 metre arasında yer almaktadır. Proje alanı 7. Sınıf tarım arazisinde. Bu konu içinde birinci ikinci üçüncü sınıf tarım arazileri de vardı. Bu alanın en çok uygun olmasının sebebi de alanın tamamının 7. Sınıf tarım arazisinden oluşması. Yine üniversite ile beraber yaptığımız bir rezerv çalışmasında da en çok mermerin bulunduğu bölge Erenler olduğu için genelde nakliye mesafesi olarak da Erenler lokasyonunu aldık. Buraya da 28.26 kilometre mesafede. Şimdi bölgede koruma alanlarına baktığımız zaman en yakın koruma alanı tespit edilmiş Çevre Bakanlığı tarafından, Sadağı Kanyonu bulunmakta. Buraya da 9.8 kilometre mesafededir. Diğer alternatif alanlar içerisinde en uzak bu alan kalmaktadır. Evet, burada yerini görüyoruz. Fotoğrafın alt kısmında Orhaneli ilçesinin hemen kuzeyinde mavi ile işaretlenen kısım şu anda en çok öne çıkan alternatif alandır. Kırmızı çizgi de Erenler Bölgesi’ne nakliye güzergâhını göstermektedir. Nakliye yönü Orhaneli ilçesinin içinden geçmeden by-pass edilerek bir yol yapılması mümkündür. Yine topografik haritada biraz daha detaylı görüyoruz. Alan dediğimiz gibi bir tepe üzerinde yer almaktadır. 1740 dönüm civarında bir büyüklüğü vardır. Alanın kuzeyinden Kocaçay geçmektedir. Mermer işletmelerinde kullanılacak su buradan temin edilecektir ve ortasından da görüldüğü gibi yüksek gerilim hattı geçmektedir. Bunlar OSB için olmazsa olmaz bir takım gerekliliklerdir. Burada daha yakından görebiliyoruz proje alanını. Yine burası bu haritada da arazi varlığı haritası. Yani tarımsal açıdan arazilerin kullanım kabiliyetini göstermektedir. Bu haritada da görüldüğü gibi 7. Sınıf tarım alanı yani marjinal tarım arazisi olarak gözükmektedir. Burada daha yakından görüyoruz. Evet başlangıçta ilk oluşturduğumuzda bu projede alanın kenarlarında görüldüğü gibi orman alanları mevcuttu. Daha sonra yaptığımız detay çalışmalarda Sanayi Ticaret Bakanlığı bu alanları çıkarttı tamamı tarım arazisinden ve 7. Sınıf araziden oluşmaktadır. Aynı şekilde depremsellik açısından baktığımızda Orhaneli ilçesinin güneyinden aktif bir fay hattı geçmektedir. Bu fay ile de geçmişte de büyük bir deprem yaşanmıştır. Diğer alternatif alanlardan bir kısmı direk bu fay hattının üzerine denk gelmiştir. Bu alternatifin seçilmesinin sebeplerinden birisi de alanın depremsellik açısından 2. sınıf olması ve fay hattına da uzak mesafede olması. Yine DSİ yapılarını gösterdiğimiz zaman en yakın DSİ yapısının Yazıcıoğlu Sulaması olduğu ve 2100 metre mesafede bulunduğunu proje alanına belirtmek istiyorum. Yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın internet sitesinde de koruma alanlarını gösteren bir sistem mevcut. Burada soldaki ikonların hepsini işaretlediğimizde koruma alanı olarak Çevre Bakanlığı açısından belirlenen tek yerin Sadağı Kanyonu olduğu ve bunun da 9-10 kilometre arasında bir mesafede bulunduğunu gösteren bir harita. Genel olarak bir değerlendirme yaptığımızda DSİ Bölge Müdürlüğü açısından Yazıcıoğlu Sulamalarına 2,1 km, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü açısından 7. Sınıf tarım alanı, Orman Bölge Müdürlüğü açısından orman vasfında arazi var ancak içerisinden çıkarılabilecek durumda, şuanda da bunu projede çıkarmış durumdayız içinden. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü açısından Sadağı Kanyonu’na mesafesi 9.79 kilometre, BUSKİ açısından da baktığımızda Nilüfer Barajı’na 12 kilometre, Çınarcık Baraj Göleti’ne 17 kilometre, Doğancı Barajı’na da 19,1 kilometre mesafededir. Kültür Turizm İl Müdürlüğü açısından baktığımızda envanteri incelediğimizde şifaen yaptığımız görüşmelerde herhangi bir kültür varlığına rastlanmadı zeminde yapılan incelemelerde. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü açısından baktığımızda da proje alanı 2. Sınıf deprem kuşağında yer almaktadır. Elektrik İletim Hatları açısından baktığımızda sahanın içerisinden yüksek gerilim hattı geçmektedir. Sahada en düşük kot 610 metre, en yüksek kot 690 metredir. Alanın doğu kısmında kalan kısmında biraz kot yükselmektedir. Genelde mermer üzerine konuşuyoruz ancak OSB’miz mermer değil Maden OSB’dir. Bünyesinde bunun dışında bir takım kalsit, işte magnezit, krom gibi firmalarında yer alması sağlanacaktır. Ancak belediye ile de yaptığımız uzun görüşmelerde prensip olarak şunu belirledik, kimyasal proses içeren madencilik işletmelerini OSB bünyesine kabul etmeyeceğiz. Sadece fiziksel proses içeren, fiziksel zenginleştirme yapabilen bir takım madencilik işletmelerinin yer almasını istiyoruz. Ben özellikle alanla ilgili bir takım teknik bilgiler vermek istedim. Yine diğer alanlara da ilgili isterseniz bilgi verebiliriz. Ben özellikle Bursa Kent Konseyi’ne çok teşekkür etmek istiyorum. Bu proje hakkında bize, size bilgi verme imkânı sundular. Soru cevap bölümünde sorularınızı almak istiyoruz. Çok teşekkür ediyorum.

Hasan ÇEPNİ- Bursa Kent Konseyi Başkanı: MADSİAD’ın değerli yönetim kurulu üyesi Hayrettin DURMAZ Bey’e bu sunumundan dolayı teşekkür ediyoruz katkılarından dolayı. Değerli arkadaşlar, az önce bize ulaşan bir telgrafımız vardı Bilim Sanayi Teknoloji Bakanı Fikri IŞIK hem de Bakan Yardımcımız Davut KAVRANOĞU programla ilgili tebrikleri, program çakışmasından dolayı burada olma arzuları vardı ama konunun takibi açısından da desteklerini dile getirdiler. Bunu da haziruna arz etmek istedim. Değerli katılımcılar toplantımızın sonuna doğru geliyoruz. Aradan arkadaşlarımız soru kartlarını dağıttılar sizlere. Onlarla ilgili sorusu olan arkadaşlarımızın sorularını isimleriyle birlikte yazarlarsa seviniriz. Toplantımızın bitiminde de soru-cevap kısmına geçeceğiz. Şuana kadar olan kısımda Bursa Ticaret Sanayi Odamızı dinledik, görüşlerini aldık, Orhaneli Belediye Başkanımızın görüşlerini aldık, onları dinledik ve orada madencilikle iştigal eden MADSİAD’ın görüşlerini aldık. Şimdi de Akademik Odalar adına İl Koordinasyon Kurulundan Maden Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Murat ÜREGEN Beyefendiyi konuşma yapmak üzere kürsüye davet ediyorum. Buyrun.

Murat ÜREGEN- Maden Mühendisleri Odası İl Temsilci Yardımcısı: Sayın Vekilllerim, Belediye Başkanlarım, Sayın MADSİAD Başkanımız ve Sayın Katılımcılar, Bursa İl Koordinasyon Kurulu adına saygı ve sevgiyle herkesi selamlıyoruz. Maden nedir? Maden, iç ve dış doğal etkenlerle oluşan ekonomik yönden değer taşıyan minarellere verilen ortak addır. İki önemli özelliği vardır. Birincisi bulunduğu yerde üretilebilme zorunluluğu, ikincisi de tükenebilir kaynaklar olması. Bu iki özellik incelendiğinde milli kaynağımız olan madenlerin işletilmesinin engellenmesi yerine gerekli bilimsel çalışmaların yapılarak insan ve çevrenin zarar görmesini engelleyecek önlemlerin alınması sağlanarak çalışmaları sağlanmalıdır. İkinci özelliği dikkate alındığında da tükenebilir kaynaklar olduğundan hem gelecek nesiller için, hem de yaşayanlar için ülkemizin hammadde satıcı bir ülke olmasından çıkarılıp, nihai ürüne kadar varacak bir sanayi oluşumuna ihtiyaç olmasıdır. Bu coğrafya incelendiğinde geçmiş medeniyetlerin en zenginleri bu coğrafyada yaşamıştır. Ancak şuanda bu coğrafya içinde yaşayan en fakir halk biziz. Sayın Orhaneli Belediye Başkanımıza yaptığı bu girişimden ötürü de teşekkür ederiz. Orhaneli ya da dağ yöresi insan kaynakları ve maden kaynakları açısından analiz edildiğinde bundan 20 yıl önce Keles, Büyükorhan, Harmancık’ta 180.000 nüfus varken; tarım, orman ve hayvancılığın geçimi sağlayamamasından ötürü şuanda toplam bölgedeki nüfus 50.000 civarındadır. Bu da çok geniş arazilerin atıl kalmasına sebep olmaktadır. Maden açısından incelendiğinde de Türkiye’de ilk krom işletmeleri bu bölgede açılmıştır. Gene jeolojik açıdan ekonomik mermer yatakları, kömür yatakları, endüstriyel hammadde yatakları, değerli metal maden yatakları mevcuttur. Bu madenlerin işletilebilmesi ve nihai ürüne ulaştırılması emek yoğun bir çalışma olduğundan bölgede şehirlere olan göçü durdurup ters göçü başlatacaktır. Bu ters göçte bölgede atıl duran tarım arazilerinin tekrar işlenmesi sağlanacaktır. Bölgede özellikle metal maden üreticilerinin hammadde ihraç etmeleri işletmelerin devamlılığını dış ülkelere bağladığından işletmelerin sürekli çalışmaları mümkün olmamaktadır. Bu da istihdam edilen kişilerin işletmeleri geçici görmelerine neden olmaktadır. Ancak nihai ürüne gidilebilecek işletmeler kurulursa istihdam da üretimde sürekli olacaktır. Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak kurulacak OSB’de isteklerimizi sıralarken dikkate aldığımız özellikler şunlardır; Katı atık yönetim planın da mermer parçalarının ve mermer kesiminden oluşan şlan malzemenin depolanması yerine değerlendirilerek sanayiye kazandıracak önlem veya planlar sunulmalı, atıklar kesinlikle depolanmamalıdır. Orhaneli ilçesinin ve seçilen OSB alanının Çınarcık Barajı - Uluabat Gölü havzasındaki konumu dikkate alınarak yer altı ve yer üstü kaynaklarına zarar verecek deşarj olmamalı, kullanılan su arıtmadan geçirilerek proseslerde tekrar kullanılmalıdır. Kapalı sistemde sadece eksilen su sisteme ilave edilmelidir. Plan notlarında maden zenginleştirme ve metal elde edilmesinde kimyasal yöntem kullanılmayacağı veya böyle bir tesisin OSB alanında kurulmayacağı kesinlikle belirtilmelidir. Metal madeni işletme tesislerinde enerji kaynağı olarak elektrik ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerjinin dışında hiçbir enerji kullanılmamalıdır. Ayrıca enerji fiyatları üretim maliyetleri veya başka gerekçelerle herhangi bir enerji üretim tesisi kurulmayacağı plan notlarına eklenmelidir. Plan notlarında OSB alanında, madenleri zenginleştirme tesisleri, nihai ürün işleyecek tesisler olmalı. Madenciliği tanım olarak şöyle koyabiliriz: Bir maden mühendisi olarak görevimiz bizim, madenin 3 boyutlu hale getirilmiş maden cevherinin çıkarılması ve zenginleştirme işleminden geçirildikten sonra endüstriyel kullanıma hazırlanmasıdır. Bu zenginleştirme işlemi kesinlikle bu OSB içinde yapılmamalıdır. Organize sanayi bölgeleri kendi yasası olan ve bu doğrultuda işlemlerini yürüten yapılardır. Yani bir kere kurulduktan sonra yerel yönetimlerden, merkezi yönetim, taşra teşkilatlarından bağımsız, bir anlamda özerk bölgelerdir. Daha açık ifade edilmesi gerekirse yukarıda belirtilen hususlar plan notlarına eklense dahi çok kolay bir şekilde değiştirilebilecek notlar olacaktır. Böyle bir yapı ile çalışan bölgelerin kurulması aşamasında çevreye yapacağı etkilerin en başta çok ciddi bir çalışma içerisinde belirlenmesi gerekmektedir. Hele de tartışılan bölgenin orman alanları ile çevrili olduğu düşünüldüğünde bu durum çok daha hassas bir konu haline gelmektedir. Kuruluş aşamasında yukarıda belirtilen şartların OSB yer seçimi komisyonu tarafından güvence altına alınması büyük önem arz etmektedir. Teşekkür ederim.

Hasan ÇEPNİ- Bursa Kent Konseyi Başkanı: İl Koordinasyon Kurulunun değerli Maden Mühendisleri Odası İl temsilcimiz Murat ÜREGEN beye bu katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Tabii şimdi biliyorsunuz akademik odaların bir yaklaşım noktası var. Bir denetleyici ama en önemlisi yol gösterici çok güzel ifade ettiniz. Yapılacak iş doğru bir proje ama dikkat edilmesi gereken hususlar var. O konuları da hayata geçirmemiz lazım çünkü madenler bizim zenginliğimiz, takribi olmayan zenginliğimiz. Her şey yerinde kıymetli, değerli, bu önemli bölge için Maden Organize Sanayi Bölgesi için yapılan toplantımızın sunumlar bölümünü tamamladık. Şimdi değerli katılımcılarımızın, kurul üyelerimizin sorularını iletmeye başlayalım. Evet, kent konseyimizin Tarihi Kültürel Miras grubu temsilcisi Kenan YETİŞEN ‘den bir sorumuz var. Çalışma alanında kesilen ağaçların yerine telafi edici nasıl bir çalışma düşünülmektedir? Ekonomi, ekoloji dengesi nasıl kurulacak? Çevrenin kirlenmesi nasıl önlenecek? diye İhsan BİLGİLİ arkadaşımız Milliyetçi Hareket Partisi Büyükşehir Meclis Üyesi bir soru yöneltmiş. Benzer konu. Fabrikaların çalışması ve mermerlerin çıkarılması sırasında yok edilecek ormanlarla ilgili yine ne düşünüyor diye Hasan beyin bir sorusu var. Fabrikalar, sularımıza zarar vereceği düşünüyor, doğanın bozulacağı ve tahrip edileceği, havanın kirleneceği konularını herhalde biliyorsunuzdur diyor. Bunların olmaması için önlemleriniz var mı? Endişeleri dile getiren bu dört başlıklı sorularımız. Bunlarla ilgili yine Hüseyin ÖZMEN Bey Gürsu Belediyesi adına, maden ocaklarının oluşturduğu en önemli sorun kullanılmayan kaba atıkların oluşturduğu görüntü kirliliği, canlılara, eko sisteme verdiği zararlar ve mermer tozunun tarımsal alanlara verdiği zararlar, bunlarla ilgili tedbirler bulunsun. Bu bölgede yapmış olduğumuz doğa gezilerinde mermer ocaklarının orman yapısını bozduğu, su havzalarına zarar verdiği izlenimlerini edindik. Bu ocakların nasıl disipline edileceğini İsimsiz bir katılımcımız. Ben burada hemen bir ara, bir virgül koyalım bu sorularımıza cevap noktasında, buyurun başkanım:

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Efendim ben teşekkür ediyorum. Şimdi sorulardan şunu anladım sayın başkanım. Arkadaşlar yeri sunumda ya tam anlayamamışlar veya yeri bilmiyorlar veya yanlış bir yer üzerinde duruyorlar. Şimdi bu yerde, organize sanayi bölgesi kurulacak bu yerde ağaç mağaç kesilmiyor, öyle bir şey yok. Bunu bir kere bilin. Beni bir de bilen bilir. Ben ağaca karşı çok hassasımdır. Orhaneli Devlet Hastanesini göreniniz oldu mu bilmiyorum ama orada bir palamut ağacı var diye devlet hastanesinin projelerinin tamamını değiştirdik, içinde bir hastane yaptık. Sadece oradaki bir tane büyük tarihi meşe ağacını korumak için. Bu hassasiyetimi benim çok kimse bilir. Ne doğaya karşı ne hayvanlara karşı yeşile karşı hassasiyetimi çok iyi bilirler. Eğer yolun üzerine bir ağaç çıkıp ta, eğri büğrü bir ağaç bile olsa kesilecekse bilin ki ben o gün Orhaneli de yokumdur. Yani görmeyeyim derim, yani başka bir çare yoksa, eğri bir ağaç kesilip yol geçecekse o gün ben Orhaneli de yokumdur. Onun bilgisini vereyim. Başkan Orhan abi bir de İhsan abinin bir şeyi vardı. Sorusu vardı İhsan BİLGİLİ’nin.

İhsan BİLGİLİ - Katılımcı: Ekonomi ve ekoloji dengesini nasıl kuracağız?

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Şimdi abi bunun, Şükürler olsun bu mermer fabrikaları ile ilgili konuşursak; bunun atığı yok, sıfır atıklı bir iş. Bunun ancak mermer parçaları atığı var, o mermer parçaları atığını da ben bahsetmiştim, bir firma kurarak bunlardan para elde edeceğiz daha Türkçesi. Yani bu da ekonomiye katkı olur bunun dışında kaçışı yok. Mesela emsal atık dışı atığı da yok. Su çekiyor, su kendi içinde dönüyor, eksiğini tamamlıyor. Kendi içinde dönüyor dolayısıyla ekolojik havayı bozma noktasında herhangi bir sıkıntı yok. Çünkü onu Raşit Bey konunun biraz daha takipçisi olduğu için uzmanı bu arkadaşımız takip ediyor. Bu işi yani bununla ilgili ben arkadaşlar şunu çok açık söyleyeyim. Çevre ile ilgili, hava ile ilgili, suyu kirletme ile ilgili çok hassasım. Her oturuşumuz da beyefendiler bilir bakın böyle bir iş varsa kesinlikle ben bu işi yapmam diye söylerim. Onun için bu değerlendirme de zaten çekinmeden çabuk geçeceğine inanıyorum. Çünkü herhangi bir olumsuzluk yok. Bununla ilgili Murat Bey çok güzel bir şey söyledi arkadaşlar. Su ile ilgili içerisindeki tozların çamur olup çökertildiği havuz o. Bu havuzun tozları kurutulup biz onu mermercilikten de öğrendik. Bu tozlarla biliyor musunuz bir yere bir boya yaptığımız zaman 15-20 sene çıkmıyor. Öyle çok piyasa istiyor ki onu değerli ki öylede güzel para ediyor ki ama bunu kirli su ile beraber doğaya salarsan doğayı kirlendiriyor. Ama bundan öyle bir güzel para elde ediliyor ki biz onu en ince noktasına kadar düşündük.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Çok teşekkür ediyorum başkanım, biz yine sorularımıza devam edelim. Şimdi kurulacak olan tesislerin belki kapasiteleri ile alakalı değil, ama fabrika kapasiteleri yıllık ürettim kapasiteleri, işçi kapasiteleri nasıl bir öngörü var diye düşünülmüş organize sanayi bölgesi ile ilgili ve yine bu bölgede bir başka soru da Ahmet KINIK bey sormuş. Bunu diğer İsmail SABUR bey de yine aynı sorunun devamı niteliğinde kaç kişi çalışacak kapasite bunlarla ilgili ne söyleyebiliriz?

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Ben sadece şunu söyleyeyim OSB ile ilgili müracaat edenin sayısı şuanda 52 yatırımcı. 52 tane yatırımcı oraya fabrika kuracağını beyanını verdi bize. Arkadaşlar bir fabrikada ortalama 130 kişi falan çalışıyor, 100 kişi deseniz 520 tutar. Eğer bunu 4 ile çarparsanız 20 bin eder. 20 bin de şuanda Orhaneli’nin köyleri ile beraber nüfusu bilmem anlatabildik mi? Ben teknik konuları Hayrettin beye veriyorum o biliyor.

Hayrettin DURMAZ – MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Evet, aşağı yukarı başkanımın da dediği gibi.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Hayrettin bey, bir şey ilave edelim. Yine bir katılımcımız Necip DURSUN bey de “Toplantı esnasında duyamadım. Dünya pazarında mermerin payı nedir? Pazarlarda bizim bu noktada bir rakamsal değerimiz var mı?”

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi projenin kapsamında; aşağı yukarı 52 kişi civarında başvuru var. 25 tane firma hazır kapıda beklemektedir şuanda yani bizim tahminimiz 70-80 arasında firmanın, fabrikanın alanının olacağı bir proje olacak. Aşağı yukarı bu fabrikalarda 100 ile 150 arası çalışan olur yani bugün yaptığımız incelemelerde, doğrudan 5 bin dolaylı yoldan 20 bin istihdam yaratması bekleniyor. İstihdamların bir farkı şudur. Mermer maden sektöründe çalışan özellikle işçi kesimi asgari ücretle değil daha yüksek ücretlerle çalışmaktadır. Bu yüzden bölgeye geri göçün yaşanacağını düşünüyoruz. Özellikle geri göçün yaşanması şuanda değerlendirilmeyen tarım alanlarını halkın tekrar değerlendirmeye başlayacağını düşünüyoruz. Bunun dışında dünya pazarında Türk Mermerinin yerini sordular. Dünya pazarında büyük bir paya sahibiz özellikle blok olarak büyük bir paya sahibiz. Bugün Çin, İtalya, Avrupa pek çok ülke blokları Türkiye’den almaktadır. Ama bunun yanında, biz bloğun yanında herkesin dediği gibi ebatlı olarak kesilmiş mermer olarak ta çok zengin bir renk çeşitliliğine sahibiz. Bu konuda marka olmak istiyoruz özellikle. Bu maden OSB yatırımının en büyük bölümü de budur. Bunun dışında özellikle şunu söylemek istiyorum. Hemen hemen 20 senedir Bursa’da bu tür projeler ile uğraşıyorum. Pek çok sivil toplum örgütüyle birlikte çalışıyoruz, devlet kurumlarıyla çalışıyoruz. Genelde Bursa da projeler şu şekilde gidiyor işte planlanıyor planlandıktan sonra konu görüşleri alınıyor planlar yapılıyor ve daha sonra ÇED aşamasına gelindiği zaman gün yüzüne çıkıyor proje özellikle. Başkanı bu konuda tebrik ediyorum. Bu projede tersten gidiyoruz çünkü çok önemsiyoruz halk için çok önemli halkın büyük bir desteği var. Biz burada özellikle oda temsilcilerinden şunu bekliyoruz. Yani bu projede bu sefer tersten gidiyoruz. Daha bu projenin planları yapılmadı, hükümleri belirlenmedi şuanda sadece Sanayi Bakanlığı tarafından yer seçimi işlemi yapılmaktadır ki daha Valilik tarafından da bütün kurumlar nezdinde yer seçimi komisyonu toplanıp yer seçimi yapılacak. Bu süreçte gerekirse biz diyoruz ki toplantılar yapalım özellikle sivil toplum örgütleriyle, odalarımızla toplantılar yapalım bu planların hükümlerini beraber belirleyelim yani burada nasıl sanayi yer alsın? Ne tür atıklar ne şekilde değerlendirilsin, nasıl enerji kullanılsın? Yenilebilir enerji mesela arkadaşımız bu sanayi için büyük bir fırsat çünkü yapılan fabrikaların çatıları çok büyük bir alanları kaplamaktadır. Güneş enerjisi üretilebilir bu büyük bir imkân biz özellikle başkanın bu konu da çok hareketli sivil toplum örgütleri daha önce de toplantılar yaptı. Biz özellikle bu konuda desteğinizi bekliyoruz. Bura da harita oluşurken, yol haritası oluşurken birlikte olalım istiyoruz. Hepinizin bu konuda fikirlerini bekliyoruz. Hadi diyelim ki sonradan yapılan planları mahkemeye verip bozmaktansa, işi yokuşa sürmektense bu planları bu şehirde yaşayanlar olarak beraber oluşturalım yani işin bu şekilde ekolojik ve ekonomik dengesine ancak bu şekilde uygun olacak bir şekilde birlikte yürütebiliriz diye düşünüyorum ben.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Devam ediyoruz efendim hazır mikrofon siz de. Buradaki firmalarda ileri teknoloji kullanacaklar mı diye bir soru daha var? Öngörü gelmiş bir arkadaşımızdan. Yani benim anladığım kadarıyla kaba bir mermer çıkarma işlemi mi yoksa orada uygulanacak teknolojik imkânlarla nihai ürüne dönecek mi? Kastediyor. Yine beraberinde kısa kısa toparlayayım. Çok sorularımız var hızlı hızlı gidelim. Organize Sanayide yer almak isteyenler şirket kurmalarında müracaat nereye yapılacak? Gibi sorular var Ahmet YÖRÜTEN İnşaat yüksek mühendisi bir arkadaşımız MADSİAD’ a üye gerekli mi diyor? Onu ifade etmiş

Hayrettin DURMAZ – MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi öncelikle üyelikle ilgili MADSİAD üyesi olması gerekiyor. MADSİAD’ın bünyesinde yer alması gerekiyor ve Maden OSB’ye arkasından başvuru yapması gerekiyor. Ve bu yönetim kurulumuz tarafından değerlendiriliyor. Ancak sonra OSB Kurulu heyeti kurulacaktır. Asıl o aşamada değerlendirme yapılacaktır. Ama şuanda ön başvurularımız aldık 52 tane başvuru var sonra 25 tane değerlendirmemiz gereken var aşağı yukarı alanımızda hemen hemen doldu sayılır. Ama dediğim gibi yine de yetki kurulacak OSB müteşebbis heyetinin olacaktır. Şimdi fabrikalarda kullanılan teknoloji son teknoloji olacaktır. Bugün dünyada en ileri teknoloji Bursa’da mevcuttur. Şuanda 4-5 tane Bursa şehrinde bu teknolojiyi kullanan fabrikalarımız. Zaten özellikle Maden OSB’de Meslek lisesinin olmasını istemesinin sebebi budur. Çünkü madencilikte çalışan işçi artık kalifiye işçisidir yetiştirilmesi gerekiyor ve bugün maden sektörü bu konuda çok büyük sıkıntı çekmektedir. Yani maden sektörü çok sık kalifiye insan bulamamaktadır. Bugün bir mermercilik dediğiniz zaman ücretinden tutun üç boyutlu birtakım işlemlerin yapılması otomatik makinaların çalışması, parlatılması pek çok işlem vardır. Yani ben mermercilikte tam uzman değilim ama burada gördüğüm fabrikalar Bursa’da 3-4 tane bu şekilde fabrikamız var son teknolojidir. Yine kurulacak fabrikalarımız da son teknoloji olacaktır. O yüzden madencilik çok geliştiriliyor burada bir meslek lisesi kurulsun, meslek yüksekokulu kurulsun. Madencilikle ilgili gençlerimiz burada okusun kalifiye eleman elde edelim böyle bir düşüncemiz var.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, devam ediyoruz. Mahmut GÖK Mustafakemalpaşa Belediyesi Meclis Üyesi arkadaşımız diyor ki Kemalpaşa da mevcut bir mermer OSB mevcuttu böyle bir yer ama burası gözden çıkarıldı mı yoksa mermer rezerve alanı mı azaldı. Şimdi Orhaneli Maden Organize Sanayi bölgesi konuşuluyor ama diyor sadece mermerden bahsediliyor bununla ilgili kısa bilgi istiyor.

Hayrettin DURMAZ – MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi Mustafakemalpaşa’da Devecikonak’ta bir mermer organize sanayi bölgesi mevcut. Bu bölgenin gözden çıkarıldığı doğru değildir. Mermercilik özellikle madencilik diyeyim daha doğrusu olduğu yerde mermerin olduğu yerde hammaddenin olduğu yerde yapılan bir iştir. Çünkü ülkemizde bugün granit taşımacılıkta kullanılan mermeri olduğu yere yakın işlerseniz ancak para kazanabilirsiniz veya verimi arttırabilirsiniz. Bugün Orhaneli Bölgesi’nde Erenler bölgesinde bulunan büyük rezervin oradan çıkartılıp götürülüp Devecikonak bölgesinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Yani madenciliğin olduğu yerde yapılması gerekir. Ve ben şunu söylüyorum özellikle mezonumuzda şöyle bir hata var. Ocaklarımızın büyük kısmı ormanlık alanlardan kiralama yapılarak yapılıyor Türkiye’de madencilik. Orman mevzuatı bu ocak alanları içerisinden fabrikalara izin vermemektedir. Madenci açısından da OSB ihtiyacı özellikle bu sebeple doğmuştur. Ama bu mevzuatta çok büyük bir yanlıştır. Çünkü çıkarılan mermerin hepsi tıra yüklenip limana götürülecek büyüklükte değil yani maliyeti kurtarmamaktadır. Ve böylelikle yarım blok halinde olan bloklar pasaya sürülmektedir. Verim % 10- 15 civarındadır. Yeni OSB’nin kurulması çevresel açısından şu sonucu doğuracaktır. Pasalar yarı yarıya azalacaktır, verimlilik artacaktır. Bir yerde pasaya giren milli servet değerlendirilecektir. Hatta şuanda şunu diyebilirim. Mevcut ocaklardaki pasaların bile şuanda milyonlarca lira değeri vardır bu OSB kurulduğu takdirde. Çünkü orada şuanda atıl durumda duran pasalar daha küçük bloklar halinde bu fabrikalarda işlenebilecektir. Yani ben özellikle bu kısma bu projenin. Çünkü şu da eleştirilebiliyor. Ocaklardaki pasalar özellikle eleştiriliyor deniliyor ki buraya kompresör tesisi kurulsun bunlar kırılsın mıcır olarak kullanılsın. Ama şu da bir gerçektir ki bugün mıcırın fiyatı 4 lira 5 liradır. Bir mermer ocağına kurduğunuz kompresör tesisini mıcır haline getirdiğiniz zaman onu projenin uygulanacağı yere götürdüğünüz zaman 20 lirayı – 25 lirayı bulmaktadır sonu. Bu da mantıklı değildir. Biz bunun yerine ne düşünüyoruz? Özellikle küçük bir Ar-ge merkezi kurmayı düşünüyoruz. Bu konuda da şuanda da Ar-ge çalışmalarımız var. Bizim bu bölgemizden çıkacak atıklar nedir? Küçük mermer parçalarıdır ve mermer çamurudur. Mermer çamuru ile ilgili Bursa’da birkaç tane beton işleyen firma ile çalışma yapıyoruz. Betonun içinde bu nasıl kullanılır, betonun mukavemeti nasıl arttırılır bununla ilgili birtakım deneyler yapıyoruz. Olumlu sonuçlarda gelemeye başladı bu konuda. Bunun dışında yine eski hisar bölgesinde bunun örnekleri var. Küçük mermer parçaları mozaik sanayinde özellikle sanatsal birtakım faaliyetlerde kullanılmaktadır. Bugün istihdamı yapılan atölyelerde yapılan çalışmalarda dünyanın her tarafına pek çok sanatsal ürün satılmaktadır. Bu şekilde atıkları minimize etmemiz için bir Ar-ge merkezi kurmak istiyoruz aynı zamanda.

Hasan ÇEPNİ - Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet Hayrettin Bey … devam edelim. Çünkü yine sorularımıza.

Katılımcı: Tam olarak cevap almadım soruma. Yani bu bizim organize sanayimiz gözden mi çıkarılmıştır, atıl mı kalacaktır, boşaltılacak mıdır? Bununla ilgili Hayrettin Beylerin bir çalışması var mıdır?

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi bununla ilgili bizim bununla ilgili bir çalışmamız yok. Biz maalesef bir sivil toplum örgütüyüz. Bizim Devecikonağı’ndaki Mermer Organize Sanayi Bölgemizdeki hiçbir bir çalışmamız yok yani. Tam net olarak size bu şekilde söyleyebilirim.

Katılımcı: Sayın başkanım ben söz almak istiyorum ama şöyle insanların gerçekten şuanda tam bilgilendirilmediğini başkanımın da yanıltıldığına inanıyorum ben.

Hasan ÇEPNİ - Bursa Kent Konseyi Başkanı: Biz size söz veririz sıkıntı yok. Burası zaten Bursa Konuşuyor, sorularımızı soracağız. Bütün arkadaşlarım iyi niyetli cevaplıyor. Ben başkanımıza birkaç soruları yönelteyim. Kurulacak sanayi bölgesinde yöremizin işçileri öncelikle tek mi diye bir ifade var Mehmet YILMAZ Bey’in. Yöre halkından olması ile ilgili resmi bir mevzuat olacak mı diyor yani öncelik verilecek mi? Kalifiye personel yetiştirilebilmesi için akademik bir planlama var mı? Az önce bunlar ifade edildi gerçi. OSB zaten maden firmalarına doğayı kirletmemeleri için yaptırım. Zaten OSB’nin değerli arkadaşlar ciddi belirlemeleri olur her bakımdan. Nakliye araçlarının yolları bozmaması için bir takım önlemler, yollarla ilgili tedbir var mı diye Mehmet Tuğrul Bey sormuş. İlk işbaşı için tam bir tarih var mı? Projenin sürdürülebilirliği 5000 işçi için yöre insanının geri dönmesi için köy dernekleri ile çalışma yapılıyor mu? Hasip Yavuz Bey’in buna benzer sorusu. Başkanım toparlar bunları. Kurulacak organize sanayi bölgesinde yöremizin engelli işçilerine imkân verilecek mi diye böyle bir talep var. Engelli işçiler de düşünülüyor mu Özgen KESKİN Uygar Görme Engelliler adına bir sorusu var. Öncelikle mermer OSB’nin yöremize ait olması temennimiz. Çevreyi kirletme konusundaki tedbirler. İstihdam konusunda yine aynı konular. Mustafa SARI Bursa Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu gençlerimize eğitim konusunda iş garantili ara eleman ihtiyacına yönelik çalışmalar yapılacak mı gibi. Sayın başkanımız demiş öncelikle gerçekleştiğinde yöremiz adına milat sayılabilecek önemli bir proje için olumlu çalışmalar için teşekkür eder, göçü durdurmak geri göçü başlatmak adına bu projenin sonucunda olması muhtemelen yani dış göç çok sayıda yabancı insanın istihdam edilmesi sonucunda yöremizde oluşabilecek bir huzursuzluk bir endişe duyuyor musunuz? Alper AKDEMİR böyle bir soru sormuş.

İrfan TATLIOĞLU- Orhaneli Belediye Başkanı: Ben teşekkür ediyorum. Şimdi yöremizin insanları çalışacak mı diye bir soru var. Zaten bunun asıl amacı bu arkadaşlar. Yani bizim yöremizde ne kadar boşta insan varsa kim çalışmak istiyorsa öncelikle onlar çalışacak. Biz Uludağ Üniversitemiz ile Milli Eğitim Müdürlüğü ile, Halk Eğitim Müdürlüğü ile hatta Büyükşehir Belediyemizin BUSMEK kurslarıyla da bazı kursları verip ara eleman noktasında da bu noktada çalışmalarımız da var bilginiz olsun diye söylüyorum. Tabi yeni personel noktasında da biliyorsunuz biz Orhaneli’de meslek yüksekokulumuzun binası yoktu bitirdik şuanda. Allah nasip ederse 10 bölüm açılabilecek kadar büyük bir okul yaptırdık. Bununla ilgili zaten toplantılar yapıyoruz önümüzdeki dönemlerde toplantılar yapılacak. Aranızdan epey bir çağıracağımız arkadaşlarımız, dostlarımız olur. Hangi konularda hangi mevzularda bölüm açalım diye. Bu konuyla ilgili çalışmalar da var. Yollarla ilgili ya arkadaşlar yol sıkıntı değil. iş olsun da yol bozulsun yaparız. Bir daha bozulsun, bir daha yaparız. Olmadı 30 cm sıcak asfalt dökeriz. 1 metre sıcak asfalt yaparız. Yolun bir şekilde hakkından geliriz. Şimdi yol bozulacak diye iş kurmayalım mı? Böyle bir şey olmaz yani. Bunu yaparız. İş başı tarihi valla şimdi ona bir şey söyleyemem mümkün değil çünkü bunun ÇED raporu en kısa 6 ay sürüyor diyorlar ama bugüne kadar da 6 aylık süre içerisinde ÇED çıkarabilen bir baba yiğit olmamış. En az 1 sene diyorlar. Biz şöyle diyoruz arkadaşlar 2017’nin kışına doğru herhalde biz fabrikaları kurarız diye düşünüyoruz. Yani aklımızdan geçen o ama. Bilmiyoruz zaman ne gösterecek. Yani hedef sanki biraz öyle gibi geliyor. Engelli işçilerle alakalı arkadaşlar zaten o kanunu biliyorsunuz. İşçi çalıştıran herkes engelli işçi çalıştırmak zorunda. Artık biz bir de bunun dışında engelli arkadaşlarımıza elleri ile yapılabilecek bazı objeler var. Hayrettin Bey de pas geçti. Bende biraz ucundan pas geçiyorum. Derin çünkü bu. Öyle şeyler var ki mesela bir Atatürk Portresi yapabiliyorsunuz o mermer parçalarından. Yüz elli bin liraya satabiliyorsunuz. Öyle el emeği el işi yapılabilecek çok şeyler var. Onları söyleyeyim. Gençlere iş garantili Halk Eğitim ile ve BUSMEK ile kurslar açacağız. Zaten organize sanayi kurulunca da ne lazımsa bu lazım olan nasıl eleman lazımsa onların tespitini yaptıktan sonra bunlar noktasında da işçileri yetiştireceğiz. Şimdi OSB demiyor ki bana çalışan adamın ben kimliğine bakarım, TC’sine bakarım, Ankara’nın doğusundan mı olsun batısından mı olsun bakarım demiyor. Bana eleman lazım diyor. Biz yetiştireceğiz bunları, çoluğumuzu çocuğumuzu yetiştireceğiz. Yetiştiremezsek bunlara bir çare bulmak zorunda kalacağız. Burası hassas.

Hasan ÇEPNİ - Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet, başkanım teşekkürler. Önceki dönem vekillerinden Faruk ANBARCIOĞLU Bey’in bir sorusu var. OSB’ye, böyle bir OSB’ye sonuna kadar desteğimiz olacak. Ancak 100 milyar dolarlık bir mermer çok büyük bir rezerv anlamına geliyor, bu mermerler dağlardan çıkarılırken dizilirken kimyasal madde kullanılıyor mu? Bu atıklar hangi su yataklarına karışacak, karışıyor. Mermer ocaklarına işlem bittikten tekrar doğal bir görünüme kavuşması için en sık sorulan sorulardan biri buna göre tedbirler düşünülüyor mu, teşekkür etmiş, emeği geçen herkese.

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi dediğimiz gibi Erenler bölgesinde 900 yıllık bir rezerv gözüküyor şu anda yani bunun değeri de 105 milyar dolar değerinde. Esasında bunu tabi bu şekilde de düşünmemek lazım çünkü mermerler dediğimiz gibi şu anda %15’lik bir verimle çalışılıyor. Bu verim arttığı takdirde bu süre daha doğrusu rezerv miktarı da yani kullanılan rezerv miktarında bu arttırabilir diye düşünüyoruz. Mermer ocaklarında işte şeyi sorduk değil mi kullanılacak alan evet kimyasal kullanılmıyor mermer ocaklarında,su kullanılıyor. Su geri dönüşümlü olarak kullanılıyor.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Zaten su yataklarına karışma durumu var mı diye bir soru var.

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi su yataklarıyla ilgili bir karışma durumu varsa da bugün bu bölgede yaşadığımız gibi işte bir sürü sivil toplum örgütlerinin müdahalesiyle ocakların kapatıldığını gördünüz sizde. Organize sanayi bölgesi yer altı suyu zenginliği açısından zengin bir bölge değil bizim yaptığımız araştırmalarda tabi bunların hepsinin ölçümleri yapılacak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onların hepsinin onaylanması gerekiyor jeolojik ekipler olsun hidrojeolojik ekipler olsun yine ve yine DSİ ve BUSKİ’nin kurum görüşleri alınacak. Bütün uzmanlar bu konuyu hepsini inceleyecekler. Organize sanayi bölgesinin kurulduğu bölgede bizim yaptığımız gözlemlerde mühendisler açısından baktığımız gözlemlerde yer altı suyu açısından zengin bir bölge değil. Hani maliyet açısından da şunu diyebilirim, hani gidip alanı gezebilirsiniz arazi Şükriye köyünün batısında yer alan tepede tamamen çıplak bir arazi. Belki bir iki tane çalı şeklinde ağaç vardır, Google’dan yani Google Earth’den de çok rahat bir şekilde görülebilen bir alan.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet, teşekkür ediyoruz, buyurun.

Murat ÜREGEN- Maden Mühendisleri Odası İl Temsilci Yardımcısı: Burada kurulacak organize sanayi bölgesiyle ocakları birbirinden ayırmak lazım, bir kere ilk önce bunun adını koymak gerekiyor. Ocaklar zaten fiili olarak çalışıyor, burada hükümete bir görev düşüyor esasında ham madde satışını zorlaştırıcı tedbirler alınmalı. Biz bu gün OSB’de plaka üretsek kimle rekabet edeceğiz, Çin’le rekabet edeceğiz. Çin hammaddeyi bizden alıyor, bir gramdan veriyor bir gram ferro kromu dünyaya bu pazarlıyor Çin pazarlıyor, bir de o plakaya çevirip Çin pazarlıyor. Bunu engellemenin yolu hammadde ithalatını zorlaştırmak, bu bize iki türlü kazanç sağlar 1, konuşmamda belirttim yenilenebilir kaynaklar değil madenlerimiz gelir kaynakları. Eğer hammadde satışını engelleyebilirsek en büyük faydası hepinizin sorduğu sorular aynı esasında maden ocakları ile ilgili. Eskiden maden ocaklarının kapasiteleri düşük olduğu için alan tahribatları düşüktü gözle görülmüyordu böylece ne oluyor demiyordu ya da çevredeki insanlar da ne oluyor demiyordu. Ama bugün iş imkânlarının çoğalması büyümesi, kapasitelerinin artması bu gün açılan bir ocağın iki ay sonra devasa boyutlara gelmesine sebep oluyor ve biz kaynaklarımızı ne yazık ki blok olarak satıyoruz, nereye satıyoruz yurt dışına satıyoruz. Bunu eğer biz yurt dışına satışı zorlaştırırsak eğer Dünya’nın da buna ihtiyacı varsa rekabet edebilecek alt yapıyı burada hazırlamalıyız. Bakın sırf mermer konuşuluyor, bölge müthiş bir krom havzası. Kroma bağlı demir, nikel, platin, gümüş, altın havzası fakat bu işletmelerin hepsi özellikle zaten değerli metaller çalışılmıyor bir tek proje geldi o kaldı herhalde. Krom işini ele alırsak bugün Orhaneli bölgesinde şu anda çalışan firma kalmadı neden Çin’e fiyatların yarı yarıya düşmesi maliyetleri kurtarmadığı için bugün Orhaneli’nin lokomotifi sayılacak bütün işletmeler kapanmış durumda yanılıyor muyum başkanım?

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Son fabrikada kapandı.

Murat ÜREGEN- Maden Mühendisleri Odası İl Temsilci Yardımcısı: 
Yani son fabrika dediğimiz 500 kişinin işsiz kalması, eğer buraya ferro krom tesisi kurulmayacaksa eğer devlet enerji de hammadde satışında gerekli zorlukları ve kolaylıkları sağlamayacaksa bu projenin de hayata geçmesi esasında zor. Eğer bu yük enerji yükü, istihdam yükü hayli hayli üzerinde kalırsa siz bloğu da aynı şartlarda aynı koşullarda yurt dışına satmaya devam ederseniz, üreteceğiniz plakayı sadece ve sadece iç pazara satarsınız. Burada Sayın Vekilime büyük bir görev düşüyor, teşekkür ederim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, teşekkür ediyoruz, hızlı bir şekilde toparlayalım az bir programımız kaldı aslında buna benzer şeyler var yani endişeler ortak zaman zaman dile getirdiniz bunları. Çok sayıda mermer işletmesi maden çıkarma işleminde bir patlama yapılacaksa bile bu durum fay hattını tetikler mi böyle bir endişe var mı diye, Jeoloji Mühendisleri Odasının görüşü alındı mı diye soru sormuş Doktor Hüseyin Serdar Bey Çevrem Derneği.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Efendim Murat Bey’in dediği gibi şu ocak mevzusunu bir ayıralım biz ocağı bilmeyiz ki çok da ilgilendirmiyor da yani. Yani ocakların statüsü çok ayrı, biz bu ocaklar zaten var ne yapılıyorsa da yapılıyor yapılması için bir kısıtlama gelirse de gelmesi için ne yapılmalı? Zaten bakın Başköy ile ilgili bir sıkıntı vardı ben her zaman Başköy’ün yanında yer almışımdır çünkü su mermerden de önemli paradan da önemli sermayeden de önemlidir. Bakın Orhaneli’nde altın madeni bulmuşlar böyle bir Çed raporu sokmadılar böyle her şeyi hazırlamışlar, Çed raporuna ilk önce ben karşı çıktım. Buldukları altın madeninin bulunduğu yer bizim tatlı su diye içemediğimiz kireçsiz su alanının ortasında. Biz artık istemiyoruz dedik öylelikle hatta gazetelere falan çıktı, bir arkadaşımız da telefon etti ya benim kayınpederin yeri vardı orada iyi para edecekti dedi. İşte altının üstünde tarlan var kayınpederinin sana kalacak işte daha ne istiyorsun? Arkadaşlar OSB ile ocağı ayrı tutalım mümkünse, ocağın sorumluluğu ayrı bir tartışma konusu çünkü teşekkür ediyorum.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Evet, Osman Bey’in bir sorusu var şu an faaliyet gösteren maden ocaklarından çıkarılan mermer atıkları evet, benzer şeyler yani bunlar, hep endişeler dile getiriliyor başkanım belki bunlara kısa kısa cevap verdi. Tabi burada ilk defa bir OSB mantığı var şimdi burada OSB’nin kendi içinde bir sorumluluğu bir yaptırımları da var. Yine okulla ilgili düşüncelerini dile getirdi hazırlık noktasında Taner AYDIN arkadaşımız, yine doğa düzenlemesi yine benzer endişeler az önce dile getirildi diye düşünüyorum. Hüseyin ÖZMEN Bey oradaki OSB fabrikalarından çıkan atıklar için portatif işletim sistemi düşünülüyor mu bir de güneş enerjisi düşünüyor musunuz diye bir soru sormuşlar.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Şimdi şunu hemen söyleyeyim atlamadan geçelim şimdi burada bulunan arkadaşlar böyle bir tepe yedinci sınıf dediğimiz tarım arazisi yedinci sınıf diye geçer yani ekilmeyen biçilmeyen, dikilmeyen bir arazi. Yanı başında da ormanın bir arazisi var, orman arazisine biz dedik ki güneş enerjisi de koyalım Raşit bey ile beraber bu projeyi yapıyoruz. Oraya güneş enerjileri, güneş panelleri koyalım ormandan kiralayarak yerleri bir şey kesmeden ama bu OSB’nin de elektrik enerjisini buradan elde edelim ki hem enerji olarak da faydalansın onu o şekilde yürütüyoruz becerebilirsek inşallah orada elektrik enerjisi de elde edeceğiz.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Başkanım Cevdet AKÇAKOCA Yeminli Mali Müşavirler Oda Temsilcisi bunun işte elemanla ilgili işte endişelerini dile getirmiş sizin az önceki ifadenizden dolayı ama buradaki geri dönüşü söz konusu. Maden işletme için su gerekir diyor, burada bir arıtma tesisi düşünülüyor mu, OSB için bir liralık yatırıma hesap uzmanı olduğu için ifade etmiş üç liralık da yol ve arıtma tesisi gerekecek gibi. Bunların herhalde zaten tedbirleri alınıyordur diye düşünüyorum. Belki bunun devamında bir şey de hatırlatalım. Faruk POLAT arkadaşımın da Bursa İpeğini Geliştirme Derneği başkanı adına bir sorusu var. İpek böceğinin temel gıdası olan, Orhaneli’ de fazlaca yetişen dut yaprakları da bu tozlardan zarar görür mü acaba bununla ilgili bir tedbir var mı? diye OSB ‘de bir de tasarıma girmeye yönelik bir durum var mı böyle bir sorumuz var. Buyrun

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: OSB de toz yok arkadaşlar.

Hayrettin DURMAZ - MADSİAD Yönetim Kurulu Üyesi: Şimdi arkadaşlar özellikle Avrupa konusuna değinmek istiyorum. Maden ocaklarında yani maden işleme tesislerinde bu plaka kesen, mermer fabrikalarında proseste çıkan mermer tozunu içeren suyun içerisinde su ile ilgili Avrupa’da arıtma tesislerinin kurulması gerekiyor.  Neden, çünkü suyun içindeki mermer tozu gittiği yerde kanallarda çökerek belli bir süre sonra kanalların tıkanmasına sebep olur. Zaten şu anda Bursa ‘da pek çok mermer fabrikasında olduğu gibi difüzör şeklinde bir arıtma tesisi vardır. Bunun içerisinde suların altında oluşan çökelek daha sonra filtre prese gider. Filtre presten de ayrıştırılmış halde plakalar halinde dışarıya çıkar. Bunun dışında asıl bence önemli olan fabrikalarda çalışan kişilerden çıkarılan evsel nitelikli atık su. Bununla ilgili ortak bir arıtma kurulması gerekir OSB’ de bununla ilgili zaten OSB ile ilgili yönetmeliklerimiz olmazsa olmaz şartlarından birisidir. Evet, mermer işleme tesislerinin diğer sanayi tesislerinden farkı şudur; kullandığı suyu tamamen geri dönüştürme olarak kullanılır, sisteme buharlaşmadan kaynaklanan su eklenir. Yani yolla da ilgili şunu söyleyebiliriz bugün nasıl DOSAB ‘da, Organize Sanayi Bölgesi’nde yollar asfaltsa, ulaşım yolları asfaltsa, burada da aynı şekilde asfalt olacaktır. Yine proses suyu bütün fabrikalara proses suyu ayrı, içme suyu ayrı kanallar verdik, anlatılacaktır. Şu da bir gerçektir; mermer fabrikalarından toz çıkması mümkün değildir. Çünkü nedir proses ıslak olarak yapılır, yani biraz maden ocaklarıyla da, maden ocaklarına ulaşılan yollarda kamyonların hareket etmesiyle oluşan mermer tozuyla, mermer fabrikası karıştırılmasın. Mermer fabrikasında çıkan malzeme tamamen ıslaktır ve dediğim gibi büyük bir presle en son suyu olabildiğince sıkılır. Geriye kalan malzeme de ıslak olduğu için bu şekilde toz tutması mümkün değildir. Zaten üretilen ürünle plakalar paletler halinde çuvalın içerisinde kapalı ortamda sevk edilmektedir.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, teşekkür ederiz. Sayın vekilimize bir soru soralım o zaman, ulaşım konusunda sıkıntımız ne zaman gidereceğimizi, sonuçlandırma durumunu soralım. Bursa – Orhaneli yoluyla alakalı soruyorsunuz değil mi?

Bennur KARABURUN – Bursa Milletvekili: Şimdi şöyle söyleyim İrfan Başkan bununla zaten ilgileniyor bunu çok iyi biliyorum koordine ettiğini inşallah yakın zamanda sonuçlanacaktır diye diliyorum.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Teşekkür ederim arkadaşa hemen bilgi verelim. Orhaneli Bursa arasındaki yolla ilgili biz bütün yöredeki belediye başkanları siyasi partilerin ilçe başkanları toplandı. Nasıl yapacağımıza karar veriyoruz. Yeniden bir proje çünkü biz bu mevcut yolu beğenmiyoruz. Devamlı yıkılıyor yeniden yapılıyor, yıkılıyor yeniden yapılıyor. İstemediğimiz için de durdurduk, yolun daha güzel bir şekilde yapılması için yeni projeler yapıldı devam edip gideceğiz. Zaten bizden başka da yapan olmaz. Şimdiye kadar da biz yaptık. Sağolun.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ederiz. Başkanım bu sorular şu anda birkaç arkadaşımız var bunu ifade etmek isteyen bunu hemen bize yazılı vermişler. Yaşar BAYRAM buyurun.

Yaşar BAYRAM – Katılımcı: Bütün uzaktan yakından gelen tüm misafirlerimizden Allah razı olsun. Hoş geldiniz sefa geldiniz. Bir üzücü haberi belirteyim. Üç tane şehidimiz var. İki saat önce üç tanesi de ağır bir tanesi Bursa’lı olması, Diyarbakır Sur ilçesinde, muhtemelen Bursalı. Allah rahmet eylesin şehidimize. Her gün böyle haberler duymaktan artık OSB’ye sevinelim mi üzülelim mi mermer ocaklarına, hani artık buramıza geldi ama gerçi sözcümüz bayağı aydınlattı bizi. Şunu belirtmek istiyorum sadece şunu belirtmek istiyorum. Demin başkanımız da şunu dedi mermer ocaklarından OSB’ye taşındık. Şimdi OSB kuruyorsak mermer ocaklarının çalışması gerekir. Şimdi OSB kurarsanız mermer ocaklarını mı kapatalım? yok. Yani bunların ikisi birbirine bağlantılı. İnsanlar konuşurken, yaşanmışlıklar var yaşanmışlıkları konuşalım. Niye tedirginler. Çünkü DSİ’nin sondajlarında Bursa’nın üç büyük su havzasından bir tanesi denmesine rağmen, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin hazırlamış olduğu raporda suya rastlanmamıştır diyor. Ama sondaj yapan görevli kendisi kendini pişman ediyor. Bana diyor rüşvetle diyor burada su yoktur dedirttiler diyor. Geliyor ve mahkemede bunu bildiriyor. Şimdi insanların orada şeyleri var problemleri var. Yani sıkıntılar yaşanmış. DSİ üç büyük su havzasından bir tanesi diyor, ama maden ocaklarının hazırlatmış olduğu İTÜ’ ye hazırlatmış olduğu raporlarda orada su yoktur diyor. Şimdi bakın devlet mi İstanbul Teknik Üniversitesi mi? Ya şimdi burada bilim adamlarına güvenmek istiyorum ama bilim adamı geliyor buraya diyor ki bu adamlar yapacak bunu çıkartacak. Siz bundan ne koparabilirseniz koparın, ondan sonra da onlar yapar yapar gider. Bir de şuna hepimiz burada bilim adamlarının gibi bakıyoruz, hani önder insanlarsınız. Türkiye’de seksen bir tane il var, dokuz yüz elli yedi tane de ilçe var. Yanlış hatırlamıyorsam dokuz yüz elli yedi tane ilçemiz var. Bu ilçelerde ve illerde her yerde her karesinde mermer çıkartma, bulma, MTA’nın gösterdiği doğrultuda çıkartılıyor. Şimdi çıkartılıyor da arkadaşlar, düşünün yani bu kadar mermer ocağı var Türkiye Cumhuriyetimizde ama Erenler bölgesinde beş yüz milyar dolar rezerv var. Arkadaşlar 1997’den beri; 97, 2007, 2017, yirmi yıldır o bölgede mermer çıkartılıyor. Pekala, bakalım ihracatımıza kaç para. Yani rakamlarda çok büyük çelişkiler var. 81 il, 1000 tane ilçe, hepsinden çıkartılıyor, mermer çıkartılıyor %90’ı hatta %92’si Çin’e gidiyor, %74’ü İtalya’ya gidiyor, geri kalanı iç piyasada, çalışılıyor işleniyor işte kapı kacak bir şeyler yapılıyor. Yani rakamlar aldatıcı. Ben kâmil bir insan olarak bunlara inanamıyorum. DSİ’nin raporunda var. İTÜ’nün raporu yalan olduğu ortaya çıkmıştır. Erenler kar suyu havzasında 250 metre, 180 metre derinlikte taş delikler açıldı. Taş derinliği 280 metre olduğunu beyan ediyor ama zaten bu sondajı yapan bu delikleri kesinlikle inilmediğini numunelerin değiştiğini biliyoruz.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Tamam, güzel bir seviyeyle toplantı yapıyoruz tamamlayalım cevapları alırız.

Yaşar BAYRAM – Katılımcı: Ben sorularımı sormak istiyorum. Neden ağaçlandırma tekrar kazanılmadı onu açıklarmısınız?

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Arkadaşların bakın Bursa Konuşuyor sırayla konuşuyor gençler için ileri gelenler için konuşuyor. Ayhan SARIBIYIK arkadaşımıza da mikrofonu hemen verelim Bursa Kent Konseyi Çevre Çalışma Gönüllüsü buyurun.

Ayhan SARIBIYIK – Bursa Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu Temsilcisi: Aynı zamanda ben gönüllü çevre müfettişiyim benim sıkıntım MADSİAD’ın üyelerinden, bir bölgede maden çıkartıyor ve o bölgede su kaynaklarına zarar verdi diye ben BUSKİ’nin bir müdürü ve muhtarımız o bölgeye gittik gizli kameralar koyduk o bölgede ağaç yok talep yok hiç bir şey yok ertesi gün savcılıktan bize bir yazı geldi siz haneye tecavüzden gelin bakalım ifade verin BUSKİ’nin müdürü, arkadaşımız Hasan bey muhtar ve ben gittik hayatım daha savcının karşısına geçmediğim halde gönüllü olarak bir şeyler yapacağız derken savcının karşısında ifade verdim ben şunu demek istiyorum MADSİAD’ın hangi üyesi olursa olsun dağ yöresinde korku salıyor ve bunu derhal Başköy’de ki 70 - 80 yaşında adamlar 5. ye, 10.ya mahkemelerde geziyor hepsinden 150’şer bin lira para istiyor bu firma su kaynaklarınız bozuk da mahkemeye verdiği için. MADSİAD’tan ricam bu firmaların derhal bu köye gidip huzur bulup mahkemelerini geri çekmesi. Zaten bu köylüler kazınıyor ama ben niye zavallı 70 80 yaşında doğayı koruması için uğraşırken mahkemelerde geçirsin. İkinci bir husus Orhaneli Belediye Başkanımıza söylüyorum. Orhaneli Belediyesinde şu anda krom madenleri çıkarılmıyor artık yani ama bu krom madenleri o kadar pahalı bir olay ki inanılmayacak kadar çok pahalı bir iş ne yazık ki bu konuda ki çıkaranlar buradan 10 kuruş almıyor el değiştirerek zorla 4 liraya gidiyor bunun çok iyi incelenmesini yapıp ben de bazı basında çıkan yazılar var kendilerine sunabilirim ikinci bir hususta bu krom madeni çıkaran firma bizim Orhaneli çayımız var Çınarcık barajına akan nehrin boyu genişliği 12 metre maalesef 5 metre istiyorsanız gidip görebilirsiniz çok teşekkür ederim.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Biz teşekkür ediyoruz. Değerli arkadaşlar bakın şimdi cevaplarımızı sonuna doğru toparlayacağız vereceğiz aslında burada bir organize sanayi bölgesinden bahsediyor bakın iş dünyası orada burada şurada üretim değil aslında değerli toplu organize sanayi bölgeleri üretimlerini ister bunun bir disiplini vardır. Aslında şuanda bir tarihi fırsat gelmiştir bakın bu madenler çıkarılmakla bitmez orada burada bakın ne dedi Orhaneli Belediye Başkanımız farklı yerlerde farklı görüntülerimiz artık tek bir çatı altında disipline etmek tapusu belli sınırı belli yaptıkları belli sorumlulukları belli bir disipline edilmek için atılan adımı konuşuyoruz burada yani şunu ifade etmek istiyorum lütfen hazirun yanlış anlamayın sözlerimizi Bursa Konuşacak ama şu konu merkezli konuşalım başka sorunlara, olayı bir başka yerlere taşımayalım diye ben bir haslaten onu bir anti parantezle belirtmek istiyorum Ali ÇELİK bey Bursa Ziraat Odaları adına görüş bildirmek istedi bir kısa konumuzu da verelim başkanım buyurun.

Ali ÇELİK – Bursa Ziraat Odası: Sayın milletvekillerim ve sayın belediye başkanlarım sayın başkanım hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum bakınız tarım öyle bir konu ki sanayiden ayrılamaz sanayinin ham maddesini temin eder madenden ayrılamaz ama gelin görün ki konuşmacılar arasında bir tarımcı yok Orhaneli de Ziraat Odası mı yok vardır mutlaka ben İrfan Başkanımın Orhaneli hikâyelerini anlatınca hep tüylerim diken diken olur çokta dinlemişimdir bu hikâyelerini vallahi tebrik ediyorum biz benim yaşım epey ilerde 1967’den itibaren bu memlekette kırsal alana yatırım yapın büyük şehirlere artık yeter yükünü kaldıramaz, ne ulaşımı sağlarsınız ne kanalizasyonu bitirebilirsiniz ne suyunu tedarik edebilirsiniz üstüne üstelik o insanları getirirsiniz burada büyük şehirlerde perişan edersiniz, asayişi de sağlayamazsınız. Başkanım çok güzel bir konuyu ele almış inşallah o başarılı olacak ama başkanım biz sizden önde olacağız siz yine başkanken bor ocaklarında akan su biliyorsunuz Karacabey biberlerini kuruttu % 1 ppm olması icap ederken % 19 çıktı ve biz orada tehdit edildik maden ocağının sahibi tarafından bu konuyu bakın ocaklar çok önemli elmasla besliyorsun o su eğer akarsulara gider de Uluabat ovasına giderse orada balıkta yaşatamazsınız mümkün değil sakın ola onu ayrı tutmayın sizin onu kontrol edeceğinizi biliyorum doğaya saygınızı biliyorum ama bunu da mutlaka kontrol içerisinde tutun bakın biz şurada kent konseyi de Dosab’taki kömürle çalışacak şeye termik santrale karşı çıktık dedik ki bakınız Bursa ovasının tarımını öldürürsünüz. Bir doğalgazla çalışan termik santral arkadaşlar Bursa’nın ısısını üç derece arttırdı. İllegal sanayisinde arıtma tesisi var Yenişehir göleti, Babasultan göleti kirli, kirli olacak ne var bakınız bunu defalarca söylüyoruz bakınız biz ziraat odaları olarak hiçbir siyasetin bahçesi olmadık çünkü bizim üyelerimiz her görüşten üyeler var biz tarımın eksikliklerini söylüyoruz bunu yaparken de zaten görevimiz gereği eksikleri söylüyoruz. Ve bunu söylediğimiz zaman marifet yapıyorsun ya biz bu memleketin kalkınmasını istemez miyiz arkadaşlar, biz otele karşı gelmeyiz biz havaalanına karşı gelmeyiz, biz sermayeye karşı değiliz ama tarıma en az zarar verecek şekilde yapılmalı bunlar. Biliriz ki sözlerimi bitiriyorum biliriz ki gıdaya erişemeyen, gıdası olmayan, suyu olmayan ülkeler ayakta durmak çok zor bu vesile ile hepinizi selamlıyorum. Bir de başkanım rica ediyorum 30 tane çalışma grubu var burada tarım çalışma grubunuz yok bunu da bir devreye alın.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Teşekkür ederiz değerli arkadaşlar toplantımızı burada tamamlıyoruz.

Orhan SERİNÇAY – Katılımcı: Söz alabilir miyim bir dakikanızı rica ediyorum

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Peki, peki hemen bir mikrofon ama lütfen çok kısa olsun toplantımızı bitiriyoruz

Orhan SERİNÇAY – Katılımcı: Öncelikle bu toplantıyı düzenlediğiniz için hepinizi kutluyorum şöyle yapmak istiyorum bu organize sanayi bölgesi kurulurken o aklıma geldi bu toplantıya gelirken ilk defa organize sanayi bölgesi kurulduğunda kıyametler kopmuştu neden çünkü bu Bursa’da bir ilkti ama sonra gördük ki bin elli konutlar yapıldı ve orada bir işçi muhiti gelişti ve gördünüz on dokuzuncu sanayi bölgeniz tamamlandı ve 22 şu anda. Bu madenler bölgesi olayı eleman açısından önemli yalnız burada şunu rica ediyorum başkanımız çok güzel bir konuya değindi ağaca önem veriyorum, doğaya önem veriyorum, köye önem veriyorum fakat ben bunun takibini istiyorum bakın bu krom madeni denilen yere gittik biz bizzat dolaştık etrafını her şeyini gördük maalesef. İşçilerle konuştuk onların da görüşlerini aldık tabi ki çok yararlı bir şey krom madeni dünyada sayılı önemlere sahip. Bakın bunun tekrar açılmasını istiyoruz mutlaka bu madenlerin içinde altın aranacak biliyorum orada altın da olayı biliyorsunuz çeşitli kirlenmelere neden oluyor bunlar içinde önlemler alınması gerekir. Şunu kabul ediyorum maden ocakları bu madenleri çıkardıktan sonra veya mermercide yerlerine ağaç diksinler orayı daha verimli hale getirsinler bu yeterlidir diyorum ve bir de bizim Sadağı Kanyonumuz var kıymayın ona derim çünkü o suyun taşınmaması lazım oradan o su orada güzel muhafaza edilir. Şunu da düşündüm gençler artık gözünü açtı ya şehirde çalışacak ya organize maden ocaklarında çalışacak teşekkür ediyorum saygılarımı sunuyorum başkanım.

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Başkanıma hemen sözü vereceğim toplantıyı bitiriyorum. Ben çok kısa bir şey söylemek istiyorum değerli arkadaşlar şunun altını çizmek isterim bakın Almanya dünya ekonomisine halen yön veriyor bir yerden bir şey almıyor bakın içeride üretiyor üretime dayalı kömür yakıyor kömürden enerji elde ediyor havayı kirletmiyor ve onların önlemini alıyor ama dünyanın şuanda en önde gelen ekonomik gücü, büyüklük var yani biz yeşillikler içinde aç kalmaya hep beraber dünyanın 10 büyük ekonomisine girmeye çalışan bir ülke gibi düşünmek zorundayız hem bunları hayata geçireceğiz hem tedbirler alacağız diye düşünüyorum ben Orhaneli başkanımıza söz veriyorum buyurun.

İrfan TATLIOĞLU – Orhaneli Belediye Başkanı: Arkadaşlar sonlara doğru geliyoruz tatlı tatlı bitirelim diye düşünüyorum adamın 17 tane devesi varmış arkadaşlar yaşlanmış ölecek çağırmış etrafını demiş ki benim 17 devem var ben bunları dağıtacağım 17 devem var develerin yarısını büyük oğlana dokuzda beşini ortanca oğlana, dörtte üçünü de küçük oğlana vereceğim demiş ve ölmüş. Bütün millet toplanmış 17 deve var şimdi bunun yarısını nasıl yapacağız sekiz buçuk yapsak devenin birini ortadan kessen et oluyor deve olmaktan çıkıyor problemi çözmekle uğraşırken adamın biri gelmiş garip bir adam devesiyle demiş ki sorununuz ne senin aklın ermez demişler oda hele bir söyle demiş demiş ki böyle böyle bir şey var yarısını büyük oğlana dokuzda beşini ortanca oğlana dörtte üçünü de küçük oğlana vereceğiz hesabı bölemiyoruz ya bunda kolay ne var nasıl olacak kaç tane var siz de 17 deve var alın benim devede sizin olsun demiş kaç tane oldu 18 demiş yarısını büyük oğlana verin dokuzunu vermişler büyük oğlana ortanca oğlana ne verecektik dokuzda beşini tamam dokuzda beşini de ortanca oğlana veriyorlar kaç deve kalıyor dört deve, küçük oğlana ne verecektik dörtte üçünü dördün üçünü de küçük oğlana verelim bu devede benimdi zaten demiş. Arkadaşlar problem çıkarmak kolay, zor olan çözmek bizim bir problemimiz var hep beraber çözelim diye gündeme getirdik biz bu OSB’yi yapmadık bitirmedik ne diyorsunuz demiyoruz bunun için dikkat etmemiz gereken neler varsa kafanızda buyurun alalım şimdi mermer ocağının sahibine canınız sıkıldı da bu mermer ocaklarına hayır diyorsanız siz bir iki yerde bir eksiklik var benim görevim ne, insanların içinden üçte biri de özlem çekmeden yaşamasın mı, Bursa’ya gelsin halde karpuz indirsin diyorsanız bunları konuşmaya gerek yok ama bırakın oralarda dursun diyorsak biz oralarda bir asgari ücretin üç dört katını kazanırız bir yerden maaş alırız. Çünkü bizler severiz bahçeyi bağı yapmayı biz severiz iki tane kuzu bakmayı, iki tane ineğe bakmayı bu bizim kültürümüzde var bunun gelirinle de geçinmesini biliriz yapmak istediğimiz bu. Yoksa oraları boşaltırız. Bu benim ata toprağım ben burada yaşayacağım yaşarken topraklara nasıl zarar vermeden yaşayacağımızın formülünü sormaya geldik. Hepinize teşekkür ediyorum. Saygılarımla .

Hasan ÇEPNİ – Bursa Kent Konseyi Başkanı: Değerli arkadaşlar Bursa Konuşuyor toplantımızı tamamladık. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.